FANDOM


Merhum İbrahim Bey Safahat Bayrak
Mehmet Akif Ersoy
Seyfi Baba
Şark için Sadi'nin önemi anlatılır. Başarı araştırmaya, araştırma başarıya aşık;azmin de lazımı emeldir.Araştırmaya emel olupda başarı olmamamsı mümkün değildir. Yeis olursa O can canana kavuşamazdı. Memleketin kaybnda bile ümitsizlik olmamalı. Harararetli çalışma ve azim olursa Allah'ın tevfiki olmaması ne mümkin.


1): 1213-1292 yılları arasında yaşamış, ve adlı şaheserleriyle tanınmış ve kendisinden çok etkilendiğini ifade ettiği şair

Şiir Metni
Güncel Türkçesi
İngilizce Tercüme
Açıklamalar
Sa'dî, o bizim Şark'ımızın rûhkemâli,
Bir ders-i hakîkat veriyor, işte meâli:
Sa'dî (1), o bizim Doğu'muzun kemâle ermiş ruhu,
Bir hakikat dersi veriyor, işte anlamı:
İngilizce Tercüme
"Vaktiyle beş on kâfile sahrâya düzüldük;

Gündüz yürüdük hep, gece bir menzile geldik.

"Vaktiyle beş on kafile çöle düzüldük;

Gündüz yürüdük hep, gece bir konak yerine geldik.

İngilizce Tercüme
وقتيله بش اون قافله صحرايه دوزلدك كوندوز يورودك هپ، كيجه بر منزله كلدك
Çok geçmedi, baktım, bir adam hâsir ü hâib
Koşmakta... Meğer eylemiş evlâdını gâib.
Çok geçmedi, baktım, bir adam şaşkın ve ümitsiz
Koşmakta... Meğer çocuğunu kaybetmiş.
İngilizce Tercüme
چوق كچمدى، باكدم، بر آدام خاسر وخاﺌب قوشمكده..مكر ايلمش اوﻻدينى غاﺌب
Bîçâre gidip haymelerin hepsine sormuş;
Bir taş bile görmüşse, hemen oğluna yormuş.
'Zavallı gidip çadırların hepsine sormuş;
'
Bir taş bile görmüşse, hemen oğluna yormuş.
İngilizce Tercüme
بيچاره كيدوب خيمه لرك هپسنه صورمش بر طاش بيله كورمشسه، همان اوغلنه يورمش
Avâre peder, nerde bulursun onu! derken...
Gördüm ki ciğer-pâresinin tutmuş elinden,
Zavallı baba, nerden bulursun onu! derken...
Gördüm ki ciğer-pâresinin tutmuş elinden,
İngilizce Tercüme
آواره پدر، نرده بولورسڭ اوني!ديركن كوردم كه جكر پاره سنك طوتمش الندن
Lebrîz-i meserret geliyor bizlere doğru,
Taşmış da gözünden akıyor şimdi sürûru!
Sevinçle dolu geliyor bizlere doğru,
Taşmış da gözünden akıyor şimdi mutluluğu!
İngilizce Tercüme
لبريز مسرت كليور بزلره طوغرو طاشمشده كوزندن آقيور شيمدى سرورى
Yaklaştı şütürbâna nihayet, dedi yekten:
"Evlâdımı buldum... Nasıl amma? Onu bilsen...
Yaklaştı deveciye nihayet, dedi birden:
Çocuğumu buldum... Nasıl ama? Onu bilsen...
İngilizce Tercüme
ياقلاشدى شتربانه نهايت، ديدى يكدن: اولاديمى بولدم..نصل اما؟اوني بيلسه ڭ
Karşımda ne görsem, “O!” dedim geçmedim aslâ.
Aldatsa da tahmînimi binlerce heyûlâ,
Karşımda ne görsem, o! dedim, geçmedim asla,
Tahminimi binlerce hayâl aldatsa da,
İngilizce Tercüme
قارشمده نه كورسه م، او!ديدم كچمدم اصلا آلدا تسه ده تخميني بيكلر جه هيولا
Azmimde fütûr eylemedim, ye'si bıraktım...
Mâdâm ki dünyâdadır elbet bulacaktım...
Azmimde gevşeklik göstermedim, ümitsizliği bıraktım...
Madem ki dünyadadır elbet bulacaktım.
İngilizce Tercüme
عزممده فتور ايله مدم، يأسي براقدم مادام كه دنياده در البت بولاجقدم.
Kumlarda yüzüp, zulmetin a'mâkına daldım;
Hep rûh kesildim... Ne boğuldum, ne bunaldım.
Kumlarda yüzüp, karanlığın derinliklerine daldım;
Hep ruh kesildim... Ne boğuldum, ne bunaldım.
İngilizce Tercüme
قوملرده يوزوب، ظلمتك اعامقنه طالدم هپ روح كسيلدم.. نه بوغولدم، نه بونالدم
Tevfık-i İlâhî edip en sonra inâyet,
Gördüm gözümün nûrunu karşımda nihâyet.
Allah'ın yardımı gösterdi lütfunu en sonunda.
Gördüm gözümün nurunu karşımda nihayet.
İngilizce Tercüme
توفيق الَهي ايدوب أك صوكره عنايت كوردم كوزيمك نوريني قارشمده نهايت
İm'ân ile baksak oluyor işte nümâyan,
Sa'dî bize göstermede bir meslek-i irfan:
Dikkatle baksak işte açıkça görülüyor.
Sa'dî bize irfan dolu bir yol gösteriyor:
İngilizce Tercüme
امعان ايله باقسه ق اوليور ايشته نمايان سعدى بزه كوسترمه ده بر مسلك عرفان:
Bir gâye-i maksûda şitâb eyleyen âdem,
Tutmuşsa bidâyette eğer azmini muhkem,
Varmak istediği bir hedefe doğru koşan adam,
Tutmuşsa başlangıçta eğer azmini sağlam,
İngilizce Tercüme
بر غايۀ مقصوده شتاب ايله ين آدم طوتمشسه بدايتده اكر عزمني محكم
Er geç bulacak sa'y ile dil-hâhını elbet.
îrâ bu şuûunzârtecellîde, hakîkat,
Er geç bulacak çalışmayla gönlünün istediğini elbet.
Çünkü bu tecellîye ait olaylar dünyasında gerçekten
İngilizce Tercüme
ار كچ بوله جق سعى ايله دلخو اهنى البت زيرا بو شئونزار تجليده، حقيقت
evfik, taharrîye, taharrî ona âşık;
Azmin de emel lâzımıdır, gayrmüfârık.
Allah'ın yardımı araştırmaya, araştırma da bu yardıma bağlıdır.
Amaç da azmin olmazsa olmaz şartıdır.
İngilizce Tercüme
توفيق، تحرى يه٬ تحري اوكاعاشق عزمك ده امل لازميدر، غيرمفارق
Olsun da emel azm ü taharrîye mukârin;
Tevfik zuhûr eylemesin sonra... Ne mümkin!
Amaç, azim ve araştırmayla birlikte bulunsun da,
Ne mümkün, Allah'ın yardımı ortaya çıkmasın sonra!
İngilizce Tercüme
اولسن ده امل عزم و تحرى يه مقارن توفيق ظهور ايله مسين صوكره... نه ممكن!
Ba'zen iki üç haybet olur rehzen-i ümmîd...
İnsan o zaman etmelidir azmini-teşdîd.
Bazen kimi yokluklar ümitsizliğe yol açar...<br>

İnsan işte o zaman azmini artırmalıdır.

İngilizce Tercüme
بعضاً ايكى اوچ خيبت اولور رهزن أمّيد انسان اوزمان ايتمليدر عزمنى تشديد
Ye'sin sonu yoktur, ona bir kerre düşersen
Hüsrâna düşersin; Çıkamazsın ebediyyen!
Ümitsizliğe sonu yoktur, ona bir kere düşersen,
Hüsrana düşersin; kurtulamazsın bundan!
İngilizce Tercüme
يأسك صوكى يوقدر، اوكا بر كره دوشرسه ك خسرانه دوشرسك، چيقه مزسك ابدياً
Mahkûm olarak ye'se şu bîçâre peder de,
Evlâdını şâyed o karanlık gecelerde,
Kendini ümitsizliğe mahkûm ederek şu çaresiz baba da,
Çocuğunu eğer o karanlık gecelerde,
İngilizce Tercüme
محكوم اوله رق يأسه شو بيچاره پدرده اولادينى شايد او قاراكلق كيجه لرده
Vaz geçmiş olaydı aramaktan, ne bulurdu?
Elbet biri candan, biri cânandan olurdu
Vaz geçmiş olsaydı aramaktan, ne bulurdu?
Elbet biri candan, biri canandan olurdu!
İngilizce Tercüme
واز كچمش اولايدى آرامقدن، نه بولوردى؟ البت برى جاندن، برى جاناندن اولوردى!
Safahat logo

Şablon:Düz liseler için safahat projesi
Şablon:Anadolu liseleri için safahat projesi
Şablon:Sosyal Bilimler Liseleri için safahat projesi
Şablon:Türki Dillerde Safahat Projesi
Şablon:Safahat İngilizceye Tercüme Projesi

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.