FANDOM



فَإِذَا جَاءتِ الطَّامَّةُ الْكُبْرَى

Fe izâ câetit tammetul kubrâ.



1. fe izâ : fakat ..... olduğu zaman
2. câet (i) : geldi
3. et tâmmetu : dayanılmaz musîbet
4. el kubrâ : büyük



Muhammed Hamdi Yazır : Fakat geldiği vakıt o «tâmme-i kübrâ»
Diyanet İşleri : (34-35) En büyük felaket (kıyamet) geldiği zaman, o gün insan yaptıklarını hatırlar.
Abdulbaki Gölpınarlı : Derken o pek büyük felâket gelip çatınca.
Adem Uğur : Her şeyi alt üst eden o büyük felâket geldiği vakit,
Ahmed Hulusi : Et Tammet'ül Kübra (karşı konulmaz olay - ölüm tadılıp yeni yaşam) başladığında.
Ahmet Tekin : Her şeyi alt üst eden o büyük felâket, sur sesi geldiği vakit hesap verme zamanıdır.
Ahmet Varol : Ancak o en büyük belâ geldiği zaman,
Ali Bulaç : Ancak o, 'her şeyi batırıp gömen büyük felaket' (kıyamet) geldiği zaman.
Ali Fikri Yavuz : Fakat o büyük felâket (kıyamet) geldiği vakit,
Bekir Sadak : (34-35) Guc yetirilemeyen en buyuk baskin geldigi zaman, o gun, insan ne ugurda calistigini anlar.
Celal Yıldırım : O güç getirilemiyecek büyük (Kıyamet) felâketi geldiği zaman ;
Diyanet İşleri (eski) : (34-35) Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar.
Diyanet Vakfi : (34-36) Her şeyi alt üst eden o büyük felâket geldiği vakit, insan dünyada iken ne için çalıştığını hatırlar. Cehennem de gören her kişiye açıklığı ile gösterilir.
Edip Yüksel : Büyük baskın geldiği zaman,
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Fakat o en büyük felaket (kıyamet) geldiği zaman,
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Fakat o her şeyi bastıran büyük felaket geldiği vakit,
Fizilal-il Kuran : Her şeyi bastıran o büyük felaket geldiği zaman.
Gültekin Onan : Ancak o, 'her şeyi batırıp gömen büyük felaket' (kıyamet) geldiği zaman.
Hasan Basri Çantay : Fakat o (bütün belâlardan üstün) en büyük belâ geldiği zaman,
Hayrat Neşriyat : (34-35) Fakat o en büyük felâket (kıyâmet) geldiği zaman! O gün insan, (hayâtı boyunca) neye koşmakta olduğunu iyice anlar.
İbni Kesir : Fakat o en büyük bela geldiği zaman;
Muhammed Esed : Ve böylece, büyük, sarsıcı (yeniden dirilme) olayı gelip çattığında,
Ömer Nasuhi Bilmen : Artık o vakit ki, pek büyük bir âfet zuhûra gelir.
Ömer Öngüt : Her şeyi altüst eden o en büyük felâket geldiği zaman.
Şaban Piriş : En büyük baskın geldiği zaman,
Suat Yıldırım : Fakat her şeyi bastıran o felaket geldiği zaman,
Süleyman Ateş : Herşeyi bastıran o büyük felâket geldiği zaman,
Tefhim-ul Kuran : Ancak o, 'her şeyi batırıp gömen büyük felâket (kıyamet)' geldiği zaman.
Ümit Şimşek : O büyük felâket gelip çattığında,
Yaşar Nuri Öztürk : O güç yetmez büyük felaket geldiğinde,
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.