إِلَى رَبِّهَا نَاظِرَةٌ

İlâ rabbihâ nâzıreh(nâziretun).


1. ilâ rabbi-hâ : Rab'lerine
2. nâziretun : nazar eden, bakan


Muhammed Hamdi Yazır : Rabbına nâzır
Diyanet İşleri : Rablerine bakarlar.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve Rablerine bakar.
Adem Uğur : Rablerine bakacaklardır (O'nu göreceklerdir).
Ahmed Hulusi : Rablerine nazırdırlar!
Ahmet Tekin : Rabbine bakabilecek yüzler vardır.
Ahmet Varol : Rabbine bakar.
Ali Bulaç : Rablerine bakıp durur.
Ali Fikri Yavuz : (O yüzler) Rablerine bakarlar.
Bekir Sadak : (22-23) O gun bir takim yuzler Rablerine bakip parlayacaktir.
Celal Yıldırım : Ve Rablarına bakar.
Diyanet İşleri (eski) : (22-23) O gün bir takım yüzler Rablerine bakıp parlayacaktır.
Diyanet Vakfi : Rablerine bakacaklardır (O'nu göreceklerdir).
Edip Yüksel : Rabb'ine bakar.
Elmalılı Hamdi Yazır : Rabbına nâzır
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Rablerine bakarlar!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Rabbine bakar.
Fizilal-il Kuran : Onlar Rabblerine bakar.
Gültekin Onan : Rablerine bakıp durur.
Hasan Basri Çantay : Rablerine bakacakdır.
Hayrat Neşriyat : Rablerine nazar edicidirler! (Allah’ın cemâlini görmeye mazhar olurlar!)
İbni Kesir : Rabblarına bakacaklardır.
Muhammed Esed : Rablerine bakarken;
Ömer Nasuhi Bilmen : (22-23) O günde birtakım yüzler parıldanıcıdır. Rablerine nazar edicidir.
Ömer Öngüt : Rablerine bakarlar.
Şaban Piriş : Rabbine bakacak..
Suat Yıldırım : (O güzel ve Yüce) Rab’lerine bakakalır...
Süleyman Ateş : Rabbine bakar.
Tefhim-ul Kuran : Rablerine bakıp durur.
Ümit Şimşek : Rabbine bakmaktadır.
Yaşar Nuri Öztürk : Rabbine doğru bakan.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.