FANDOM


وَمَايُدْرِيكَ لَعَلَّهُ يَزَّكَّى

Ve mâ yudrîke leallehu yezzekkâ.



1. ve : ve
2. mâ yudrî-ke : sen bilemezsin
3. lealle-hu : umulur ki böylece o
4. yezzekkâ : tezkiye olur, şirk ve günahlardan temizlenir



Muhammed Hamdi Yazır : Ne bilirsin o belki temizlenecek
Diyanet İşleri : (Ey Muhammed!) Ne bilirsin, belki de o arınacak,
Abdulbaki Gölpınarlı : Belki o, arınacaktır, ne bilirsin?
Adem Uğur : Belki o temizlenecek,
Ahmed Hulusi : Ne bilirsin, belki o arınacak!
Ahmet Tekin : Âmâ ile ilgili seni, önceden bilgilendiren mi oldu? Belki o pislikten, küfürden temizlenecek, vicdanını arındıracak.
Ahmet Varol : Ne bilirsin belki de o arınacaktır?
Ali Bulaç : Nerden biliyorsun; belki o, temizlenip arınacak?
Ali Fikri Yavuz : Onun halini sana hangi şey bildirdi? Belki o, (senden sormakla cehalet kirinden) temizlenecekti.
Bekir Sadak : Ne bilirsin, belki de o arinacak;
Celal Yıldırım : (3-4) Ne bilirsin, belki o temizlenecek veya öğüt alacaktı da o öğüt ona fayda verecekti ?
Diyanet İşleri (eski) : Ne bilirsin, belki de o arınacak;
Diyanet Vakfi : (1-4) (Peygamber), âmânın kendisine gelmesinden ötürü yüzünü ekşitti ve çevirdi. (Resûlüm! onun halini) sana kim bildirdi! Belki o temizlenecek, yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek.
Edip Yüksel : Ne bilirsin, belki de o arınacak;
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ne bilirsin, belki o temizlenecek.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ne bilirsin, belki o temizlenecek?
Fizilal-il Kuran : Ne bileceksin sen belki o arınacak?
Gültekin Onan : Nerden biliyorsun; belki o temizlenip arınacak.
Hasan Basri Çantay : (Onun haalini) sana hangi şey bildirdi? Belki o, (senden öğrenecekleriyle) temizlenecekdi.
Hayrat Neşriyat : (3-4) (Habîbim, yâ Muhammed!) Hâlbuki sana ne bildiriyor ki, belki o (günahlardan)temizlenecekti veya nasîhat alacak da bu nasîhat kendisine fayda verecekti!
İbni Kesir : Ne bilirsin belki de o, temizlenecekti.
Muhammed Esed : Nereden bilebilirsin (ey Muhammed,) belki de o arınacaktı,
Ömer Nasuhi Bilmen : Sana ne şey bildirdi, olabilir ki, o temizlenecektir?
Ömer Öngüt : Resulüm! Ne bilirsin, belki o (senden öğrendikleriyle) temizlenecekti.
Şaban Piriş : Ne bilirsin belki o, arınacaktır.
Suat Yıldırım : (3-4) Ne bilirsin, belki de alacağı öğütle arınacaktı. Yahut nasihati dinleyip ondan yararlanacaktı?
Süleyman Ateş : Ne bilirsin belki o arınacak?
Tefhim-ul Kuran : Nerden biliyorsun; belki o, temizlenip arınacak?
Ümit Şimşek : Nereden biliyorsun, belki arınacaktı.
Yaşar Nuri Öztürk : Nereden bilirsin, belki de o arınıp temizlenecek.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.