FANDOM




كُلُوا وَتَمَتَّعُوا قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجْرِمُونَ

Kulû ve temetteû kalîlen innekum mucrimûn(mucrimûne).


1. kulû : yeyin
2. ve temetteû : ve metalanın, faydalanın, yararlanmak
3. kalîlen : az, biraz
4. inne-kum : muhakkak ki siz
5. mucrimûne : cürüm, günah, suç işleyenler


Muhammed Hamdi Yazır : Yeyin, zevk edin biraz, çünkü mücrimlersiniz
Diyanet İşleri : Ey inkâr edenler! (Dünyada) yiyin ve birazcık yararlanın! Şüphesiz sizler suçlularsınız.
Abdulbaki Gölpınarlı : Yiyin ve geçinin az bir müddet, şüphe yok ki suçlularsınız siz.
Adem Uğur : (Ey inkârcılar!) Yeyiniz, (dünyadan) faydalanınız biraz! Gerçek şu ki, sizler suçlusunuz!
Ahmed Hulusi : "Yeyin ve azıcık keyif sürün (dünyada). . . Muhakkak ki siz suçlularsınız!"
Ahmet Tekin : 'Yiyin, biraz zevk ü safa sürün. Siz İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen, güç ve iktidar sahibi âsi, suçlu ve günahkâr kimselersiniz.'
Ahmet Varol : Yiyin ve biraz yararlanın; muhakkak ki siz suçlularsınız.
Ali Bulaç : (Sizler de dünyada) Yiyin ve biraz yararlanın. Çünkü siz, suçlu günahkar kimselersiniz.
Ali Fikri Yavuz : (Ey inkârcılar topluluğu!) yeyin, zevk edin dünyada biraz; çünkü günahkâr müşriklersiniz, (ahirette ateşe gireceksiniz).
Bekir Sadak : Yiyiniz biraz zevkleniniz bakalim, dogrusu sizler suclularsiniz.
Celal Yıldırım : (Ey Peygamberi ve Kitab'ı inkâr edip yalanlayanlar!) Yeyiniz, az bir süre yararlanıp geçininiz. Çünkü gorçekten sizler suçlu günahkârlarsınız..
Diyanet İşleri (eski) : Yiyiniz, biraz zevkleniniz bakalım, doğrusu sizler suçlularsınız.
Diyanet Vakfi : (Ey inkârcılar!) Yeyiniz, (dünyadan) faydalanınız biraz! Gerçek şu ki, sizler suçlusunuz!
Edip Yüksel : Yiyiniz ve geçici olarak eğleniniz; siz suçlularsınız.
Elmalılı Hamdi Yazır : Yeyin, zevk edin biraz, çünkü mücrimlersiniz
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Kısa bir süre yiyin, zevkedin! Çünkü suçlularsınız!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Yiyin, zevklenin biraz, çünkü siz suçlularsınız.
Fizilal-il Kuran : Şimdi yiyiniz, azıcık safa sürünüz, sizler suçlusunuz.
Gültekin Onan : (Sizler de dünyada) Yiyin ve biraz yararlanın. Çünkü siz, suçlu günahkar kimselersiniz.
Hasan Basri Çantay : (Ey kâfirler, dünyâda) yeyin, biraz fâidelenin! Şübhesiz ki siz günahkârlarsınız.
Hayrat Neşriyat : (Ey kâfirler! Siz de dünyada) az bir müddet yiyin, faydalanın! Çünki siz günahkârlarsınız.
İbni Kesir : Yeyin ve biraz eğlenin. Doğrusu sizler suçlularsınız.
Muhammed Esed : (Doyuncaya) kadar yiyip için ve biraz sefanızı sürün, siz ey günahkarlar!
Ömer Nasuhi Bilmen : (45-47) O gün vay haline yalanlayanların. Yeyiniz ve menfaatleniniz biraz, muhakkak ki, siz günahkârlarsınız. O gün vay haline yalanlayanların.
Ömer Öngüt : Yiyiniz, faydalanınız biraz! Gerçek şu ki sizler suçlusunuz!
Şaban Piriş : -Yiyin ve azıcık faydalanın, nasılsa siz suçlusunuz!
Suat Yıldırım : Ey kâfirler! Yiyin, azıcık zevkedin bakalım. Gerçek şu ki siz mücrimsiniz.
Süleyman Ateş : "Yeyin, azıcık sefâ sürün, siz suçlularsınız!"
Tefhim-ul Kuran : (Sizler de dünyada) Yiyin ve biraz da meta alıp yararlanın. Çünkü siz, suçlu günahkar olanlarsınız.
Ümit Şimşek : Şimdilik biraz yiyip nasiplenedurun; çünkü mücrimlersiniz.
Yaşar Nuri Öztürk : Yiyin ve birazcık nimetlenin. Suçlularsınız siz.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.