FANDOM




وَإِذَا رَأَيْتَ ثَمَّ رَأَيْتَ نَعِيمًا وَمُلْكًا كَبِيرًا

Ve izâ reeyte semme reeyte naîmen ve mulken kebîrâ(kebîren).


1. ve izâ raeyte : ve gördüğün zaman, baktığın zaman
2. semme : orada
3. raeyte : sen gördün
4. naîmen : ni'metler
5. ve mulken : mülk ve saltanat
6. kebîren : büyük


Muhammed Hamdi Yazır : Ve gördüğün zaman orada bir na'îm ve pek büyük bir mülk görürsün
Diyanet İşleri : Orada, görünce (sonsuz) nimetler ve büyük bir mülk (hükümranlık) görürsün.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ne yana baksan nîmetler görürsün, ne yana baksan, pek büyük ve zevalsiz bir saltanat ve devletler.
Adem Uğur : Ne yana bakarsan bak, (yığınla) nimet ve ulu bir saltanat görürsün.
Ahmed Hulusi : Nereye baksan (sırf) nimet ve büyük bir mülk olarak görürsün.
Ahmet Tekin : Orada, nereye baksan bir nimet ve pek büyük bir sultan ve saltanat görürsün.
Ahmet Varol : Her nereye baksan bir nimet ve büyük bir mülk görürsün.
Ali Bulaç : Her nereye baksan, bir nimet ve büyük bir mülk görürsün.
Ali Fikri Yavuz : Orada her nereye baksan, bir nimet ve pek büyük bir mülk (saltanat) görürsün.
Bekir Sadak : Oranin neresine baksan, nimet ve buyuk bir saltanat gorursun.
Celal Yıldırım : Orada nereye baksan hep nîmet ve büyük bir mülk görürsün.
Diyanet İşleri (eski) : Oranın neresine baksan, nimet ve büyük bir saltanat görürsün.
Diyanet Vakfi : Ne yana bakarsan bak, (yığınla) nimet ve ulu bir saltanat görürsün.
Edip Yüksel : Nereye baksan nimetler ve büyük bir yönetim görürsün.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve gördüğün zaman orada bir na'îm ve pek büyük bir mülk görürsün
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Gördüğün zaman orada bol bir nimet ve büyük bir saltanat görürsün.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Orada nereye baksan bir nimet ve pek büyük bir mülk görürsün.
Fizilal-il Kuran : Nereye baksan bir nimet ve büyük bir saltanat görürsün.
Gültekin Onan : Her nereye baksan, bir nimet ve büyük bir mülk görürsün.
Hasan Basri Çantay : Orada herhangi bir yeri gördüğün zaman (büyük) bir ni'met, bol bir (ihtişam ve) saltanat görürsün.
Hayrat Neşriyat : (Orada) nereyi görsen, (ta'rîfi mümkün olmayan) bir ni'met ve büyük bir mülk görürsün!
İbni Kesir : Nereye baksan; orada bir nimet ve büyük bir mülk görürsün.
Muhammed Esed : ve (nereye) baksan, (yalnız) kutsanmışlık ve aşkın bir düzen göreceksin.
Ömer Nasuhi Bilmen : (19-20) Onların etrafında ebedîler olan genç hizmetçiler dolaşır, onları göreceğin zaman onları birer saçılmış inci sanırsın. Ve orada göreceğin zaman, bir nîmet ve bir büyük mülk görmüş olursun.
Ömer Öngüt : Orada her nereye baksan, bir nimet ve pek büyük bir saltanat görürsün.
Şaban Piriş : Nereye baksan, nimet ve büyük bir saltanat görürsün.
Suat Yıldırım : Hangi tarafa baksan hep nimet, servet, ihtişam, büyük bir saltanat görürsün.
Süleyman Ateş : Orada nereye baksan, bir ni'met ve büyük bir mülk görürsün.
Tefhim-ul Kuran : Her nereye baksan, bir nimet ve büyük bir mülk görürsün.
Ümit Şimşek : Nereye baksan bir dolu nimet ve bir büyük saltanat görürsün.
Yaşar Nuri Öztürk : Oraya baktığında, nereye göz atsan büyük bir nimet, büyük bir mülk ve yönetim görürsün.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.