Yenişehir Wiki
Yenişehir Wiki
80.304
pages
7/65 Araf Suresi
Kuran-ı Kerim
7/67


Arapça harfli ayet metni[]

1allah.jpg

قَالَ الْمَلأُ الَّذِينَ كَفَرُواْ مِن قَوْمِهِ إِنَّا لَنَرَاكَ فِي سَفَاهَةٍ وِإِنَّا لَنَظُنُّكَ مِنَ الْكَاذِبِينَ

Latin harflerine transcriptli metin[]

Kâlelmeleullezîne keferû min kavmihî innâ le nerâke fî sefâhetin ve innâ le nezunnuke minel kâzibîn(kâzibîne).

Kelime anlamlı meal[]

1. kâle : dedi (dediler) 2. el meleu ellezîne : ileri gelen kimseler 3. keferû : inkâr edenler, küfredenler, kâfirler 4. min kavmi-hî : onun kavminden 5. innâ : muhakkak ki biz 6. le nerâ-ke : mutlaka seni görüyoruz 7. fî sefâhetin : bir sefihliğin (aptallığın) içinde 8. ve innâ : ve gerçekten biz 9. le nezunnu-ke : seni kesinlikle zannediyoruz 10. min el kâzibîne : yalancılardan

Abdulbaki Gölpınarlı[]

Kavminin kâfir olanlarından ileri gelenler, şüphe yok ki dediler, biz seni sapıklık, bilgisizlik içine dalmış görmedeyiz ve sanıyoruz ki yalancılardansın sen.

Ali Bulaç Meali[]

Kavminin önde gelenlerinden inkâr edenler dediler ki: "Gerçekte biz seni 'aklî bir yetersizlik' içinde görüyoruz ve doğrusu biz senin yalancılardan olduğunu sanıyoruz."

Ahmet Varol Meali[]

Kavminden inkar eden ileri gelenler: "Biz seni akli yetersizlik içinde görüyor ve senin yalancılardan olduğunu sanıyoruz" dediler.

Diyanet İşleri Meali(Eski)[]

Milletinin inkarcı ileri gelenleri, 'Biz senin beyinsiz olduğunu görüyor ve seni yalancılardan sanıyoruz' dediler.

Diyanet İşleri Meali(Yeni)[]

Kavminin ileri gelenlerinden inkâr edenler dediler ki: “Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz. Biz senin mutlaka yalancılardan biri olduğuna inanıyoruz.”

Diyanet Vakfı Meali[]

Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki: Biz seni kesinlikle bir beyinsizlik içinde görüyoruz ve gerçekten seni yalancılardan sanıyoruz.

Edip Yüksel Meali[]

Halkından ileri gelen inkarcılar, 'Biz seni beyinsizlik içinde görüyoruz. Biz seni yalancı sanıyoruz.'

Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş metin)[]

Kavminden o küfre dalmış olan cumhur cemaat =ileri gelenler: «Gerçekten biz, seni bir çılgınlık içinde görüyoruz ve muhakkak seni yalancılardan biri sanıyoruz.» dediler.

Elmalılı Meali (Orjinal)[]

Kavminden o küfre dalmış cumhur cemaat dediler ki: Her halde biz seni bir çılgınlık içinde görüyoruz ve her halde seni biz yalancılardan biri zannediyoruz

Ömer Nasuhi Bilmen[]

O'nun kavminden kâfir olan bir cemaat dedi ki: «Muhakkak biz seni sefahat içinde görüyoruz. Ve biz seni herhalde yalancılardan sanıyoruz.»

Muhammed Esed[]

Kavmi arasından gerçeği tanımaya yanaşmayanların önde gelenleri: "Doğrusu, biz seni aklı kıt biri olarak görüyoruz ve üstelik yalancının biri olduğunu sanıyoruz!"

Suat Yıldırım[]

Kavminin kâfir yetkilileri: "Biz, dediler, seni bir çılgınlık, bir beyinsizlik içinde bocalar görüyoruz ve senin yalancılardan biri olduğunu düşünüyoruz."

Süleyman Ateş Meali[]

Kavminden ileri gelen inkârcılar dediler ki: "Biz seni bir beyinsizlik içinde görüyoruz ve biz seni yalancılardan sanıyoruz!"

Şaban Piriş Meali[]

Kavminden kafir olan ileri gelenleri: -Biz, senin beyinsizlik içinde olduğunu görüyoruz. Zannediyoruz ki sen yalancılardansın, dediler.

Ümit Şimşek Meali[]

Kavminin ileri gelen kâfirleri, 'Biz seni apaçık bir beyinsizlik içinde görüyor ve yalancının biri olduğunu düşünüyoruz' dediler.

Yaşar Nuri Öztürk[]

Toplumunun inkarcı kodamanları dediler ki: "Biz seni bir beyinsizliğe düşmüş görüyoruz ve kesinlikle yalancılardan olduğunu düşünüyoruz."

Yusuf Ali (English)[]

The leaders of the Unbelievers among his people said: "Ah! we see thou art an imbecile!" and "We think thou art a liar!"

M. Pickthall (English)[]

The chieftains of his people, who were disbelieving, said: Lo! we surely see thee in foolishness, and lo! we deem thee of the liars.

Elmalı tefsiri (sadeleştirilmiş)[]

Muhammed Esed Tefsiri[]

Kavmi arasından gerçeği tanımaya yanaşmayanların önde gelenleri: "Doğrusu, biz seni aklı kıt biri olarak görüyoruz ve üstelik yalancının biri olduğunu sanıyoruz!" (49)

49 - Onu "aklı kıt, aklı az ya da beyinsiz" olarak görüyorlardı; çünkü o, onların kendi geleneksel inançlarını ve tanrılarını bırakıp yalnız Allah'a yönelmelerini umuyor, bekliyordu. Onu "yalancı" olarak da görüyorlardı, çünkü Allah'ın peygamberi olduğunu iddia ediyordu.

Ömer Nasuhi Bilmen Tefsiri[]