فَالْمُلْقِيَاتِ ذِكْرًا

Fel mulkıyâti zikrâ(zikren).


1. fe : sonra, ve de
2. el mulkıyâti : ilka edenler, bırakanlara
3. zikren : zikir


Muhammed Hamdi Yazır : Sonra bir ögüt bırakanlara
Diyanet İşleri : (1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
Abdulbaki Gölpınarlı : Öğütleri telkin edenlere.
Adem Uğur : Öğüt telkin edenlere;
Ahmed Hulusi : Hatırlatıcıyı ilka edenlere (şuurda açığa çıkaran kuvveler. Mele-i Âlâ. Alûn melekler. "İlka" da, "likâ" da aynen "nefh" gibi derûndan zâhire ya da içten dışa doğru "şuurda" oluşan bir hâl, hissediştir. Ahfâ - Hafî {Sıfat tecellisi} - Sır {Esmâ tecellisi} - Ruh {Fuad - Esmâ mânâları yansıtıcısı} - Kalp {Şuur} - Nefs {Bilinç} sıralamasında, Ruh'tan kalbe yansımaları anlatır. "Halife - İnsan" bu mertebelerin tamamıdır ya da bu bütünlüğe "İnsan" adı verilmiştir; denebilir. Bundan yukarısının ise dile gelip anlatılması doğru değildir, denir. Allâhu âlem! A. H. )!
Ahmet Tekin : Andolsun, vahyi, kutsal kitapları peygamberlere tebliğ edenlere, yazdıranlara, öğüt telkin edenlere!
Ahmet Varol : Zikri (vahyi) bırakanlara,
Ali Bulaç : Zikr (vahy, öğüt) bırakanlara;
Ali Fikri Yavuz : (5-6) Hak sahiblerine özür, yahud haksızlara azab olarak vahyi peygamberlere getiren melekler hakkı için;
Bekir Sadak : (1-7) Birbiri ardindan gonderilenlere ve gorevlerine kostukca kosanlara, Allah'in buyruklarini yaydikca yayanlara ve hak ile batilin arasini ayirdikca ayiranlara, kotulugu onlemek veya uyarmak, icin vahiy getiren meleklere and olsun ki, size soze verilen kiyamet suphesiz kopacaktir.
Celal Yıldırım : (4-5-6-7) Kötülüğü temizlemek, yanlış yoldakileri uyarmak üzere vahiy (veya öğüt) getirip (Peygamberin kalbine) sunanlara and olsun ki, size va'dolunan elbette meydana gelecektir.
Diyanet İşleri (eski) : (1-7) Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
Diyanet Vakfi : (5-6) (Allah'a yönelenleri) arıtmak, (kötüleri) sakındırmak için öğüt telkin edenlere;
Edip Yüksel : Mesajı verenlere,
Elmalılı Hamdi Yazır : Sonra bir ögüt bırakanlara
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : sonra bir öğüt bırakanlara,
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bir öğüt bırakanlara,
Fizilal-il Kuran : İlahi mesajı peygamberlere iletenlere andolsun.
Gültekin Onan : Zikr (vahy, öğüt) bırakanlara;
Hasan Basri Çantay : (5-6) kötülüğü imhaa ye, azâb ile tehdide çalışan peygamberlere vahyi getiren (melek) lere,
Hayrat Neşriyat : (5-6) Hem (tevbe edenleri) ma'zur kılmak veya (günah işleyenleri) korkutmak için(peygamberlere) zikir (vahiy) bırakanlara!
İbni Kesir : Zikri getirenlere,
Muhammed Esed : ve sonra bir öğüt ve hatırlatmada bulunan,
Ömer Nasuhi Bilmen : Sonra bir öğüt bırakanlara.
Ömer Öngüt : (Kalplerde) Allah'ın zikrini uyandıranlara andolsun ki!
Şaban Piriş : Uyarıyı/zikri ulaştıranlara..
Suat Yıldırım : (5-6) Hak sahiplerine özür, yahut haksızlara tehdit olarak vahyi getiren melekler hakkı için:
Süleyman Ateş : Öğüt bırakanlara:
Tefhim-ul Kuran : Zikr (vahy, öğüt) bırakanlara;
Ümit Şimşek : (5-6) Özür veya uyarı olsun diye zikri ulaştıranlara.
Yaşar Nuri Öztürk : Öğüt ulaştıranlara/Kur'an'ı ulaştıranlara,
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.