FANDOM


7/77 Araf Suresi
Kuran-ı Kerim
7/79


Arapça harfli ayet metni Edit

1allah

فَأَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَأَصْبَحُواْ فِي دَارِهِمْ جَاثِمِينَ

Latin harflerine transcriptli metin Edit

Fe ehazethumur recfetu fe asbahû fî dârihim câsimîn(câsimîne). 

Kelime anlamlı meal Edit

1. fe : bunun üzerine, o zaman 2. ehazet-hum : onları aldı (helâk etti) 3. er recfetu : şiddetli sarsıntı 4. fe asbahû : o zaman oldular 5. fî dâri-him : kendi yurtlarında 6. câsimîne : diz üstü çökenler (çöküp kaldılar)

Abdulbaki Gölpınarlı Edit

Derken onlar şiddetli bir sesle azâba uğradılar, yurtlarında diz çökmüş bir halde yüzükoyun kapanarak helâk olup gittiler.

Ali Bulaç Meali Edit

Bunun üzerine onları dayanılmaz bir sarsıntı tuttu da kendi yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.

Ahmet Varol Meali Edit

Bunun üzerine onları kuvvetli bir sarsıntı aldı ve yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.

Diyanet İşleri Meali(Eski) Edit

Bu yüzden onları bir sarsıntı tuttu ve oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.

Diyanet İşleri Meali(Yeni) Edit

Derken, onları o kuvvetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar.

Diyanet Vakfı Meali Edit

Bunun üzerine onları o (gürültülü) sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü dona kaldılar.

Edip Yüksel Meali Edit

Bunun üzerine, onları o sarsıntı yakaladı; evlerinde dizüstü çöküverdiler.

Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş metin) Edit

Bunun üzerine kendilerini o şiddetli sarsıntı tutuverdi ve yurtlarında çöküp kaldılar.

Elmalılı Meali (Orjinal) Edit

Bunun üzerine onları «o recfe» tutuverdi vatanlarında çöke kaldılar

Ömer Nasuhi Bilmen Edit

Bunun üzerine onları şiddetli bir sarsılma tutuverdi. Yurtlarında diz üstü çöküvermiş oldular.

Muhammed Esed Edit

Derken bir deprem ansızın yakalayıverdi onları ve kendi evlerinde cansız seriliverdiler.

Suat Yıldırım Edit

Bunun üzerine o şiddetli sarsıntı onları kıskıvrak yakaladı da yurtlarında çökekaldılar.

Süleyman Ateş Meali Edit

Bunun üzerine hemen onları, o sarsıntı yakaladı, yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

Şaban Piriş Meali Edit

Bunun üzerine onları şiddetli bir sarsıntı tutuverdi ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.

Ümit Şimşek Meali Edit

Sonra onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü serilip kaldılar.

Yaşar Nuri Öztürk Edit

Bunun üzerine onları, o şiddetli sarsıntı/o korkunç titreşim yakaladı da öz yurtlarında yere çökmüş bir hale geldiler.

Yusuf Ali (English) Edit

So the earthquake took them(1047) unawares, and they lay prostrate in their homes in the morning! *

M. Pickthall (English) Edit

So the earthquake seized them, and morning found them prostrate in their dwelling place.

Elmalı tefsiri (sadeleştirilmiş) Edit

Muhammed Esed Tefsiri Edit

Derken bir deprem ansızın yakalayıverdi onları ve kendi evlerinde cansız seriliverdiler. (62)

62 - Lafzen, "kendi evlerinde yere serilip kaldılar". Bu cümlenin baş tarafında geçen racfeh terimi, dehşet verici, şiddetli herhangi bir gürültü ya da sallantıyı ifade etmekte olup, her zaman olmasa da, çoğu zaman deprem için (racfetu'l-ard) kullanılır. Burada sözü geçen depremin, Semûd kavminin tarihsel yerleşim yerlerini bir vakit etkisi altına almış olduğu anlaşılan bir volkanik patlamayla birlikte vuku bulmuş olması da mümkündür. Nitekim, böyle bir volkanik patlamaya, kuzey Hicaz'da, özellikle Medâin Sâlih (bkz. 59. not) yöresinde görülen geniş, esmer renkli volkanik araziler (harrah) bugün bile şahitlik etmektedir.

Ömer Nasuhi Bilmen Tefsiri Edit

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.