FANDOM


Kuran-ı Kerim » 9 / Tevbe - 122
Sonraki Ayet : 123
Ayetin Tefsiri :

وَمَا كَانَ الْمُؤْمِنُونَ لِيَنفِرُواْ كَآفَّةً فَلَوْلاَ نَفَرَ مِن كُلِّ فِرْقَةٍ مِّنْهُمْ طَآئِفَةٌ لِّيَتَفَقَّهُواْ فِي الدِّينِ وَلِيُنذِرُواْ قَوْمَهُمْ إِذَا رَجَعُواْ إِلَيْهِمْ لَعَلَّهُمْ يَحْذَرُونَ

Ve mâ kânel mu’minûne li yenfirû kâffeh(kâffeten), fe lev lâ nefere min kulli firkatin minhum tâifetun li yetefekkahû fîd dîni ve li yunzirû kavmehum izâ receû ileyhim leallehum yahzerûn(yahzerûne).

 

1. ve mâ kâne : ve olmaz, gerekmez
2. el mu'minûne : mü'minler
3. li yenfirû : cihada çıkmaları
4. kâffeten : bütün, hepsi
5. fe : böylece
6. lev : eğer
7. lâ nefere : sefere çıkmaz
8. min kulli : hepsinden, herbirinden, bütün
9. firkatin : fırka, topluluk
10. min-hum : onlardan
11. tâifetun : bir grup
12. li yetefekkahû : çok iyi fıkıh etsinler
13. fî ed dîni : dîn içinde, dîn hakkında, dini
14. ve li yunzirû : ve uyarmaları, inzar etmeleri için
15. kavme-hum : kavimlerini
16. izâ receû : geri döndükleri zaman
17. ileyhim : onlara
18. lealle-hum : böylece onlar
19. yahzerûne : çekinirler, hazer ederler

İmam İskender Ali Mihr

: Mü'minlerin hepsinin birden sefere çıkması gerekmez (uygun olmaz).

Böylece, her fırkadan bir grup sefere çıkmayıp, kendi kavimlerini, onlara geri döndükleri zaman, onları inzar etmeleri (uyarmaları) için, dîni çok iyi fıkıh etsinler! Böylece onlar hazer ederler (Allah'tan

çekinirler).
Diyanet İşleri : (Ne var ki) mü’minlerin hepsi toptan seferber olacak değillerdir.

Öyleyse onların her kesiminden bir grup da, din konusunda köklü ve derin bilgi sahibi olmak ve döndükleri zaman kavimlerini uyarmak için geri

kalsa ya! Umulur ki sakınırlar.
Abdulbaki Gölpınarlı : İnananların hepsinin savaşa gitmesi lâzım değil; bir kısmı savaşa

gitmeli, bir topluluk da çekinmelerini sağlamak için kavimleri savaştan dönüp gelerek onlarla buluşunca onları korkutmak için dîni hükümleri

iyice öğrenmeye çalışmalıdır.
Adem Uğur : Müminlerin hepsinin toptan sefere çıkmaları doğru değildir. Onların

her kesiminde bir gurup dinde (dinî ilimlerde) geniş bilgi elde etmek ve kavimleri (savaştan) döndüklerinde onları ikaz etmek için geride

kalmalıdır. Umulur ki sakınırlar.
Ali Bulaç : Mü'minlerin tümünün öne fırlayıp çıkmaları gerekmez. Öyleyse

onlardan her bir topluluktan bir grup, çıktığında (bir grup da), dinde derin bir kavrayış edinmek (tafakkuhta bulunmak) ve kavimleri kendilerine geri döndüğünde onları uyarmak için (geride kalabilir).

Umulur ki onlar da kaçınıp sakınırlar.
Ali Fikri Yavuz : Bununla beraber müminlerin hepsi toplanıp birden savaşa çıkmaları

uygun değildir. Her kabileden büyük bir kısım savaşa gitmeli, onlardan bir kısmı da, din ilimlerini öğrenmek ve kabileleri savaştan kendilerine döndüğü zaman, onları Allah’ın azâbı ile korkutmak için, geri

kalmalıdır. Olur ki, Allah’ın azâbından sakınırlar.
Bekir Sadak : Inananlar toptan savasa cikmamalidir. Her topluluktan bir taifenin

dini iyi ogrenmek ve milletlerini geri donduklerinde uyarmak uzere geri kalmalari gerekli olmaz mi? Ki boylece belki yanlis hareketlerden

cekinirler. *
Celal Yıldırım : Mü'minlerin toptan (hiç kimse geriye kalmamak şartiyle) savaşa

çıkmaları uygun değildir. Her grup (kabile) savaşa çıkarken kendilerinden birkaç kişinin dinî ilimleri öğrenmeleri ve geri döndükleri zaman sakınırlar diye kavimlerini bu hususta uyarmaları

(onlara öğrendiklerini öğretmeleri) gerekmez mi?
Diyanet İşleri (eski) : İnananlar toptan savaşa çıkmamalıdır. Her topluluktan bir taifenin

dini iyi öğrenmek ve milletlerini geri döndüklerinde uyarmak üzere geri kalmaları gerekli olmaz mı? Ki böylece belki yanlış hareketlerden

çekinirler.
Diyanet Vakfi : Müminlerin hepsinin toptan sefere çıkmaları doğru değildir. Onların

her kesiminde bir gurup dinde (dinî ilimlerde) geniş bilgi elde etmek ve kavimleri (savaştan) döndüklerinde onları ikaz etmek için geride

kalmalıdır. Umulur ki sakınırlar.
Edip Yüksel : (Mekke'de kalan) İnananların, topluca (Medine'ye hicret eden

peygamberi ziyaret için) yola çıkmaları doğru olmaz. Her gruptan sadece bir kaç kişi, dini anlayıp öğrenmek için harekete geçmeli. Nitekim böylece, halklarına geri döndüklerinde, halklarının uyanık bulunması

için onları uyarabilsinler.
Elmalılı Hamdi Yazır : Bununla beraber mü'minlerin kâffesi birden toplanıp seferber olacak

değillerdir, fakat her fırkadan bir taife toplansa da dinde fıkıh tahsıl etseler, ve döndükleri zaman kavmlerini inzar eyleseler, gerek ki

sakınırlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bununla beraber müminlerin hepsi birden toplanıp seferber olacak

değillerdir. Fakat her kabileden bir grup toplansa da dinde derinleşseler ve döndüklerinde toplumlarını uyarsalar, ola ki aykırı

davranışta bulunmaktan kaçınırlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bununla beraber müminlerin hepsinin birden topyekün savaşa

katılmaları uygun değildir. Her kabileden bir kısım insanlar da din ilimlerinde derinleşmeli ve kabileleri savaştan dönüp gelince onları

uyarmalıdır ki, böylece Allah'ın azabından sakınırlar.
Fizilal-il Kuran : Mü'minlerin topyekün sefere çıkmaları gerekmez. Bunun yerine her

kabileden bir grup, dinin özünü öğrenmek ve kötülüklerden kaçınırlar

umudu ile soydaşlarını uyarmak için sefere çıkmalıdır.
Gültekin Onan : İnançlıların tümünün öne fırlayıp çıkmaları gerekmez. Öyleyse

onlardan her bir topluluktan bir grup, çıktığında (bir grup da), dinde kavrayış (tefekkahu) (edinmek) ve kavimleri kendilerine geri döndüğünde onları uyarmak için (geride kalabilir). Umulur ki onlar da kaçınıp

sakınırlar.
Hasan Basri Çantay : (Bununla beraber) mü'minlerin hepsinin (topyekûn) savaşa çıkmaları

lâyık değildir. O halde (onların her sınıfından yalınız birer zümre savaşa gitmeli), kimi de — dîn ve şerîat ilimlerini iyice öğrenmeleri ve kavmleri (savaşdan) dönüp kendilerine geldikleri zaman onları Allah azâbıyle korkutmaları için — (gitmeyip kalmalıdırlar). Olur ki (bu

suretle mü'minler aykırı hareketlerden) kaçınırlar.
İbni Kesir : Mü'minlerin hepsi de seferber olacak değildirler. Her topluluktan

bir taifenin dinini iyi öğrenmek ve kendisine döndüklerinde kavmini

uyarmak üzere geri kalmaları gerekmez mi? Olur ki kaçınırlar. 9
Muhammed Esed : Bütün bunlarla birlikte, (savaş zamanı) müminlerin hepsinin toptan

yola çıkması doğru olmaz; onların arasında her gruptan bazılarının seferden geri kalmaları, (bunun yerine) Din hakkında derin ve sağlam bir bilgi elde etmek yolunda çaba göstermeleri ve (böylece) seferden dönen kardeşlerini aydınlatmaya çalışmaları daha yerinde olacaktır; böylece belki, onlar (da) kötülüğe karşı kendilerini (daha iyi) korumuş

olacaklardır.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve maamafih bütün mü'minlerin birden toplanıp sefere çıkmaları doğru

değildir. Onların her bir fırkasından bir zümre dinde fekâhat sahibi olmaya çalışmalı ve kavimlerine dönünce de onları inzar etmelidirler.

Umulur ki, onlar sakınırlar.
Şaban Piriş : Müminlerin toptan savaşa çıkmaları gerekmez. Her topluluktan bir

grubun dinde derinleşmek ve kavimleri geri döndüklerinde onları uyarmak

ve sakındırmak için savaşa gitmeleri gerekmez mi? Umulur ki sakınırlar.
Suat Yıldırım : Bununla beraber müminlerin hepsinin top yekün sefere çıkmaları uygun

değildir. Öyleyse her topluluktan büyük kısmı savaşa çıkarken, bir takım da din hususunda sağlam bilgi sahibi olmak, dinî hükümleri öğrenmek için çalışmalı ve savaşa çıkanlar geri döndüklerinde kötülüklerden

sakınmaları ümidiyle, onları uyarmalıdır.
Süleyman Ateş : İnsanların hepsi toptan sefere çıkacak değillerdi. Ama her kabileden

bir cemâatin dini iyice öğrenmeleri ve dönüp kavimlerine geldiklerinde, sakınmaları umuduyla onları uyarmaları için sefere çıkmaları gerekmez

miydi?
Tefhim-ul Kuran : Mü'minlerin tümünün öne fırlayıp çıkmaları gerekmez. Öyleyse

onlardan her bir topluluktan bir grup, çıktığında (bir grup da), dinde derin bir kavrayış edinmek (tafakkuhta bulunmak) ve kavimleri kendilerine geri döndüğünde onları uyarıp korkutmak için (geride

kalabilir) . Umulur ki onlar da kaçınıp sakınırlar.
Ümit Şimşek : Mü'minlerin hepsi birden savaşa çıkacak değildir. Her topluluktan

bir kısmı savaşa çıkarken, içlerinden bir kısmı da dinleri hakkında iyice bilgi sahibi olmak için çalışmalıdır-tâ ki kavimleri geri

döndüğünde, kötülükten sakınmaları için onları uyarsınlar.
Yaşar Nuri Öztürk : İnananların hepsinin birden savaşa çıkmaları doğru değildir. Onların

her kesiminden bir grubun dinde derin bilgiler edinmek ve sefere çıkan topluluk geri döndüğünde, korunmaları ümidiyle onları uyarmak için

arkada kalmaları gerekmez mi?
Yenişehir..

Şablon:Sadeleştirilmiş ET


Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.