7/3 Araf Suresi
Kuran-ı Kerim
7/5


Arapça harfli ayet metni[düzenle | kaynağı değiştir]

وَكَم مِّن قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَاهَا فَجَاءهَا بَأْسُنَا بَيَاتًا أَوْ هُمْ قَآئِلُونَ

Latin harflerine transcriptli metin[düzenle | kaynağı değiştir]

Ve kem min karyetin ehleknâhâ fe câehâ be’sunâ beyâten ev hum kâilûn(kâilûne).

Kelime anlamlı meal[düzenle | kaynağı değiştir]

1. kem : kaç tane, nice 2. min : ...den 3. karyetin : ülke, şehir, kasaba 4. ehlek-nâ-hâ : biz helâk ettik onu 5. fe : o zaman 6. câe-hâ : ona geldi 7. be'su-nâ : azabımız 8. beyâten : geceleyin 9. ev : veya 10. hum : onlar 11. kâilûne (kaylûle) : öğle uykusu uyuyanlar

(öğle uykusu)

Abdülbaki Gölpınarlı[düzenle | kaynağı değiştir]

Biz nice şehirler helâk etmişiz ki azâbımız gelip çattığı zaman ya geceydi; halk, uykuya dalmıştı, yahut da gündüzdü, öğle uykusundaydı, dinlenmedeydi.

Ali Bulaç Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

Biz nice ülkeleri yıkıma uğrattık. Geceleri uyurlarken ya da gündüzün dinlenirlerken bizim zorlu azabımız onlara geliverdi.

Ahmet Varol Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

Biz nice kasabaları helak ettik. Onlara azabımız ya gece vakti veya gündüz uykusuna yattıkları sırada ulaştı.

Diyanet İşleri Meali(Eski)[düzenle | kaynağı değiştir]

Biz nice kentleri yok etmişizdir; geceleyin veya gündüz uykularında iken baskınımıza uğramışlardır.

Diyanet İşleri Meali(Yeni)[düzenle | kaynağı değiştir]

Nice memleketleri helâk ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat hâlinde iken gelmişti.

Diyanet Vakfı Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

Nice memleketler var ki biz onları helâk ettik. Azabımız onlara geceleyin yahut gündüz istirahat ederlerken geldi.

Edip Yüksel Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

Yok ettiğimiz nice topluluklar, uyurlarken yahut gündüzün işlerine dalmış haldeyken azabımız kendilerine ulaştı.

Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş metin)[düzenle | kaynağı değiştir]

Biz, nice memleketler helak etmişizdir ki, onlara baskınımız gece yatarlarken veya gündüz uyurken gelmiştir.

Elmalılı Meali (Orjinal)[düzenle | kaynağı değiştir]

Biz nice memleket helâk etmişizdir ki gece yatarlarken yâhud gündüz uyurlarken baskınımız ona gelivermiştir

Ömer Nasuhi Bilmen[düzenle | kaynağı değiştir]

Bir nice ülkeyi helâk ettik ki, onlara azabımız gece yatarlarken veya gündüzün ortasında uyurlarken gelip çatmıştır.

Muhammed Esed[düzenle | kaynağı değiştir]

Biz (baş kaldıran) topluluklardan nicesini, gece vakti ya da güpegündüz dinlenirken ansızın gelip çatan cezamızla yok etmişizdir.

Suat Yıldırım[düzenle | kaynağı değiştir]

Biz nice ülkeler imha ettik ki ya gece uyurlarken, yahut gündüz yatarlarken baskınımız onlara gelivermişti.

Süleyman Ateş Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

Nice kent(ler)i helâk ettik; gece yatarlarken, yahut gündüz uyurlarken, azâbımız onlara geliverdi.

Şaban Piriş Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

Nice memleketler helak ettik. Kahredici azabımız, onlara gece ya da öğle vakti uyurlarken gelip çattı.

Ümit Şimşek Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

Biz nice beldeler helâk ettik ki, azabımız onlara gece yatarlarken veya gündüz uykusunda iken ansızın gelivermişti.

Yaşar Nuri Öztürk[düzenle | kaynağı değiştir]

Nice yurtları ve medeniyetleri yere batırdık biz. Öyle ki, geceleyin yahut öğle uykusu uyumakta oldukları bir sırada azabımız tepelerine iniverdi.

Yusuf Ali (English)[düzenle | kaynağı değiştir]

How many towns have We destroyed (for their sins)? Our punishment took them on a sudden by night or while they slept for their afternoon rest.

M. Pickthall (English)[düzenle | kaynağı değiştir]

How many a township have We destroyed! As a raid by night, or while they slept at noon, Our terror came unto them.

Elmalı tefsiri (sadeleştirilmiş)[düzenle | kaynağı değiştir]

Muhammed Esed Tefsiri[düzenle | kaynağı değiştir]

Biz [baş kaldıran] topluluklardan nicesini, gece vakti ya da güpegündüz dinlenirken ansızın gelip çatan cezamızla yok etmişizdir. (4)

4 - Yani, insanlar tam kendilerini güvenlik ve dinginlik içinde hissettikleri bir vakit, ansızın... Bu pasaj, önceki iki ayette ifade edilen, Allah'ın vahyedilmiş buyruk ve öğretilerine uyup onları izlemek konusundaki yükümlülükle bağlantılıdır.


Ömer Nasuhi Bilmen Tefsiri[düzenle | kaynağı değiştir]

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.