FANDOM


Kuran-ı Kerim » 9 / Tevbe - 117
Sonraki Ayet : 118
Ayetin Tefsiri :

لَقَد تَّابَ الله عَلَى النَّبِيِّ وَالْمُهَاجِرِينَ وَالأَنصَارِ الَّذِينَ اتَّبَعُوهُ فِي سَاعَةِ الْعُسْرَةِ مِن بَعْدِ مَا كَادَ يَزِيغُ قُلُوبُ فَرِيقٍ مِّنْهُمْ ثُمَّ تَابَ عَلَيْهِمْ إِنَّهُ بِهِمْ رَؤُوفٌ رَّحِيمٌ

Lekad tâballâhu alen nebiyyi vel muhâcirîne vel ensârillezînet tebeûhu fî sâatil usreti min ba’di mâ kâde yezîgu kulûbu ferîkın minhum summe tâbe aleyhim, innehu bihim raûfun rahîm(rahîmun).

 

1. lekad : andolsun ki
2. tâbe ilâ allâhi : Allah'a tövbe etmek, günahtan dönmek
3. tâbe allâhu aleyhi : Allah'ın tövbeleri kabul etmesi
4. tâbe allâhu alâ : Allah tövbeyi nasip etti
5. en nebiyyi : peygamber
6. ve el muhâcirîne : ve muhacirler
7. ve el ensâri ellezîne ettebeû-hu : ve ona tâbî olan ensar
8. fî sâati : o zamanda, o vakitte, o saatte
9. el usreti : zorluk, darlık, şiddet, yokluk
10. min ba'di : ...den sonra
11. mâ kâde : az kalsın oluyordu, olmak üzere iken
12. yezîgu : kayıyor, meylediyor
13. kulûbu : kalpler
14. ferîkın : bir grup
15. min-hum : onlardan
16. summe : sonra
17. tâbe aleyhim : onların tövbesini kabul etti
18. inne-hu : muhakkak o, çünkü o
19. bi-him : onlara
20. raûfun : çok merhametli, çok şefkatli
21. rahîmun : rahîm olandır (rahmet nuru gönderen)

İmam İskender Ali Mihr

: Andolsun ki; Allah, nebîye ve muhacirlere (hicret edenlere, göç

edenlere) tövbeyi nasip etti. O zor zamanda kalpleri meyletmek (îmândan dönmek) üzere iken; ona tâbî olan ensara ve onlardan bir gruba tövbe etmeyi nasip etti. Sonra da onların tövbelerini kabul etti. Çünkü O (Allah); onlara Rauf'tur (çok şefkatli), Rahîm'dir (rahmet nuru

gönderen).
Diyanet İşleri : Andolsun Allah; Peygamber ile içlerinden bir kısmının kalpleri

eğrilmeğe yüz tuttuktan sonra, sıkıntılı bir zamanda ona uyan muhacirlerle ensarın tövbelerini kabul etmiştir. Evet, onların tövbelerini kabul etmiştir. Şüphesiz O, onlara çok şefkatli ve çok

merhametlidir.
Abdulbaki Gölpınarlı : Allah, Peygamberi ve içlerinden bir bölüğünün gönlü nerdeyse imandan

dönecekken güçlük ânında Peygambere uyan muhâcirlerle ensârı tövbeye muvaffak etti ve onların tövbelerini kabûl eyledi. Şüphe yok ki o,

onları fazlasıyle esirger, rahîmdir.
Adem Uğur : Andolsun ki Allah, müslümanlardan bir gurubun kalpleri eğrilmeye yüz

tuttuktan sonra, Peygamberi ve güçlük zamanında ona uyan muhacirlerle ensarı affetti. Sonra da onların tevbelerini kabul etti. Çünkü O, onlara

karşı çok şefkatli, pek merhametlidir.
Ali Bulaç : Andolsun Allah, Peygamberin, Muhacirlerin ve Ensarın üzerine tevbe

ihsan etti. Ki onlar -içlerinde bir bölümünün kalbi nerdeyse kaymak üzereyken- ona güçlük saatinde tabi oldular. Sonra onların tevbelerini

kabul etti. Çünkü O, onlara (karşı) çok şefkatlidir, çok esirgeyicidir.
Ali Fikri Yavuz : And olsun ki, Allah, Peygambere ve o güçlük saatinde (Tebuk

savaşında çekilen sıkıntı ve mahrumiyet günlerinde) ona uyan Muhacir’lerle Ensar’a lütfetti; öyle ki, içlerinden bir kısmının kalbleri az daha eğilecek gibi olmuş iken, sonra onların tevbelerini

kabul buyurdu. Çünkü, O, çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.
Bekir Sadak : And olsun ki, Allah, sikintili bir zamanda bir kisminin kalbleri

kaymak uzere iken Peygamber'e uyan Muhacirlerle Ensarin ve Peygamberin tevbelerini kabul etti. Tevbelerini, onlara karsi sefkatli ve merhametli

oldugu icin kabul etmistir.
Celal Yıldırım : And olsun ki, mü'minlerden bir kısmının kalbleri kaymak üzere iken

Allah, Peygamberini (münafıklara izin verdiğinden dolayı affettiği gibi) sıkıntılı anda ona uyan Muhacirler'le Ansâr'ı tevbeye muvaffak kıldıktan sonra tevbelerini kabul buyurdu. Şüphesiz ki O, onlara karşı çok

şefkatli, çok merhametlidir.
Diyanet İşleri (eski) : And olsun ki, Allah, sıkıntılı bir zamanda bir kısmının kalbleri

kaymak üzere iken Peygamber'e uyan Muhacirlerle Ensarın ve Peygamberin tevbelerini kabul etti. Tevbelerini, onlara karşı şefkatli ve merhametli

olduğu için kabul etmiştir.
Diyanet Vakfi : Andolsun ki Allah, müslümanlardan bir gurubun kalpleri eğrilmeye yüz

tuttuktan sonra, Peygamberi ve güçlük zamanında ona uyan muhacirlerle ensarı affetti. Sonra da onların tevbelerini kabul etti. Çünkü O, onlara

karşı çok şefkatli, pek merhametlidir.
Edip Yüksel : ALLAH, peygamberin, göç edenlerin ve yardım edenlerin tevbesini

kabul etmiştir. Onlar, içlerinden bir bölümünün neredeyse kalplerinin kaydığı güç anda onu izlemişlerdi. Sonra onların yönelişini (tevbesini)

kabul etti. O, onlara karşı çok Şefkatlidir, Rahimdir.
Elmalılı Hamdi Yazır : Şanına kasem olsun ki Allah yine lûtfetti Peygambere ve o güçlük

saatinde ona ittiba' eyleyen Muhacirîn ve Ensara ki içlerinden bir kısmının kalbleri az daha eğilecek gibi olmuş iken sonra kendilerine tevbelerinin kabulile iltifat buyurdu, hakıkat o, onlara rauftur,

rahîmdir
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Andolsun ki, Allah yine peygambere ve o güçlük anında ona uyan

muhacirlerle Ensara; içlerinden bir kısmının kalpleri az kalsın eğilecek gibi olmuşken sonra kendilerine tevbelerinin kabulüyle iltifat buyurdu.

Gerçekten O, onlara karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Andolsun ki, Allah, yine peygambere ve en zor gününde ona uyan

Muhacirler'le Ensar'a, içlerinden bir kısmının kalbleri az kalsın kayacak gibi olmuşken, tevbe nasip etti de lutfedip tevbelerini kabul

buyurdu. Çünkü O, gerçekten çok şefkatli, çok bağışlayıcıdır.
Fizilal-il Kuran : Allah, Peygamber'in ve o zor anda onun peşinden giden muhacirler ile

Ensar'ın tevbelerini kabul etti. O sırada onlardan bir grubun kalpleri kaymanın eşiğine gelmişti. Arkasından O, onların tevbelerini kabul etti.

Çünkü O, onlara karşı son derece şefkatli ve merhametlidir.
Gültekin Onan : Andolsun Tanrı, Peygamberin, muhacirlerin ve ensarın üzerine tevbe

ihsan etti. Ki onlar -içlerinde bir bölümünün kalbi nerdeyse kaymak üzereyken- ona güçlük saatinde tabi oldular. Sonra onların tevbelerini

kabul etti. Çünkü O, onlara (karşı) çok şefkatlidir, çok esirgeyicidir.
Hasan Basri Çantay : Andolsun ki Allah, peygamberini (muhaarebeden geri kalanlara izin

verildiğinden dolayı afvetdiği gibi) içlerinden bir takımının gönülleri hemen hemen eğrilmek üzere iken güdük zamanında ona (o peygambere) tâ'bi' olan Muhacirlerle ensaarı da tevbeye muvaffak buyurdu ve sonra onların (bu) tevbelerini kabul eyledi. Çünkü O çok esirgeyici, çok

bağışlayıcıdır.
İbni Kesir : Andolsun ki Allah, Peygamberin ve güçlük anında ona uyan muhacir ve

ensarın tevbelerini kabul etti. İçlerinden bır kısmının kalbleri kaymak üzere iken yine de onların tevbesini kabul buyurdu. Çünkü O, kendilerine

Rauf ve Rahim'dir.
Muhammed Esed : Gerçek şu ki, Allah acıması, esirgemesiyle Peygamber'e ve sıkıntılı

bir zamanda -hem de içlerinden bir kısmının kalpleri neredeyse kaymak üzereyken- ona bağlı kalıp zulmün ve kötülüğün egemen olduğu diyardan göç edenlere ve Din'e sahip çıkıp ona kol kanat gerenlere teveccüh etti. Sonra, bir kere daha: acıması, esirgemesiyle (Allah) onlara teveccüh

etti. Çünkü O, gerçekten onlara karşı çok merhametli ve çok şefkatlidir.
Ömer Nasuhi Bilmen : Kasem olsun ki Allah Teâlâ, Peygambere ve o güçlük saatinde O'na

tâbi olan muhacirler ile ensâra tevbe nasib etti. Onlardan bir zümrenin kalpleri az kalsın ezilecek bir hale geldikten sonra tevbelerini kabul buyurdu. Şüphe yok ki, onların hakkında O, çok esirgeyicidir, çok

merhametlidir.
Şaban Piriş : Allah, Peygamberin, muhacirin, ensarın; sıkıntılı bir zamanda bir

kısmının kalpleri kaymak üzere iken Peygambere uyan kimselerin tevbelerini kabul etti. Tevbelerini, onlara karşı şefkatli ve merhametli

olduğu için kabul etmiştir.
Suat Yıldırım : Allah, Peygamberini savaşa katılmayanlara izin verdiğinden ötürü

affettiği gibi, içlerinden bir kısmının kalpleri kaymaya yüz tutmuşken, o güçlük anında, Peygambere tâbi olan Muhacirlerle Ensarı da tövbeye muvaffak buyurdu ve sonra onların bu tövbelerini kabul etti.Çünkü O,

onlara karşı raûfdur, rahîmdir (pek şefkatli ve pek merhametlidir).
Süleyman Ateş : Andolsun Allâh, Peygamberi ve o güçlük sâ'atinde ona uyan

Muhâcirleri ve Ensârı affetti. O zaman içlerinden bir kısmının kalbleri kaymağa yüz tutmuş iken yine de onların tevbesini kabul buyurdu. Çünkü

O, onlara karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.
Tefhim-ul Kuran : Andolsun Allah, peygamberin, Muhacirlerin ve Ensarın üzerine tevbe

ihsan etti. Ki onlar -içlerinde bir bölümünün kalbi nerdeyse kaymak üzereyken - ona güçlük saatinde tabi oldular. Sonra onların tevbelerini

kabul etti. Çünkü O, onlara (karşı) çok şefkatlidir, çok esirgeyicidir.
Ümit Şimşek : Peygamberin ve güçlük ânında ona uyan Muhacir ve Ensarın tevbelerini

Allah kabul etti. O güçlük ânında onlardan bir kısmının kalpleri yılgınlığa düşmek üzereydi; fakat Allah onlara tevbe nasip etti.

Şüphesiz ki Allah onlara karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.
Yaşar Nuri Öztürk : Yemin olsun ki, Allah, içlerinden bir grubun kalpleri kaymaya yüz

tuttuktan sonra, peygambere ve o güçlük saatinde ona uymuş olan Muhacirlerle Ensar'a tövbe nasip etmiş, sonra da onların tövbelerini

kabul buyurmuştur. Çünkü onlara karşı Raûf ve Rahîm'dir.
Yenişehir..

Şablon:Sadeleştirilmiş ET


Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.