وَبَنِينَ شُهُودًا


Ve benîne şuhûdâ(şuhûden).



1. ve benîne : ve oğullar, erkek çocuklar
2. şuhûden : göz önünde, her zaman yanında



Muhammed Hamdi Yazır : Hem göz önünde oğullar
Diyanet İşleri : (12-13) Ona bol mal ve gözü önünde duran oğullar verdim.
Abdulbaki Gölpınarlı : Gözlerinin önünde duran oğullar verdim.
Adem Uğur : Göz önünde duran oğullar (verdim),
Ahmed Hulusi : Önünde dolaşan oğullar verdiğimi;
Ahmet Tekin : Ona ellerinin değdiği işi başaran, itibarlı ve liderlik kabiliyetleri yüksek, şöhretleri kendisine denk, babalarını yalnız bırakmayan oğullar vermiştim.
Ahmet Varol : Ve çevresinde bulunan oğullar (verdim),
Ali Bulaç : Göz önünde hazır çocuklar (verdim).
Ali Fikri Yavuz : Hem (kendisi ile) hazır bulunan oğullar...
Bekir Sadak : (11-14) Tek olarak yaratip kendisine bol bol mal, cevresinde bulunan ogullar verdigim ve nimeteri yaydikca yaydigim o kimseyi Bana birak.
Celal Yıldırım : (11-12-13-14) (Ey Peygamber!) Beni, o tek başına yarattığım, kendisine geniş çapta mal ve göz önünde duran çocuklar verdiğim; imkânları hazırlayıp döşediğim adamla başbaşa bırak.
Diyanet İşleri (eski) : (11-14) Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.
Diyanet Vakfi : (11-14) Tek olarak yaratıp, kendisine geniş servet ve gözü önünde duran oğullar verdiğim, kendisi için (nimetleri önüne) serdikçe serdiğim o kimseyi bana bırak!
Edip Yüksel : Hem de gözü önünde çocuklar...
Elmalılı Hamdi Yazır : Hem göz önünde oğullar
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : göz önünde oğulları,
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Hem göz önünde oğullar verdim.
Fizilal-il Kuran : Gözü önünden ayrılmayan evlatlar verdim.
Gültekin Onan : Göz önünde hazır çocuklar (verdim).
Hasan Basri Çantay : (11-12-13-14) Bir tek (ya'nî nev'i şahsına münhasır) olarak yaratdığını, kendisine uzun boylu mal ve (yanında ve toplantılarda dâima) haazır bulunmak üzere oğullar verdiğim, (yaşayışını, ömrünü, evlâdlarını) yaydığım (bol bol ihsan etdiğim o kâfir adam) ı bana bırak.
Hayrat Neşriyat : (12-13) Ona, (kapladığı yerler dahi pek) uzun olan bir mal ve (her işinde) yanında hazır oğullar verdim!
İbni Kesir : Görülen oğullar verdiğimi,
Muhammed Esed : ve (sevginin) şahitleri olarak çocuklar,
Ömer Nasuhi Bilmen : (13-15) Ve yanında hazır oğullar (verdim). Ve onun için bir döşemekle döşeyiverdim. Sonra da arttırayım diye tamahkar bulunuyor.
Ömer Öngüt : Göz önünde duran oğullar verdim.
Şaban Piriş : Göz önünde oğullar verdim.
Suat Yıldırım : (11-14) Mal ve ailesiz, tek olarak yarattığım, sonra çok çok mal, servet ve etrafında dolaşan oğullar verdiğim, her türlü imkânı önüne serdiğim, o adamın hakkından gelmeyi sen Bana bırak!
Süleyman Ateş : Göz önünde oğullar (verdim).
Tefhim-ul Kuran : Göz önünde hazır çocuklar (verdim),
Ümit Şimşek : Ve dizinin dibindeki evlâtlarını verdim.
Yaşar Nuri Öztürk : Göz doyurucu oğullar verdim.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.