FANDOM


Bakınız

Şablon:Ays - d


Ays
13. Eyyub (as): Eyyûb b. Mûs, b. Ra'vil, veya Razıh b. Ays b. İshak, b. İbrahim Aleyhisselâmlardır. Eyyûb Aleyhisselâmın annesi Lut Aleyhisselâmın kızı idi.
Kızılderelilerde Ayş
http://www.accessgenealogy.com/native/tribes/caddo/eyeishindiantribe.htm]
*Ays - Ayas - Aysu -Ayas -Ayas Paşa - Ayaz - Aysi - İys -Ayş - Esau [1] - Arys
*İsmail - İshak -İsaac: عيسو [1 - Ays ve Yakub- Jacob and Esau - Iys- İys- Aysu - Ays bin İshak - İshak bin Ays İshak aleyhisselamın. Altmış yaşındayken, İys ve Yâkûb adında iki ikiz oğlu oldu. İys amcası İsmâil aleyhisselâmın kızıyla evlendi. Babasının duâsı bereketiyle soyu bereketli olup, kısa zamanda çoğaldı. İshâk aleyhisselâmın diğer oğlu Yâkûb aleyhisselâma da peygamberlik verildi. Oğul ve torunlarından peygamberler geldi
Şablon:İbrahim

Abraham Full Movie

Abraham Full Movie

Abraham şecere Tam ekran yakalama 29.08.2013 161246
Bakınız

Şablon:İbrahimbakınız -d
{{İbrahimbakınız}}


İbrahim Ibrâhîm Abraham - Brahman Apram ilk kullanılışı إِبْرَاهِيمَ Ibram İbrâm İpram إِبْرَاهِيمُ- إبراهيم
Hager Hacer İsmail Kureyş Kuruş Kapının eşiğini değiştir! Kapının eşiğini sağlam tut!
Sarah Sare İshak Ays
Katura Kantura dan Brahmanlar oluyor. 6 oğlan 6 ok.
İbrahim suresi İbrahim Suresi İbrahim Suresi/1-6
Kur'an'da İbrahim kelimesini içeren ayetler 2/124 2/125 2/126 2/127 2/130 2/132 2/133 2/135 2/136 2/140 2/258 2/260 3/33 3/65 3/67 3/68 3/84 3/95 3/97 4/54 4/125 4/163 6/74 6/75 6/83 6/161 9/70 9/114 11/69 11/74 11/75 11/76 12/6 12/38 14/35 15/51 16/120 16/123 19/41 19/46 19/58 21/51 21/60 21/62 21/69 22/26 22/43 22/78 26/69 29/16 29/31 33/7 37/83 37/104 37/109 38/45 42/13 43/26 51/24 53/37 57/26 60/4 87/19
Hz. İbrahim'in çocuklarına duası Allah'a duasında "Zürriyetimden de" deyince Allah ahdime zalimler nail olamaz, buyuruyor. Yani zalimler neslinden olabilecek. Hz. Peygamberin Amcası gibi.
İbrahimi gen Hz. İbrahim'in soyu Şablon:İbrahimin oğulları İsmail İshak İsaac عيسو [2] Ays ve Yakub Jacob and Esau Iys İys Aysu Ays bin İshak İshak bin Ays
Türk kavmine gönderilen peygamberler Nuh Nebiden Süleyman Şaha silsilename Yörük-türkmenlerin soy kütüğü‎ Millet-i İbrahim Evliya Çelebi ve Osmanlıların soyu R1a Ur Urfa Urumiye Urumçi Urumeli Urumluk
Osmanlılar Hz İbrahim soyundandır Neşrî, Osmanlıların ataları hakkında bir başka şecereyi de görmüş olmalıdır. Nitekim, Osmanlıların soy kütüğü hakkında bilgi veren farklı bir türün varlığından bizleri haberdar eder. Buna göre Oğuz Han'ın ataları Iys, İshak ve İbrahimdir. Köken olarak Nuh'un Sam adlı oğluna dayanır. Neşrî, bu tezi kabul etmemesine rağmen, Osmanlıların soy kütüğü hakkında bilgi veren ve "Tevârîh-i Acem"den etkilenen farklı bir türün olduğu anlaşılıyor.[18] 5/20 - 5/21 Enbiya ve mülük verdik. Kağan - Kohen [18] Mehmed Neşrî, a.g.e., s.57. , [3]
A reader name Graeme wrote to provide more detailed information on the genetics of this blond source in Mediterranean populations:
"Blond hair, blue eyes are just variants of the normal color scheme that developed in Asia only 8 to 10 thousand years ago, and most likely brought into Europe with some of the Asiatic Indo-European speakers around 5 or 6 thousand years ago. The men of those Asiatic tribes who had a higher percentage of blonds were carriers of Y chromosome haplogroup R1a as distinct from R1b whose men and their associated women were as dark as most Eurasians were 6 thousand years ago. The only difference between the R1b and R1a is that the darker R1bs have mutations in their MCR1 genes which give red hair, hence the reason that red hair in Europeans is mainly found in the western corner of Europe.
Neşrî, bu anlatımını daha da ileri götürüp Oğuz'un İbrahim peygambere iman ettiğini yazar. Böylece Hz. Muhammed ile Oğuz arasında dolaylı bir yakınlık kurar. Oğuz Han'ın müvahhid kimliği ve tek tanrılı bir dine mensup olması, Türklerin İslâmî kimliğine de bir göndermedir. Ancak, asıl önemli olan, onun tevhid bayrağını şarkdan garbe dalgalandırmasıdır. Osmanlılar da, tıpkı ataları Oğuz Kağan gibi bu tevhid anlayışının temsilcisidirler. Osmanlıların, 15. yüzyılda Oğuz geleneğine kazandırdıkları yeni çehre, onlara hükümdarlık hakkı veren siyasî bir söylem olmasının yanında, muhakkak ki dinî içeriklere de sahipti. Ancak Yafes ile Oğuz Kağan arasındaki ataları hakkında fazla bilgi bulunmayan Osmanlıların, bu puslu dönemdeki atalarının bir kısmı puta tapan kimseler olarak anılırlar. Ancak Oğuz Kağandan sonradır ki, Osmanlıların ataları tevhid inancını bayraklaştırmış ve İbrahim'den itibaren peygamberlerin hizmetinde yer almışlardır. Bayatî'nin, Osmanlıların atalarını peygamberlerin hizmetinde yer almış kimseler olarak sunması ile bu görüş arasında benzerlik bulunur.[27] Ancak hemen belirtilmelidir ki, Osmanlıların atalarına yer veren soy kütüklerini salt dinî içerikli bir malzeme olarak kabul etmek yanlıştır. Dinî muhtevalı olmasına karşın bu soy kütükleri, siyasal içerikli ve yapay idi. Birçok versiyonu bulunan şecereler, yazılı ve sözlü geleneğin malzemeleri ile oluşturulmuştur. Osmanlıların tarihî bilgiler ile efsaneyi karıştırarak yapma bir soyağacı elde ettikleri görülmektedir. Osmanlılar, sıralanan bir çok ata ile doğrudan Oğuz Han'a bağlanırlar. Üstelik dip ata olarak Yafes ve Sam ismini veren iki farklı gelenekte Oğuz ismi ortaktır. Bu yapay soyağaçları sayesinde Osmanlılar, soyları Oğuz Han'a daha dolaylı bir şekilde dayalı olarak tarif edilen komşu Türk hanedanları karşısında üstünlüklerini kanıtlamış ve Oğuz destanlarına aşina Türk tebaaya hükmetmesini meşru kılan bir araç elde etmişlerdir. Oğuz geleneğini yansıtan bu yapma şecereler uzun süre varlığını devam ettirmişse de, Osmanlıların İslâm dünyasındaki rollerinin artmasına ve tartışılmaz üstünlüklerine paralel olarak, soyağacına dayalı meşruiyet araçlarının yerini İslâmî referanslar almıştır. Tabii bunu yanaı genetik biliminin yalanladığı ve yapma değil aslında gerçek şecere olduğunu isbat etti.
1. Yafes Meselesi Semavî dinlerde, insanlığın ikinci atası olarak Nuh peygamberin adı geçer. Buna göre Tanrının tufan ile inançsızları cezalandırması sonucu, yeryüzünde yalnız Nuh ve ona inananlar kalmıştır. Kutsal kitaplarda Nuh'un oğulları Sâm, Hâm ve Yafes insanoğlunun ataları olarak sivrilmişlerdir. Yeryüzündeki ırkların Nuh'un oğullarından türediği fikri hâkimdir ve ırklar bu üç isim etrafında tasnif edilmeye çalışılmıştır. Tevrat'ta Nuh'un bu üç oğlundan türeyen ırklar ayrıntılı olarak açıklanmıştır.[22] Buna göre, Yafes'ten beyaz ırk, Sam'dan Araplar ve İbraniler dahil olmak üzere Sami ırkı ve Ham'dan Kuzey Afrikalılar türemiştir. Bu bilgiler, diğer semavî dinlerde de etkili olmuştur. Türklerin Yafes soyuna dayandığına dair Tevrat'ta yer alan semit jenealojisi, Türk düşünce hayatında da yer edinmiştir. Nuh'un oğullarına dayanan şecereler sayesinde, ırklar arasında kalıtımla geçen derece farkları ortaya çıkmıştır. Bu derecelendirme en üstün ırk ve toplum anlayışını meşru kılmayı amaçlamıştır. Nuh soyu için, ırk saflığını korumak gibi adetlerin varlığına çeşitli kaynaklarda rastlanmaktadır. Bu, hem Yafes kökenden gelen Ariler için, hem de Sami bir kökenden gelen İbraniler için geçerlidir. Buna karşın Ham neslinden gelenler, babaları Nuh'un lanetine uğradıkları için kıyamete kadar Yafes ve Sam soyuna hizmet etmeye mahkum olmuşlardır. Irkların saflığını ve üstünlüğünü korumak gerektiği fikri çeşitli yapılanmaları da beraberinde getirmiştir. Musevilerin ırkları dışında evlilik yapmaları yasak olduğu gibi, Ariler de benzer uygulamaları Hindistan'da yürütmüşler ve kast sistemini oluşmuşlardır. Kast sisteminin en üstünde Ari soyundan Brahmanler yer almıştır. Onların diğer kastlarla evlenmeleri bir yasaklanmıştır. Bu adetler, kavimlerin varlıklarını koruma güdülerini anlatır. Göçebe toplumların sıraladığı soy cetvelleri, üstün ırk anlayışından ziyade aşiret üyelerini bir arada tutmaya yöneliktir. Bu sayede, aralarında kan bağı bulunan topluluğun bütün fertleri arasında dayanışma duygusu güçlendirilmek istenir. Bulanık soy ağaçlarında ilk ataların berraklığı, ortak atalara yapılan özel vurgu ve ortak tarihî geçmişe yapılan göndermeler, aşiretler arası yakınlaşmayı tesis etmiştir. Kandaş aşiretler arasında ortak atalar, birlikteliği sağlayan önemli unsurlardır. Yafes'in Türklerin atası olduğu hakkında ilk Osmanlı kroniklerinde ve soy kütüklerinde yer alan bilgiler, çeşitli aşiretlerden meydana gelen konferatif yapının ilk eklemini teşkil etmiştir. Bunun yanında,
İslâmî kaynaklarda Rum'un, Yafes'in oğulları arasında zikredildiği görülür.
Bu söylem, Osmanlıların Anadolu ve Rumeli'de yayılmasını meşru gösteren olaylar ile birlikte mütalaa edilebilir. Nitekim Osmanlıların İslâm dünyasında üstünlüklerini iddia ettikleri döneme rastlayan eserlerde, onların İbrahim oğlu İshak nesline mensup olduklarına dair şecereler uydurulmuştur.??? Osmanlı hanedanının, Nuh'un oğlu Sam'a kadar uzatılan bu soykütükleri aracılığıyla Hz. Muhammed neslinden geldiği iddia edilir. Osmanlıların, İslâm dünyasında üstünlüklerini iddia ettikleri dönemlerde bu söylemin bir siyasî araç olarak kullanıldığı anlaşılır.
Neşrî, Osmanlıların ve Kayının kökeni sayılan Oğuz'un, Sam neslinden gösterilmesini yanlış bir düşünce olarak değerlendirir. Ona göre bu düşüne Acem'in "taassubât-ı şenî‘asından" kaynaklanmaktadır.[23] Bu görüş daha sonra İdris-i Bitlisî tarafından da değerlendirilmiştir. Bitlisî ekolünü takip eden tarihçiler, Osmanlıların Sâm neslinden olduğunu iddia etmişlerdir.
Mersin Katolik kilisesi papazı Roberto Ferrari, Abraham ismi ışık anlamına gelir demişti. ABRAHAM (אַבְרָהָם): Hebrew name meaning "father of a multitude." In the bible, this is the name of the founding patriarch of the Israelites. Also spelled Avraham.
ABRAM (אַבְרָם): Hebrew name meaning "father of elevation." In the bible, this is Abraham's name before God changed it. Also spelled Avram. Compare with another form of Abram.
AARON: English form of Greek Aarōn (Hebrew Aharon), meaning "light-bringer." In the bible, this is the name of the older brother of Moses.

Şablon:İbrahim

Öteki Gündem - Pelin Çift - Hz. İbrahim'in hayatı ve yaşadıkları - 13 02 13 - Part

Öteki Gündem - Pelin Çift - Hz. İbrahim'in hayatı ve yaşadıkları - 13 02 13 - Part.3

Abraham - the births of Ismael and Isaac

Abraham - the births of Ismael and Isaac

Abraham - the births of Ismael and Isaac

Kurban Sacrifice of Isaac-Caravaggio (Uffizi)
  • Bakınız Kızılderelilerde Ayş [6] -
    Abraham Full Movie

    Abraham Full Movie

Abraham şecere Tam ekran yakalama 29.08.2013 161246
Bakınız

Şablon:İbrahimbakınız -d
{{İbrahimbakınız}}


İbrahim Ibrâhîm Abraham - Brahman Apram ilk kullanılışı إِبْرَاهِيمَ Ibram İbrâm İpram إِبْرَاهِيمُ- إبراهيم
Hager Hacer İsmail Kureyş Kuruş Kapının eşiğini değiştir! Kapının eşiğini sağlam tut!
Sarah Sare İshak Ays
Katura Kantura dan Brahmanlar oluyor. 6 oğlan 6 ok.
İbrahim suresi İbrahim Suresi İbrahim Suresi/1-6
Kur'an'da İbrahim kelimesini içeren ayetler 2/124 2/125 2/126 2/127 2/130 2/132 2/133 2/135 2/136 2/140 2/258 2/260 3/33 3/65 3/67 3/68 3/84 3/95 3/97 4/54 4/125 4/163 6/74 6/75 6/83 6/161 9/70 9/114 11/69 11/74 11/75 11/76 12/6 12/38 14/35 15/51 16/120 16/123 19/41 19/46 19/58 21/51 21/60 21/62 21/69 22/26 22/43 22/78 26/69 29/16 29/31 33/7 37/83 37/104 37/109 38/45 42/13 43/26 51/24 53/37 57/26 60/4 87/19
Hz. İbrahim'in çocuklarına duası Allah'a duasında "Zürriyetimden de" deyince Allah ahdime zalimler nail olamaz, buyuruyor. Yani zalimler neslinden olabilecek. Hz. Peygamberin Amcası gibi.
İbrahimi gen Hz. İbrahim'in soyu Şablon:İbrahimin oğulları İsmail İshak İsaac عيسو [4] Ays ve Yakub Jacob and Esau Iys İys Aysu Ays bin İshak İshak bin Ays
Türk kavmine gönderilen peygamberler Nuh Nebiden Süleyman Şaha silsilename Yörük-türkmenlerin soy kütüğü‎ Millet-i İbrahim Evliya Çelebi ve Osmanlıların soyu R1a Ur Urfa Urumiye Urumçi Urumeli Urumluk
Osmanlılar Hz İbrahim soyundandır Neşrî, Osmanlıların ataları hakkında bir başka şecereyi de görmüş olmalıdır. Nitekim, Osmanlıların soy kütüğü hakkında bilgi veren farklı bir türün varlığından bizleri haberdar eder. Buna göre Oğuz Han'ın ataları Iys, İshak ve İbrahimdir. Köken olarak Nuh'un Sam adlı oğluna dayanır. Neşrî, bu tezi kabul etmemesine rağmen, Osmanlıların soy kütüğü hakkında bilgi veren ve "Tevârîh-i Acem"den etkilenen farklı bir türün olduğu anlaşılıyor.[18] 5/20 - 5/21 Enbiya ve mülük verdik. Kağan - Kohen [18] Mehmed Neşrî, a.g.e., s.57. , [5]
A reader name Graeme wrote to provide more detailed information on the genetics of this blond source in Mediterranean populations:
"Blond hair, blue eyes are just variants of the normal color scheme that developed in Asia only 8 to 10 thousand years ago, and most likely brought into Europe with some of the Asiatic Indo-European speakers around 5 or 6 thousand years ago. The men of those Asiatic tribes who had a higher percentage of blonds were carriers of Y chromosome haplogroup R1a as distinct from R1b whose men and their associated women were as dark as most Eurasians were 6 thousand years ago. The only difference between the R1b and R1a is that the darker R1bs have mutations in their MCR1 genes which give red hair, hence the reason that red hair in Europeans is mainly found in the western corner of Europe.
Neşrî, bu anlatımını daha da ileri götürüp Oğuz'un İbrahim peygambere iman ettiğini yazar. Böylece Hz. Muhammed ile Oğuz arasında dolaylı bir yakınlık kurar. Oğuz Han'ın müvahhid kimliği ve tek tanrılı bir dine mensup olması, Türklerin İslâmî kimliğine de bir göndermedir. Ancak, asıl önemli olan, onun tevhid bayrağını şarkdan garbe dalgalandırmasıdır. Osmanlılar da, tıpkı ataları Oğuz Kağan gibi bu tevhid anlayışının temsilcisidirler. Osmanlıların, 15. yüzyılda Oğuz geleneğine kazandırdıkları yeni çehre, onlara hükümdarlık hakkı veren siyasî bir söylem olmasının yanında, muhakkak ki dinî içeriklere de sahipti. Ancak Yafes ile Oğuz Kağan arasındaki ataları hakkında fazla bilgi bulunmayan Osmanlıların, bu puslu dönemdeki atalarının bir kısmı puta tapan kimseler olarak anılırlar. Ancak Oğuz Kağandan sonradır ki, Osmanlıların ataları tevhid inancını bayraklaştırmış ve İbrahim'den itibaren peygamberlerin hizmetinde yer almışlardır. Bayatî'nin, Osmanlıların atalarını peygamberlerin hizmetinde yer almış kimseler olarak sunması ile bu görüş arasında benzerlik bulunur.[27] Ancak hemen belirtilmelidir ki, Osmanlıların atalarına yer veren soy kütüklerini salt dinî içerikli bir malzeme olarak kabul etmek yanlıştır. Dinî muhtevalı olmasına karşın bu soy kütükleri, siyasal içerikli ve yapay idi. Birçok versiyonu bulunan şecereler, yazılı ve sözlü geleneğin malzemeleri ile oluşturulmuştur. Osmanlıların tarihî bilgiler ile efsaneyi karıştırarak yapma bir soyağacı elde ettikleri görülmektedir. Osmanlılar, sıralanan bir çok ata ile doğrudan Oğuz Han'a bağlanırlar. Üstelik dip ata olarak Yafes ve Sam ismini veren iki farklı gelenekte Oğuz ismi ortaktır. Bu yapay soyağaçları sayesinde Osmanlılar, soyları Oğuz Han'a daha dolaylı bir şekilde dayalı olarak tarif edilen komşu Türk hanedanları karşısında üstünlüklerini kanıtlamış ve Oğuz destanlarına aşina Türk tebaaya hükmetmesini meşru kılan bir araç elde etmişlerdir. Oğuz geleneğini yansıtan bu yapma şecereler uzun süre varlığını devam ettirmişse de, Osmanlıların İslâm dünyasındaki rollerinin artmasına ve tartışılmaz üstünlüklerine paralel olarak, soyağacına dayalı meşruiyet araçlarının yerini İslâmî referanslar almıştır. Tabii bunu yanaı genetik biliminin yalanladığı ve yapma değil aslında gerçek şecere olduğunu isbat etti.
1. Yafes Meselesi Semavî dinlerde, insanlığın ikinci atası olarak Nuh peygamberin adı geçer. Buna göre Tanrının tufan ile inançsızları cezalandırması sonucu, yeryüzünde yalnız Nuh ve ona inananlar kalmıştır. Kutsal kitaplarda Nuh'un oğulları Sâm, Hâm ve Yafes insanoğlunun ataları olarak sivrilmişlerdir. Yeryüzündeki ırkların Nuh'un oğullarından türediği fikri hâkimdir ve ırklar bu üç isim etrafında tasnif edilmeye çalışılmıştır. Tevrat'ta Nuh'un bu üç oğlundan türeyen ırklar ayrıntılı olarak açıklanmıştır.[22] Buna göre, Yafes'ten beyaz ırk, Sam'dan Araplar ve İbraniler dahil olmak üzere Sami ırkı ve Ham'dan Kuzey Afrikalılar türemiştir. Bu bilgiler, diğer semavî dinlerde de etkili olmuştur. Türklerin Yafes soyuna dayandığına dair Tevrat'ta yer alan semit jenealojisi, Türk düşünce hayatında da yer edinmiştir. Nuh'un oğullarına dayanan şecereler sayesinde, ırklar arasında kalıtımla geçen derece farkları ortaya çıkmıştır. Bu derecelendirme en üstün ırk ve toplum anlayışını meşru kılmayı amaçlamıştır. Nuh soyu için, ırk saflığını korumak gibi adetlerin varlığına çeşitli kaynaklarda rastlanmaktadır. Bu, hem Yafes kökenden gelen Ariler için, hem de Sami bir kökenden gelen İbraniler için geçerlidir. Buna karşın Ham neslinden gelenler, babaları Nuh'un lanetine uğradıkları için kıyamete kadar Yafes ve Sam soyuna hizmet etmeye mahkum olmuşlardır. Irkların saflığını ve üstünlüğünü korumak gerektiği fikri çeşitli yapılanmaları da beraberinde getirmiştir. Musevilerin ırkları dışında evlilik yapmaları yasak olduğu gibi, Ariler de benzer uygulamaları Hindistan'da yürütmüşler ve kast sistemini oluşmuşlardır. Kast sisteminin en üstünde Ari soyundan Brahmanler yer almıştır. Onların diğer kastlarla evlenmeleri bir yasaklanmıştır. Bu adetler, kavimlerin varlıklarını koruma güdülerini anlatır. Göçebe toplumların sıraladığı soy cetvelleri, üstün ırk anlayışından ziyade aşiret üyelerini bir arada tutmaya yöneliktir. Bu sayede, aralarında kan bağı bulunan topluluğun bütün fertleri arasında dayanışma duygusu güçlendirilmek istenir. Bulanık soy ağaçlarında ilk ataların berraklığı, ortak atalara yapılan özel vurgu ve ortak tarihî geçmişe yapılan göndermeler, aşiretler arası yakınlaşmayı tesis etmiştir. Kandaş aşiretler arasında ortak atalar, birlikteliği sağlayan önemli unsurlardır. Yafes'in Türklerin atası olduğu hakkında ilk Osmanlı kroniklerinde ve soy kütüklerinde yer alan bilgiler, çeşitli aşiretlerden meydana gelen konferatif yapının ilk eklemini teşkil etmiştir. Bunun yanında,
İslâmî kaynaklarda Rum'un, Yafes'in oğulları arasında zikredildiği görülür.
Bu söylem, Osmanlıların Anadolu ve Rumeli'de yayılmasını meşru gösteren olaylar ile birlikte mütalaa edilebilir. Nitekim Osmanlıların İslâm dünyasında üstünlüklerini iddia ettikleri döneme rastlayan eserlerde, onların İbrahim oğlu İshak nesline mensup olduklarına dair şecereler uydurulmuştur.??? Osmanlı hanedanının, Nuh'un oğlu Sam'a kadar uzatılan bu soykütükleri aracılığıyla Hz. Muhammed neslinden geldiği iddia edilir. Osmanlıların, İslâm dünyasında üstünlüklerini iddia ettikleri dönemlerde bu söylemin bir siyasî araç olarak kullanıldığı anlaşılır.
Neşrî, Osmanlıların ve Kayının kökeni sayılan Oğuz'un, Sam neslinden gösterilmesini yanlış bir düşünce olarak değerlendirir. Ona göre bu düşüne Acem'in "taassubât-ı şenî‘asından" kaynaklanmaktadır.[23] Bu görüş daha sonra İdris-i Bitlisî tarafından da değerlendirilmiştir. Bitlisî ekolünü takip eden tarihçiler, Osmanlıların Sâm neslinden olduğunu iddia etmişlerdir.
Mersin Katolik kilisesi papazı Roberto Ferrari, Abraham ismi ışık anlamına gelir demişti. ABRAHAM (אַבְרָהָם): Hebrew name meaning "father of a multitude." In the bible, this is the name of the founding patriarch of the Israelites. Also spelled Avraham.
ABRAM (אַבְרָם): Hebrew name meaning "father of elevation." In the bible, this is Abraham's name before God changed it. Also spelled Avram. Compare with another form of Abram.
AARON: English form of Greek Aarōn (Hebrew Aharon), meaning "light-bringer." In the bible, this is the name of the older brother of Moses.

Şablon:İbrahim

Öteki Gündem - Pelin Çift - Hz. İbrahim'in hayatı ve yaşadıkları - 13 02 13 - Part

Öteki Gündem - Pelin Çift - Hz. İbrahim'in hayatı ve yaşadıkları - 13 02 13 - Part.3

Abraham - the births of Ismael and Isaac

Abraham - the births of Ismael and Isaac

Abraham - the births of Ismael and Isaac

Kurban Sacrifice of Isaac-Caravaggio (Uffizi)

İshak aleyhisselamın. Altmış yaşındayken, İys ve Yâkûb adında iki ikiz oğlu oldu. İys amcası İsmâil aleyhisselâmın kızıyla evlendi. Babasının duâsı bereketiyle soyu bereketli olup, kısa zamanda çoğaldı.  İshâk aleyhisselâmın diğer oğlu Yâkûb aleyhisselâma da peygamberlik verildi. Oğul ve torunlarından peygamberler geldi.

(Bir adı da İsrâil olan Yâkûb aleyhisselâmın soyundan gelenlere sonradan “İsrâiloğulları ” denildi. ???? Bu bilgi refere edilmeli)


Kur’ân-ı Kerîm’de İshâk -aleyhisselâm- şöyle methedilmiştir:

(45)وَاذْكُرْ عِبَادَنَا إبْرَاهِيمَ وَإِسْحَاقَ وَيَعْقُوبَ أُوْلِي الْأَيْدِي وَالْأَبْصَارِ

(46)إِنَّا أَخْلَصْنَاهُم بِخَالِصَةٍ ذِكْرَى الدَّارِ

(47)وَإِنَّهُمْ عِندَنَا لَمِنَ الْمُصْطَفَيْنَ الْأَخْيَارِ

(Ey Habîbim!) Kuvvet ve basîret sâhibi kullarımız İbrâhîm, İshâk ve Yâkûb’u da zikret!

Çünkü Biz onları hâlis (bir haslet) olan âhiret düşüncesiyle ihlâslı(kimseler)kıldık.

Gerçekten de onlar, Biz’im katımızda seçilmişlerden, en hayırlı kimselerdendir.” (Sâd , 45-47)

Hazret-i İshâk -aleyhisselâm- babasının vefâtından sonra Şam ve Filistin halkına peygamber olarak vazîfelendirilmiş, Allâh Teâlâ onu seçkin ve hayırlı bir insan eylemiştir. Âyet-i kerîmelerde buyrulur:

(112)وَبَشَّرْنَاهُ بِإِسْحَاقَ نَبِيًّا مِّنَ الصَّالِحِينَ

(113) وَبَارَكْنَا عَلَيْهِ وَعَلَى إِسْحَاقَ وَمِن ذُرِّيَّتِهِمَا مُحْسِنٌ وَظَالِمٌ لِّنَفْسِهِ مُبِينٌ

“Sâlihlerden bir peygamber olarak O’na (İbrâhîm’e) İshâk’ı müjdeledik.

Kendisini ve İshâk’ı mübârek (kutlu ve bereketli) eyledik.

Lâkin her ikisinin neslinden iyi kimseler olacağı gibi, kendine açıktan açığa kötülük edenler de olacaktır.” (es-Sâffât , 112-113)

İshâk -aleyhisselâm-’ın yaşlılık zamanında gözleri zayıflamış, âmâ olmuştur. İki oğlu Yâkûb ve Iys ikiz olarak dünyâya gelmişlerdir.

İshâk -aleyhisselâm-, ömrünün sonuna doğru bu iki oğluna da ayrı ayrı duâ etmiştir. Yâkûb’a neslinden peygamberler gelmesi; Iys’a da zürriyetinin bol olması, soyundan melikler ve sultanlar gelmesi için Cenâb-ı Hakk’a ilticâda bulunmuştur.



İshak (Aleyhisselam)

Sare’den doğan, İbrahim (Aleyhisselam) ikinci oğludur.
İshak (Aleyhisselam)’ın da iki oğlu vardı. Biri İys, diğeri Yakub’tur.


İys avla uğraşır, Yakub ise çobanlık yapardı. İshak (Aleyhisselam) gözleri kör olmuştu. Bir gün oğlu İys’e:

“Canım av eti istiyor. Sen benim için av tut pişir getir, bende senin peygamberliğin için dua edeyim”dedi.

O sırada annesi diğer oğlu Yakub’a:
Baban kardeşin için dua edecek, elini çabuk tut, o duayı sen al” dedi.

Yakub’ta hemen koyun kesip pişirdi, babasının önüne koydu.

İshak (Aleyhisselam) eti getireni görmedi, onu İys’in getirdiğini zannetti. Yedi ve sonra ellerini açıp: Ya Rabbi! Bu eti getiren oğluma peygamberlik nasib et” dedi.

Bir zaman sonra İys geyik etini pişirip babasına getirdi ve “buyur babacığım, istediğin eti getirdim” dedi..

İshak (Aleyhisselam) “ben yedim, duayı da ettim. Peygamberlik kardeşine nasibmiş” dedi.

İys bu duruma çok üzüldü ve kardeşine kin bağladı. Onu öldüreceğini bile söyledi.
Bundan dolayı Yakub, İys’in korkusundan dışarı çıkamaz oldu.

İshak (Aleyhisselam) 160 yıl yaşamış ve vefat etmiş İbrahim (Aleyhisse-lam)’ın yanına defn edilmiştir. YAKUB (Aleyhisselam) Yakub (Aleyhisselam) İshak (Aleyhisselam)’ın oğludur. Lakabı İsrail’ dir. Onun soyundan gelenlere Beni İsrail denir. Babası İshak’ın ölümünden sonra kardeşi İys ona daha fazla eziyet etmiş, nerde bulursa öldürmeye ahd etmişti.


Bu yüzden Yakub (Aleyhisselam), Şam’a dayısının yanına gitti. Dayısının yanında çobanlık yaptı, dayısı ona kızını verdi. Gün geçti Yakub (Aleyhisselam)’ın oğulları, malları çoğaldı, koyunları sürü sürü oldu.


Yakub (Aleyhisselam)’ın ikinci hanımından bir oğlu oldu, o kadar güzeldi ki sanki ay parçasıydı. AdınıYusufkoydular. Yakub (Aleyhisselam) onu diğer evlatlarından fazla sevmeye başladı.


Günün birinde Yakub (Aleyhisselam) iki hanımını, oğullarını, kölelerini, davarlarını yanına alarak vatanına dönmeye karar verdi.

Böylece Filistin’e kardeşinin yanına gitti. Ama ondan hala korku-yordu. Kardeşi İys ise yaptıklarından pişman olmuştu. Bir gün ava çıkmıştı ki, ufukta toz bulutlarının yükseldiğini gördü. Gelenin ufak bir kervan olduğunu anladı. Kimin geldiğini bilmek için adamlarına “varın bakın kimmiş gelenler” dedi. Adamlar gidip, onlara kim olduklarını sordu. Yakub (Aleyhisselam) da:

“İys’in Şamda bir kulu vardır ki bunlar onlardır” dedi. Haber İys’e ulaşınca hemen geldi, bana Yakub’u gösterin dedi. İkisi birbirlerine sarılarak ağlaştılar. Birlikte şehre girip orada karar kıldılar.

Sonraları Yusuf’un annesi bir oğlan daha doğurdu adını Bünyamin koydular. Onun doğumunda annesi öldü. İki kardeş öksüz kaldılar.

Ama Yakub’un ilk hanımı onlara öz oğullarından daha iyi baktı.

Allah, Yakub (Aleyhisselam)’a peygamberlik nasib etti, oda Kenan ilinin halkını Allah’a davet etmeye başladı. Onlar ona iman edip saygı ve sevgi gösterdiler.


Dosya:Esau and Jacob Presented to Isaac.jpg

Esau (11px IPA: /ˈsɔːIPA: /; Hebrew: Şablon:Hebrew; Standard Hebrew: Esav; Tiberian Hebrew: ʿĒśāw; ISO 259-3 ʕeśaw; Greek: Ἡσαῦ; "Hairy"[1] or "Rough"[2]), in the Hebrew Bible, is the oldest son of Isaac. He is mentioned in the Book of Genesis, and by the minor prophets, Obadiah[3] and Malachi.[4] The New Testament later references him in the Book of Romans[5] and the Book of Hebrews.[6]

Esau is the progenitor of the Edomites and the twin brother of Jacob, the patriarch of the Israelites.[7] Esau and Jacob were the sons of Isaac and Rebekah, and the grandsons of Abraham and Sarah. Of the twins, Esau was the first to be born with Jacob following. Isaac was sixty years old and Rebekah is believed to have been much younger when the boys were born. The grandfather Abraham was supposedly still alive, being about 160 years old at that time.

Esau, a "son of the desert" became a hunter [1] who had "rough"[2] qualities that distinguished him from his twin brother. Jacob was a shy or simple man, depending on the translation of the Hebrew word "Tam" (which also means "relatively perfect man").[7] Throughout Genesis, Esau is frequently shown as being supplanted by his younger twin Jacob (Israel).[8]

Esau in GenesisEdit

Birth of EsauEdit

Genesis 25:25 narrates Esau's birth, "Now the first came forth, red all over like a hairy garment; and they named him Esau." In Hebrew, the name Esau means "hairy" (Heb: se’ir) a wordplay on Seir,[8] the region he settled in Edom after being 40 years of age where he became the progenitor of the Edomites. The name Edom is also attributed to Esau, meaning "red" (Heb: `admoni);[8] its location being a mountainous region abundandant with red rock.[citation needed] Genesis parallels his redness to the "red pottage" that he sold his birthright for.[1] (Genesis 25:30)

BirthrightEdit

In Genesis, Esau returned to his brother Jacob being famished from the fields. He begged his twin brother to give him some "red pottage". (paralleling his nickname, Şablon:Lang-he`Edom, meaning "Red". Jacob offered to give Esau a bowl of stew in exchange for his birthright (the right to be recognized as firstborn), and Esau agreed. Thus Jacob fairly buys/exchanges Esau's birthright.

In Genesis 27:1–40, Jacob uses deception, motivated by his mother Rebekah, to lay claim on his father Isaac's blessing that was inherently due to the firstborn, Esau.

In Genesis 27:5–7, Rebekah was listening while Isaac spoke to his son Esau. So when Esau went to the field to hunt for venison to bring home, Rebekah said to her son Jacob, "Behold, I heard thy father speak to thy brother Esau, saying: 'Bring me venison and prepare a savory food, that I may eat, and bless thee before the Lord before my death.'" Rebekah then instructs Jacob in an elaborate deception through which Jacob pretends to be Esau, in order to steal from Esau Isaac's blessing and birthright—which in theory Esau had agreed to give to Jacob. As a result, Jacob becomes the spiritual leader of the family after Isaac's death and the heir of the promises of Abraham (Genesis 27:37).

Esau, naturally, is furious and vows to kill Jacob (Genesis 27:41). Once again Rebekah intervenes to save her youngest son Jacob from being murdered by her eldest son, Esau.

Therefore, at Rebekah's urging, Jacob flees to a distant land to work for a relative, Laban (Genesis 28:5). Jacob does not immediately receive his father's inheritance after the elaborate deception aimed at taking it from Esau. Jacob having fled for his life, leaves behind the wealth of Isaac's flocks and land and tents in Esau's hands. Jacob is forced to sleep out on the open ground and then work for wages as a servant in Laban's household. Jacob, who had deceived and cheated his brother, is in turn deceived and cheated by his relative Laban concerning Jacob's seven years of service (lacking money for a dowry) for the hand of Rachel, receiving Leah instead. However, despite Laban, Jacob eventually becomes so rich as to incite the envy of Laban and Laban's sons.

Dosya:Francesco Hayez 061.jpg

Genesis 32–33 tells of Jacob and Esau's eventual reconciliation. Esau showed forgiveness in spite of this bitter conflict. Jacob sends multiple waves of gifts to Esau as they approach each other in hopes of Esau sparing his life. Esau refuses the gifts, as he is now very wealthy and does not need them. Jacob never apologizes to Esau for his actions through the sending of these gifts. Jacob nevertheless bows down before Esau and insists on his receiving the gifts. (After this, God confirms his renaming of Jacob as "Israel".

FamilyEdit

Genesis 26:34–35 describes Esau's marriage at the age of forty to two Canaanite women: Judith the daughter of Beeri the Hittite, and Bashemath the daughter of Elon the Hittite. This arrangement grieved his parents.[9] Upon seeing that his brother was blessed and that his father rejected the union of a Canaanite, Esau went to the house of his uncle Ishmael and married his cousin,[10] Mahalath the daughter of Ishmael, and sister of Nebajoth. Esau's family is again revisited in Genesis 36, this passage names two Canaanite wives; Adah the daughter of Elon the Hittite and Aholibamah the daughter of Anah daughter of Zibeon the Hivite, and a third: Bashemath, Ishmael's daughter, sister of Nebajoth. Some scholars equate the three wives mentioned in Genesis 26 with those in Genesis 36[11][12]. Casting his lot with the Ishmaelite tribe, he was able to drive the Horites out of Mount Seir to settle in that region.[1]

Esau had five sons. (Genesis 36:4–5)

By Adah:

  1. Eliphaz

By Aholibamah:

  1. Jeush
  2. Jalam
  3. Korah

By Bashemath:

  1. Reuel

Other references Edit

Minor prophet referencesEdit

Esau was also known as Edom, the progenitor of the Edomites who were established to the south of the Israelites. They were an enemy nation of Israel.[13] The minor prophets, such as Obadiah, claim that the Edomites participated in the destruction of the First Temple by Nebuchadnezzar in 587 B.C. Exactly how the Edomites participated is not clear. Psalm 137 ("By the waters of Babylon") suggests merely that Edom had encouraged the Babylonians: The Lord is asked to "remember against the Edomites the day of Jerusalem, how they said 'raze it, raze it to its foundations'" (Psalm 137: 7). But the prophecy of Obadiah insists on the literal "violence done" by Esau "unto your brother Jacob" when the Edomites "entered the gate of my people..., looted his goods..., stood at the parting of the ways to cut off the fugitive,... delivered up his survivors on his day of distress." (Obadiah 10, 13-14). By the intertestamental period, Edom had replaced Babylon as the nation that actually burned the Temple ("Thou hast also vowed to build thy temple, which the Edomites burned when Judah was laid waste by the Chaldees" [1 Esdras 45]).

New Testament referencesEdit

Hebrews 12:15–16 depicts Esau as unspiritual for thoughtlessly throwing away his birthright.

Jewish tradition Edit

Jewish commentaries have shed a negative view on Esau because of his rivalry with Jacob. He is considered to be a rebellious son who kept a double life until he was 15, when he sold his birthright to Jacob. According to the Talmud, the sale of the birthright took place immediately after Abraham died.[14] The Talmudic dating would give both Esau and Jacob an age of 15 at the time. It is also suggested that the death of Abraham on the same day was appropriate, so that he would not witness the demise of his grandson Esau. The lentils Jacob was cooking were meant for his father Isaac, because lentils are the traditional mourner's meal for Jews. Jacob coerced Esau to sell his birthright, because he knew that Esau was not sufficiently responsible to receive it.[citation needed]

JubileesEdit

In the Book of Jubilees, Esau's father, Isaac, compels Esau to swear not to attack or kill Jacob after Isaac has died. However, after the death of Isaac, the sons of Esau convince their father to lead them, and hired mercenaries, against Jacob in order to kill Jacob and his family and seize their wealth (especially the portion of Isaac's wealth that Isaac had left to Jacob upon his death). In the ensuing battle, then the brothers come and make peace.

References Edit

  1. 1,0 1,1 1,2 1,3 Easton, M. Illustrated Bible Dictionary, (ISBN 1596059478, ISBN 9781596059474 ), 2006, p.236
  2. 2,0 2,1 Mandel, D. The Ultimate Who's Who in the Bible, (ISBN 0882703722, ISBN 9780882703725), 2007, p. 175
  3. Obadiah 1:8-21
  4. Malachi 1:2,3
  5. Romans 9:13
  6. Hebrews 11:20,12:16
  7. 7,0 7,1 Metzger & Coogan (1993). Oxford Companion to the Bible, pp. 191–2.
  8. 8,0 8,1 8,2 Attridge & Meeks. The Harper Collins Study Bible, (ISBN 0060786841, ISBN 9780060786847 ), 2006, p. 40
  9. Genesis 26:34-35
  10. Mandel. Ultimate Who's Who, p. 176
  11. Phillips. Exploring Genesis, p. 284
  12. Jamieson-Fausset-Brown. Commentary Critical and Explanatory on the Whole Bible
  13. Peter Ackroyd, Exile and Restoration: A Study in Hebrew Thought of the Sixth Century B.C., 1968, p. 224.
  14. Bava Batra 16b.

External links Edit

Wikimedia Commons'ta
Ays ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur.

ar:عيسو be:Ісаў, сын Ісака br:Esau ca:Esaú cs:Ezau da:Esau de:Esau el:Ησαύ es:Esaú fa:عیسو fr:Ésaü hr:Ezav id:Esau it:Esaù he:עשו sw:Esau lt:Ezavas nl:Esau ja:エサウ no:Esau pl:Ezaw pt:Esaú ro:Esau ru:Исав fi:Esau sv:Esau tl:Esau zh:以扫

İnceleEdit

In reality, Ishmael and Hagar were to become outcasts — banished by Abraham with God’s approval (Genesis 21:9-12). That Ishmael was disinherited is reaffirmed when God later commands Abraham to take his “only son” Isaac (Genesis 22: 2, 12, and 16 KJV). After banishment, Ishmael is mentioned little more than in genealogies (Genesis 25:9-17 and 1 Chronicles 1:28-31) and in his alliance with the disinherited son of Isaac, Esau — which alliance is signified through the marriage of Esau to Mahalath, Ishmael’s daughter (Genesis 28:9). God said plainly: “I WILL ESTABLISH MY COVENANT WITH HIM [ISAAC] FOR AN EVERLASTING COVENANT, AND WITH HIS SEED AFTER HIM” (Genesis 17:19 KJV); “MY COVENANT WILL I ESTABLISH WITH ISAAC” (Genesis 17:21 KJV); and, “LET IT NOT BE GRIEVOUS IN YOUR [ABRAHAM’S] SIGHT BECAUSE OF THE BOY [ISHAMEL], AND BECAUSE OF THE BONDWOMAN… FOR IN ISAAC SHALL THY SEED BE CALLED” (Genesis 21:12 KJV).

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.