FANDOM


7/4 Araf Suresi
Kuran-ı Kerim
7/6


Arapça harfli ayet metni Edit

فَمَا كَانَ دَعْوَاهُمْ إِذْ جَاءهُمْ بَأْسُنَا إِلاَّ أَن قَالُواْ إِنَّا كُنَّا ظَالِمِينَ

Latin harflerine transcriptli metin Edit

Fe mâ kâne da’vâhum iz câehum be’sunâ illâ en kâlû innâ kunnâ zâlimîn(zâlimîne).

Kelime anlamlı meal Edit

1. fe : o zaman 2. mâ kâne : olmadı 3. dâ'vâ-hum : onların duaları, yalvarmaları 4. iz : o zaman, olduğunda 5. câe-hum : onlara geldi 6. be'su-nâ : azabımız 7. illâ : ...den başka 8. en kâlû : söylemeleri, demeleri 9. innâ : gerçekten, muhakkak ki 10. kun-nâ : biz olduk 11. zâlimîne : zalimler

Abdülbaki Gölpınarlı Edit

Azâbımız geldiği zaman ancak, biz zulmetmiştik diye niyâz edebildiler.

Ali Bulaç Meali Edit

Zorlu azabımız onlara gelince yakarabildikleri: "Biz gerçekten zulme sapanlardandık" demelerinden başka olmadı.

Ahmet Varol Meali Edit

Kendilerine azabımız geldiğinde: "Şüphesiz biz zalim kimselerdik" demekten başka savunmaları olmadı.

Diyanet İşleri Meali(Eski) Edit

Baskınımıza uğradıklarında, sözleri, 'Gerçekten biz haksızdık' demekten ibaret kalmıştır.

Diyanet İşleri Meali(Yeni) Edit

Azabımız kendilerine geldiğinde, “(Biz bunu hak ettik.) Gerçekten biz zalimler olmuştuk” demekten başka söyleyecekleri kalmamıştı.

Diyanet Vakfı Meali Edit

Azabımız onlara geldiğinde çağırışları, «Biz gerçekten zalim kişilermişiz» demelerinden başka bir şey olmadı.

Edip Yüksel Meali Edit

Kendilerine azabımız geldiği vakit, 'Gerçekten bizler zalimler imişiz,' demekten başka sözleri olmadı.

Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş metin) Edit

Azabımız kendilerine geldiğinde: «Bizler, gerçekten zalimlerdik!» demekten başka bir iddiaları olmadı.

Elmalılı Meali (Orjinal) Edit

Azâbımız kendilerine geldiği vakıt da «bizler hakıkaten zalimler idik» demekten başka da'vaları olmadı

Ömer Nasuhi Bilmen Edit

Onlara azabımız geldiği zaman ise onların sözleri, «Biz hakikaten zalim kimseler olmuş idik» demekten başka olmamıştır.

Muhammed Esed Edit

Ve cezamız başlarında koptuğu zaman, kendi kendilerine, "vah bize! Biz gerçekten zalim kimselerdik!" demekten başka söyleyecek sözleri olmamıştır.

Suat Yıldırım Edit

Azabımız gelip çattığında da itiraf ve yalvarmaları: "Biz gerçekten zalim adamlarmışız!" demekten başka bir şey olmadı.

Süleyman Ateş Meali Edit

Azâbımız onlara geldiğinde "Biz gerçekten zâlimlermişiz!" demelerinden başka yalvarıları kalmadı.

Şaban Piriş Meali Edit

Azabımız onlara geldiği vakit, feryatları “Biz, gerçekten zalimler idik!” demekten başka bir şey olmadı.

Ümit Şimşek Meali Edit

Kendilerine azabımız geldiği zaman onların 'Biz gerçekten zalimmişiz' sözünden başka bir diyecekleri yoktu.

Yaşar Nuri Öztürk Edit

Azabımız onlara gelip çattığında, yaptıkları, şu çığlığı yükseltmekten başka birşey olmamıştır: Biz gerçekten zalimlerdik!

Yusuf Ali (English) Edit

When (thus) Our punishment took them, no cry did they utter but this: "Indeed we did wrong."(992) *

M. Pickthall (English) Edit

No plea had they, when Our terror came unto them, save that they said: Lo! We were wrongdoers.

Elmalı tefsiri (sadeleştirilmiş) Edit

Muhammed Esed Tefsiri Edit

Ve cezamız başlarında koptuğu zaman, kendi kendilerine, "vah bize! Biz gerçekten zalim kimselerdik!" demekten başka söyleyecek sözleri olmamıştır. (5)

5 - Lafzen, "... demekten başka dâvâları, savunmaları yoktu".



Ömer Nasuhi Bilmen Tefsiri Edit

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.