FANDOM



وَجَعَلْتُ لَهُ مَالًا مَّمْدُودًا


Ve ce’altu lehu mâlen memdûdâ(memdûden).



1. ve ce'altu : ve kıldım, yaptım
2. lehu : ona, onun için
3. mâlen : mal, servet
4. memdûden : uzatılmış, çoğaltılmış



Muhammed Hamdi Yazır : Hem uzun boylu mal verdim
Diyanet İşleri : (12-13) Ona bol mal ve gözü önünde duran oğullar verdim.
Abdulbaki Gölpınarlı : O yarattığımı ki yarattım ve ona hayliden hayli mal verdim.
Adem Uğur : Kendisine geniş servet verdim,
Ahmed Hulusi : Kendisine zenginlik oluşturduğumu;
Ahmet Tekin : Ona ardı arkası gelmeyen servetler vermiştim.
Ahmet Varol : Ben ona bolca mal verdim,
Ali Bulaç : Ki Ben ona, 'alabildiğine geniş kapsamlı bir mal' (servet) verdim.
Ali Fikri Yavuz : (Çırılçıplak yarattığım) bu adama da (sonra) uzun boylu mal verdim.
Bekir Sadak : (11-14) Tek olarak yaratip kendisine bol bol mal, cevresinde bulunan ogullar verdigim ve nimeteri yaydikca yaydigim o kimseyi Bana birak.
Celal Yıldırım : (11-12-13-14) (Ey Peygamber!) Beni, o tek başına yarattığım, kendisine geniş çapta mal ve göz önünde duran çocuklar verdiğim; imkânları hazırlayıp döşediğim adamla başbaşa bırak.
Diyanet İşleri (eski) : (11-14) Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.
Diyanet Vakfi : (11-14) Tek olarak yaratıp, kendisine geniş servet ve gözü önünde duran oğullar verdiğim, kendisi için (nimetleri önüne) serdikçe serdiğim o kimseyi bana bırak!
Edip Yüksel : Ona hem zenginlik verdim,
Elmalılı Hamdi Yazır : Hem uzun boylu mal verdim
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : kendisine uzun boylu servet verdim,
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Hem ona bol servet verdim.
Fizilal-il Kuran : Ona bol bol mal verdim.
Gültekin Onan : Ki ben ona, 'alabildiğine geniş kapsamlı bir mal' (servet) verdim.
Hasan Basri Çantay : (11-12-13-14) Bir tek (ya'nî nev'i şahsına münhasır) olarak yaratdığını, kendisine uzun boylu mal ve (yanında ve toplantılarda dâima) haazır bulunmak üzere oğullar verdiğim, (yaşayışını, ömrünü, evlâdlarını) yaydığım (bol bol ihsan etdiğim o kâfir adam) ı bana bırak.
Hayrat Neşriyat : (12-13) Ona, (kapladığı yerler dahi pek) uzun olan bir mal ve (her işinde) yanında hazır oğullar verdim!
İbni Kesir : Kendisine bol bol mal verdiğimi,
Muhammed Esed : kendisine geniş imkanlar verdiğim,
Ömer Nasuhi Bilmen : (9-12) İşte o gün çok çetin gündür. Kâfirlerin üzerlerine kolay değildir. Bırak bana o tek başına yarattığım şahsı. Ve onun üzerine uzunca boylu mal verdim.
Ömer Öngüt : Kendisine bol bol servet verdim.
Şaban Piriş : Ona pek çok mal verdim.
Suat Yıldırım : (11-14) Mal ve ailesiz, tek olarak yarattığım, sonra çok çok mal, servet ve etrafında dolaşan oğullar verdiğim, her türlü imkânı önüne serdiğim, o adamın hakkından gelmeyi sen Bana bırak!
Süleyman Ateş : Ona uzun boylu mal verdim.
Tefhim-ul Kuran : Ki ben ona, 'alabildiğine geniş kapsamlı bir mal (servet)' verdim,
Ümit Şimşek : Ona bol bol servet,
Yaşar Nuri Öztürk : Hesapsız bir mal verdim ona.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.