7/8 Bakara Suresi
Kuran-ı Kerim
7/10


Arapça harfli ayet metni[düzenle | kaynağı değiştir]

وَمَنْ خَفَّتْ مَوَازِينُهُ فَأُوْلَئِكَ الَّذِينَ خَسِرُواْ أَنفُسَهُم بِمَا كَانُواْ بِآيَاتِنَا يِظْلِمُونَ

Latin harflerine transcriptli metin[düzenle | kaynağı değiştir]

Ve men haffet mevâzînuhu fe ulâikellezîne hasirû enfusehum bimâ kânû biâyâtinâ yazlimûn(yazlimûne).

Kelime anlamlı meal[düzenle | kaynağı değiştir]

1. ve men : ve kim 2. haffet : hafif oldu 3. mevâzînu-hu : onun tartısı 4. fe : o zaman 5. ulâike ellezîne : işte o kimseler 6. hasirû : hüsranda oldular 7. enfuse-hum : onların nefsleri, kendileri 8. bimâ kânû : olduklarından dolayı 9. bi-âyâti-nâ : âyetlerimize 10. yazlimûne : zulmediyorlar

Abdülbaki Gölpınarlı[düzenle | kaynağı değiştir]

Kimlerin hafif gelirse onlardır âyetlerimizi inkâr ederek zulmettiklerinden kendilerine yazık edenler.

Ali Bulaç Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

Kimin tartıları hafif kalırsa, bunlar da ayetlerimize zulmedegeldiklerinden dolayı nefislerini hüsrana uğratanlardır.

Ahmet Varol Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

Kimin tartıları hafif gelirse onlar da ayetlerimize karşı haksızlık etmelerinden dolayı kendilerini zarara sokanlardır.

Diyanet İşleri Meali(Eski)[düzenle | kaynağı değiştir]

Tartıları hafif gelenler, ayetlerimize yaptıkları haksızlıklardan ötürü kendilerini mahvetmiş olanlardır.

Diyanet İşleri Meali(Yeni)[düzenle | kaynağı değiştir]

Ama kimlerin sevabı da hafif gelirse, işte onlar âyetlerimize haksızlık etmiş olmaları sebebiyle kendilerini ziyana sokanlardır.

Diyanet Vakfı Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

Kimin de tartıları hafif gelirse, işte onlar, âyetlerimize karşı haksızlık ettiklerinden dolayı kendilerini ziyana sokanlardır.

Edip Yüksel Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

Tartıları hafif gelenler ise ayetlerimize karşı haksız davranarak kişiliklerini yitirmiş olanlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş metin)[düzenle | kaynağı değiştir]

Kimin de tartıları hafif gelirse, bunlar da ayetlerimize haksızlık etmeleri yüzünden, kendilerine yazık edenlerdir.

Elmalılı Meali (Orjinal)[düzenle | kaynağı değiştir]

Kimin de mizanları hafif gelirse bunlar da işte âyetlerimize zulmetmelerile kendilerine yazık edenler

Ömer Nasuhi Bilmen[düzenle | kaynağı değiştir]

Her kimin de terazileri hafif gelirse onlar da âyetlerimize zulüm etmiş olmaları sebebiyle nefislerini hüsrâna bırakmış kimselerdir.

Muhammed Esed[düzenle | kaynağı değiştir]

Oysa, tartıda yükü hafif çekenler; işte, mesajlarımıza inatla karşı çıkmaları yüzünden kendilerini bedbahtlığa sürükleyecek olanlar da bunlardır.

Suat Yıldırım[düzenle | kaynağı değiştir]

Kimin de sevap tartıları hafif gelirse, onlar da âyetlerimizi hiçe sayıp haksızlık etmelerinden ötürü kendilerini en büyük ziyana uğratacaklardır.

Süleyman Ateş Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

Kimin (sevâp) tartıları hafif gelirse, işte onlar da âyetlerimize haksızlık etmelerinden ötürü kendilerini ziyana sokanlardır.

Şaban Piriş Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

Tartıları hafif gelenler ise, işte onlar da ayetlerimize haksızlık etmekle kendilerini ziyana uğratmış olanların ta kendileridir

Ümit Şimşek Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

Tartısı hafif gelenler ise, âyetlerimize ettikleri haksızlık yüzünden kendilerini hüsrana düşürmüş olanlardır.

Yaşar Nuri Öztürk[düzenle | kaynağı değiştir]

Ölçülüp tartılacak şeyleri hafif kalanlara gelince, işte onlar, ayetlerimize karşı zalimce davranışlar sergilemiş oldukları için, öz benliklerini hüsrana itmiş olacaklar.

Yusuf Ali (English)[düzenle | kaynağı değiştir]

Those whose scale will be light, will be their souls in perdition, for that they wrongfully treated Our signs.

M. Pickthall (English)[düzenle | kaynağı değiştir]

And as for those whose scale is light: those are they who lose their souls because they disbelieved Our revelations.

Elmalı tefsiri (sadeleştirilmiş)[düzenle | kaynağı değiştir]

Muhammed Esed Tefsiri[düzenle | kaynağı değiştir]

Oysa, tartıda yükü hafif çekenler; işte, mesajlarımıza inatla karşı çıkmaları yüzünden (8) kendilerini bedbahtlığa sürükleyecek olanlar da bunlardır.

8 - Lafzen, "ayetlerimizi yakışık almaz bir biçimde karşılayagelmeleri yüzünden".



Ömer Nasuhi Bilmen Tefsiri[düzenle | kaynağı değiştir]

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.