FANDOM


Edebiyatın her dalında eserler veren Tanpınar, şiirlerinde olduğu kadar, nesirlerinde ve romanlarında başarılı olmuş bir yazardır. Ayrıca edebiyatın tenkid tetkik sahasındaki makaleleri ve XIX. Ası r Türk Edebiyatı Tarihi ile de edebiyat tarihçiliğinde de önemli bir edebiyatçıdır.

Hayatı :Edit

Tanpınar’ın babası imparatorluğun çeşitli yerlerinde kadılıklar yapmış olan Hüseyin Fikri Efendi’dir. Aile,soyca müftüzâdeler diye tanınır. Tanpınar’ın çocukluk yılları babasının vazifesi dolayısıyla Anadolu’da geçmiş olduğundan orta tahsilini Anadolu’nun muhtelif şehirlerinde yapmış ve Antalya Sultanisinden mezun olduktan sonra doğum yeri olan İstanbul ‘a gelmiş, yüksek tahsilini Edebiyat Fakültesi’nde bitirmiştir. Memleketin muhtelif yerlerinde edebiyat muallimliği yapmış daha sonra Güzel Sanatlar Akademisi’nde estetik öğretmenliği vazifesiyle İstanbul’a gelmiş, 1938-39 ‘larda Edebiyat Fakültesi Yeni Türk Edebiyatı kürsüsüne getirilmiştir. Kendisine Tanzimat’tan sonraki edebiyatımızı okuturken bu mevzuda bir edebiyat tarihi yazmak vazifesi de verilmiştir. “1942’de” ara seçimlerde Maraş milletvekilliğine seçilmiş ,1946 ‘ya kadar parlamentoda kalmıştır. 1946’dan sonra tekrar maarif hizmetine dönmüş kısa bir müddet maarif vekaleti orta öğretim müfettişliği yapmış, 1948’ de tekrar Güzel Sanatlar Akademisi’ne estetik hocalığına ve Edebiyat Fakültesi’ndeki eski vazifesine dönmüş ,ölümüne kadar Edebiyat Fakültesi Yeni Türk Edebiyatı profesörü olarak çalışmıştır.

Edebi Şahsiyeti:Edit

Hikâye, roman, deneme, makale, edebiyat tarihi gibi nesrin her sahasında eserler veren Tanpınar’ın en kuvvetli tarafı şairliğidir. Fakat böyle olmakla beraber şiirleri diğer eserlerinden azdır. Çünkü o en üstün ve müstesna bir sanat olarak tanıdığı şiire karşı çok titiz davranmış ,şiirin mükemmeliyetine en üstün değeri vermiştir. Bu sebeple duygularını daha çok nesirlerine aksettirmiş, romanlarında hatta ilmi yazılarında zengin duygu ve hayal unsurlarına yer vermiştir. Tanpınar’ın ilk şiiri “Altıncı Kitap”ı da neşrolunan Musul Akşamları’dır. Daha sonra Yahya Kemal’in çıkardığı Dergah Mecmuası’nda,Hayat ve Milli Mecmua gibi mecmualarda şiirler yayınlamıştır. Ancak şairin henüz şahsiyetini bulmadığı bu devirdeki şiirlerinde devrine uygun bir hissilik görülür. Hatta bu ilk şiirlerinde Haşim’i hatırlatan çizgiler vardır.

İstanbul’dan ayrılıp edebiyat öğretmenliğiyle Anadolu’ya gittiği sırada fikri ve edebi hayatında büyük gelişmeler olmuş, buralarda – tahsil hayatının sonlarında tanıdığı – bazı batılı şairlerin eserlerine eğilmiş bilhassa sembolistlerin ve parnasyenlerin şiir görüşlerini yakından incelemiştir. Valeriy’yi tanıdıktan sonra şiire daha şuurla giren Tanpınar’ın 1933 – 1938 ‘lerde Varlık, Kültür Haftası, Oluş, Ağaç, Ülkü vb. mecmualara neşrettiği şiirler bu olgunluk çağının şiirleridir. Tanpınar’ın bu şiirlerinin bir kısmına sonradan “ Şiirler” ismi altında bir kitapta toplamıştır.

Tanpınar, bilhassa XIX. asır sonlarındaki Avrupa şiirlerine uzaktan, fakat kuvvetle nüfuz ederek, Türkiye’ de böyle bir şiir anlayışının ışığı altında, başarılı şiirler söylemiştir. Yoğun duygulanmaların görüldüğü anlarda şiirin gerçek lisanı olan kuvvetli ve mecâzî bir söyleyişle terennüm eden Ahmet Hamdi’nin hemen bütün şiirlerinde dikkati çeken en mühim nokta, yumuşak sesli bir musikidir. O kadar ki, Ahmet Hamdi’nin imzasını taşıyan bu şiirlerde kelimelerin yan yana dizilişinden, kafiyelerin büyük bir zevk ve itina ile seçilişine kadar, duygu ve mâna ile kuvvetle birleştirilmiş, duyurucu bir musiki hâkimdir. Hece ile söyleyişte, gizli bir aruzun ve aruza benzer bir musîkinin nağmeleri, bir şiirin mısralarını güzelleştiren özelliklerindendir. Onun , Bursa’da Zaman şiirinde olduğu gibi, âdeta hecenin duraklarını belli etmeyen gizli ve yumuşak bir ses bu söyleyişe yeni bir çeşni vermiştir. Şâirin, duygularını ifade edebilmek için seçtiği çeşitli ve zengin mecazlarda göze çarpan diğer mühim bir özellik de bunların ekseriya yeni ve zevkli bir kelime veya birer söz parçası halinde edebiyatımızda hızla yerleşen ve beğenilen hayat kudreti taşımasıdır. Ahmet Hamdi, en yeni şiir nesillerinin, mısralarına, bu çeşit zevkli mecazları ve kelimeleriyle yerleşmek sırrına eren şâirler arasındadır. Tanpınar’ın şiirlerinde temel unsur “Musiki, His ve Hayal”dir. Ona göre dış âlem şiirin ruhunda aksini bulmalı ve bir musiki cümlesi, bir âhenk hâlini almalıdır. Ahmet Hamdi bu görüşlerle hocası ve sonradan en iyi dostu olan Yahya Kemal’in çocukluğundan beri ezbere bildiği şiirlerindeki dil güzelliğini ve mükemmeliyeti bulduktan sonra Yahya Kemal’in İstanbul’a bakış tarzını kendi şahsiyetinin ışığı altında geliştirmiş, meselâ Bursa’ya bu estetik gözle bakarken tarih içindeki estetiği yakalamıştır. Şâirin plastik sanatlara olan düşkünlüğü şiirine resim ve musikiyi getirmiş, esasen –kendi ifadesine göre- musiki onun kompozisyonunun örneği olmuştur. Akademi muhitine daha genç bir görüşle resim sanatına da daha yakından alâka duymuş ve şiirlerine Valeriy’den de aşinâ olduğu “resim şiir” de girmiştir. Ancak “kelimelerle resim” özelliği onun şiirlerinde diğer şâirlerden çok başkadır. O dış âlemden aldıklarını teşbihler yoluyla tasvire yeltenmiş, dış alemi hayalinde rüya âlemindeki aksine göre değerlendirmiştir. Ahmet Hamdi’nin son şiirleri serbest vezinlerle yazılmıştır ki, şâir çok istediği halde bunları kitap hâlinde neşretmeye vakit bulamamıştır. Nesir Eserleri: Tanpınar’ın nesirleri de duygular ve zengin hayallerle doludur. O nesir yazılarında, hikâyelerinde, denemelerinde, hatta romanlarında bile kendisini bir şiir duygusuna kaptırmıştır. Esasen Tanpınar’ın yazı üslubu süslü ve sanatlıdır. Edebiyat tarihi bile yer yer sübjektif duyguların tesirindedir.

XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi:Edit

En ince vesikalara kadar kuvvetli bir bilgi ve derin bir araştırma üzerine yazmaya başladığı bu eserin ancak birinci cildi tamamlanmıştır. Bu eser edebiyatımızı devrin sosyal şartları içinde eserlerin yazılışlarındaki psikolojik tesirleri de ihmal etmeyerek, geniş bir tahlilci görüş ve sağlam bir metotla hazırlanmış olmakla beraber sanatçı kendi duygularının şiirli havasından kurtulamamıştır. Hikayeleri : Tanpınar hikayelerini Abdullah Efendi’nin Rüyaları ve Yaz Yağmuru isimli kitaplarında toplamıştır. Hikayeden romana doğru gelişen büyük hikayesi Mahur Beste’dir. “Bursa’da Zaman ve Hülya Saatleri” başlıklı yazısından sonra “Ankara“ “Erzurum” “İstanbul” “Konya” “Bursa” hakkında yazdığı yazılarının “Beş Şehir.” İsimli deneme kitabında topladı ki bu eser onun en çok okunan ve sevilen eseri olmuştur. Bu güzel eser Türk şehirlerinin gerçek bir sanatkâr gözüyle görülüp, yine bir sanatkâr duygusuyla dile getirilen zengin hatıralarıyla yüklüdür. Beş Şehir, sanatçının Bursa’da Zaman ve Hülya Saatleri nesrini ve Bursa’da Zaman şiirini de ihtiva etmektedir. “Huzur” romanı ise kendisine Türk romancıları arasında hususi bir mevki kazandırmıştır. Yazar insanda şuuraltı alemine inceleyişi maziyle münasebet ve milli kültür meselelerine ele alışı ve bunları tam bir üslupça, zevkiyle işlemesiyle, Huzur romanı dikkatleri çeken bir eser olmuştur.

1950’lerden sonra yazdığı Saatleri Ayarlama Enstitüsü ve Sahnenin Dışındakiler isimli romanları da başarılı eserleri arasındadır. Çeşitli gazete ve dergilerde pek çok makale yazmış olan Tanpınar eski makalelerini “Mücevher Kutusu” daha sonrakileri de “Yaşadığım Gibi” isimleri altında toplamak istemişse de bu eserler basılamamıştır. Hayatı boyunca sağlığından şikayetçi olan Tanpınar, 23 Ocak 1962 günü geçirdiği kalp kriziyle Haseki Hastanesi’ne kaldırıldı. Ertesi sabah ikinci bir krizle hayata veda etti. Namazı Süleymaniye Camii’nde kırılan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın cenazesi Rumeli Hisarı Kabristanı’nda, hocası ve dostu Yahya Kemal’in yanı başına defnedildi. Mezar taşı üzerinde çok bilinen şiirinin iki mısrası yazılmıştır:

"Ne içindeyim zamanın 
Ne de büsbütün dışında"


ESERLERİ:Edit

RomanEdit

•Huzur;
•Saatleri Ayarlama Enstitüsü;
•Sahnenin Dışındakiler;
•Mahur Beste;
•Aydaki Kadın
•Ayna

DenemeEdit

•Beş Şehir
•Yahya Kemal
•Edebiyat Üzerine Makaleler
•Yaşadığım Gibi

İncelemeEdit

•XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi

Hakkında Yayınlanmış EserlerEdit

•Tanpınar'ın Şiir Dünyası, Mehmet Kaplan (İÜ Edebiyat Fak. Yay.,1964; ikinci basım, Dergâh Yay.,1983)
•Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Mektupları, Zeynep Kerman (1974; genişletilmiş ikinci basım, 1992)
•Ahmet Hamdi Tanpınar'dan Seçmeler, Enis Batur (YKY, 1992)
•Boşluğa Açılan Kapı, Haluk Sunat (Bağlam, 2004)
•"Bir Gül Bu Karanlıklarda" Tanpınar Üzerine Yazılar. Hazırlayanlar: Abdullah Uçman, Handan İnci. Kitabevi, 2002.
•Günlüklerin Işığında Tanpınar'la Başbaşa Hazırlayanlar: Zeynep Kerman, İnci Enginün. Dergâh Yay., 2007.
•Ahmet Hamdi Tanpınar Hazırlayan: Ümit Meriç. Ufuk Kitapları, 2002.

Eserlerinden ÖrneklerEdit

Bursa’da Zaman
Bursa’da bir eski cami avlusu,
Küçük şadırvanda şakırdayan su;
Orhan zamanından kalma bir duvar...
Onunla bir yaşta ihtiyar çınar
Eliyor dört yana sakin bir günü.
Bir rüyâdan arta kalmanın hüznü
İçinde gülüyor bana derinden.
Yüzlerce çeşmenin serinliğinden,
Ovanın yeşili, göğün mavisi
Ve mimarilerin en ilâhisi.
Bir zafer müjdesi burda her isim:
Sanki tek bir anda gün, saat, mevsim
Yaşıyor sihrini geçmiş zamanın
Hâlâ bu taşlarda gülen rüyanın.
Güvercin bakışlı sessizlik bile
Çınlıyor bir sonsuz devam vehmiyle. 
Gümüşlü bir fecrin zafer aynası,
Muradiye sabrın acı meyvası,
Ömrünün timsali beyaz Nilüfer,
Türbeler, camiler, eski bahçeler,
Şanlı hikâyesi binlerce erin,
Sesi nabzım olmuş hengâmelerin
Nakleder yâdını gelip geçene.
Bu hayalde uyur Bursa her gece,
Her şafak onunla uyanır, güler
Gümüş aydınlıkta serviler, güller
Serin hülyasıyla çeşmelerinin.
Başında sanki bir mucizenin,
Su sesi ve kanat şakırtısından
Billur bir âvize Bursa’da zaman.
Yeşil türbesini gezdik dün akşam,
Duyduk bir musiki gibi zamandan
Çinilere sinmiş Kuran sesini.
Fetih günlerinin saf neşesini
Aydınlanmış buldum tebessümünle.
İsterdim bu eski yerde seninle
Başbaşa uyumak son uykumuzu,
Bu hayal içinde... Ve ufkumuzu
Çepçevre kaplasın bu ziya, bu renk,
Havayı dolduran uhrevi ahenk.
Bir ilâh uykusu olur elbette
Ölüm bu tılsımlı ebediyette,
Belki de rüyası eski cedlerin,
Beyaz bahçesinde su seslerinin.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.