FANDOM



فَذُوقُوا فَلَن نَّزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا

Fe zûkû felen nezîdekum illâ azâbâ(azâben).



1. fe : o zaman, haydi, artık
2. zûkû : tadın
3. fe : o zaman, haydi, artık
4. len nezîde-kum : size artırmayacağız
5. illâ : den başka
6. azâben : azap



Muhammed Hamdi Yazır : Artık tadınız, artık size azâb artırmaktan başka bir şey yapacak değiliz.
Diyanet İşleri : Kâfirlere şöyle denilir: “Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız.”
Abdulbaki Gölpınarlı : Artık tadın, ancak azâbınızı arttırırız sizin.
Adem Uğur : Tadın! Bundan sonra yalnızca azabınızı arttıracağız.
Ahmed Hulusi : O hâlde tadın; size azaptan başka bir şeyi asla artırmayacağız!
Ahmet Tekin : 'Şimdi tadın azâbınızı. Artık size azabı artırmaktan başka bir muamele yapmayacağız.
Ahmet Varol : 'Şimdi tadın. Artık sizin azaptan başka bir şeyinizi artırmayacağız.'
Ali Bulaç : Şimdi tadın. Size artık azabtan başkasını arttırmayacağız;
Ali Fikri Yavuz : (O kâfirlere şöyle denilir): Şimdi tadın, artık size azap artırmaktan başka bir şey yapacak değiliz.
Bekir Sadak : soyle deriz: «Artik tadiniz, bundan boyle size azabdan baska bir sey artirmayiz."*
Celal Yıldırım : Artık hep (bu azabı) tadın, size elbette azâbdan başka bir şey artırmıyacağız.
Diyanet İşleri (eski) : Şöyle deriz: 'Artık tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız.'
Diyanet Vakfi : Tadın! Bundan sonra yalnızca azabınızı arttıracağız.
Edip Yüksel : Öyleyse tadın, sizin sadece cezanızı arttıracağız.
Elmalılı Hamdi Yazır : Artık tadınız, artık size azâb artırmaktan başka bir şey yapacak değiliz
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Artık tadın! Artık, azabınızı artırmaktan başka birşey yapacak değiliz!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : (Onlara): «Şimdi tadın (cezanızı). Artık size azabınızı artırmaktan başka bir şey yapmayacağız» (denir).
Fizilal-il Kuran : Şimdi tadın, artık size azabtan başka bir şeyi artırmıyacağız.
Gültekin Onan : Şimdi tadın. Size artık azabtan başkasını arttırmayacağız;
Hasan Basri Çantay : (Onlara şöyle denilir:) «İşte tadın (cezanızı)! Artık size azâb (ınız) ı artırmakdan başka bir şey yapmayacağız».
Hayrat Neşriyat : (Onlara o gün şöyle denilir:) 'Şimdi tadın (cezânızı)! Artık size aslâ azabdan başka bir şey artırmayacağız!'
İbni Kesir : Öyleyse tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız.
Muhammed Esed : (Ve onlara şöyle diyeceğiz:) "O halde, (yaptığınız kötülüklerin meyvelerini) tadın, artık size şiddetli azaptan başka bir şey vermeyeceğiz!"
Ömer Nasuhi Bilmen : Artık tadınız, imdi size azaptan başkasını artırmayacağız.
Ömer Öngüt : Tadın azabı! Biz sizin azabınıza ancak azap katarız.
Şaban Piriş : -İşte, tadına bakın, size azaptan başka bir şey artırmayacağız.
Suat Yıldırım : Onun için onlara şöyle diyeceğiz: Yaptığınız kötülüklerin meyvelerini tadın! Artık Bizden sizin azabınızı artırmaktan başka bir şey beklemeyin.
Süleyman Ateş : "Şimdi tadın (yaptıklarınızın tadını), artık size azâbdan başka bir şey artırmayacağız!
Tefhim-ul Kuran : Şimdi tadın. Size artık azabtan başkasını artırmayacağız;
Ümit Şimşek : İşte, tadın; size azaptan başka birşey arttırmayız.
Yaşar Nuri Öztürk : "Hadi, tadıverin! Size azaptan başka bir şey asla artırmayacağız."
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.