FANDOM




عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا عِبَادُ اللَّهِ يُفَجِّرُونَهَا تَفْجِيرًا

Aynen yeşrebu bihâ ibâdullâhi yufeccirûnehâ tefcîrâ(tefcîren).


1. aynen : pınar
2. yeşrebu : içer
3. bi-hâ : onu
4. ibâdu allâhi : Allah'ın kulları
5. yufeccirûne-hâ : onu akıtırlar
6. tefcîren : fışkırarak, fışkıra fışkıra, gürül gürül


Muhammed Hamdi Yazır : Bir çeşme, ondan Allahın kulları içer, güzel, yollar açarak akıtırlar onu akıtırlar
Diyanet İşleri : Bir pınar ki Allah’ın kulları ondan içer, onu (istedikleri şekilde) fışkırtıp akıtırlar.
Abdulbaki Gölpınarlı : Allah'ın has kullarının içtiği bu şarap, bir kaynaktan çıkar ki onlar, diledikleri gibi, diledikleri yerlerde, onu akıtıp fışkırtırlar.
Adem Uğur : (Bu,) Allah'ın has kullarının içtikleri ve akıttıkça akıttıkları bir pınardır.
Ahmed Hulusi : (O kâfur), Allâh kullarının (kendi özlerinden) fışkırtıp akıtarak içtiği tükenmez bir kaynaktır.
Ahmet Tekin : Allah’ın has kullarının içtiği, faydalandığı kaynaktan içerler, kaynakları istedikleri yerde çıkarıp diledikleriyle karıştırırlar.
Ahmet Varol : Bir kaynaktır ki, Allah'ın kulları ondan içer; onu (istedikleri yere) fışkırtarak akıtırlar.
Ali Bulaç : Allah'ın kullarının kendisinden içtikleri bir kaynak; onu fışkırttıkça fışkırtıp akıtırlar.
Ali Fikri Yavuz : (O şarabın katığı olan Kâfur) bir kaynaktır ki, ondan Allah’ın kulları içerler. İstedikleri yere onu kolayca akıtırlar.
Bekir Sadak : Bu ancak Allah 'in kullarinin tasira tasira icebilecegi bir pinardir.
Celal Yıldırım : Bir pınardan ki Allah'ın kulları ondan içer de fışkırttıkça fışkırtırlar.
Diyanet İşleri (eski) : Bu ancak Allah'ın kullarının taşıra taşıra içebileceği bir pınardır.
Diyanet Vakfi : (Bu,) Allah'ın has kullarının içtikleri ve akıttıkça akıttıkları bir pınardır.
Edip Yüksel : ALLAH'ın kullarının taşıra taşıra içtikleri bir kaynak...
Elmalılı Hamdi Yazır : Bir çeşme, ondan Allahın kulları içer, güzel, yollar açarak akıtırlar onu akıtırlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Allah'ın kullarının içtiği bir çeşme ki güzel yollar açarak onu akıtırlar da akıtırlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bir kaynak ki ondan Allah'ın kulları içerler, güzel yollar açarak akıtırlar onu.
Fizilal-il Kuran : Bu Allah'ın iyi kullarının istedikleri yere akmasını sağlayarak içebilecekleri bir pınardır.
Gültekin Onan : Tanrı'nın kullarının kendisinden içtikleri bir kaynak; onu fışkırttıkça fışkırtıp (yüfecciruneha) akıtırlar (tefciyra).
Hasan Basri Çantay : (O kâfuur) bir pınardır ki onu (ancak) Allahın (velî) kulları içerler. Onu (nereye isterlerse kolayca) akıtırlar, fışkırtırlar.
Hayrat Neşriyat : (Bu kâfûr) bir pınardır ki, Allah’ın (makbûl) kulları ondan içer, onu (istedikleri yerde kolayca) akıttıkça akıtırlar.
İbni Kesir : Bu; yalnız Allah'ın kullarının, taşıra taşıra içebileceği bir pınardır.
Muhammed Esed : bir (kutlu) kaynak ki Allah'ın kulları ondan içerler, suyu bol bol akan (o kaynaktan).
Ömer Nasuhi Bilmen : Bir çeşmedir ki ondan Allah'ın muttakî kulları içer, onu akıtmakla akıtıverirler.
Ömer Öngüt : Bu öyle bir pınardır ki, ondan Allah'ın kulları içer, (istedikleri yere) onu kolayca akıtırlar.
Şaban Piriş : Allah’ın kullarının taşıra taşıra içeceği bir pınardır.
Suat Yıldırım : Bu, Allah’ın has kullarının içip, istedikleri yere akıttıkları bir kaynaktır.
Süleyman Ateş : Bir kaynak ki Allâh'ın kulları ondan içerler, (istedikleri yere de) fışkırtarak akıtırlar.
Tefhim-ul Kuran : Allah'ın kullarının kendisinden içtikleri bir kaynak; onu fışkırttıkça fışkırtıp akıtırlar.
Ümit Şimşek : O bir pınardır ki, Allah'ın kulları ondan içer ve onu diledikleri tarafa akıtırlar.
Yaşar Nuri Öztürk : Bir kaynak ki, Allah'ın kulları ondan içerler ve onu fışkırtarak akıtırlar.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.