Bu haberi paylaş:

Anadolu'da uzun yıllardır yaşatılan "Askıda Ekmek" geleneği, Mersin'in Yenişehir Kaymakamlığı'nca başlatılan uygulama ile büyük market ve alışveriş merkezlerine taşındı.

Sertaç Aksan - Anadolu'da uzun yıllardır yaşatılan "Askıda Ekmek" geleneği, Mersin'in Yenişehir Kaymakamlığı'nca başlatılan uygulama ile büyük market ve alışveriş merkezlerine taşındı. "Sağ elin verdiğini sol el bilmemeli" düsturundan hareketle kent genelinde başlatılan uygulamayla, içerisinde gıda, elbise, oyuncak, temizlik maddeleri olan kutular, süper market ve alışveriş merkezleri girişlerine yerleştirildi. Uygulama kapsamında alışveriş yapan vatandaşların satın aldığı kimi ürünlerin kutulara atılarak, yardım bekleyenlere ulaştırılması amaçlanıyor.

Yenişehir Kaymakamı Eyüp Sabri Kartal, Aa muhabirine yaptığı açıklamada, Osmanlı döneminde ihtiyaç sahiplerine incitmeden yardım yapılabilmesi için şehirlerin çeşitli yerlerine "Sadaka Taşları" konulduğunu hatırlattı. O dönemde bu taşların insanların onurları incinmesin diye gözden uzak yerlere konulduğunu belirten Kartal, "Ancak günümüzde gözden uzak yerlere böyle taşlar koymak söz konusu değil. Biz de hayata geçirdiğimiz uygulama ile yaptırdığımız yardım kutularını şehrin işlek yerlerindeki süper market ve alışveriş merkezleri girişlerine yerleştirdik" dedi.

Bu ay başında uygulamaya konulan projenin kısa zamanda büyük bir ilgiyle karşılandığını vurgulayan Kartal, şunları söyledi: "Projenin başladığı ilk günlerde bir takım sıkıntılar yaşadık. Özellikle ülke genelinde bilinen alışveriş merkezleri ve süper marketler konuya sıcak yaklaşmadı. 'Bizim müşterilerimiz böyle yardım kutuları görmekten hoşnut olmayabilir' şeklinde yanlış bir düşünceleri vardı. Ancak Türk insanının bu gibi konulardaki hassasiyeti herkes tarafından bilinir. Kampanyanın henüz başında olmamıza rağmen ilgi gerçekten çok büyük. Bizim müşterilerimiz pek sıcak bakmaz diyen alışveriş merkezleri ve süper marketler ilgiyi gördükten sonra 'bizi de projeye dahil edin' demeye başladı. "

İlçe genelinde ihtiyaç sahibi 930 ailenin kayıtlı olduğunu ve bu kayıtlara proje yürütücüleri hariç hiç bir kimsenin ulaşamadığını vurgulayan Kartal, "Vatandaşlar merkezimize gelerek ihtiyaçları olan eşyaları alırken, başka bir ihtiyaç sahibi vatandaşla bile karşılaşmazlar. Çünkü bu tür işler büyük bir gizlilik içinde yürütülmeli. Amacımız kimsenin boynunu bükmek değil, gülen yüzlerden oluşan huzurlu bir toplum yaratmak" diye konuştu.

-"RAMAZANDA HEDEF 40 BİN PARÇA EŞYA"-

Proje kapmasında yapılan yardımların maddi boyutunun oldukça fazla olmasına rağmen devletin kasasından tek kuruş çıkmamasının büyük önem taşıdığına belirten Kartal, sosyal dayanışma ve yardımlaşma gerektiren projelerde her şeyi devletten beklememek gerektiğini vurguladı. Yaptıkları çalışmalar neticesinde ilk bir aylık süreçte 5 bin 279 parça elbise topladıklarını ve bunların büyük çoğunluğunu ihtiyaç sahiplerine dağıttıklarını anlatan Kartal, şunları kaydetti:

"İhtiyaç sahibi ailelerin çocukları bizim için çok önemli. Bu yavruların yokluk içinde, arkadaşlarının oyuncaklarına imrenerek büyümesi asla istemeyeceğimiz bir durum. Bu yüzden giyim, gıda ve temizlik gibi temel ihtiyaçların yanına oyuncak grubunu da ekledik. Temmuz ayının başından itibaren bine yakın oyuncak, 455 deterjan ve 500'e yakın gıda yardımı topladık. Böyle bir uygulama yaptığımızı duyan vatandaşlar adaklık kurban kestiklerinde dahi etlerini bize getirmeye başladı. Özellikle Ramazan döneminde bir takım hassasiyetlerin daha da arttığını göz önünde bulundurursak, ay sonunda 4 farklı kategoride toplam 40 bin eşyaya ulaşmayı hedefliyoruz. "

-"AMACIMIZ BU PROJEYİ ÜLKE GENELİNE YAYABİLMEK"-

Proje ile toplumum büyük bir kesiminin sorumluluğa dahil edildiğini belirten Kartal, "Projenin Türkiye geneline yayılmaması için hiç bir neden yok. Tüm kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörün önde gelenlerinin bu tarz bir projeye katılmaları halinde ülke genelinde milyonlarca ihtiyaç sahibine ulaşılabilir" dedi.

Türk Milleti'nin bu tür sosyal yardımlarda hassas olmasına rağmen son yıllarda bazı uygulamaların bu kültürün çok uzağında kaldığını öne süren Kartal, şunları kaydetti: "Osmanlı döneminde bir çeşme yaptırıldığında o çeşmeyi yaptıranın ismini yazmak büyük bir ayıptı. Şimdi kişi, bir hastanenin odasına klima bağışlasa dahi kapıya kendi adını yazdırıyor. Bunlar bizim kültürümüzde olmayan şeyler. Yardımın temel felsefesini İslam dinine mensup olanlardan, yani bizlerden daha iyi bilecek bir toplum yok. Vatandaşlardan tek isteğimiz az çok demeden ellerinden geldiğince bize yardımcı olmaları. "

Mersin dışından projeye katılmak isteyenlerin kendilerine telefon ve internet yoluyla ulaşabileceklerini ifade eden Kartal, duyarlı vatandaşların "www. dosteli. info" internet sayfasından kendileriyle iletişime geçebileceklerini sözlerine ekledi.

- MERSİN Anadolu Ajansı [2902634] Haber Yayın Tarihi : 31.07.2011 11:24

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.