FANDOM




أَوْلَى لَكَ فَأَوْلَى

Evlâ leke fe evlâ.


1. evlâ : daha uygun, müstahak olma, haketme
2. leke : sana
3. fe : artık, bundan sonra
4. evlâ : daha uygun, müstahak olma, haketme


Muhammed Hamdi Yazır : Gerektir sana o belâ gerek
Diyanet İşleri : (34-35) “Bu azap sana lâyıktır, lâyık! Evet, lâyıktır sana, lâyık!” denecektir.
Abdulbaki Gölpınarlı : Kötülük sana gerek, gene de kötülük sana.
Adem Uğur : Lâyıktır (o azap) sana, lâyık!
Ahmed Hulusi : Gereklidir sana, gerekli!
Ahmet Tekin : Cezalandırılacağın günler yaklaştı, iyice yaklaştı.
Ahmet Varol : (Azap ve helak) sana layıktır, sana layık olan işte budur;
Ali Bulaç : Sen buna müstahaksın, dahasına müstahaksın.
Ali Fikri Yavuz : Azab olsun sana, (Ey Ebu Cehil), azab gerek!...
Bekir Sadak : Sana yaziklar olsun, yaziklar!
Celal Yıldırım : Yazıklar olsun sana yazıklar!
Diyanet İşleri (eski) : Sana yazıklar olsun, yazıklar!
Diyanet Vakfi : Lâyıktır (o azap) sana, lâyık!
Edip Yüksel : Sen bunu haketmişsin.
Elmalılı Hamdi Yazır : Gerektir sana o belâ gerek
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : O bela sana layıktır!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Gerektir o bela sana, gerek.
Fizilal-il Kuran : Vay başına geleceklere!
Gültekin Onan : Sen buna müstahaksın, dahasına müstahaksın.
Hasan Basri Çantay : (Hoşlanmadığın herşey) sana yaklaş (ıb çat) sın. Çünkü (sen buna başkalarından daha çok) lâyıksın.
Hayrat Neşriyat : Sana daha lâyıktır (bu azab), daha lâyık!
İbni Kesir : Yazıklar olsun sana, yazıklar.
Muhammed Esed : (Ama ey insan, akibetin geliyor her dakika) yakınına, daha da yakınına,
Ömer Nasuhi Bilmen : Vay sana! Vay sana!
Ömer Öngüt : Gerektir o belâ sana gerek!
Şaban Piriş : -Belanı buldun, belanı!
Suat Yıldırım : Yazık sana yazık!
Süleyman Ateş : Yazık sana yazık!
Tefhim-ul Kuran : Sen buna müstahaksın, dahasına da müstahaksın.
Ümit Şimşek : Lâyıktır sana, lâyık!
Yaşar Nuri Öztürk : Çok uygundur sana bu bela, çok uygun!
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.