Yenişehir Wiki
Yenişehir Wiki
80.302
pages
←[[Tin Suresi/1-8 ]]-Tin Suresi/Elmalı /1-8 Alak Suresi/1-19
Disambig.svg Bakınız: Duha SuresiSuresi/MEAL, Duha Suresi/VİDEO, Duha Suresi/TEFSİR, Duha Suresi/TEZHİB, Duha Suresi/HAT, Duha SuresiFAZİLETİ, Duha Suresi/HİKMETLERİ, Duha Suresi/, /KERAMETLERİ, Duha Suresi/AUDİO, Duha Suresi/HADİSLER, Duha Suresi/NAKİLLER, Duha Suresi/EL YAZMALARI, Duha Suresi/VP
[[Kadr Suresi/1-5]]-[[Kadr Suresi/Elmalı/1-5 ]]→
Önemli!!! düzenlenen sayfalar ayn harfli fasılalara kadar yapılması gerekmektedir. Elmalı Tefsiri (Orjinal)
Ayet No
Ayet Metni
Elmalı Meali (Orijinali)
İngilizce Meali (M. Pickthall )
اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ
Oku ismiyle o rabbının ki yarattı
Yaratan Rabbinin adıyla oku!
Read: In the name of thy Lord who createth,
خَلَقَ الْإِنْسَانَ مِنْ عَلَقٍ
İnsanı bir alaktan yarattı
O, insanı bir alekadan (embriyodan) yarattı.
Createth man from a clot.
اقْرَأْ وَرَبُّكَ الْأَكْرَمُ
Oku, o keremine nihayet olmıyan rabbındır
Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir.
Read: And thy Lord is the Most Bounteous,
الَّذِي عَلَّمَ بِالْقَلَمِ
Kalem ile öğreten de
O Rab ki kalemle yazmayı öğretti.
Who teacheth by the pen,
عَلَّمَ الْإِنْسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْ
O insana bilmediği şeyleri öğretti
İnsana bilmediği şeyleri öğretti.
Teacheth man that which be knew not.
كَلَّا إِنَّ الْإِنْسَانَ لَيَطْغَىٰ
Sakın okumamak etme, çünkü insan muhakkak tuğyan eder
Hayır! Doğrusu (kâfir) insan azgınlık eder.
Nay, but verily man is rebellious
أَنْ رَآهُ اسْتَغْنَىٰ
Kendini müstağni görmekle
Kendisinin muhtaç olmadığını zannettiği için.
That he thinketh himself independent!
إِنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ الرُّجْعَىٰ
Her halde nihayet rabbınadır dönüş
Muhakkak ki dönüş mutlaka Rabbinedir.
Lo! unto thy Lord is the return.
أَرَأَيْتَ الَّذِي يَنْهَىٰ
Baksan a: o nehyedene
Namaz kıldığı zaman, bir kulu engelleyeni gördün mü?
Hast thou seen him who dissuadeth
عَبْدًا إِذَا صَلَّىٰ
Bir kulu namaz kıldığında
Namaz kıldığı zaman, bir kulu engelleyeni gördün mü?
A slave when he prayeth?
أَرَأَيْتَ إِنْ كَانَ عَلَى الْهُدَىٰ
Baksan a o hidayet üzere giderse
Gördün mü (ne dersin?), ya o (kul) doğru yolda olur,
Hast thou seen if he (relieth) on the guidance (of Allah)
أَوْ أَمَرَ بِالتَّقْوَىٰ
Yâhud takva ile emrederse fenâ mı?
Veya kötülüklerden sakınmayı emrederse?
Or enjoineth piety?
أَرَأَيْتَ إِنْ كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ
Baksan a: tekzîb eder, aksine giderse iyi mi?
Gördün mü, ya bu (adam, hakkı) yalanlar, yüzçevirirse,
Hast thou seen if he denieth (Allah's guidance) and is froward?
أَلَمْ يَعْلَمْ بِأَنَّ اللَّهَ يَرَىٰ
Her halde Allahın görüyorduğunu bilmiyor mu?
O adam, Allah'ın kendini gördüğünü hiç bilmiyor mu?
Is he then unaware that Allah seeth?
كَلَّا لَئِنْ لَمْ يَنْتَهِ لَنَسْفَعًا بِالنَّاصِيَةِ
Sakın, Celâlim hakkı için eğer (akıllanıp) vaz geçmezse muhakkak sürükleyeceğiz elbet biz o alnı.
Hayır, hayır! Eğer o, bu davranışından vazgeçmezse, and olsun ki biz, onu perçeminden, o günahkâr ve yalancı perçeminden tutup cehenneme sürükleriz.
Nay, but if he cease not. We will seize him by the forelock
نَاصِيَةٍ كَاذِبَةٍ خَاطِئَةٍ
Hayır, hayır! Eğer o, bu davranışından vazgeçmezse, and olsun ki biz, onu perçeminden, o günahkâr ve yalancı perçeminden tutup cehenneme sürükleriz.
The lying, sinful forelock
فَلْيَدْعُ نَادِيَهُ
O vakıt çağırsın o kurultayını, meclisini
O zaman o taraftarlarını yardıma çağırsın.
Then let him call upon his henchmen!
سَنَدْعُ الزَّبَانِيَةَ
Biz, çağıracağız zebanileri
Biz de Zebanileri çağıracağız.
We will call the guards of hell.
كَلَّا لَا تُطِعْهُ وَاسْجُدْ وَاقْتَرِبْ
Sakın onu dinleme de secde et ve yaklaş
Hayır, sakın onu dinleme de, secde et ve yaklaş!
Nay! Obey not thou him. But prostrate thyself, and draw near (unto Allah).

Yenişehir...jpg

Şablon:Sadeleştirilmiş ET