FANDOM




كَلَّا إِذَا بَلَغَتْ التَّرَاقِيَ

Kellâ izâ belegatit terâkıy(terâkıye).


1. kellâ : hayır
2. izâ : olduğu, zaman
3. belegat (i) : ulaştı, erişti, geldi
4. et terâkiye : köprücük kemiği


Muhammed Hamdi Yazır : Hayır hayır ne zaman ki o can köprücüklere dayanır
Diyanet İşleri : (26-30) Hayır, can boğaza dayandığı, “Kimdir (bunu) iyi edecek?” dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.
Abdulbaki Gölpınarlı : Hayır; can, köprücük kemiklerine gelince.
Adem Uğur : Artık gözünüzü açın! Ne zaman ki can köprücük kemiğine dayanır,
Ahmed Hulusi : Hayır! (Can) köprücük kemiklerine ulaştığında;
Ahmet Tekin : Dünyayı âhirete nasıl tercih ederler? Can, boğaza dayandığı zaman, aranacaklar!
Ahmet Varol : Hayır. Ne zaman ki, (can) köprücük kemiklerine dayanır,
Ali Bulaç : Hayır; can, köprücük kemiğine gelip dayandığı zaman,
Ali Fikri Yavuz : Hayır hayır, (dünya ahirete tercih edilemez). Can köprücük kemiklerine dayanınca,
Bekir Sadak : (26-27) Dikkat edin; can bogaza gelip koprucuk kemiklerine dayandigi zaman: «Care bulan yok mudur?» denir.
Celal Yıldırım : Hayır, (can) köprücük kemiğine dayandığı zaman.
Diyanet İşleri (eski) : (26-27) Dikkat edin; can boğaza gelip köprücük kemiklerine dayandığı zaman: 'Çare bulan yok mudur?' denir.
Diyanet Vakfi : Artık gözünüzü açın! Ne zaman ki can köprücük kemiğine dayanır,
Edip Yüksel : Doğrusu, (nefis) boğaza dayandığı,
Elmalılı Hamdi Yazır : Hayır hayır ne zaman ki o can köprücüklere dayanır
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Hayır, hayır! Ne zaman ki, can köprücüklere dayanır
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır,
Fizilal-il Kuran : Hayır hayır, can köprücük kemiğine dayandığı zaman.
Gültekin Onan : Hayır; can, köprücük kemiğine gelip dayandığı zaman,
Hasan Basri Çantay : Gözünüzü açın, (can) köprücük kemiğine bir dayandığı zaman,
Hayrat Neşriyat : (26-27) Hayır! (Can) köprücük kemiklerine dayandığı zaman: 'Var mı (bu hastaya) bir okuyacak (tedâvi edecek) kişi?' denilir.
İbni Kesir : Dikkat edin, köprücük kemiğine bir dayandığı zaman;
Muhammed Esed : Ne zaman ki, (son nefes, ölen birinin) boğazına gelip düğümlenir,
Ömer Nasuhi Bilmen : (25-26) Sanır ki, ona arka kemiklerini kıracak bir muamele yapılacaktır. Hayır hayır... Vaktâ ki (can) boyun halkasının kemiklerine kavuşur.
Ömer Öngüt : Artık gözünüzü açın! Ne zaman ki can köprücük kemiğine dayanır.
Şaban Piriş : Hayır, can çıkma noktasına/köprücük kemiğine gelmiş.
Suat Yıldırım : Hayır, hayır! Ne zaman ki can boğaza gelir, işte o zaman can çekişenin yanındakiler:
Süleyman Ateş : Hayır, ne zaman ki can, köprücük kemiklerine dayanır,
Tefhim-ul Kuran : Hayır; can köprücük kemiğine gelip dayandığı zaman,
Ümit Şimşek : Heyhat! Can boğaza dayandığında,
Yaşar Nuri Öztürk : İş, onların sandığı gibi değil! Can, köprücüklere dayandığında,
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.