FANDOM


Kuran-ı Kerim » 9 / Tevbe - 106
Sonraki Ayet : 107
Ayetin Tefsiri :

 

وَآخَرُونَ مُرْجَوْنَ لِأَمْرِ اللّهِ إِمَّا يُعَذِّبُهُمْ وَإِمَّا يَتُوبُ عَلَيْهِمْ وَاللّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

Ve âharûne murcevne li emrillâhi immâ yuazzibuhum ve immâ yetûbu aleyhim, vallâhu alîmun hakîm(hakîmun).

 

1. ve âharûne : ve diğerleri
2. murcevne : ertelenmiş, tehir edilmişler olanlar
3. li emri allâhi : Allah'ın emri için
4. immâ : yahut, ya da
5. yuazzibu-hum : onları azaplandıracak
6. ve immâ : veya, ya da
7. yetûbu : tövbeleri kabul edecek
8. aleyhim : onların üzerine
9. ve allâhu : ve Allah
10. alîmun : en iyi bilendir
11. hakîmun : hikmet sahibidir

İmam İskender Ali Mihr

: Ve diğerleri, Allah'ın emri için ertelenmiştir. Onları ya

azaplandırır ya da onların tövbesini kabul eder. Ve Allah; Alîm'dir (en

iyi bilen), Hakîm'dir (hüküm veren, hikmet sahibi).
Diyanet İşleri : (Sefere katılmayanlardan) diğer bir kısmı da, Allah’ın emrine

bırakılmışlardır. Bunlara ya azap eder ya da tövbelerini kabul eder.

Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Abdulbaki Gölpınarlı : Bir başka bölük de var ki işleri, Allah'ın emrine kalmış; dilerse

azaplandırır onları, dilerse tövbelerini kabûl eder ve Allah, her şeyi

bilir, hüküm ve hikmet sâhibidir.
Adem Uğur : (Sefere katılmayanlardan) diğer bir gurup da Allah'ın emrine

bırakılmışlardır. O, bunlara ya azap eder veya tevbelerini kabul eder.

Allah çok bilendir, hikmet sahibidir.
Ali Bulaç : Diğer bir kısmı, Allah'ın emri için ertelenmişlerdir. O, bunları, ya

azablandıracak veya tevbelerini kabul edecektir. Allah, bilendir, hüküm

ve hikmet sahibidir.
Ali Fikri Yavuz : O savaştan geri kalan diğer bir kısmı da, Allah’ın kaderi icabı

tevbe etmekte gecikmişlerdi. Eğer günahlarında ısrar edip tevbe etmezlerse, Allah onlara azab eder; yok tevbekâr olursa, tevbelerini

kabul eder. Allah, Alîm’dir, Hakîm’dir.
Bekir Sadak : Savastan geri kalanlarin bir kisminin isi de Allah'in buyruguna

kalmistir. Allah onlara ya azabeder, ya da tevbelerini kabul eder. O

bilendir, hakimdir.
Celal Yıldırım : (Tebük Seferi'ne katılmayanlardan) başka bir kısmı da Allah' in

vereceği hükme bırakılmışlardır; ya onlara azâb eder ya da tevbe nasîb edip pişmanlıklarını kabul eder. Allah her şeyi bilendir, her şeyi

hikmetle yürütendir.
Diyanet İşleri (eski) : Savaştan geri kalanların bir kısmının işi de Allah'ın buyruğuna

kalmıştır. Allah onlara ya azabeder, ya da tevbelerini kabul eder. O

bilendir, hakimdir.
Diyanet Vakfi : (Sefere katılmayanlardan) diğer bir gurup da Allah'ın emrine

bırakılmışlardır. O, bunlara ya azap eder veya tevbelerini kabul eder.

Allah çok bilendir, hikmet sahibidir.
Edip Yüksel : Bir başka grup da ALLAH'ın hükmünü bekliyor. Kendilerini ya cezalandırır veya tevbelerini kabul eder. ALLAH Bilendir, Bilgedir.
Elmalılı Hamdi Yazır : Diğer bir takımı da Allahın emrine geri bırakılmışlardır, ya

kendilerini tazib eder veya tevbelerini kabul buyurur, Allah alîmdir,

hakîmdir
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Diğer bir kısmı da Allah'ın iradesine bırakılmışlardır; ya onlara

azap eder veya tevbelerini kabul buyurur. Allah, herşeyi bilendir,

hikmet sahibidir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Savaşa katılmayanlardan diğer bir kısmının affı da Allah'ın emrini

beklemek için geri bırakılmıştır. Ya kendilerini cezalandırır ya da

tevbelerini kabul eder. Allah alîmdir, hakîmdir.
Fizilal-il Kuran : Savaşa katılmayanların bir başka bölümü daha var ki, onların işleri

doğrudan doğruya Allah'ın iradesine kalmıştır. O, onları ya azaba çarptırır ya da tevbelerini kabul eder. Allah her şeyi bilir ve her

yaptığı yerindedir.
Gültekin Onan : Diğer bir kısmı, Tanrı'nın buyruğu için ertelenmişlerdir. O, bunları

ya azablandıracak ya da tevbelerini kabul edecektir. Tanrı, bilendir,

hüküm ve hikmet sahibidir.
Hasan Basri Çantay : (Savaşa gitmeyenlerden) diğer bir takımı da Allahın emrine

(intizaren) gecikdirilmişlerdir. O, bunları ya azaba uğratacak, yahud tevbelerini kabul edecekdir. Allah (onların hallerini) çok iyi bilen,

(her şey'i) tam bir hikmetle yapandır.
İbni Kesir : Diğer bir kısmı da Allah'ın emrine bırakılmışlardır; ya onlara azab eder veya tevbelerini kabul eder. Allah; Alim'dir, Hakim'dir.
Muhammed Esed : Bir de, (durumlarının ne olacağı) Allah'ın yargı ve iradesine kalmış

olan başka bir kısım insanlar (var ki), bunları (Allah) ya azaplandıracak ya da yine acıması, esirgemesiyle yönelecektir onlara. Çünkü Allah doğru hüküm ve hikmetle yargılayan mutlak ve sınırsız bilgi

sahibidir.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve diğer birtakımı da Allah Teâlâ'nın emri için tehir edilmişlerdir.

Ya onları muazzep kılacak veya onların tevbelerini kabul buyuracaktır.

Ve Allah Teâlâ alîmdir, hakîmdir.
Şaban Piriş : Bir kısmı da Allah’ın emrine kalmıştır. Allah onlara ya azap eder; ya da tevbelerini kabul eder. O, alimdir, hakimdir.
Suat Yıldırım : Sefere katılmayan bazı kişilerin akıbetleri de Allah’ın emrine

kalmıştır:Allah ister onları cezalandırır, ister merhamet eder. Allah

alîmdir, hakîmdir (her şeyi bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).
Süleyman Ateş : Başka bir takımları da var ki Allâh'ın emrine bırakılmışlardır.

(Allâh) ya onlara azâbeder, ya da onları affeder. Allâh bilendir, hüküm

ve hikmet sâhibidir.
Tefhim-ul Kuran : Diğer bir kısmı da, Allah'ın emri için ertelenmişlerdir. O, bunları,

ya azablandıracak veya tevbelerini kabul edecektir. Allah, bilendir,

hüküm ve hikmet sahibidir.
Ümit Şimşek : Diğer bazılarının da işi Allah'ın emrine kalmıştır. Allah onları

ister cezalandırır, ister tevbelerini kabul eder. Zira Allah herşeyi

bilir, her işi hikmetle yapar.
Yaşar Nuri Öztürk : Bir kısmı da umutları Allah'ın emrine bağlı, beklemektedir. Allah onlara ya azap edecektir ya tövbe edecektir. Allah, Alîm'dir, Hakîm'dir.

 

Yenişehir..

Şablon:Sadeleştirilmiş ET


Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.