FANDOM


Edim; yapılan iş,eylem, bireyin herhangi bir alandaki gözlemlenebilen davranışıdır. Eğitim bağlamında edim, öğrencinin derslerde yaptıklarıdır. Öğrencinin herhangi bir soruya verdiği yanıt, ürettiği herhangi bir şey, arkadaşlarıyla ya da öğretmenle olan etkileşimi onun edimidir. 

Hukuk alanında edim, borçlu kişinin yerine getirmekle yükümlü olduğu davranış biçimidir.

Akd Anlaşma. Sözleşme.

Edim Edimin ifasında fesat karıştırma güvenlik 20 kişi ihalede ise 15 kullanırsa kurum Edimin ifası Düğümleme. Düğümlenme. Bağ bağlama. Bağlanma.

EdimEdit

Huk: Edit

Nikâh, hibe, vasiyet, bey' u şirâ gibi şer'î bir muameleyi iki tarafın iltizam ve taahhüd etmeleridir, icab ile kabulün irtibatından ibarettir. Böyle bir muameleye mün'akid denir. Bunun böyle vücuda gelmesine de in'ikad denilir.

Yapılmış, gerçekleşmiş iş, amel, fiil.İnsan davranışı.Alacaklının isteyebileceği ve borçlunun yapmak zorunda olduğu davranış, ivaz.Belirli bir durumla karşılaştığı zaman kişinin yapabildiği davranış.(Skolastik felsefede) Aristoteles'in energeia = gerçekleşme, etkinleşme kavramının çevirisi. Her değişme a. olanaklı; b. tamamlanmak üzere, gerçekleşmek üzere; c. tamamlanmış durumda olabilir. Aristoteles gizil olmayı, olabilir durumda olmayı dile getiren a ile bu değişmenin sonucu olan gerçekleşmiş olmayı dile getiren c arasında bulunan b durumunu genellikle energeia olarak belirtir.(Yeni Felsefede) İnsan bilinç ve eyleminin tek tek davranışları;edimin varlığı gerçekleşmeye dayanır; nesnel olarak verilmiş değildir, ancak gerçekleşmede kavranılır olur. Heredimin özünde bir şeye yönelme, bir şeyi erek edinme vardır.Sahtiyan, tabaklanmış deri. Act. Acte Actus

iş nedir ne demek

Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma  Örnek: İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. S. F. AbasıyanıkBir değer yaratan emek.Birinden istenen hizmet veya birine verilen görevSanayi, ticaret, tarım, maliye vb. alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü.Kamu yararına yapılan işler.Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma.Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslekBir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek.Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler.Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek.Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev.Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. Working. Occupational. Regulation. Things to do. Action. Berth. Commission. Deal. Dealing. Dealings. Mission. The chief problem. Something worth doing. Agency. Term. Avocation. Boom. Breeze. Profession. Job. Business, activity. Work. Occupation. Business. Trade. Concern. Affair. Function. Piece of work. Works. Activity. Appointment. Assignment. Ball game. Billet. Calling. Cause. Commerce. Deed. Duty. Employment. Field. Handiwork. Labour. Matter. Office. Operation. Position. Post. Pursuit. Service. Show. Situation. Task. Transaction. Undertaking. Workpiece. Commercial operation. Commis. Arbeit Travail

amel nedir ne demek

Yapılan iş, edim, fiil.Bir kimsenin dinin buyruklarını yerine getirmek için yaptıkları.Bk. işBk. edimİş. Çalışma. Bir emri veya vazifeyi yerine getirme.Bk. kılgı Diarrhoea. Deed fiil. Deed. Enamel. To enamel. Catharsis. Action. Diarrhea. Runs. Practice. Performance. The runs. The trots.

lügatEdit

SözlükteEdit

. Türkçe - İngilizce act performance action Ticaret deed mus. performance, rendition act, action, deed act, action fulfillment, final form, realization payment Görseller

Türkçe - Türkçe Sahtiyan, tabaklanmış deri İfa, eda, borçlanılan şey Hukuk Satıh, yüz, zemin ivaz ivazsız işlenmiş deri İnsan bilinç ve faaliyetlerinin tek tek davranışları Yapılmış, gerçekleşmiş iş, amel, fiil Belirli bir durumla karşılaştığı zaman kişinin yapabildiği davranış Türkçe - Yunanca πράξη (praxi) İngilizce - Yunanca δράση (drasi), επενέργεια (epenergia), αγωγή (agg), διάβημα (diabima), ενέργεια (energia) (action) (n) πράξη (praxi), ενέργεια (energia), αγωγή (agg), δράση (drasi), επήρεια (epireia), μάχη (mahi), λειτουργία (leitoyrga) (action) επίδοση (epidosi) (performance) (comp) αποδοση (apodosi) (Performance) (n) πράξη (praxi), ενέργεια (energia), νομοσχέδιο (nomoshedio) (act) (v) δρω (dro), ενεργώ (energ) (act) πράξη (praxi), παίζω (paizo) (από ηθοποιό (apo ithopoio)), επενεργώ (epenerg), ενεργώ (energ) (act) ουσ (oys). πράξη (praxi), έργο (erg), κατόρθωμα (katorthoma), συμβολαιογραφική πράξη (symbolaiogafiki praxi) (deed) (n) πράξη (praxi), έργο (erg), συμφωνητικό (symfonitiko), άθλος (athlos), έγγραφο (engrafo), κατόρθωμα (katorthoma), συμβόλαιο μεταβίβασης κτήματος (symbolaio metabibasis ktimatos) (deed) Türkçe - İspanyolca acto İngilizce - İspanyolca estar fingiendo, fingir (act) comportarse (act) acto, acción, obra (act) actuar, hacer algo, obrar, tomar acción (act) acto fingido, cuadro, escena, espectáculo, fingimiento (act) hecho (act) función, número (act) combate (action) acción, actividad, acto, actuación, proceder (action) Türkçe - İtalyanca atto İngilizce - Arapça نفذ, مثل, أدى دور, أصلح للتمثيل, خدم, حدث أثرا suffix (act) عمل, احداث الرواية, الأداء, نائب, سلوك, تصرف, دعوى قضائية ب, تأثير, نشاط, معركة, تشكل الأثر الأدبي, مبادرة noun (action) حول بصك suffix (deed) عقد, عمل, مأثرة, حول, وثيقة, صك noun (deed) دفع, دفعة, جزاء, دفع مال, مكافأة, تسديد الديون noun (payment) مسرحية, أداء, عمل عظيم, فعالية, تمثيل, سير العمل, إشتغال محرك, تأدية, إنجاز, سلوك, مباشرة, تشخيص, فعل noun (performance)

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.