FANDOM


Kuran-ı Kerim » 9 / Tevbe - 113
Sonraki Ayet : 114
Ayetin Tefsiri :

مَا كَانَ لِلنَّبِيِّ وَالَّذِينَ آمَنُواْ أَن يَسْتَغْفِرُواْ لِلْمُشْرِكِينَ وَلَوْ كَانُواْ أُوْلِي قُرْبَى مِن بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمْ أَنَّهُمْ أَصْحَابُ الْجَحِيمِ

Mâ kâne lin nebiyyi vellezîne âmenû en yestagfirû lil muşrikîne ve lev kânû ulî kurbâ min ba’di mâ tebeyyene lehum ennehum ashâbul cahîm(cahîmi).

 

1. mâ kâne : olmadı, olmaz, olamaz
2. li en nebiyyi : peygamberler için
3. ve ellezîne âmenû : ve âmenû olanlar (ölmeden önce Allah'a ulaşmayı dileyen kimseler)
4. en yestagfirû : mağfiret dilemesi
5. li el muşrikîne : müşrikler için
6. ve lev kânû : olsalar bile
7. ulî kurbâ : akraba, yakınlar
8. min ba'di : ...den sonra
9. mâ tebeyyene : belli olan, açığa çıkan şey, durum
10. lehum : onlar için
11. enne-hum : muhakkak onlar, çünkü onlar, onların, ... olduğu
12. ashâbu el cahîmi : cehennem ehli, cehennemin ehli, halkı

İmam İskender Ali Mihr

: Bir nebînin ve âmenû olan kimselerin, müşrikler için, cehennem ehli

oldukları onlara açıkça belli olduktan sonra yakınları bile olsa

mağfiret dilemeleri olmaz (uygun değildir).
Diyanet İşleri : Cehennem ehli oldukları açıkça kendilerine belli olduktan sonra,

-yakınları da olsalar- Allah’a ortak koşanlar için af dilemek ne

Peygambere yaraşır, ne de mü’minlere.
Abdulbaki Gölpınarlı : Şüphesiz olarak cehennem ehli oldukları kendilerince bilindikten

sonra akrabâ bile olsalar Peygamberin ve inananların, müşriklerin

yarlıganmalarına duâ etmeleri yakışmaz.
Adem Uğur : (Kâfir olarak ölüp) cehennem ehli oldukları onlara açıkça belli

olduktan sonra, akraba dahi olsalar, (Allah'a) ortak koşanlar için af

dilemek ne peygambere yaraşır ne de inananlara.
Ali Bulaç : Kendilerine onların gerçekten çılgın ateşin arkadaşları oldukları

açıklandıktan sonra -yakınları dahi olsa- müşrikler için bağışlanma

dilemeleri peygambere ve iman edenlere yaraşmaz.
Ali Fikri Yavuz : Müşriklerin cehennemlik oldukları (küfür üzere öldükleri) müminlere

belli olduktan sonra-bunlar akraba bile olsalar- artık onlar için, ne

Peygamberin, ne de mümin olanların mağfiret dilemeleri yoktur.
Bekir Sadak : Cehennemlik olduklari anlasildiktan sonra, akraba bile olsalar, puta tapanlar icin magfiret dilemek Peygamber'e ve muminlere yarasmaz.
Celal Yıldırım : Müşriklerin Cehennemlik oldukları besbelli anlaşıldıktan sonra,

hısım da olsalar, Peygamberin ve imân edenlerin onlar için istiğfar

etmeleri uygun olmaz.
Diyanet İşleri (eski) : Cehennemlik oldukları anlaşıldıktan sonra, akraba bile olsalar, puta tapanlar için mağfiret dilemek Peygamber'e ve müminlere yaraşmaz.
Diyanet Vakfi : (Kâfir olarak ölüp) cehennem ehli oldukları onlara açıkça belli

olduktan sonra, akraba dahi olsalar, (Allah'a) ortak koşanlar için af

dilemek ne peygambere yaraşır ne de inananlara.
Edip Yüksel : Akraba bile olsalar, ne peygamber, ne de inananlar, cehennem halkı

oldukları kendilerine belli olduktan sonra ortak koşanlar için

bağışlanma dileyemez.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ne Peygambere ne iyman edenlere, akrıba bile olsalar Cehennemlik

oldukları onlara tebeyyün ettikten sonra müşrikler için istiğfar etmek

yoktur
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ne peygambere, ne iman edenlere, akraba bile olsalar, cehennemlik oldukları iyice belli olduktan sonra müşrikler için af dilemek olmaz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ne peygambere, ne iman edenlere akraba bile olsalar cehennemlik oldukları iyice belli olduktan sonra müşriklere istiğfar etmek yoktur.
Fizilal-il Kuran : Akraba bile olsalar, cehennemlik oldukları belli olduktan sonra puta

tapanlar için Allah'dan af dilemek, ne peygambere ve ne de mü'minlere

yakışmaz.
Gültekin Onan : Kendilerine onların gerçekten çılgın ateşin arkadaşları oldukları

açıklandıktan sonra -yakınları dahi olsa- müşrikler için bağışlanma

dilemeleri peygambere ve inananlara yaraşmaz.
Hasan Basri Çantay : Müşriklerin, o çılgın ateşin yârânı (cehennemlik) oldukları muhakkak

meydana çıkdıkdan sonra, artık onların lehine, velev hısım olsunlar, ne peygamberin, ne de mü'min olanların istiğfaar etmeleri doğru değildir.

İbni Kesir : Cehennem ashabı oldukları muhakkak meydana çıktıktan sonra, akraba

bile olsalar, müşrikler için mağfiret dilemek peygambere ve mü'minlere

yaraşmaz.
Muhammed Esed : (Günah içinde ölen) kimselerin cehennemlik olduğu kendilerine

açıklandıktan sonra, yakın akraba olsalar bile, Allah'tan başkasına tanrılık yakıştıran kimselerin bağışlanmasını dilemek artık ne

Peygamber'e yaraşır, ne de imana erişenlere.
Ömer Nasuhi Bilmen : Peygamber için ve imân edenler için muvafık değildir ki, müşrikler

hakkında mağfiret talebinde bulunsunlar, velev ki, karabet sahipleri olsunlar. Onların cehennem ashâbı oldukları kendilerine tebeyyün

ettikten sonra.
Şaban Piriş : Cehennemlik oldukları anlaşıldıktan sonra, akraba bile olsalar müşrikler için bağışlanma dilemek Peygambere ve iman edenlere yaraşmaz.
Suat Yıldırım : Kâfir olarak ölüp cehennemlik oldukları kendilerine belli olduktan

sonra,akraba bile olsalar, müşriklerin affedilmelerini istemek, ne

Peygamberin, ne de müminlerin yapacağı bir iş değildir.
Süleyman Ateş : Akrabâ bile olsalar, cehennem halkı oldukları belli olduktan sonra

(Allah'a) ortak koşanlar için mağfiret dilemek; ne peygamberin, ne de

inananların yapacağı bir iş değildir.
Tefhim-ul Kuran : Kendilerine onların gerçekten çılgın ateşin arkadaşları oldukları

açıklandıktan sonra -yakınları dahi olsa- müşrikler için bağışlanma

dilemeleri peygambere ve iman edenlere yaraşmaz.
Ümit Şimşek : Cehennemlik oldukları açığa çıktıktan sonra, akraba bile olsalar,

müşrikler için Allah'tan af dilemek ne Peygambere, ne de mü'minlere

yakışmaz.
Yaşar Nuri Öztürk : Akraba bile olsalar, cehennem halkı oldukları açıkça belli olduktan

sonra müşrikler için af dilemek ne peygambere yakışır ne de iman

edenlere.
Yenişehir..

Şablon:Sadeleştirilmiş ET


Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.