FANDOM


Kuran-ı Kerim » 9 / Tevbe - 127
Sonraki Ayet : 128
Ayetin Tefsiri :

وَإِذَا مَا أُنزِلَتْ سُورَةٌ نَّظَرَ بَعْضُهُمْ إِلَى بَعْضٍ هَلْ يَرَاكُم مِّنْ أَحَدٍ ثُمَّ انصَرَفُواْ صَرَفَ اللّهُ قُلُوبَهُم بِأَنَّهُمْ قَوْمٌ لاَّ يَفْقَهُون

Ve îzâ mâ unzilet sûretun nazara ba’duhum ilâ ba’d(ba’din), hel yerâkum min ehadin summensarafû, sarafallâhu kulûbehum bi ennehum kavmun lâ yefkahûn(yefkahûne).

 

1. ve îzâ mâ unzilet : ve bir şey indirildiği zaman
2. sûretun : bir sure, bir sure olarak
3. nazara : baktı, bakar
4. ba'du-hum : onların bazıları
5. ilâ ba'din
(ba'du-hum ilâ ba'din)
: bazısına
: (onlar birbirlerine)
6. hel yerâ-kum : sizi gören var mı
7. min ehadin : biri, bir kimse, birisi
8. summe : sonra
9. insarafû : döndüler, giderler, dönerler
10. sarafa allâhu : Allah çevirdi
11. kulûbe-hum : onların kalplerini
12. bi enne-hum : onların olmaları sebebiyle
13. kavmun : bir topluluk
14. lâ yefkahûne : fıkıh etmezler

İmam İskender Ali Mihr

: Ve sure olarak bir şey indirildiği zaman: “Sizi gören bir kimse var

mı?” diye onlar birbirlerine bakarlar sonra giderler. Allah, onların

kalplerini, fıkıh etmeyen bir kavim olmaları sebebiyle çevirdi.
Diyanet İşleri : Bir sûre indirildi mi, “Sizi bir kimse görüyor mu?” diye

birbirlerine göz ederler, sonra da sıvışıp giderler. Anlamayan bir

toplum olmalarından dolayı, Allah onların kalplerini çevirmiştir.
Abdulbaki Gölpınarlı : Bir sûre indiği zaman birbirlerine bakarlar, sizi bir gören var mı

derler de sonra dönüp giderler. Allah gönüllerini döndürmüştür onların,

çünkü onlar, anlamaz bir topluluktur.
Adem Uğur : Bir sûre indirildiği zaman, (göz kırpıp alay ederek) birbirlerine

bakar (ve): (Çevreden) sizi birisi görüyor mu? diye sorarlar, sonra da (sıvışıp) giderler. Anlamayan bir kavim oldukları için Allah onların

kalplerini (imandan) çevirmiştir.
Ali Bulaç : Bir sûre indirildiğinde, bazısı bazısına bakar (ve): "Sizi bir kimse

görüyor mu?" (der.) Sonra sırt çevirir giderler. Gerçekten onlar, kavramayan bir topluluk olmaları dolayısıyla, Allah onların kalblerini

çevirmiştir.
Ali Fikri Yavuz : Münafıkların kabahatını anlatan bir Sûre indirildiği zaman,

birbirlerine bakıp: “-Müminlerden sizi gören oluyor mu? “diye işaretleşirler. (Gören yoksa) hemen sıvışır giderler. Allah, onların kalblerini, imanı kabulden çevirmiştir: Çünkü onlar, gerçeği anlamayan

kimselerdir.
Bekir Sadak : Bir sure inince, «Sizi bir kimse goruyor mu?» diye birbirlerine

bakarlar, sonra donup giderler. Anlamaz bir guruh olmalarina karsilik

Allah onlarin kalblerini imandan dondurmustur.
Celal Yıldırım : Bir sûre inince, «sizi bir kimse görüyor mu ?» diye birbirlerine

bakarlar, sonra da ayrılıp giderler. Allah onların kalblerini (imân ve

irfandan) döndürmüştür. Çünkü onlar anlamaz bir topluluktur.
Diyanet İşleri (eski) : Bir sure inince, 'Sizi bir kimse görüyor mu?' diye birbirlerine

bakarlar, sonra dönüp giderler. Anlamaz bir güruh olmalarına karşılık

Allah onların kalblerini imandan döndürmüştür.
Diyanet Vakfi : Bir sûre indirildiği zaman, (göz kırpıp alay ederek) birbirlerine

bakar (ve): (Çevreden) sizi birisi görüyor mu? diye sorarlar, sonra da (sıvışıp) giderler. Anlamayan bir kavim oldukları için Allah onların

kalplerini (imandan) çevirmiştir.
Edip Yüksel : Ne zaman bir sure inse, 'Kimse sizi görüyor mu,' diye bakışırlar.

Sonra da dönüp giderler. Anlamaz bir topluluk olduklarından ALLAH

kalplerini çevirmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır : Bir sûre indirildimi «sizi birisi görüyormu?» diye birbirlerine göz

ederler, sonra sivişir giderler, Allah kalblerini burkmuştur, çünkü

bunlar fıkhı istemez kimselerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bir sure indirilince «Sizi birisi görüyor mu?» diye birbirlerine göz

ederler, sonra da sıvışır giderler. Allah kalplerini burkmuştur. Çünkü

bunlar anlamak istemez kimselerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Aleyhlerinde bir sûre indirilince, «Sizi birisi görüyor mu?» diye

birbirlerine göz ederler, sonra da sıvışır giderler. Allah onların kalblerini (imandan) çevirmiştir. Bu yüzden onlar anlayışsız bir

kavimdirler.
Fizilal-il Kuran : Yeni bir sure indirilince birbirlerine, «Acaba sizi bir gören var

mı?» diye sorarlar, sonra sıvışırlar. Anlayışsız, duyarsız bir güruh olduklar gerekçesi ile Allah onların kalplerini gerçeklerden

uzaklaştırmıştır.
Gültekin Onan : Bir sure indirildiğinde bazısı bazısına bakar (ve): "Sizi bir kimse

görüyor mu?" (der.) Sonra sırt çevirir giderler. Gerçekten onlar, kavramayan (la yefkahun) bir topluluk olmaları dolayısıyla, Tanrı

onların kalplerini çevirmiştir.
Hasan Basri Çantay : (Aleyhlerinde) bir sûre indirilince birbirine bakarlar da «Sizi bir

kimse görmüyor mu?» (diye de endîşe ederler) ve sonra (rüsvay olmakdan korkarak sıvışıb) giderler. Allah onların gönüllerini ters çevirmiş.

Çünkü onlar öyle bir kavmdir ki ince anlamazlar.
İbni Kesir : Bir sure indiği zaman; birbirlerine bakarlar ve: Sizi bir kimse

görüyor mu? der, sonra dönüp giderler. Allah, onların kalblerini

döndürmüştür. Çünkü onlar, anlamazlar güruhudur.
Muhammed Esed : (Öyle ki,) ne zaman bir sure indirilse, "Kalplerinizde olanı

bilebilecek biri mi var?" (der gibi) birbirlerine bakıyor, sonra da dönüp gidiyorlar. (Oysa) Allah döndürmüştür onların kalplerini (haktan),

çünkü onu kavrayamayacak bir topluluktur onlar.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve her ne zaman bir sûre indirilince bazıları bazılarına

bakıverirler, sizi bir kimse görüyor mu diye endişede bulunurlar. Sonra da savuşup giderler. Allah Teâlâ onların kalplerini çevirmiştir. Çünkü

onlar öyle bir kavimdirler ki, güzelce anlayamazlar.
Şaban Piriş : Bir sûre inince, -Sizi bir kimse görüyor mu? diye birbirlerine

bakarlar, sonra dönüp giderler. Allah, anlayışsız bir topluluk oldukları

için onların kalplerini (imandan) uzaklaştırmıştır.
Suat Yıldırım : Aleyhlerinde bir sûre indirilince göz kırpıp alay ederek

birbirlerine bakar,sonra "Acaba bizi gören biri var mı?" diye endişe ile bakınır, gören biri yoksa hemen sıvışır giderler. Anlamaz bir topluluk olduklarından, (onlar nasıl iman ve Kur’ân meclisinden uzaklaşıp

gidiyorlarsa),Allah da onların kalplerini imandan uzaklaştırır.
Süleyman Ateş : Bir sûre indirildiği zaman: "Sizi birisi görüyor mu?" diye birbirine

bakar, sonra sıvışırlar. Anlamaz bir topluluk oldukları için Allah

onların kalblerini çevirmiştir.
Tefhim-ul Kuran : Bir sure indirildiğinde, bazısı bazısına bakar (ve) : «Sizi bir

kimse görüyor mu?» (der.) Sonra sırt çevirir giderler. Gerçekten onlar, kavramayan bir topluluk olmaları dolayısıyla, Allah onların kalblerini

çevirmiştir.
Ümit Şimşek : Bir sûre indirildiğinde, 'Bizi gören var mı?' diye birbirlerine

bakar, sonra da sıvışırlar. Onlar öylesine bir anlayışsızlar güruhudur;

onun için de Allah onların kalplerini haktan uzaklaştırmıştır.
Yaşar Nuri Öztürk : Bir sure indirildi mi "Sizi birisi görüyor mu?" diye birbirlerine

bakar, sonra da sıvışıp giderler. Allah, kalplerini yamultmuştur. Çünkü

gereğince anlamayan bir topluluktur bunlar.
Yenişehir..

Şablon:Sadeleştirilmiş ET


Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.