FANDOM


Mezarlık Safahat Bayrak
Mehmet Akif Ersoy
Hasbihâl
Subhunda bahârın şu sabâhat bulunur mu? Bak çehre-i gabrâya: Nasıl şen, ne civandır!|

Âfâk bütün hande, cihan başka cihandır;

Bayram ne kadar hoş, ne şetâretli zamandır!

Ufuklar hep gülmekte, dünya başka dünyadır;

Bayram ne kadar hoş, ne neş'eli bir zamandır!

Horizons laughing the world is another world;

Festival is such a lovely and jolly time!

آفاق بوتون خنده٬ جهان با شقه جهاندر؛

با يرام نه قدر خوش٬ نه شطارتلى زماندر!

.

Çocukluğun masum çehresi bayram gülümser,

Umut, saf bir çocuk suretinde görünür.

Festival,childhood's innocent face, smiles

Hope, will appear in the image of a pure child.

با يرامده كولر چهرهٔ معصوم صبا وت٬ أ ّميد چو ق صورت صا فنده عيا ندر

Her cebhede bir nûr-i mücerred lemeânda;

Her dîdede bir rûh demâdem cevelândır.

Yalın bir ışık parıldar herkesin yüzünde;

Her dem bir ruh dolaşır bütün gözlerde.

A pure light shines on everyone's face;

A spirit always wanders in all eyes .

هر جبهه ده برنور مجرد لمعا نده؛

هرديده ده بر روح دمادم جو ﻻندر.

Âlâm-ı hayâtın iki kat büktüğü ecsâd

Feyzindeki te'sîr ile âsûde revandır.

Hayat acılarının iki kat büktüğü bedenler,

Onun bereketiyle huzur içinde dik yürürler.

Bodies that life's miseries bend ,

Walk upright in peace with its abundance

Bodies that life's miseries bend ,

Walk upright in peace with its abundance.

آﻻم حيا تك ايكى قات بو كديكى اجساد

فيضنده كى تأ ثيرايله آسوده رواندر.

Bayram günleri mücadeleli bir yılın sonunda gelen huzurlu günlerdir,

Ümitsiz kalp bugünlerde yeni bir ümitle canlanır.

Festival days are peaceful days at the end of a tiring year,

Hopeless heart comes to life with a new hope these days.

فرداى سكون پروريدرسال جدالك٬

نوميد دوشن قلبه اميد آورجاندر.

Heycâ-yi maîşetteki feryâd-ı mehîb

Dünyâda biraz dindiği an varsa bu andır.>

Geçim kavgasındaki korkunç feryadın,

Dünyada biraz dindiği an varsa bu andır.

If the terrible cry in fight of living ever leaves off ,

This will be at that time.

If the terrible cry in fight of living ever leaves off ,

This will be at that time.

هيجاى معيشتده كى فرياد مهيبك

دنياده براز دينديكى آن وارسه بو آندر.

Bahar sabahında bu güzellik bulunur mu?

Bak şu yeryüzüne, nasıl taptaze ve şendir!

Bahar sabahında bu güzellik bulunur mu?

Bak şu yeryüzüne, nasıl taptaze ve şendir!

Is this beauty found in a spring morning?

Look at this earth, how fresh and cheerful!

صبحنده بهارك شو صباحت بو لنورمى؟

باق چهره غبرايه: نصل شن٬ نه جواندر

Her göğüste bir sevinçli kalp çarpmakta,

Her kalpte bir ışıklı arzular dünyası gizlidir.

هرسينده بر قلب مسرت ضربانده٬

هرقلبده بر عالم اشواق نهاندر.

Raksân oluyor cünbüş-i dûşiyle anâsır,

Gûya ki bütün sadr-ı zemin pür-galeyandır.

Her milletten insan bayram yapmanın neşesiyle eğlenmekte,

Sanki bütün yeryüzünün kalbi coşmuştur.

People from all nations are having fun with the joy of celebrating the festival,
As if the heart of the earth has enthused.
رقصان اوليور جنبش دوشيله عناصر٬

كويا كه بوتون صدر زمين پر غلياندر.

Eşbahı da cûşân ediyor feyz-i mübîni,

Yâ Rab bu nasıl rûh-i avâlim-sereyandır!

Apaçık bereketi bütün varlıkları coşturuyor,

Ya Rab bu nasıl bütün âlemlere yayılan bir ruhtur?

Its obvious abundance enthuses all creatures,

O Lord,what kind of a spirit is this that spread to all the worlds?

اشباهى ده جوشان ايديور فيض مبينى٬

يارب بو نصل روح عوالم سر ياندر!

Bayramda gelir yâda ne hoş hâtıralar ki:

Bin ömre verilmez, o kadar kadri girandır,

Bayramda gelir hâtıra öyle hoş anılar ki;

Bin ömre değişilmez, o kadar değeri yüksektir.

You remember such pleasant memories in the festival that ;

It's not exchanged for thousands of lives,its value is that high.

بايرامده كلير ياده نه خوش خاطره لركه:

بيك عمره ويرلمز٬ او قدر قدرى كراندر.

Görünür bana daima bayramın cömert manzarası:

Çocukluk günlerimin gülümseyen hatırası.

I can always see the generous view of the festival:
Smiling memory of my childhood days.
عيدك بكا دائم كورونور لوح كريمى:

ما ضىٔ طفوليتمك ياد بسيمى.

Birinci gün hava bir parça nâ-müsâiddi;

İkinci gün açılıp, sonra pek güzel gitti.

Birinci gün hava pek uygun değildi;

İkinci gün açılıp, sonra pek güzel gitti.

The first day the weather was not very favourable;

The second day it was clear , and then went by rather well.

برنجى كون هوا بر پارچه نا مساعددى؛

ايكنجى كون آچيلوب٬ صوكره پك كوزل كيتدى.

Dedim ki: "Fâtih'e çıksam yavaşça, bir yanda

Durup o âlemi seyreylesem de meydanda,

Dedim ki: "Fatih'e çıksam yavaşça, bir yanda

Durup o âlemi seyretsem de meydanda,

I said: "I will walk up Fatih slowly, on one side

I will stop and watch that world on the square,

ديدم كه: فاتحه چيقسه م ياواشجه٬ بر يانده

طوروب اوعالمى سيرايلسه م ده ميدانده٬

Ziyâret etsem ehibbâyı sonradan... Hoş olur.

Bütün gün evde oturmak ne olsa pek boştur. "

Ziyaret etsem dostları sonradan...

Hoş olur.

Bütün gün evde oturmak ne olsa pek boştur.

Then visiting friends...
would be nice
Sitting at home all day is useless,you know .
زيارت ايتسه م احبا يى صوكره دن.. خوش اولور.

بوتون كون أوده اوطورمق نه او لسه پك بوشدر.

Bu arzû-yi tenezzüh gelince, artık ben

Durur muyum? Ne gezer! Fırladım hemen evden.

" Bu gezme isteği gelince, artık ben durur muyum?

Ne gezer! Fırladım hemen evden.

When I have this desire of sightseeing,can I stop any longer ?

It's impossible! I rushed from home immediately

بو آرزوى تنزه كلنجه آرتيق بن

طورورمى يم؟ نه كزر! فيرﻻدم همان أودن.

Gelin de bayramı Fâtih'te seyredin, zirâ

Hayâle, hâtıra sığmaz o herc ü merc-i safâ,

Gelin de bayramı Fatih'te seyredin,

Zira Hâtıra, hayale sığmaz o karmakarışık eğlence.

Come and watch the festival in Fatih,

Because that complex fun doesn't squeeze in mind and dream .

كليك ده بايرامى فاتحده سير ايدك٬ زيرا

خيا له٬ خاطره صيغماز اوهرج ومرج صفا٬

Kucakta gezdirilen bir karış çocuklardan

Tutun da, tâ dedemiz demlerinden arta kalan,

Kucakta gezdirilen bir karış çocuklardan

Tutun da ta dedemiz zamanından arta kalan.

From the little children in laps

And times that remaining from the ages of our grandfather.

قوجاقده كزديريلن بر قاريش چوجوقلردن

طونك ده٬ تا دده مزدملرندن آرته قاﻻن٬

Asırlar ölçüsü boy boy asâli nesle kadar,

Büyük küçük bütün efrâd-i belde, hepsi de var!

Asırlar ölçüsü boy boy bastonlu nesile kadar,

Büyük küçük bütün bölge halkı, hepsi de var!

Up to the centuries measure walking-stick generation,

Old or young ,all people of region,all is there!

عمرلر اولچوسى بوى بوى عصالى نسله قدر٬

بويوك كوچوك بوتون افراد بلده٬ هپسى ده٬ وار!

Adım başında kurulmuş beşik salıncaklar,

İçinde darbuka, teflerle zilli şakşaklar,

Adım başında kurulmuş beşik salıncaklar,

İçinde darbuka, deflerle zilli şakşaklar.

Cradles,swings are set per step,

In it tomtom, tambourines shrewish. .

آديم با شنده قورولمش بشيك صا لنجاقلر٬

ايچنده داربو قه٬ دفلرله زيللى شاقشاقلر.

Biraz gidin; Kocaman bir çadır... Önünde bütün,

Çoluk çocuk birer onluk verip de girmek için

Biraz gidin: Kocaman bir çadır...

Önünde bütün,çoluk çocuk birer onluk verip de girmek için

Go a little:
A huge tent...
In front of it lots of people are waiting in turn
براز كيدك : قوجه مان برچادير..اوكنده بوتون٬

چولوق چوجوق برراونلق ويروب ده كيرمك ايچون

Nöbetle bekleşiyorlar. Acep içinde ne var?

"Japonya'dan gelen insan suratlı bir canavar!"

Nöbetle bekleşiyorlar. Acaba içinde ne var?

"Japonya'dan gelen, insan suratlı bir canavar!"

To get in by giving a ten.Wondering what it is in

'From Japan, a human-faced monster! "

نوبتله بكله شيورلر. عجب ايچنده نه وار؟

جاپونيادن كلن٬ انسان صوراتلى برجاناوار!

Geçin: sırayla çadırlar. Önünde her birinin.

Diyor: "Kuzum, girecek varsa durmasın girsin."

Geçin: Sırayla çadırlar.

Önünde her birinin Diyor:

"Kuzum girecek varsa, durmasın girsin.

Come in:Tents in order.

In front of each

He says:If you want to get in,don't wait.

كچيك :صيره يله چاديرلر. اوكنده هر برينك

دييور : قوزوم كيره جك وارسه طورماسين كيرسين.

Bağırmadan sesi bitmiş ayaklı bir îlân,

"Alın gözüm buna derler..." sadâsı her yandan.

" Bağırmadan sesi bitmiş ayaklı bir i'lân

"Alın gözüm, buna derler..." sadası her yandan

"A standing announcement whose voice off because of shouting over
Take this,it's ok...words on all sides
باغيرمه دن سسى بتمش آيا قلى بر اعلان.

آليك كوزم٬ بوكا ديرلر... صداسى هرياندن.

Alettirikçilerin keyfi pek yolunda hele:

Gelen yapışmada bir mutlaka o saplı tele.

Elektrikçilerin keyfi pek yolunda hele:

Gelen yapışmada bir mutlaka o saplı tele.

Especially electricians are enjoying themselves:
Anyone coming is certainly sticking to the handled wire
آلتتريكجيلرك كيفى پك يولنده هله:

كلن يا پيشماده بر مطلقا او صاپلى تله.

Terazilerden adam eksik olmuyor; birisi

İnince binmede artık onun da hemşerisi:

Terazilerden adam eksik olmuyor; birisi

İnince binmede artık onun da hemşerisi:

There is always a man on the scales;
When one is stepping down his fellow citizen is getting on:
ترازيلردن آدام اكسيك اولميور بريسى

ايننجه بينمه ده آرتيق اونك ده همشهريسى:

Hak okka çünkü bu kantar... Frenk îcâdı gıram

Değil! Diremleri dörtyüz, hesapta şaşmaz adam."

"Hak okka çünkü bu kantar...

Firenk icadı gıram Değil!

Diremleri dört yüz, hesapta şaşmaz adam."

Fair oka because this weighbridge...It's gıram,a Frankish invention

Not!

It's Drachms are four hundred,the man doesn't confuse in account

حق اوقه جونكه بو قنطار.. فرنك اِجادى غرام

دكل! درملرى درت يوزحسابده شاشمازآدام.

- Muhallebim ne de kaymak!

- Şifalıdır macun!

- Simit mi istedin ağa?

- Yokmuş onluğun, dursun.

-Muhallebim ne de kaymak!

-Şifalıdır ma'cun! Simit mi istedin ağa?

-Yokmuş onluğum, dursun.

-My duff is like cream!

-The paste is curative!Want simit agha?

-Wait,I don't have a ten.

-محله بيم نه ده قايماق!
                    -شفا ليدر معجون! 

سيميدمى ايستدك آغا؟

       -يوقمش اونلغم٬ طورسون.

O başta: Kuşkunu kopmuş eğerli düldüller,

Bu başta: Paldimi düşmüş semerli bülbüller!

O başta: Kuskunu (1) kopmuş eğerli düldüller,

Bu başta: Paldımı (2) düşmüş semerli bülbüller!

That side:Saddled horses whose cruppers tore

This side: Packsaddled nightingales whose paldım fell!

اوباشده : قوشقونى قوپمش ا كرلى دلدللر٬

بوباشده :پالديمى دوشمش سمرلى بلبللر!

Baloncular, hacıyatmazcılar, fırıldaklar,

Horoz şekerleri, civ civ öten oyuncaklar;

Baloncular, hacıyatmazcılar, fırıldaklar,

Horoz şekerleri, civ civ öten oyuncaklar;

Balloon, tumbler, pinwheel-sellers,

Rooster candies, chick sounding toys;

بالونجيلر٬ حاجى ياتمازجيلر٬ فيريلداقلر٬

خروس شكرلرى٬ جيو جيو اوتن اويونجاقلر؛

Sağında atlıkarınca, solunda tahtırevan

Önünde bir sürü çekçek, tepende çifte kolan

Sağında atlı karınca, solunda tahtırevan

Önünde bir sürü çekçek, tepende çiftekolan.

On the right the carousel,on the left of the palanquin

In front of you lots of handcarts,over you two gurts.

صاغكده آتلى قارنجه صولنده تخت روان؛

اوككده بر سورو چك چك٬ تپه كده چفته قوﻻن.

Öbek öbek yere çökmüş kömür çeken develer...

Ferâğ-ı bâl ile birden geviş getirmedeler.

Öbek öbek yere çökmüş kömür çeken develer...

Gönül rahatlığıyla birden geviş getirmedeler.

Coal drawing camels in heaps slumped down...

They have been ruminating in peace.

اوبك او بك يره چوكمش كومور چكن دوه لر...

فراغ بال ايله بردن كويش كتيرمه ده لر.

Koşan, gezen, oturan, mâniler düzüp çağıran.

Davullu zurnalı "dans" eyliyen, coşup bağıran,

Koşan, gezen, oturan, maniler düzüp çağıran,

Davullu zurnalı "dans" eyleyen, coşup bağıran

Running, traveling, sitting,telling manias calling,

Dancing accompanied by drums and clarions,gushing and screaming

قوشان٬ كزن٬ اوطوران٬ ما نيلر دوزوب چاغيران٬

داوللى زورنا لى دانس ايلين٬ جوشوب باغيران

Bu kâinât-ı sürûrun içinde gezdikçe,

Çocukların tarafındaydı en çok eğlence,

Bu neş'e evreninin içinde gezdikçe,

Çocukların tarafındaydı en çok eğlence.

As I travelled in this universe of joy.

The entertainment was by the children's side most.

بوكائنات سرورك ايچنده كزدكجه٬

چوجوقلرك طرفنده يدى اك چوق اكلنجه.

Güzelce süslenerek dest-i nâz-ı mâderle;

Birer çiçek gibi nevvâr olan bebeklerle

Güzelce süslenerek annesinin nazik eliyle;

Birer çiçek gibi parıldayan bebeklerle

Beautifully dressed up by her mother's gentle hand;

With babies shining like a flower

كوزلجه سوسلنه رك دست نازمادرله٬

بررچيچك كبى نوّار اوﻻن ببكلر له

Gelirdi safha-i mevvâc-ı ıyde başka hayât...

Bütün sürûr u şetâretti gördüğüm harekât!

Gelirdi bayramın dalgalı yüzüne başka bir canlılık...

Bütün neşe ve sevinçti gördüğüm hareket.

Another vigour would come to the wavy  face of the festival  ...

The movement I saw was all fun and joy.

كليردى صفحهٔ مواج عيده باشقا حيات..

بوتون سرور و شطارتدى كورديكم حر كات.

Onar parayla biraz sallandırdılar... Derken,

Dururdu "Yandı!" sadâsıyle türküler birden,

Onar parayla biraz sallanırdılar...

Derken, Dururdu "Yandı!" sesiyle türküler birden.

They swung for a while for ten bucks...

Just then,folk songs would suddenly stop with the word "Burnt!".

اونرپاره يله برآز صاللانيرديلر.. ديركن٬

طوروردى ياندى! صداسيله توركولر بردن.

- Ayol, demin daha yanmıştı a! Herif sen de,

- Peki kızım, azıcık fazla sallarım ben de.

-Ayol, demin daha yanmıştı ya!

-Herif sen de...

-Peki kızım, azıcık fazla sallarım ben de.

-Sweetheart,it has just burnt.

-Man you are...

-OK girl,I will swing alittle bit more.

-آيول٬ دمين داهايانمشدى! آ حريف سن ده!...

-پكى قيزم٬ آزيجق فضله صاللارم بن ده.

"Deniz dalgasız olmazGönül sevdasız olmaz

Yâri güzel olanın

Başı belâsız olmaz!

Haydindi mini mini maşallah

Kavuşuruz inşallah..."

-"Deniz dalgasız olmaz,

-Gönül sevdasız olmaz,

-Yarî güzel olanın Başı belasız olmaz!

-Haydindi mini mini maşallah

Kavuşuruz inşallah..."

-The sea can't be without wave,

-The heart can't be without love,

-Whose girl is beautiful,he will always be in trouble

-Hurry up my little one maşallah

I hope we will meet...

دكيز دالغاسز اولماز٬
        
كوكل سوداسز اولماز.
        
يارى كوزل اولانك
       
 با شى بلاسز اولماز!                 
        
ها يدكدى مينى مينى ماشا ألله 
    
    قاوشورز انشاألله...

Fakat bu levha-i handâna karşı, pek yaşlı,

Bir ihtiyar kadının koltuğunda gür kaşlı,

Fakat bu güler yüzlü tabloya karşı,

Pek yaşlı Bir ihtiyar kadının koltuğunda, gür kaşlı,

But against this friendly table,

In the arms of a very old woman,a bushy eyebrowed,

فقط بولوحهٔ خندانه قارشى٬ پك ياشلى٬

بر اختيار قادينك قولتوغنده٬ كورقاشلى٬

Uzunca saçlı güzel bir kız ağlayıp duruyor.

Gelen geçen "Bu niçin ağlıyor?" deyip soruyor.

Uzunca saçlı güzel bir kız ağlayıp duruyor.

Gelen geçen, bu niçin ağlıyor? diyor, soruyor.

Long-haired beautiful girl crying unceasingly.

Why does she cry? people around says, asks.

اوزونجه صاچلى كوزل بر قيز آغليوب طورويور.

كلن كچن٬ بو نيچون آغاليور؟ دييور٬ صورويور.

- Yetim ayol...

Bana evlâd belâsıdır bu acı

-Çocuk değil mi?

'Salıncak' diyor...

- Salıncakçı!

-Yetim ayol...

Bana evlât belasıdır bu acı.


-Çocuk değil mi?

"Salıncak!" diyor...

-Salıncakçı!

-She's an orphan...

This pain is a trouble of son.

-The girl,isn't she?

Swing!she says...

-Hey swinger!

-يتيم آبول.. بكا اولاد بلاسيدر بو آجى.

چوجوق د كلمى؟ صا لنجاق! دييور...

                               - صا لنجا قجى!

Kuzum, biraz da bu binsin...

Ne var sevâbına say...

Yetim sevindirenin ömrü çok olur...

- Hay hay!

&nbsp -Kuzum, biraz bu da binsin...

-Ne var sevabına say...

-Yetim sevindirenin ömrü çok olur...

-Hay hay!

-She rides a bit please...

-God will like it..

-Who makes an orphan happy will live long-

It's ok!

قوزوم٬ براز بو ده بينسين.. نه وارثوابكه صاى..

يتيم سوينديره نك عمرى چوق اولور...

                                               -هاى هاى!

همان اوقيزده صالنجاقجينك مروتنه٬

قاتيلدى آغلامايان قيزلرك شطارتنه.


Safahat logo

Şablon:Düz liseler için safahat projesi
Şablon:Anadolu liseleri için safahat projesi
Şablon:Sosyal Bilimler Liseleri için safahat projesi
Şablon:Türki Dillerde Safahat Projesi

Şablon:Safahat İngilizceye Tercüme Projesi
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.