FANDOM



يُوفُونَ بِالنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْمًا كَانَ شَرُّهُ مُسْتَطِيرًا

Yûfûne bin nezri ve yehâfûne yevmen kâne şerruhu mustetîrâ(mustetîren).


1. yûfûne bi : ifa ederler, yerine getirirler
2. en nezri : nezir, adak
3. ve yehâfûne : ve korkarlar
4. yevmen : gün
5. kâne : oldu
6. şerru-hu : onun şerri
7. mustetîran : yayılan


Muhammed Hamdi Yazır : Adaklarını yerine getirirler ve şerri salgın olan bir günden korkarlar
Diyanet İşleri : O kullar adaklarını yerine getirirler. Kötülüğü her yanı kuşatmış bir günden korkarlar.
Abdulbaki Gölpınarlı : Adaklarını yerine getirir onlar ve şerri, her yanı saran, kaplayan günden korkarlar.
Adem Uğur : O kullar, şiddeti her yere yayılmış olan bir günden korkarak verdikleri sözü yerine getirirler.
Ahmed Hulusi : (O Ebrâr) ahdlerini tam yerine getirirler ve şerri yayılıp giden bir günden korkarlar!
Ahmet Tekin : Allah’ın kulları, verdikleri sözü, adaklarını yerine getirirler. Şerri, dehşeti salgın haline gelen bir günden korkarlar.
Ahmet Varol : (Onlar) adaklarını yerine getirir, kötülüğü yaygın olan bir günden korkarlar.
Ali Bulaç : Adaklarını yerine getirirler ve şerri (kötülüğü) yaygın olan bir günden korkarlar.
Ali Fikri Yavuz : (Cennetlik olan iyi insanlar, o kimselerdir ki, dünyada) adaklarını yerine getirirler; ve azabı salgın olan bir günden korkarlar.
Bekir Sadak : Onlar verdikleri sozleri yerine getirirler, fenaligi yaygin olan bir gunden korkarlar.
Celal Yıldırım : Bunlar adaklarını yerine getirirler ve şerri yaygın olan bir günden korkarlar.
Diyanet İşleri (eski) : Onlar verdikleri sözleri yerine getirirler, fenalığı yaygın olan bir günden korkarlar.
Diyanet Vakfi : O kullar, şiddeti her yere yayılmış olan bir günden korkarak verdikleri sözü yerine getirirler.
Edip Yüksel : Onlar sözlerini yerine getirirler ve alabildiğine kötü olan bir günden korkarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır : Adaklarını yerine getirirler ve şerri salgın olan bir günden korkarlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Adaklarını yerine getirirler ve şerri salgın olan günden korkarlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : O kullar adaklarını yerine getirirler ve fenalığı salgın (olan) bir günden korkarlar.
Fizilal-il Kuran : Onlar verdikleri sözleri tutarlar ve kötülüğü yaygın günden korkarlar.
Gültekin Onan : Adaklarını yerine getirirler ve şerri (kötülüğü) yaygın olan bir günden korkarlar.
Hasan Basri Çantay : (Onlar) adağını yerine getirirler (di), şerri yaygın (ve salgın) olan günden korkarlar (dı).
Hayrat Neşriyat : (Çünki onlar, dünyada iken) adakları(nı) yerine getirirler ve şerri yaygın olan bir günden (kıyâmet gününden) korkarlar(dı).
İbni Kesir : Onlar; adağı yerine getirirler. Ve şerri yaygın olan bir günden korkarlar.
Muhammed Esed : (Gerçek erdem sahipleri) onlar(dır ki,) sözlerini yerine getirirler ve şiddeti yayılıp genişleyen bir Gün'ün korkusunu duyarlar.
Ömer Nasuhi Bilmen : Adaklarını yerine getirirler ve bir günden korkarlar ki onun şerri (etrafa) dağılmış olmuştur.
Ömer Öngüt : O kullar adakları yerine getirirler ve kötülüğü yaygın olan bir günden korkarlar.
Şaban Piriş : Adaklarını yerine getirenler ve şerri çok yaygın olan bir günden korkarlar.
Suat Yıldırım : Bu kullar, dünya hayatında iken sözlerinde durur, adadıkları şeyi yerine getirir ve felaketi bütün ufukları tutan kıyamet gününden endişe ederlerdi.
Süleyman Ateş : Adaklarını yerine getirirler ve şerri salgın olan bir günden korkarlar.
Tefhim-ul Kuran : Adaklarını yerine getirirler ve şerri (kötülüğü) yaygın olan bir günden korkarlar.
Ümit Şimşek : Onlar adaklarını yerine getirirler ve kötülüğü her yeri kaplayan bir günden korkarlar.
Yaşar Nuri Öztürk : Onlar verdikleri sözü tam bir biçimde yerine getirirler ve kötülüğü salgın olan bir günden korkarlar.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.