Şablon:ESK/SCH Şablon:ESK/KİH

Şablon:ESK/CİKŞablon:ESK/K1ACMŞablon:ESK/K2CMŞablon:ESK/A1ACM

Şablon:ESK/HAK İHLALLERİ Şablon:ESK/KDK11.AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA - ADANA DOSYA NO : 2018 / 112

TAHLİYE TALEBİNDE BULUNAN SANIK: Eyüp Sabri KARTAL T.C NO:....Mezitli / Mersin

VEKİLİ : Av.Semra KABASAKAL

Şehitmustafa Mah. CengizTopel Cad.Tısoğlu Psj. K:4 No:404                                                                                           TARSUS / MERSİN

SUÇ: FETO / PDY (Fethullahçı Paralel Devlet Yapılanması) Terör Örgütüne Üye Olmak

İSTEM: Müvekkilim Eyüp Sabri KARTAL hakkında verilen tutuklama kararının kaldırılmasına ve müvekkilimin salıverilmesine karar verilmesi istemidir.

OLAYLAR :

1-Müvekkilim  Eyüp Sabri KARTAL  FETÖ/PDY Terör Örgütüne Üye olmak suçu ile 19.07.2016 tarihinde Mersin TEM’de gözaltına alınmış, 22.07.2016 tarihinde Mersin Cumhuriyet .Başsavcılığının 2016 / 32410 soruşturma nosu ile ifadesi alındıktan sonra yine aynı tarihte  Mersin 2.Sulh Ceza Hakimliği’nin  2016/553 sorgu nosu  ile  tutuklanarak cezaevine konulmuştur.

2-Müvekkilim Eyüp Sabri KARTAL 1965 yılında Amasya İli Gümüşhacıköy İlçesinde doğmuş, 1983-1987 yıllarında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olmuş daha sonra Gazi Üniversitesi Avrupa Birliği mastırı, TODAİE Kamu Yönetimi mastırı, Ankara Üniversitesi Radyo ve Televizyon Proğramcılığı eğitimi almıştır. 1998 yılında Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında meslek hayatına başlamıştır.Türkiye Cumhuriyeti Devletinin muhtelif yerlerinde 20 yıl mülki idare amirliği görevini yapmış çeşitli kurs ve seminerlere katılmıştır. 1996-1997 yıllarında TODAİE’de kamu yönetimi üzerine mastır eğitimi yapmış daha sonra İngiltere’de BİLGİ VE GÖRGÜSÜNÜ ARTIRMA VE DİL EĞİTİMİ alarak memleketine daha iyi hizmet edebilmek için çalışmalara başlamıştır. 2008 yılından itibaren Mersin Yenişehir Kaymakamlığında göreve başlamış ve bu süreç içerisinde hükümetin desteklediği birçok sosyal projelere imza atmıştır. 15 Temmuz 2016 günü yıllık izin nedeniyle Sinop’ta tatil yaparken 18.07.2016 tarihinde izinlerin iptal edilmesi nedeni ile görevine geri dönmüş ve 19.07.2016 tarihinde ise darbe girişimi ve FETÖ /PDY Terör Örgütü Üyesi olmak suçundan 19.07.2016 tarihinde gözaltına alınmış, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 137.vd.maddeleri uyarınca görevinden uzaklaştırılmış ve 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılarak ihraç edilmiştir.


3-- Müvekkilim Eyüp Sabri KARTAL kendisine isnad edilen FETO / PDY Terör Örgütü ile hiçbir alakası ve yakınlığı olmadığı gibi bu örgüt içerisinde hiç bulunmamıştır. Okullarında eğitim görmemiş ve yurtlarında kalmamış, sohbet ve gezilerine katılmamış, himmet vermemiş, dergi ve gazetelerine abone olmamıştır, bu yapıya ait bankası ile ilişkisi olmamıştır ve bu yapıya ait vakıf ve sendikaya üyeliği bulunmamaktadır. Hatta bu örgüt yapılanması içerisinde yargılanmış olmaktan BÜYÜK ÜZÜNTÜ DUYMAKTADIR Zira bu örgütün amacını, stratejisini, hiyerarşik yapılanmasını , propagandaların ne şekilde yapıldığını, örgüte yardım amaçlı para toplamanın ne şekilde olduğunu bilmemektedir. Nitekim evde yapılan aramalarda bu suç örgütüne üye olduğunu gösterdiği iddia edilen binlerce kitabının bulunduğu kütüphanesinde kutuların içerisinde hiç jelatini bile açılmamış halde bazı Fetö Terör Örgütüne ait olduğu iddia edilen cdler bulunduğu belirtilmiştir. Müvekkilimin kütüphanesinde yüzlerce kitabın arasından hadis ansiklopedisi, islam ansiklopedisi her cins gazete ve kitap arşivi bulunmaktadır. Müvekkilim o tarihlerde suç olduğu ve toplatılmasına karar verildiği yönünde karar olmayan bu kitaplar kütüphanesinin arşivinde bulundurmaktadır. Müvekkilim günde 7-8 tane gazete okumaktadır.Bu gazeteler her türlü farklı görüşü içeren ve bulundurması yasak olmayan gazetelerdir. Bu gazetelere dayanarak müvekkilimin bir suç örgütü üyeliğinin yapıştırılması hayatın olağan akışına aykırı düşmektedir.Zira müvekkilim mülki amir olup her görüşü anlayıp değerlendirmeye çalışan ve onlarla ilgili bilgi sahibi olan bir kişi olup imam hatip mezunu olması dolayısıyla da dini bilgilerini geliştirmeye çalışan kişiliktedir. Müvekkilimin 15 Temmuz 2016 gecesi Sinop’ta MHP İl Başkanı Ali ÇAKIR ve AKP Belediye Başkan adayı Necati ÖZTAŞ ile beraberken darbe teşebbüsü hazırlığında olması ve böyle bir organizasyon içerisinde yer alması mümkün değildir. Hatta bu konuda bu kişilerin ifadeleri alınmış ve müvekkilimin isnad edilen suçla bir ilişkisinin olmadı görülmüştür. Zira müvekkilim aynı zamanda hayatında hiçbir kesime cebir ve şiddet uygulamamıştır.Ve bu mesnetsiz iddialar karşısında şaşkınlığını gizleyememiştir.Müvekkilimin ailesinin içerisinde de bu yapı ile hiçbir bağlantıları bulunmamaktadır.Kanaatimizce şablon halinde hazırlanmış iddia ve iddianameler ile müvekkilim bu FETÖ / PDY olarak kategörize edilmiş suça dahil edilmeye çalışılmaktadır.

4- Müvekkilim Eyüp Sabri KARTAL’ın Bylock kaydı bulunmamaktadır.

5-Müvekkilim dil bilgisi ve eğitimi için gittiği yurtdışında daha önceki İçişleri Bakanı Efkan ALA ile birlikte aynı yerde kalmışlardır. Gerekirse Efkan ALA’ya sorulduğunda müvekkilimin bu yapı ile bir ilişkisinin olmadığı görülecektir.

6-Müvekkilim Eyüp Sabri KARTAL çeşitli görevlerde bulunurken 2012 yılında Bursa Vali Yardımcılığı, 2015 Ocak ayında İçişleri Bakanlığında Efkan ALA’nın özel görevlendirmesi ile geçici görevle Mersin Vali Yardımcısı Vekilliğine atanmış, bilahare MÜLKİ İDARE KARARNAMESİ ile Mersin Vali Yardımcısı olarak görevlendirilmiştir. Bu konuda Eski İçişleri Bakanı Efkan ALA’nın dinlenmesini talep ediyoruz.

7-Müvekkilim bu örgütün illegal yapılanma olduğunu 17-25 Aralık olaylarından sonra basından öğrenmiş ve bu örgütle hiçbir teması da olmamıştır.Ancak görevi gereği makamına gelen ve giden kişilerin bu konuda kim olduğunu ve ne için de geldiklerini bilmesi de mümkün değildir.Hatta müvekkilimin Mersin Yenişehir Kaymakamlığına atandığı sırada bir meslektaşının “gittiğin yer çok kültürlü bir yer,n kadar tarafsız olup eşit yaklaşırsan o kadar itibar görürsün” demesiyle bu öneriye Yenişehir Kaymakamlığı görevinde bulunduğu sürece uymuştur.Hatta Mersin’de ilk defa CEMEVİ DEDESİ, YENİŞEHİR MÜFTÜSÜ VE KATALOK KİLİSESİ PAPAZINI ilk defa bir kahvaltıda buluşturmuştur. Müvekkilimin Fetullah GÜLEN ile ve onun yandaşlarıyla hiçbir görüşmesi olmamıştır. Müvekkilim görevini hükümete ve devlete öyle yakışır biçimde yapmıştır ki birçok özel habere konu olmuştur.

Müvekkilimin yayınladığı twiter ve retweetler tamamen eleştiri mahiyetinde olup aynı zamanda böyle düşünenler de var diyebilmek için yapılmıştır. Zira müvekkilim Cumhuriyet Gazetesini redwatlemekle CHP’li, Yeni Şafak Gazetesini retweetlemekle AK Partili, Akit Gazetesini redweetlemekle CİHATÇI , Hakan Şükür’ün twitini retweeklemekle PARALELCİ ilan edilmesi bir hukuk devletinde düşünce özgürlüğüne kelepçe vurulması anlamına gelmektedir. Bu sebeple müvekkilimin AHİM kararlarında twiterdaki söylemleri İNSAN HAKLARI VERENSEL BEYANNAMESİNİN 19.MADDESİNDE “her ferdin fikirlerini açıklamak hakkı vardır” bu fikirlerden ötürü memleket sınırları mevzubahis olmaksızın malumat ve fikirleri her vasıta ile arama ve yayma hakkını içermektedir Kaldı ki TC. Anayasasının 25.maddesinde de “her ne sebeple olursa olsun kimse düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz, düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz, herkes düşünce ve kanaatlerini söz yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet, resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak yada vermek serbestliği de kapsar. Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz” denilmektedir.Bu sebeple müvekkilim Eyüp Sabri KARTAL hakkında bu twiter ve retweetlerden dolayı soruşturma yapılmış ve soruşturma neticesinde “20.06.1988 tarihinde Bursa Kaymakam adayı olarak Mülki İdare Mesleğine başladığı sırasıyla Kavaklıdere, Adaklı, Meriçli Kaymakamlığı, Şırnak, Sinop Vali Yardımcılığı, Beşikdüzü, Sürmene, Yenişehir Kaymakamlığı, Bursa Vali Yardımcılığı görevlerinden sonra en son Mersin Vali Yardımcılığına atandığı, 17.07.2016 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı,meslek hayatı boyunca birlikte çalıştığı amirlerince 3 takdirname, 1 başarı belgesi ile ödüllendirildiği, Meriç Kaymakamı iken 13.04.1998 tarihinde Atatürk düşmanı, irtica yanlısı, fetullahçı olduğu iddiasıyla şikayet edildiği şikayet neticesinde yapılan soruşturmada öne sürülen iddiaların bulunmadığı ve soruşturma açılmasına ihtiyaç görülmediği şeklinde sonuçlandırıldığı, Mersin Vali Yardımcısı iken sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında soruşturma yapıldığı ve bu yapılan soruşturma sonucunda hizmet dışında devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunması nedeniyle kınama cezası ile cezalandırıldığı bildirilmiştir.

Müvekkilimin sosyal çevresinde yapılan Fetö/Pdy içerisinde faaliyet gösteren ve haklarında yasal işlem yapılan şahıslarla irtisakının bulunduğu belirtilmiştir. Herhangi bir dernek üyesi olmadığı, 2011 yılında kimse yokmu derneğine 5-TL tutarında 2 kez bağışta bulunduğu bildirilmiştir.

Yapılan araştırma neticesinde meslektaşları arasında Fetö/Pdy ile ilişkisi bulunduğu yönünde bir kanaat olup zaman zaman hükümeti eleştirip rahatsızlığını dile getirdiği ifade edilmektedir. Çocuklarının 3’ünün de Özel Yıldırımhan Okulunda okuduğu, Fetullah Gülen’e ait kitap,s cd vs.lerin evlerindeki aramada bulunduğu, sosyal paylaşım sitelerinde Fetö Terör Örgütü güdümünde faaliyet gösteren şahıs ve kurumların örgütü sahiplenici paylaşımlar yaptığı tespit edildiği, Bank Asya Hesabının bulunmadığı, basında başbakanlığa karşı dava açan kaymakam olarak adının geçtiği ve Mersin İdare Mahkemesine başvurarak Bursa Vali Yardımcılığına tayini ile ilgili yürütmeyi durdurma kararı aldığıyla ilgili müfettiş raporu düzenlenmiş olup bu rapor doğrultusunda müvekkil hakkında Fetö/Pdy Terör Örgütü üyesi olduğu kanaatine varıldığı şeklinde rapor tanzim edilmiştir.

Ancak bu raporda müvekkilin çocuklarının örgüte ait olduğu iddia edilen okullarda okumasının suç teşkil edecek bir hareket ve eylem olmadığı kanaatindeyiz. Zira bu okullar Milli Eğitim Bakanlığınca onaylanmış olup devlet tarafından teşfik verilmektedir. Bu okullarda çocukları okuyan birçok kamu kurumunda görevli kişiler, savcı, kaymakam ve polis bulunmakta olup bu kişiler hakkında herhangi bir işlem yapılmamış olup halen görevlerine devam etmektedirler.

Sosyal medyadaki tweet ve paylaşımlarda ise yukarıda izah edildiği üzere tamamen fikir ve düşünce özgürlüğü olup, bu fikir ve düşüncelerin eleştiri mahiyetinde olduğu ortadadır.Nitekim bu paylaşımlarla ilgili müvekkilim hakkında soruşturma yapılmış olup haksız biçimde kınama cezası verilmiştir. Aynı hareketten dolayı tekrar cezalandırma yoluna gitmesi ise bir fiil ve eylemden dolayı iki kez ceza verilmesinin CMK7nun ilgili maddelerine aykırı düşmektedir.

Evinde bulunduğu iddia edilen cdler ise çok eski olup müvekkilimin dahi bu cdlerden haberi bulunmamaktadır. Zira bu cdler çok önceden annesinin vefatı nedeniyle gelen eşyalar arasında bulunan cdler olup bazılarının ise müvekkilin kaymakamlık yaptığı sırada birçok kişi tarafından hediye edilen ve müvekkilim tarafından hiç açılmadan depoya atılan kutu içerisindeki cdlerdir. Gerçekten bu kutuların içerisinde müvekkilim ne olduğunu dahi bilmemektedir. Bu durum da müvekkilimin anılan terör örgütü ile ilişkisinin bulunmadığının açık bir göstergesidir.

Kimse yokmu derneğine yapılan bağışla ilgili olarak da müvekkil böyle bir mesaj attığını hatırlamamaktadır.Kaldı ki bu dernek kamuya yararlı dernekler vasfıyla ilgili olarak o tarihlerde resmi gazete yayınlanmış olup 2011 yılında meydana gelen Van depremi sırasında hükümetin ve devletin de teşviki ve emriyle atılmış olabileceği kanaatindeyiz. Bu nedenle bu eylemin de suç olduğu kanaatinde değiliz.

Anayasanın 19 ncu maddesinde tutuklulukla ilgili olarak, “Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir. Hâkim kararı olmadan yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun şartlarını kanun gösterir” ve “Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır. Serbest bırakılma, ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir” düzenlemeleri yer almaktadır. Bu düzenleme; kuşkusuz suç işleyenlerin cezasız kalmaları sonucunu doğurabilecek biçimde salıverilmelerine olur vermemektedir. Ancak bu düzenleme, yargılamanın uzun sürmesinin faturasının şüpheli veya sanığa yüklenmesine de izin vermemektedir. Anayasadaki bu düzenleme ile AİHM’nin verdiği yargılama ve özgürlük kısıtlama süresinin uzun olduğuna ilişkin ihlal kararları dikkate alındığında, tutukluluk süresinin yasada öngörülen süreyi aşmaması gerektiği de ortaya çıkmaktadır. Nitekim 19 ay boyunc a müvekkilim hakim karşısına çıkarılmamış, savunma hakkı kısıtlanmıştır. Duruşma günü 27.06. 2018 tarihi olup , müvekkilim ile ilgili tutuklamaya son verilmediği takdirde 2 yıl gibi uzun bir sürede duruşmanın yapılmamış olması ileride telefisi güç zararların doğmasına sebep olacağı gibi uzun tutuklama sebebiyle de AHİM mahkemesinde Türkiye aleyhine kararların çıkmasına neden olabilecektir. Bu nedenle müvekkilimizin salıverilmesini diliyoruz.Müvekkilim için kanıtların tamamı toplanmış olup bu aşamada delillerin karartılması söz konusu değildir. Cezaevinde de geçirdiği tutukluluk süresi de göz önünde bulundurularak ilerde de mağduriyetine sebep olmamak adına tutuksuz yargılanması gerekmektedir. AİHM'in 5. maddesinin 3. fıkrasında; ‘bu maddenin 1. fıkrasına göre suç işlediği hakkında geçerli şüphe bulunan veya suç işlemesine veya suçu işledikten sonra kaçmasına engel olmak zorunluluğu inancını doğuran makul nedenlerin bulunması dolayısıyla, yetkili merci önüne çıkarılmak üzere yakalanan veya tutulan kişinin, makul bir süre içinde yargılanmaya veya adli kovuşturma sırasında serbest bırakılmaya hakkı olduğu’ belirtilmiştir.

Aynı hak, Anayasanın 19. maddesinin 8. fıkrasında; ‘tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakkı vardır’ denilerek kabul edilmiştir. AİHM; 5. maddenin 3. fıkrasında ‘azami alıkoyma süresi’ belirlenmiş olduğu şeklinde bir düşünceyi kabul etmemiş, söz konusu makul sürenin, teorik olarak değerlendirilemeyeceği, sanığın süregelen alıkoyma halinin makul olup olmadığının her davanın özel şartlarına göre değerlendirilmesi gerektiği yönünde kararlar vermiştir.

Alıkoyma uygulamasının ulusal kanunlara göre ‘hukuka uygunluğu’ ne kadar önemli olsa da, her zaman belirleyici değildir. Mahkeme'nin ayrıca, incelenen süre boyunca uygulanan alıkoyma tedbirinin, sözleşmenin 5. maddesinin 1. fıkra hükümlerinin amacına da uygun olduğuna, bir başka deyişle; kişilerin keyfi bir şekilde özgürlüklerinden mahrum edilmelerinin önlendiğine ikna olması gerekir. Ayrıca Mahkeme'nin ulusal kanunun da sözleşmeye uygun olup olmadığına bakması gerekir. Tutuklama bir koruma tedbiridir ve 5271 sayılı CMK’nın 100–108. maddelerinde, AİHS’nin 5. maddesinde belirtilen ilkeler gözetilerek ayrıntılı bir biçimde düzenlenmiştir.

AİHM'in 5. maddesine göre; ‘tutuklulukta geçen sürenin makul olması temel bir ilkedir’. Tutuklama; kişi özgürlüğünü sınırlayan geçici ve istisnai bir önlemdir. Bu nedenle tutuklama koşullarının bulunup bulunmadığının her aşamada özenle incelenmesi, tutukluluğun devam edip etmeyeceği yönünde belirli aralıklarla yeni kararların alınması zorunlu görülmüştür. Tutuklama nedenlerinin ortadan kalkması, tutuklukta geçen yasal sürenin dolması halinde tutukluluk halinin sona erdirilmesine karar verilmesi gerekeceğinden söz konusu maddeler düzenlenmiştir.

Kişi özgürlük ve güvenliği bireyin en temel haklarından biridir. Bu özgürlüğün yasal koşullar çerçevesinde sınırlanması gerekir. Tereddütlü durumlarda yasa metinlerinin özgürlük lehine yorumlanması gerekir. İşlendiği iddia olunan suçla ilgili olarak özgürlükten yoksun bırakma önlemine, yasada belirtildiği kadar başvurulmalıdır. Yargılamanın uzun sürmesi, özgürlükten yoksun kılmanın uzun sürmesine olur vermemelidir İnfazı sağlamayı amaçlayacak biçimde tutuklama kararı verilmemesi gerekir. Yani tutuklama önlemine sadece yargılamanın selameti için başvurulmalı ve infazı güvenceye alma amacı olmamalıdır. Konuya bu şekilde yaklaşıldığında, yargılamanın kısa sürede tamamlanması için gerekli önlemlerin alınmaması şüpheli veya sanığın özgürlüğünün uzun süre kısıtlanmasını gerektirmemelidir.


Anayasanın 19 ncu maddesinde tutuklulukla ilgili olarak, “Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir. Hâkim kararı olmadan yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun şartlarını kanun gösterir” ve “Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır. Serbest bırakılma, ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir” düzenlemeleri yer almaktadır. Bu düzenleme; kuşkusuz suç işleyenlerin cezasız kalmaları sonucunu doğurabilecek biçimde salıverilmelerine olur vermemektedir. Ancak bu düzenleme, yargılamanın uzun sürmesinin faturasının şüpheli veya sanığa yüklenmesine de izin vermemektedir. Anayasadaki bu düzenleme ile AİHM’nin verdiği yargılama ve özgürlük kısıtlama süresinin uzun olduğuna ilişkin ihlal kararları dikkate alındığında, tutukluluk süresinin yasada öngörülen süreyi aşmaması gerektiği de ortaya çıkmaktadır. Müvekkilimin eşi Aile Hekimi olup hiçbir neden olmaksızın sırf eşi ile ilgili iddiadan dolayı görevinden ihraç edilmiştir.Bu da TCK’daki SUÇUN ŞAHSİLİĞİ PRENSİBİNE aykırı düşmektedir.

Müvekkilime isnat edilen suçun üst haddi bile göz önüne alındığında tutuklamadan beklenen yararın ortada olmadığı açıktır. Müvekkilim sabit ikametgah sahibi olup kaçma şüphesi bulunmamaktadır. Bu nedenle uzun süredir tutuklu olan müvekkilimin tahliye edilmesi için mahkemenize başvurmak zorunda kalınmıştır.

SONUÇ: Sunduğum nedenlerle müvekkilim hakkında verilen tutuklama kararının kaldırılarak müvekkilimin bihakkın veya ADLİ KONTROL İLE salıverilmesini vekaleten arz ve talep ederim…04…../…05…./ 2018


                                                                    SANIK  EYÜP SABRİ KARTAL   
                                                                                       VEKİLİ
                                                                            Av.SEMRA KABASAKAL



Şablon:ESK/SCH Şablon:ESK/KİH

Şablon:ESK/CİKŞablon:ESK/K1ACMŞablon:ESK/K2CMŞablon:ESK/A1ACM

Şablon:ESK/HAK İHLALLERİ Şablon:ESK/KDK


舰됊आ蘪虈෷܁ꀂંゥંʡ́റରआ虠ňͥȄ、؋⨉䢆čć芠ꨆ舰ꘆ舰踅ΠĂȂ 䎤烘뢗᪗鼡രआ蘪虈෷āԋ ଱र̆ѕጆ吂ㅒ〼غ唃଄㌌慄慹慮㩫吠䌮‮〵〷猠祡뇄쑬₱汅步牴湯歩쐠涰慺䬠湡湵ㅵきً唃਄䐌썔劜呋啒呓䈠汩楧쐠沰瑥앩榟敶䈠汩앩榟썇皼湥楬鿄⁩楈浺瑥敬楲䄠씮⺞䐱䈰̆ѕః吻䉂吭鳃䭒剔单⁔楎整楬汫⁩汅步牴湯歩匠牥楴楦慫? 穩敭汴牥⁩㑈Ḱഗ㜱㈰㠲㤰㤲㤵᝚㈍〰㈲〸㈹㔹娹怰ᐱሰ̆ѕጅㄋ㔰ㄴ〵〲㘸༱ര̆ѕఌ䄆啖䅋ㅔ》؉唃؄ȓ剔ေะ̆ѕఇ䴇剅쑓亰ᠱᘰ̆ѕః匏䵅䅒䬠䉁十䭁䱁舰∁രआ蘪虈෷āԁ̀Ƃ 舰ਁ舂ā销舔秈㒄꺟鵟∢紖Ǐᛷ零㙨㖡䶤曁᳅ྸﺟ꼘窫篒㋿ㄞ♲題㈞▔ᜥ⨙Ᏽ﯐ 穳榟탳봹첐뢾ת欧ꔇ믗㎁ꏌ鯜鲂㤓⣪ ႛ酉쟿謘⧁䞡쎤䣶㎛썢䂔獇ꓝ揊㦕幇觡憐謱먶퐍Ḇ쥶ằ췁唩䪉윃ၱ〼蔩⍰直 챦〼ͮ䙾ᅶ쵫꾈餞□袵戝ା竴뵵޶롃ࠑ쥁�囮┷篇釕ꆻ쉭她湋挘㐀Чᯌ೜鲇旱惙 귴ꖝ茝˭ăĀ芣�舰�̆ᵕУ〘耖블욕 ጮꅟ�풑蝲웴忥ろ؝唃ฝᘄᐄὼ繉紨荕嘯ᄕ防⒊ﶝ䇫ะ̆ᵕď!Єȃ쀆舰ጁ̆ᵕРƂ《Ƃ〆Ƃ؂怉ᢆ ăā脰ヴث⬈Ćԅȇᘁ栟瑴㩰⼯睷⹷畴歲牴獵⹴潣⹭牴猯敵脰ۄ⬈Ćԅȇ。랁脞´Bu sertifika, 5070 saŹ1Ŭ1 ElektronikĠ0mza Kanununa göre nitelikli elektronik sertifikaŤ1r〮؉唃ጝȄ0匰̆ᵕПがおꁈꁆ虄桂瑴㩰⼯睷⹷畴歲牴獵⹴潣⹭牴猯汩启䉂吭剕呋啒呓也瑩汥歩楬卟䱉桟⸴牣ぬؿ⬈ĆԅćЃ〳〱؈І踀ņ、؍怋ᢆ㴁Ā产āᘰ؆ 䚎ȁర̓剔ə✂Ȑ 脰گ⬈ĆԅćЁꊁ脰ゟٳ⬈Ćԅ〇蘂桧瑴㩰⼯睷⹷畴歲牴獵⹴潣⹭牴猯牥楴楦慫慬⽲䉔ⵂ啔䭒剔单彔楎整楬汫彩汅步牴湯歩卟牥楴楦慫䡟穩敭汴牥彩㑨挮瑲⠰ࠆثԁ܅İᲆ瑨灴⼺漯獣⹰畴歲牴獵⹴潣⹭牴Ḱ̆ᵕБ〗脕愓獶浥慲㐴杀慭汩挮浯രआ蘪虈෷āԋ̀Ƃ �闼楥䔡兓䓾狘秠晁蔮蚡竖瓁 �셫榵㸴鳵ປ呜貟▢ᑲ懓ﺗ뺃ၷ꬘弘⤞ 狽볭鉆㓛悻͔瞲ҭ䋾셑뀊팔Cﲎ쪛⊞蔷꾰癳살㻮좎⡡旉뷐炴蕂뽁㐌贔ིㇺ窐鯦楖锷㟿肙㐒᷶Ჾ㕣㕐륮⥍ꡕ哝Ꙇ봾獆쨅믓⳯튑뎤꣤ᤶ쒊兢㒫⩢嶅쭕궇砪丢㠽꾶ꌉᚗ㜈㡽拈뫈ᴑ骙䂊﮵썙㙩朌뇰⨑꒮ﺪ娄旘舱퀃舰찃Ă、脰㇠》؉唃؄ȓ剔㰱㨰̆ѕఋ䐳祡湡歡›⹔⹃㔠㜰‰慳쑹沱뇄䔠敬瑫潲楮냄穭⁡態畮畮䴱䬰̆ѕఊ呄鳃䭒剔单⁔楂杬⁩냄敬楴鿅浩瘠⁥楂楬鿅浩䜠볃敶汮쑩榟? 穩敭汴牥⁩⹁黅ㄮいق唃̄㬌䉔ⵂ썔劜呋啒呓丠瑩汥歩楬䔠敬瑫潲楮敓瑲晩歩⁡楈浺瑥敬楲? ȴ 䎤烘뢗᪗鼡ରआ虠ňͥȄꀁƂゲؘ⨉䢆č̉଱आ蘪虈෷܁、؜⨉䢆čԉ༱ഗ㠱㔰㐰〱ㄲ㜲ずد⨉䢆čЉ∱ ꎢ䤍栽ቶ淪잊䉹畮捅◎ꎦ Ć犟舰䔁ଆ蘪虈෷ँȐㄯƂ〴Ƃ〰Ƃ〬Ƃ〨؋怉䢆攁ЃĂ 㠆읕듾拝ߐჂ ށ쐞㶀纩퀣董❰⃸￀脰ヶ膤ャ଱र̆ѕጆ吂ㅒ〼غ唃଄㌌慄慹慮㩫吠䌮‮〵〷猠祡뇄쑬₱汅步牴湯歩쐠涰慺䬠湡湵ㅵきً唃਄䐌썔劜呋啒呓䈠汩楧쐠沰瑥앩榟敶䈠汩앩榟썇皼湥楬鿄⁩楈浺瑥敬楲䄠씮⺞䐱䈰̆ѕః吻䉂吭鳃䭒剔单⁔楎整楬汫⁩汅步牴湯歩匠牥楴楦慫? 穩敭汴牥⁩㑈ଂꐀ�鞸ℚゟ؍⨉䢆čଁ 舄 꽬孔᐀䠧엢ꐚ�꣄돁⽸崹㷬퉊ꉡ풒펁綢෾逘뽧ꤧ횿钬擸佄꿆鱧쥷 ᱟ봠䣵瑈銹↍䮲끇궛汇ﴴ뗅혦찊駳﵀逷ೱ䇼࿷�ꋏ걆ദ堉뚚फ़ 뚕⛇巧㈘ꇻŋξ쾥儨欬Ọ毚눂䘉栕뫿诣䆻훑䛹娦爓삉뛯녚唭㍋ 涁팜߸꼧ᄇ腀鴜Ӂ姱ଐ픥ↅ皠꫾栳ኡ閰ꪞ슼�䐙䯛痚 㑇㯽곻�䁓髛쑙ꗕ퇶ꉱ

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.