FANDOM


Akraba Aralarında soyca, nesebce yakınlık olanlar. Yakınlar.

Aynı kandan gelen ya da evlilik bağıyla birleşenler arasındaki yakınlığa denir. Akrabalık ayrıca kanun yoluyla de kurabilir. Bu bakımdan akrabaları üçe ayırabiliriz:

Kan yoluyla akrabalık:

Kardeş: Aynı ana-baba'dan doğan çocuklardır.

Abla: Bir kimsenin kendisinden büyük kız kardeşidir, Ağabey: Bir kimsenin kendisinden büyük erkek kardeşidir, Dede, büyükbaba: Annenin veya babanın babasıdır, Nine, anneanne, babaanne: Annenin veya babanın annesidir. Dayı, Annenin erkek kardeşidir, Teyze: Annenin kız kardeşidir, Amca: Babanın erkek kardeşidir, Hala: Babanın kız kardeşidir.

Kardeş çocukları: İki kardeşin çocuklarının birbirlerine karşı olan akrabalıklarıdır. Yeğen: Kız veya erkek kardeşin çocuğudur. Amcaoğlu, amcakızı: Babanın erkek kardeşinin çocuğu, Dayı oğlu, dayıkızı: Annenin erkek kardeşinin çocuğu, Halaoğlu, halakızı: Babanın kız. kardeşinin çocuğu, Teyze oğlu, teyze kızı: Annenin kız kardeşinin çocuğu, Sütkardeş: Çocuk sütnineyle büyümüşse sütannenin kendi çocuğu o çocuğun sütkardeşi sayılır. Sütnine: Bir çocuğu annesinden başka herhangi bir kadın emzirirse bu kadın o çocuğun sütninesidir. Evlenme yoluyla akrabalık :

Gelin: bir ailenin oğluyla evlenen kızdır. Damat Bir ailenin kızıyla evlenen erkektir. Erkek kız tarafının evine yerleşirse “İçgüveysi” denir. Görümce: Bir kadının kocasının kız kardeşidir. Baldız: Bir erkeğin karısının kız kardeşidir. Bacanak: İki kız kardeşle evlenmiş iki erkek birbirlerinin bacanağı olur, Kayınpeder veya kaynata: Gelin için damadın, damat için gelinin babasıdır. Kayın, valide veya kaynana: Gelin için damadın, damat için de gelinin annesidir. Kayınbirader, kayın: Gelinin erkek kardeşi damada, damadın erkek kardeşi de geline kayınbirader olur. Elti: İki erkek kardeşin karıları bir birlerinin eltisi olur. İki erkek kardeş bir ailenin iki kız kardeşiyle evlenirse bu iki kız kardeş aynı zamanda birbirlerinin eltisi olurlar. Erkeklerin de baldızıdırlar. Yenge: Dayının, amcanın, erkek kardeşin karışıdır. Dünür: Gelinin, damadın anne ve babaları birbirlerinin dünürü olurlar. Üvey: Aynı kandan gelmeyen, fakat aynı aileye bağlı olan kimseler birbirlerinin üveyi olurlar. Çocuklu bir kadınla evlenen bir erkek o çocuğun üvey babası, çocuk da onun üvey çocuğu olur. Aynı şekilde, çocuklu bir erkekle evlenen kadın o çocuğun üvey annesi, çocuk da onun üvey çocuğu olur. Yeni ailenin bir çocuğu olursa o çocuk anne ve babasının daha önceki evlenmesinde dünyaya gelmiş olan çocuğun üvey kardeşi olur.

Kanun yoluyla akrabalık:

Analık: Bir kadın kanunun çizdiği şartlar içinde kimsesiz çocuğu evlât olarak kabul ederse bu kadın o çocuğun analığı olur. Babalık: Bir erkek kanunun çizdiği şartlar içinde bir yabancı çocuğu evlât edinirse o çocuğun babalığı olur. Evlâtlık: Birinin evlât yerine kabul ettiği kimseye denir.

akraba;

1 . kan veya evlilik yoluyla birbirine bağlı olan kimseler, hısım: geceleyin, babam, amcam, akrabamız, hepsi istasyonda idiler.- y. k. beyatlı.

2 . oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler: akraba diller.-

3 . mecazibiri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular: zulüm zorbalıkla akrabadır.-

atasözü, deyim ve birleşik fiiller

akraba çıkmak , akraba olmak

AKRABA

Akraba Nedir

Evlilik veya kan yoluyla birbirine bağlı olan kimseler, hısım

Evlilik ve kan yoluyla olan hısımlık. Kan yoluyla meydana gelen akrabalıkta ; baba, anne, kardeşler en önce gelenlerdir. Kardeşler kız ve erkek olabilir. Bunların büyüğüne, oğlan ve kız olmasına göre “ ağabey ” , “ abla ” denir.

Babanın ve annenin annelerine “ nine ” veya “ anneanne, babaanne ”, babalarına ise “ dede ” denir.

Annenin kız kardeşine “ teyze ”, erkek kardeşine “ dayı ”, babanın erkek kardeşine “ amca ”, kız kardeşine ise “ hala ” ismi verilir. Bunların çocukları ise, dayıoğlu, teyzeoğlu, halaoğlu, amcaoğlu diye anılır.

Evlenmeden meydana gelen akrabalık ise, biraz daha karışıktır. Bu akrabalığın esasını karı - koca teşkil eder. Bunlar iki ayrı Aileden gelmişlerdir. Kızın annesi, babası erkeğe “ damat ”, erkeğin annesi ve babası da kadına “ gelin ” derler.

Kocanın kız kardeşi gelin için “ görümce ”, erkek kardeşi de “ kayın ” olur. Kızın, kız kardeşi erkek için " baldız, " erkek kardeşi de " kayınbirader " olur.

Kadın kocasının, koca da karısının anne ve babasına kayınpeder, kayınvalide derler. Buradaki kayın, kaim yani “ yerine geçen ” manasına kullanılmaktadır.

İki kız kardeşle evlenen erkekler birbirlerine “ bacanak ” derler. Kardeşlerin hanımları ise birbirlerinin “ eltisi ”, eşlerin anne ve babaları birbirlerinin “ dünürü ” olur.

Çocuklar; dayı, amca ve erkek kardeşlerin eşlerine “ yenge ” der.

Birbirine yakın kimseler, aralarında, nesep, süt veya evlilikten doğan bir yakınlık bulunanlar.

Birbirinin soyundan gelmek veya evlilik sebebiyle eşlerden birinin kan hısımları ile diğer eş arasında meydana gelen yakınlığa akrabalık; bu durumda olan her bir kimseye de akraba denir.

Akraba, hısım manasına gelen "karîb" kelimesinin çoğulu olup, aslı "akribâ"dır. Fakat bu kelime Türkçe'mizde akraba şeklinde yaygınlaşmıştır. İslâm'da akrabalar; 1. Aynı sülbden gelenler (kan akrabaları), 2. Evlilikle kurulan (sıhrî akrabalar), 3. (Diğer hukuk sistemlerinden ayrı olarak) Süt akrabaları olmak üzere üç kısımdır. Süt akrabalığı, bir kimsenin süt çağındayken (iki yaşına kadar) sütünü emdiği kadın ve akrabalarıyla kendisi arasında meydana gelen akrabalık bağıdır. Meselâ: Sütünü emdiği kadın onun süt annesi kocası süt babası çocukları da süt kardeşleri olur. İki yaşa kadar emilen süt çocuğun vücut yapısını tamamladığı için, emzirenin bir parçası: emziren de emenin-tıpkı öz annesi gibi- bir annesi durumundadır. Bir de, hukukî işlemler sonucu oluşan, "evlât edinme tebennî-" şeklinde bir akrabalık bağı vardır. Cahiliye devri Arapları arasında yaygın olan bu tür bir akrabalığı, İslâm, bütün sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırmıştır.

Dînimiz, akrabalar arasındaki ilişkilerin sağlam, sıcak ve devamlı olmasına, akrabaların birbirine maddeten ve mânen destek olmalarına çok önem vermektedir. Hısımlık hakkını gözetmek, Allah ve Resulü'nün ısrarla emrettiği şeylerdendir. Kur'an-ı Kerim' de Cenâb-ı Allah şöyle buyurur:

"Allah'a kulluk edin, O'na hiç bu şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabalara, yetimlere, düşkünlere, yakın ve uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve size hizmet eden kimselere iyilik edin. Allah, kendini beğenip öğünenleri elbette sevmez. " (en-Nisâ, 4/36).

"Akrabalarına, düşküne ve yolcuya hakkını ver, elindekileri de hepten savurma." (el-İsrâ, 17/26).

Toplumun çekirdeğini oluşturan aile* ve onun etrafını sıkıca saran akrabalık bağları ne kadar sağlam olursa, toplum da o kadar sağlam ve güçlü olur. ilâhî kanun gereği insanoğlu, dünyaya bazı kişilerle arasında hısımlık bağları ile birlikte gelir, bu bağın sağlam olması, insana yüksek bir moral gücü kazandırır. İşte bu güç kişiye, hayatın zorluklarını göğüsleme ve ondan zevk alma şansını sağlar. Hz. Peygamber (s.a.s.); mutluluğun kaynağı olan sevginin, verâset yoluyla (yani yakın ve uzak akrabalar kanalıyla) kazanılacağını belirtmiştir. (Buhârî, el-Edebu'l-Müfred, 22). Birbiriyle sıkı ve sıcak ilişkiler içinde olan akrabalardan meydana gelen cemiyet*ler de güçlü olur. Hatta, devlet de bundan güç alır. İslâm'ın hedeflerinden biri de, sağlam bir müslüman toplum oluşturmaktır. İşte bunda, sılayı rahmin (akrabalık ilişkilerini devamlı ve canlı tutmanın) büyük bir yeri vardır.

İslâm, akrabalık bağlarının sağlamlığına ne kadar gayret ediyorsa, münâfıklar ve bugün onların görevini yerine getiren yıkıcı cereyan müntesipleri de, aile ve akrabalık bağlarını koparmak için o kadar gayret ediyorlar. Ayet-i Kerime'de buna şöyle işaret edilmektedir: "(Ey münâfıklar) demek idareyi ele alırsanız, yeryüzünde bozgunculuk yapacak ve akrabalık bağlarını koparacaksınız öyle mi?" (Muhammed, 47/22)

Müslümanlar, bugün çeşitli cereyanların zaafa uğratmak istediği bu bağları sağlamlaştırmak mecburiyetindedir. İslâm sadece sılayı rahimle yetinmeyip, akrabaların birbirine maddeten ve manen iyilik yapmasını da emir ve tavsiye etmektedir. Peygamberimiz (s.a.s.), "Kime iyilik edeyim ya Resulallah!" diye soran bir sahâbîye, "Annene, babana, kız kardeşine, erkek kardeşine ve bunları takip eden akrabalarına iyilik etmek senin görevindir" şeklinde cevap vermiştir. (Buhârî, el-Edeb, 25).

Abdullah b. Mes'ud (r.a.)'dan şöyle rivayet edilir: Hz. Peygamber (s.a.s.)'e "Amellerin hangisi Allah'a daha çok sevimlidir?" diye sordum. " Vaktinde kılınan namazdır " diye buyurdular. "Sonra hangisidir" dedim. "Anne ve babaya iyilik etmektir" buyurdu. "Sonra hangisidir?" dedim. "Allah yolunda cihaddır " buyurdu. (Tecrîd-i Sarîh tercümesi, II, 318).

Başka bir hadiste Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurur: "Allah'a ve ahiret gününe iman eden misâfirine ikram etsin. Allah'a ve ahiret gününe iman eden akrabasını görüp gözetsin..." (Riyâzu's-Sâlihîn, Birru'lValideyn, 312)

Akrabaya İslâmî akîde gereği yakınlık duymak, onların yardımlarına her zaman koşmak, sık sık ziyaret etmek, uzakta bulunanları arayıp sormak, onlarla haberleşmek şarttır. Toplumun önemli bir kurumu olan ailenin sağlam bir yapıya kavuşturulması, ancak bu görevlerin tam anlamıyla yerine getirilmesiyle mümkündür. Sağlam bir aile sağlam bir topluma götürür. Akrabalar arasındaki ilişkiler, hukûkî ve ahlâkı olmak üzere ikiye ayrılır:

Akrabalığın Hukukî Neticeleri

1. Evlenme yasağı; kan, süt ve evlenmeden meydana gelen her üç akrabalıkta, belli bir sınıra kadar, evliliğe manîdir. Evlenilmesi haram olan akrabaları, Kur'an şöyle sıralamaktadır:

"Sizlere; analarınız, kızlarınız kızkardeşleriniz, halalarınız teyzeleriniz, kardeşlerinizin kızları, kız kardeşlerinizin kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle gerdeğe girdiğiniz kadınlarınızın yanınızda kalan üvey kızlarınız -ki onlarla gerdeğe girmemişseniz size bir engel yoktur-, öz oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi bir arada almak suretiyle evlenmek, -geçmişte olanlar artık geçmiştir- size haram kılındı. Doğrusu Allah bağışlar ve merhamet eder. Kocalı kadınlar ile evlenme de haram kılınmıştır..."'(en-Nisâ, 4/93)

2. Mirasçı olmak; Yakınlık derecelerine göre akrabalar birbirine mirasçı olur. Kimin kime hangi oranda mirasçı* olacağı Kur'an ve Sünnetle tesbit edilmiştir.

3. Nafaka temini: Bir kimse, usûl (sulbünden geldiği kimseler) ve fürûunun (kendi sulbünden gelenlerin) nafakasını, muhtaç duruma dilerlerse yakın akrabalarının nafakalarım, teminle yükümlü olur.

Akrabalığın Ahlâkî Neticeleri

1. Sılayı rahim: Akrabaların birbirleri ile ilişkilerini kesmeyip devam ettirmeleri, ahlâkî ve dînî bir görevdir. Peygamberimiz (s.a.s.) buyurur ki:

"Rahim (akrabalık), Allah'ın rahmetinin eserlerindendir. Kim bu bağı korursa, Allah ona merhamet eder. Kim onu koparırsa, Allah da ondan ihsan ve rahmetini keser." (Buhârî Edeb, 13)

"Akrabalarıyla ilişkiyi kesen Cennet'e giremez" (Buhârî, Edeb, 11 )

2. Akrabalara ikram ve ihsanda bulunmak: Yukarıda geçen hadislerden de anlaşılacağı gibi akrabalara maddî ve manevi ikramlarda bulunmak Peygamberimizin bize tavsiye ettiği hususlardandır. Malını, Allah yolunda harcanması için hibe etmek isteyen Ebu Talha'ya Peygamberimiz, onu akrabalarına harcamasını tavsiye etmiştir.

Dinimizin emir ve tavsiye ettiği bu akrabalık görevlerini yerine getiren kimseyi de Peygamberimiz(s.a.s.) şöyle müjdelemektedir:

"Kim rızkının bol olmasını ve ömrünün uzamasını isterse sılayı rahim yapsın." (Buhârî, Edeb, 12)


Edit

Edit

Ico libri Anlamlar

[1] (çokluk) Kan veya evlilik yoluyla birbirine bağlı olan kimseler
[2] Biri, diğerinin sonucu olan şeyler

Balance icon Eş Anlamlılar

[1] hısım, yakın, yakındaş
Nuvola apps bookcase Köken
Nuvola apps bookcase Köken

Nuvola Turkish flag Türk Dilleri


|} | width=1% | |bgcolor="#FFFFE0" valign=top width=48%|

|} |}</div></div>

<p style="margin-bottom: 0.5em;" title="Diğer dillerdeki karşılıkları">Crystal Clear app internet Çeviriler

|} | width=1% | |bgcolor="#FFFFE0" valign=top width=48%|

|}

|}</div></div>

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.