FANDOM


Kuran-ı Kerim » 9 / Tevbe - 111
Sonraki Ayet : 112
Ayetin Tefsiri :

إِنَّ اللّهَ اشْتَرَى مِنَ الْمُؤْمِنِينَ أَنفُسَهُمْ وَأَمْوَالَهُم بِأَنَّ لَهُمُ الجَنَّةَ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللّهِ فَيَقْتُلُونَ وَيُقْتَلُونَ وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا فِي التَّوْرَاةِ وَالإِنجِيلِ وَالْقُرْآنِ وَمَنْ أَوْفَى بِعَهْدِهِ مِنَ اللّهِ فَاسْتَبْشِرُواْ بِبَيْعِكُمُ الَّذِي بَايَعْتُم بِهِ وَذَلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ

İnnallâheşterâ minel mu’minîne enfusehum ve emvâlehum bi enne lehumul cenneh(cennete), yukâtilûne fî sebîlillâhi fe yaktulûne ve yuktelûne va’den aleyhi hakkan fît tevrâti vel incîli vel kur’ân(kur’âni), ve men evfâ bi ahdihî minallâhi, festebşirû bi bey’ıkumullezî bâya’tum bih (bihî), ve zâlike huvel fevzul azîm(azîmu).

 

1. inne allâhe işterâ : muhakkak ki Allah satın aldı
2. min el mu'minîne : mü'minlerden
3. enfuse-hum : onların nefslerini
4. ve emvâle-hum : ve onların mallarını
5. bi enne : ...den dolayı, ... karşılığı
6. lehum : onlara, onlar için
7. el cennete : cennet
8. yukâtilûne : savaşırlar
9. fî sebîli allâhi : Allah'ın yolunda, Allah yolunda
10. fe yaktulûne : böylece öldürürler
11. ve yuktelûne : ve öldürülürler
12. va'den : bir vaad
13. aleyhi : onun üzerine
14. hakkan : hak olan
15. fî et tevrâti : Tevrat'ta
16. ve el incîli : ve İncil
17. ve el kur'âni : ve Kur'ân
18. ve men : ve kimdir, kim vardır
19. evfâ bi ahdi-hî : ahdini daha iyi ifa eden, tutan
20. min allâhi : Allah'tan
21. fe istebşirû : artık sevinin
22. bi bey'ı-kum : sizin alışverişiniz ile
23. ellezî bâya'tum : ki o yaptığınız alışveriş
24. bi-hî : onunla
25. ve zâlike : ve işte
26. huve el fevzu el azîmu : bu büyük mükâfattır

İmam İskender Ali Mihr

: Allah muhakkak ki; Allah yolunda savaşan, böylece öldüren ve

öldürülen mü'minlerden onlara verilecek cennet karşılığında, canlarını ve mallarını satın almıştır. (Bu), Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'ân'da, O'nun (Allah'ın) üzerine hak olan vaaddir. Allah'tan daha çok ahdine vefa eden kimdir? O'nunla yaptığınız alışveriş ile sevinin! Ve işte o,

en büyük fevz (mükâfat)dir.
Diyanet İşleri : Şüphesiz Allah, mü’minlerden canlarını ve mallarını, kendilerine

vereceği cennet karşılığında satın almıştır. Artık, onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve ölürler. Allah, bunu Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da kesin olarak va’detmiştir. Kimdir sözünü Allah’tan daha iyi yerine getiren? O hâlde, yapmış olduğunuz bu alışverişten dolayı

sevinin. İşte asıl bu büyük başarıdır.
Abdulbaki Gölpınarlı : Şüphe yok ki Allah, kendilerine cenneti vermek üzere inananların

canlarını, mallarını satın almıştır âdeta; onlar öldürürler, öldürülürler, her iki sûrette de vaadi gerçektir ve Tevrat'ta da sâbittir, İncil'de de, Kur'ân'da da ve ahdine Allah'tan daha ziyâde vefâ eden kimdir ki? Artık şu giriştiğiniz alışverişten dolayı sevinin ve

budur işte en büyük kurtuluş ve saâdet.
Adem Uğur : Allah müminlerden, mallarını ve canlarını, kendilerine (verilecek)

cennet karşılığında satın almıştır. Çünkü onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler, ölürler. (Bu), Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da Allah üzerine hak bir vaaddir. Allah'tan daha çok sözünü yerine getiren kim vardır! O halde O'nunla yapmış olduğunuz bu alış verişinizden dolayı

sevinin. İşte bu, (gerçekten) büyük kazançtır.
Ali Bulaç : Hiç şüphesiz Allah, mü'minlerden -karşılığında onlara mutlaka

cenneti vermek üzere- canlarını ve mallarını satın almıştır. Onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler; (bu,) Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da O'nun üzerine gerçek olan bir vaaddir. Allah'tan daha çok ahdine vefa gösterecek olan kimdir? Şu halde yaptığınız bu alışverişten dolayı sevinip müjdeleşiniz. İşte 'büyük kurtuluş ve

mutluluk' budur.
Ali Fikri Yavuz : Allah yolunda savaşıp düşmanları öldüren ve öldürülen müminlerin

canlarını ve mallarını, Allah, cennet kendilerinin olmak karşılığında satın almıştır. onlara vaad olunan cennet hakdır ki, Tevrat’da, İncîl’de ve Kur’an’da sabittir. Allah’dan ziyade ahdine vefa eden kimdir? O halde, yaptığınız bu hayırlı alış-verişten dolayı sevinin. İşte bu, çok

büyük saadettir.
Bekir Sadak : Allah suphesiz, Allah yolunda savasip, olduren ve oldurulen

muminlerin canlarini ve mallarini Tevrat, Incil ve Kuran'da soz verilmis bir hak olarak cennete karsilik satin almistir. Verdigi sozu Allah'tan daha cok tutan kim vardir? Oyleyse, yaptiginiz alisverise sevinin; bu

buyuk basaridir.
Celal Yıldırım : Şüphesiz ki Allah, Tevrat'da incil'de ve Kur'ân'da va'dettiği bir

hak olarak, karşılığında kendilerine Cennet verilmek üzere mü'minlerden canlarını ve mallarını satın almıştı*. Onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler. Allah'tan daha fazla va'dini yerine getiren kim ? O halde yaptığınız alım-satımdan dolayı müjdelenip sevinin. İşte

bu, selâmete giden büyük bir kurtuluştur.
Diyanet İşleri (eski) : Allah şüphesiz, Allah yolunda savaşıp, öldüren ve öldürülen

müminlerin canlarını ve mallarını Tevrat, İncil ve Kuran'da söz verilmiş bir hak olarak cennete karşılık satın almıştır. Verdiği sözü Allah'tan daha çok tutan kim vardır? Öyleyse, yaptığınız alışverişe sevinin; bu

büyük başarıdır.
Diyanet Vakfi : Allah müminlerden, mallarını ve canlarını, kendilerine (verilecek)

cennet karşılığında satın almıştır. Çünkü onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler, ölürler. (Bu), Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da Allah üzerine hak bir vaaddir. Allah'tan daha çok sözünü yerine getiren kim vardır! O halde O'nunla yapmış olduğunuz bu alışverişinizden dolayı

sevinin. İşte bu, (gerçekten) büyük kazançtır.
Edip Yüksel : ALLAH inananların canlarını ve mallarını cennet karşılığında satın

almıştır. ALLAH yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler. Bu, O'nun Tevrat'ta, İncil'de ve Kuran'da verdiği bir sözdür. Verdiği sözü, ALLAH'tan daha iyi kim yerine getirebilir? Öyleyse bu alışverişinizden

dolayı sevinin. En büyük başarı budur.
Elmalılı Hamdi Yazır : Allah mü'minlerden canlarını ve mallarını; Cennet muhakkak

kendilerinin olmak bahasına satın aldı, Allah yolunda çarpışacaklar da öldürecekler ve öldürülecekler, Tevratta da, İncilde de Kur'anda da hakka taahhüd buyurduğu bir va'd, Allahdan ziyade ahdine vefa edecek kim? O halde akdettiğiniz şu bîatten dolayı size müjdeler olsun, ve

işte, o fevzi azîm bu
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Allah mü'minlerden canlarını ve mallarını, cennet kesinlikle

kendilerinin olması pahasına satınaldı. Allah yolunda çarpışacaklar da öldürecekler ve öldürülecekler. Bu Tevrat'ta da, İncil'de de, Kur'an'da da Allah'ın söz verdiği bir vaaddir. Allah'tan ziyade ahdine riayet edecek kim vardır? O halde yaptığınız bu alışverişten dolayı size

müjdeler olsun! Ve işte o büyük kurtuluş budur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Allah, müminlerden, canlarını ve mallarını, kendilerine cennet

vermek üzere satın almıştır: Allah yolunda çarpışacaklar da öldürecekler ve öldürülecekler. Bu, Tevrat'ta da, İncil'de de Kur'ân'da da Allah'ın kendi üzerine yüklendiği bir ahittir. Allah'dan ziyade ahdine riayet edecek kim vardır? O halde yaptığınız alışveriş ahdinden dolayı size

müjdeler olsun! Ve işte o büyük kurtuluş budur.
Fizilal-il Kuran : Allah mü'minlerin mallarını ve canlarını karşılığında kendilerine

cenneti vermek üzere satın aldı. Onlar Allah yolunda savaşırlar, bu yolda kimi zaman öldürürler ve kimi zaman da öldürülürler. Bu Allah'ın üzerine borç aldığı ve hem Tevrat'ta, hem İncil'de, hem de Kur'an'da yer verdiği bir sözdür. Allah'dan daha çok sözünde duran kim olabilir ki? O halde yaptığınız bu alışverişe sevininiz. İşte büyük kurtuluş, büyük

başarı budur.
Gültekin Onan : Hiç şüphesiz Tanrı, inançlılardan, karşılığında onlara mutlaka

cenneti vermek üzere canlarını ve mallarını satın almıştır. Onlar Tanrı yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler; (bu) Tevrat'ta, İncil'de ve Kuran'da O'nun üzerine gerçek olan bir vaaddir. Tanrı'dan daha çok ahdine vefa gösterecek olan kimdir? Şu halde yaptığınız bu alışverişten

dolayı sevinip müjdeleşiniz. İşte 'büyük kurtuluş ve mutluluk' budur.
Hasan Basri Çantay : Şübhesiz ki Allah hak yolunda (muhaarebe ederek düşmanları)

öldürmekde, kendileri de öldürülmekte olan mü'minlerin canlarını ve mallarını — kendilerine cennet (vermek) mukaabilinde — satın almışdık (Onun) Tevratda, Incîlde ve Kur'anda (zikr olunan bu va'di) kendi üzerinde hak (ve kat'î) bir va'ddir. Allah kadar ahdine vefa eden kimdir? O halde (ey mü'minler) yapmış olduğunuz bu alış verişden dolayı

sevinin. Bu, en büyük seâdetdir.
İbni Kesir : Muhakkak ki Allah, mü'minlerin mallarını ve canlarını, karşılığı

cennet olmak üzere satın almıştır. Onlar, Allah yolunda savaşırlar; öldürürler ve öldürülürler. Tevrat'da, İncil'de ve Kur'an'da kendi üzerine hak bir vaaddir. Kim Allah'tan daha çok ahdini yerine getirebilir? Öyleyse yaptığınız alış-verişe sevinin. En büyük kurtuluş

işte budur.
Muhammed Esed : Bilesiniz ki, Allah yolunda savaşan, öldüren ve öldürülen

müminlerden Allah canlarını mallarını satın almıştır; hem de karşılığında onlara cenneti vaad ederek: Bu O'nun, yerine getirilmesini Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da bizzat güvence altına aldığı gerçek bir vaattir. Kimdir verdiği sözü Allah'tan iyi tutan? Sevinin öyleyse, O'nunla böyle bir alış veriş yaptığınız için; çünkü budur en büyük

bahtiyarlık!
Ömer Nasuhi Bilmen : Şüphe yok ki, Allah Teâlâ mü'minlerden nefislerini ve mallarını,

cennet muhakkak onların olması mukabilinde satın almıştır. Allah Teâlâ yolunda mücâhedede bulunacaklar da öldürecekler ve öldürüleceklerdir. Onların öyle cennete konulmaları, Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da mezkûr, hak olan bir vaad-i ilâhîdir. Ve ahdini Allah Teâlâ'dan ziyâde ifâ edebilen kim vardır? Artık yapmış olduğunuz o alışverişten dolayı

size müjdeler olsun ve işte bu, en büyük bir saadettir.
Şaban Piriş : Allah, müminlerden canlarını ve mallarını cennet karşılığında satın

almıştır. (onlar) Allah yolunda savaşarak öldürürler ve öldürülürler. Bu, Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da verilen gerçek bir vaaddir. Verdiği sözü Allah’tan daha çok tutan kim vardır? Öyleyse O’nunla yaptığınız

alışverişe sevinin. Bu en büyük başarıdır.
Suat Yıldırım : Allah, karşılık olarak cenneti verip müminlerden canlarını ve

mallarını satın almıştır. Onlar Allah yolunda mücadele ederler, öldürürler ve öldürülürler. Bu Allah’ın Tevrat’ta da, İncîl’de de, Kur’ân’da da üstlendiği gerçek bir vaaddir. Verdiği sözde Allah’tan daha sadık kim olabilir?O halde yaptığınız bu alışverişten dolayı sevinin ey müminler! Müjdeler olsun size, işte en büyük mutluluk, işte en büyük

başarı!
Süleyman Ateş : Allâh, mü'minlerden canlarını ve mallarını cennet kendilerinin olmak

üzere satın almıştır. Allâh yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler. Bu, Allâh'ın, Tevrât'ta, İncil'de ve Kur'ân'da üstlendiği gerçek bir sözdür! Kim Allah'tan daha çok sözünde durabilir? O halde O'nunla yaptığınız bu alışverişinizden ötürü sevinin. Gerçekten bu,

büyük başarıdır.
Tefhim-ul Kuran : Hiç şüphesiz Allah, mü'minlerden -karşılığında onlara mutlaka

cenneti vermek üzere- canlarını ve mallarını satın almıştır. Onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler; (bu,) Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da O'nun üzerine gerçek olan bir vaaddir. Allah'tan daha çok ahdine vefa gösterecek olan kimdir? Şu halde yaptığınız bu alışverişten dolayı sevinip müjdeleşiniz. İşte 'büyük kurtuluş ve

mutluluk' budur.
Ümit Şimşek : Allah, mü'minlerden, canlarını ve mallarını, karşılığında onlara

Cenneti vermek üzere satın almıştır. Onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürür ve öldürülürler. Bu Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'ân'da Allah'ın hak olarak verdiği bir sözdür. Sözüne Allah'tan daha vefalı kim var? Onunla yapmış olduğunuz bu alışveriş size kutlu olsun. Asıl büyük

bahtiyarlık işte budur.
Yaşar Nuri Öztürk : Allah, müminlerin canlarını ve mallarını, karşılığında kendilerine

cennet vermek üzere satın almıştır. Allah yolunda çarpışırlar da öldürürler, öldürülürler. Allah'ın; Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da kendi üzerine hak olarak yazdığı bir vaattır bu. Ahdine, Allah'tan daha vefalı kim var? Perçinlediğiniz bu antlaşmanızdan ötürü müjdeler olsun

size. İşte budur o büyük başarının ta kendisi.
Yenişehir..

Şablon:Sadeleştirilmiş ET


Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.