FANDOM



وَلَقَدْ رَآهُ بِالْأُفُقِ الْمُبِينِ

Ve lekad reâhu bil ufukıl mubîn(mubîni).



1. ve lekad : ve andolsun
2. reâ-hu : onu gördü
3. bi el ufuki : ufukta
4. el mubîni : apaçık



Muhmmed Hamdi Yazır : Onu apaçık bir ufukta görmüştür.
Diyanet İşleri : Andolsun o, Cebrâil’i apaçık ufukta gördü.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve andolsun, onu, apaydın tanyerinde gördü.
Adem Uğur : Andolsun ki, onu (Cebrail'i) apaçık ufukta görmüştür.
Ahmed Hulusi : Andolsun ki Onu apaçık ufuk olarak müşahede etti!
Ahmet Tekin : Andolsun o Cibril’i apaçık, ufukta gördü.
Ahmet Varol : Andolsun ki o, onu apaçık bir ufukta görmüştür.
Ali Bulaç : Andolsun o (peygamber), onu apaçık bir ufukta görmüştür.
Ali Fikri Yavuz : And olsun ki, Peygamber, o Cebrâil’i açık ufukta gördü.
Bekir Sadak : And olsun ki, o, Cebrail'i apacik ufukta gormustur.
Celal Yıldırım : And olsun ki. O, onu (Muhammed, Melek Cebrail'i) açık ufukta gördü.
Diyanet İşleri (eski) : And olsun ki, o, Cebrail'i apaçık ufukta görmüştür.
Diyanet Vakfi : Andolsun ki, onu (Cebrail'i) apaçık ufukta görmüştür.
Edip Yüksel : Onu apaçık bir ufukta görmüştür.
Elmalılı Hamdi Yazır : Vallahi gördü onu açık ufukta
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Vallahi onu (Cebrail) açık ufukta gördü.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Andolsun o, Cebrail'i açık ufukta gördü.
Fizilal-il Kuran : Şüphesiz (Muhammed) onu apaçık ufukta görmüştür.
Gültekin Onan : Andolsun o (peygamber), onu apaçık bir ufukta görmüştür.
Hasan Basri Çantay : Andolsun ki O (saahibiniz) onu apaçık ufukda görmüşdür.
Hayrat Neşriyat : And olsun ki, onu (Cebrâîl’i) apaçık, ufukta gördü.
İbni Kesir : Andolsun ki; onu, apaçık ufukta görmüştür.
Muhammed Esed : o gerçekten (meleği) gördü, berrak bir ufukta (gördü) onu;
Ömer Nasuhi Bilmen : (23-25) Andolsun ki, onu apaçık ufukta gördü. Ve o, (peygamber) gaybe ait hususta behil değildir. Ve o, tardedilen bir şeytanın sözü değildir.
Ömer Öngüt : Andolsun ki onu apaçık ufukta görmüştür.
Şaban Piriş : Onu (Cebrail’i) apaçık ufukta görmüştür.
Suat Yıldırım : O, vahyi getiren elçi Cebrail’i, apaçık ufukta görmüştü.
Süleyman Ateş : Andolsun (Muhammed) onu apaçık ufukta görmüştür.
Tefhim-ul Kuran : Andolsun o (peygamber), onu apaçık bir ufukta görmüştür.
Ümit Şimşek : And olsun, onu apaçık ufukta gördü.
Yaşar Nuri Öztürk : Yemin olsun ki, onu apaçık ufukta gördü.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.