FANDOM



بَلْ يُرِيدُ كُلُّ امْرِئٍ مِّنْهُمْ أَن يُؤْتَى صُحُفًا مُّنَشَّرَةً

Bel yurîdu kullumriin minhum en yu’tâ suhufen muneşşereh (muneşşereten).



1. bel : hayır
2. yurîdu : ister
3. kullu : hepsi
4. imriin : adam, erkek (insan)
5. min-hum : onlardan (onların)
6. en yu'tâ : gelmesi
7. suhufen : sahifeler
8. muneşşereten : neşredilmiş, yayınlanmış, yazılmış



Muhammed Hamdi Yazır : Yok onlardan her kişi kendisine ayrı sahifelerle tezkireler dağıtılmasını istiyor
Diyanet İşleri : Hatta onlardan her bir kişi, kendisine açılmış sahifeler verilmesini istiyor.
Abdulbaki Gölpınarlı : Hayır, onların herbiri, ister ki apaçık sahîfeler verilsin onlara.
Adem Uğur : Daha doğrusu onlardan her biri, kendisine, (önünde) açılmış sahifeler (ilâhî vahiy) verilmesini istiyor.
Ahmed Hulusi : Belki de her biri, kendisine (vahiy inip) açılmış sahifeler verilmesini diler!
Ahmet Tekin : Üstelik her biri, kendisine senin peygamberliğini belgeleyen, yayınlanmış resmî belgeler verilmesini istiyor.
Ahmet Varol : Hayır; onlardan her bir kişi kendisine, açılmış sayfalar verilmesini istiyor.
Ali Bulaç : Hayır; her biri, kendisine açılmış sahifelerin verilmesini ister.
Ali Fikri Yavuz : Doğrusu, onlardan her biri (Allah tarafından) kendisine okuyacak olduğu ayrı kitablar dağıtılmasını istiyor, (ki orada peygambere iman etmek gerektiğine dair Allah’ın emrini bulsun).
Bekir Sadak : Hayir; her biri onune acilivermis sahifeler verilmesini ister.
Celal Yıldırım : Hayır, onlardan her kişi kendisine açık sâhifeler verilmesini isterler.
Diyanet İşleri (eski) : Hayır; her biri önüne açılıvermiş sahifeler verilmesini ister.
Diyanet Vakfi : Daha doğrusu onlardan her biri, kendisine, (önünde) açılmış sahifeler (ilâhî vahiy) verilmesini istiyor.
Edip Yüksel : Hayır, onlardan her biri, kendisine özel olarak açılmış sayfalar verilmesini ister.
Elmalılı Hamdi Yazır : Yok onlardan her kişi kendisine ayrı sahifelerle tezkireler dağıtılmasını istiyor
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Yok! Onlardan her kişi kendisine ayrı sahifelerle tezkireler (ihtarnameler) dağıtılmasını istiyor.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Hayır, onlardan her kişi kendisine açılmış sayfalar verilmesini istiyor.
Fizilal-il Kuran : Aslında bunların her biri, kendisine okunmaya hazır kutsal sayfalar inmesini istiyor.
Gültekin Onan : Hayır; her biri, kendisine açılmış sahifelerin verilmesini ister.
Hasan Basri Çantay : Evet, onlardan herkişi kendisine neşredilecek sahîfeler verilmesini ister.
Hayrat Neşriyat : Hayır! Onlardan her bir kişi, kendisine açılmış sahîfeler verilmesini (Allah tarafından kendisine de vahyedilmesini) istiyor.
İbni Kesir : Hayır, onlardan her biri, önüne açılıvermiş sahifeler verilmesini ister.
Muhammed Esed : Evet, hepsi kendilerine açılmış, açıklanmış vahiyler verilmesi gerektiğini iddia ederler!
Ömer Nasuhi Bilmen : (50-52) Sanki onlar, arslanlardan ürkerek firar etmiş yaban eşekleridir. Yok, onlardan her biri diler ki kendisine neşredilmiş sahifeler verilmiş olsun.
Ömer Öngüt : Hayır! Onlardan her biri, önüne açılıvermiş sahifeler verilmesini istiyor.
Şaban Piriş : Belki de onların her biri önlerine açılmış bir sahife verilmesini istiyorlar.
Suat Yıldırım : Bu beyler, bu öğütle yetinmeyip üstelik her biri kendisine mahsus özel kitap, özel ferman isterler!
Süleyman Ateş : Hayır, onlardan her kişi kendisine açılan sahifeler verilmesini istiyor.
Tefhim-ul Kuran : Hayır; onlardan her biri, kendisine açılmış sahifelerin verilmesini ister.
Ümit Şimşek : İstiyorlar ki, herbirine ayrı ayrı sayfalar dağıtılsın.
Yaşar Nuri Öztürk : İçlerinden her kişi de istiyor ki, kendisine açılıp saçılmış sayfalar verilsin.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.