FANDOM


Mehmet Akif Ersoy'un ayeti şiirle yorumlamasıEdit

Mehmed Ali'ye Safahat Bayrak
Mehmet Akif Ersoy
Yeis Yok!
Merhum üstad Mehmet Akif bu âyeti 1328 (1912) yılının 17 Mayıs günü kaleme almış, daha sonra 1334 (1918) yılının Aralık ayında aynı âyetten ilham alarak bu şiiri yazmıştır:
'Latin harflerine transkriptli metin Sadeleştirilmiş metin

"Birbirinize de girmeyin ki, ma´neviyâtınız sarsılmasın (75/42)

devletiniz gitmesin." Kur'an-ı Kerim


Sen! Ben! Desin efrâd, aradan vahdeti kaldır;

Milletler için işte kıyâmet o zamandır.

Mâzilere in, mahşer-i edvârı bütün gez:

Kânûn-i İlâhî, göreceksin ki, değişmez:


Târih, o bizim eştiğimiz kanlı harâbe,

Saklar sayısız lâhd ile milyonla kitâbe,

Taşlar ki biner parçadır üstünde zemînin,

Ma´nâ-yı perîşânı birer nakş-ı cebînin!

Eczâsını birleştirebildinse elinle.

Gel, şimdi o elfâz-ı perâkendeyi dinle.

"Her hufre bir ümmet, şu yatanlar bütün akvâm;

Encâma bu âhengi veren aynı serencâm!"

Ey zâir-i âvâre, işittin ya! Demek ki:

Birmiş bütün ümmetlerin esbâb-ı helâki.


Lâkin, bilemem, doğru mudur eylemek işhâd

Mâzîleri, mâzîdeki milletleri? Heyhât!

Bir nesle ki eyyâmı asırlarca vekâyi ;

Etmek ne demek vaktini târîh ile zâyi´?

Boştur, hele ibret diye a´mâkı tecessüs,

Âyât-ı İlâhî dolu âfâk ile enfüs.

Bunlarda tecellî eden esrâra bakanlar,

Ümmetler için rûh-i bekâ nerdedir, anlar.

Bilmem neye bel bağlıyarak hayr umuyorduk

Bizler ki o âyâta bütün göz yumuyorduk?

Dünyâda nasîhat mi olur Şark´a müessir?

Binlerce musîbet,´ yine hâib, yine hâsir!


Ey millet-i merhûme, güneş battı... Uyansan!

Hâlâ mı, hükûmetleri, dünyâları sarsan,

Seylâbelerin sesleri, âfâkın enîni,

A´sâra süren uykun için gelmede ninni?

Efrâdı hemen milyar olur bir sürü akvâm,

Te´mîmin-i bekâ nâmına eyler durur ikdâm.

Bambaşka iken her birinin ırkı, lisânı,

Ahlâkı, telâkkîleri, iklîmi, cihânı,

Yekpâre kesilmiş tutulan gâye için de,

Vahdetten eser yok bir avuç halkın içinde!

Post üstüne hem kavgaların hepsi nihâyet,

Hâlâ mı boğuşmak? Bu ne gaflet, ne rezâlet!

Hürriyeti aldık!? dediler, gaybe inandık;

Eyvah, bu baziçede bizler yine yandık!?

Cem'iyyete bir fırka dedik, tefrika çıktı;

Sapsağlam iken milletin erkanını yıktı.

Turan İli? namıyla bir efsane edindik;

Efsane, fakat gaye!? deyip az mı didindik?

Kaç yurda veda etmedik artık bu uğurda?

Elverdi gidenler, acıyın eldeki yurda!


İstanbul Kanunievvel 1334

"Birbirinize de girmeyin ki, maneviyatınız sarsılmasın,

devletiniz gitmesin" (1) (75/42)


Sen ben desin fertler, aradan birliği kaldır;

Milletler için işte kıyamet o zamandır.

Geçmiş zamanlara in, devirler mahşerini bütün gez

Allah'ın kanunu, göreceksin ki değişmez.


Tarih, o bizim eştiğimiz kanlı harabe,

Saklar sayısız mezar ile taşlarda milyonla kitabe

Taşlar ki hepsi de bin parça olmuş üstünde yeryüzünün

Her parçası perişan anlamını taşır bir alın yazısının,

Parçaları birleştirebildinse elinle.

Gel, şimdi o parça parça sözleri dinle:

"Her çukur bir ümmet, şu yatanlar bütün kavimler;

Bütün ümmet ve kavimleri birlikte bu sonuca götüren aynı macera'

Ey şaşkın ziyaretçi, işittin ya! Demek ki:

Birmiş bütün ümmetlerin yok oluş sebepleri.


Fakat, bilemem, doğru mudur şahit göstermek

Geçmişi, geçmişteki milletleri? Ne yazık!

Bir neslin ki günleri yüzyıllara sığan olaylarla doludur;

yaktini tarih ile boşa harcamak ne demektir ?

Üstelik ibret için geçmişin derinliklerini yoklamak boştur,

Canlı ve cansızlar dünyası Allah'ın ayetleriyle doludur.

Bunlarda görünen sırlara bakanlar,

Ümmetler için beka ruhu nerdedir, anlar.

Bilmem neye bel bağlayarak hayr umuyorduk,

Bizler ki o ayetlere bütün göz yumuyorduk?

Var mıdır dünyada Doğu'ya tesir edecek bir öğüt?

Hiç bir kazanca yol açmadı yaşanan binlerce felâket!


Ey acınası millet, güneş battı... Uyansan!

Hâlâ mı, hükümetleri, dünyaları sarsan,

Sellerin sesleri, ufukların inlemeleri,

Yüzyıllarca süren uykun için gelmede ninni?

Nüfusu hemen bir milyara varan bir sürü kavimler

Sonsuza dek hayat bulmak için gayretle çalışır.

Bambaşka iken her birinin ırkı, dili,

Ahlâkı, fikirleri, iklimi, dünyası.

Tek vücût haline gelmiş varılacak gaye için de,

Birlikten eser yok bizdeki bir avuç halkın içinde!

Post kapmak için kavgaların hepsi nihayet;

Hâlâ mı boğuşmak? Bu ne gaflet, ne rezalet!

"Hürriyeti aldık!" (2) dediler, bu görünmeyen şeye inandık, "Eyvah, bu oyunda bizler yine yandık!" (3)

Cemiyet'i partiye dönüştürelim dedik (4) ayrılık çıktı;

Sapasağlam iken milletin temel direklerini yıktı.

"Turan İli" adıyla bir masal edindik;

"Masal, fakat gaye!" (5) deyip az mı didindik?

Kaç yurda veda etmedik artık bu uğurda?

Elverdi gidenler, acıyın eldeki yurda!


İstanbul, Aralık 1918
"Eyvah, bu bâzîçede bizler yine yandık!
Zira ki ziyan, ortada bilmem ne kazandık." beytinden iktibas edilmiştir.
Kızılelma yok mu? Şüphesiz vardır;
Fakat onun semti başka diyardır...
Zemini mefkure, semâsı hayâl...
Bir gün gerçek, fakat şimdi masal...


Şiirdeki ayetin mealiEdit

“Hem Allah'a, hem O'nun Peygamberine muti olunuz, birbirînizle uğraşmayınız, yoksa korkaklaşır, kuvvetten düşersiniz; bir de sabrediniz, zira şüphe yoktur ki Allah sabredenlerle beraberdir.[58]


Şiireki ayetin tefsiriEdit

Müslümanlar apaçık ziyandan kurtulmak isterlerse; yani dün­yada sefil, ahirette rezil olmayalım derlerse, kendileri için, sûre-ı Enfale mensup olan şu âyeti celileyi düsturu hareket edinmekten başka çare yoktur.

Şimdiye kadar gelip geçen İslâm milletlerinin tarihi üzerinde kısacık bir nazar gezdirecek olursak, yüce kitabımızın açıkladığı şu hakikati teyit edecek namütenahi sayfalar, hem pek acı, pek kanlı sayfalar görürüz!

Evet, hiç bir cemaat-i islâmiye yoktur ki;'Allah'a itaat etsin; Peygamberin gösterdiği yolda gitsin; efradı arasında birlik olsun da o yine şevketinden, azametinden mahrum kalsın. Sonra hiç bir cemaatı islâmiye yoktur ki, ilâhî emirleri dinlemesin; Resulü muh­teremin tebligatına kulak vermesin; fertleri birbirine düşsün de o yine izmihlal uçurumlarına yuvarlanmasın.

Müslümanların kaynayıp gittiği uçurumlar hep tefrika yüzün­den açılmış; o tefrikayı ise bütün azgınlıklar, evamiri ilâhiyeye alâ­kasızlıklar meydana getirmiştir.

îslâm dini insanları yalnız ahirete hazırlamaz; onlara dünyada insanca yaşamanın nasıl olacağını, hem nasıl kabil olabileceğini gösterir. Va'zeylediği kanunlar ise kavanini fıtratın aynıdır. Bu âlemi hilkat durdukça bir noktasının bile değişmesine imkân yoktur.

“Tenazu” birbiriyle uğraşmak; tefrikalar, ihtilâflar içinde çal­kanmak manasınadır. Efradı birbiriyle boğuşan millet harice karşı mevcudyetini muhafaza edebilecek maddî kuvvetler tedarikine ne vakit, ne imkân bulamayacağı gibi âlemde hiç bir şeyle telâfisi kabil olamayan kuvve-i maneviyeden mahrum olur ki; bu en müthiş bir hüsrandır. îşte (Birbirinizle uğraşmayınız. Yoksa korkaklaşır, kuvvetten de düşersiniz.) nehyi ilâhisi en sarih, en kat'î bir tarzda gösteriyor ki; birlikten ayrılan, birbiriyle uğraşan milletler evvelâ şecaat, metanet, itimad-ı nefs gibi seciyelerden cüda düşü­yor; sonra da satvetine, istiklâline veda ediyor.

Âyet-i kerimedeki (Rih) kuvvet, devlet, azamet mânâlannadır. Büyük tefsirciler kelimeyi hep o suretle tefsir buyurmuşlardır.

Yaşamak isteyen millet için birliğin lüzumu, evvelden beri açıkça bilinen şeylerdendir. Öyle efradı birbirine kaynamış, heyeti mecmuası bir bunyanı mersus [59] vücuda getirmiş olan cemaatler düşman topuyle, tüfeğiyle kolay kolay devrilmezler. (Kale, içinden fetholunur) sözü ne büyük bir hakikattir.

Âyet-i celiledeki sabır her türlü güçlüğe göğüs germek; hiç bir düşman, hiç bir tehlike karşısında metaneti elden bırakmamak mâ­nâlarınadır; yoksa miskin miskin oturmak, alçaklığa, mahkûmiye­te katlanıp durmak demek değildir. Tevekkül gibi sabır da bazıları tarafından yanlış telâkki edilmekte olduğu için şu ihtara lüzum gördük.

Merhum üstad Mehmet Akif bu âyeti 1328 (1912) yılının 17 Mayıs günü kaleme almış, daha sonra 1334 (1918) yılının Aralık ayında aynı âyetten ilham alarak şu şiiri yazmıştır:

Safahat logo

Şablon:Düz liseler için safahat projesi
Şablon:Anadolu liseleri için safahat projesi
Şablon:Sosyal Bilimler Liseleri için safahat projesi
Şablon:Türki Dillerde Safahat Projesi
Şablon:Safahat İngilizceye Tercüme Projesi

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.