FANDOM


İngilizce Tablo Sunumu

Bebek Yahud Hakkı-ı Karar
Bebek Yahud Karar Hakkı
İngilizce Tercüme

Bizim Cemîle Ferîde'yle bir sabah gelerek,

Unutma beybaba, akşam birer

hotozlu bebek,

Bizim Cemîle Ferîde'yle bir sabah gelerek,

Unutma beybaba, akşam birer

hotozlu bebek,
Our Cemile came with Feride one morning, "Remember daddy,in the evening there will be a baby with luxury hat.

Getir,kuzum...dediler.Ben de kızların keyfi kırılmasın diye reddetmedim şu teklîfi.

Getir,kuzum...dediler.Ben de kızların keyfi kırılmasın diye reddetmedim şu teklîfi.
Bring them ,honey… "they said. I didn’t refuse the proposal in order not to make them get disappointed.

Kiraz dudaklı, üzüm gözlü,inci dişli,iki

Edâlı yosma getirdim. Aman o akşamki,
Kiraz dudaklı, üzüm gözlü,inci dişli,iki Edâyosma getirdim. Aman o akşamki,
I brought two women with cherry-lipped,grape-eyed,pearl gear.Oh that evening
Sevinme hâlini bir görmeliydi yavruların! Durup oturmadılar hiç, dedim: "Yatın da yarın,
Sevinme hâlini bir görmeliydi yavruların! Durup oturmadılar hiç, dedim: "Yatın da yarın,
Offspring had to see a state of jubilation! they didn’ sit. I said to sleep then tomorrow you the whole day
Bütün gün oynayınız..."Nerde! Kim yatar? O gece, - Yemekte sızmaya me'lûf olan - Ferîde'mce
Bütün gün oynayınız..."Nerde! Kim yatar? O gece,- Yemekte sızmaya alışmış olan - Ferîde'mce
Play all day.Who cares?She won't sleep.The only thing to be rejected is sleeping
Kabûl olunmıyacak söz olursa,yatmaktı.Yatar mı hiç? O nasıl hisli bir yumurcaktı.
Kabûl olunmıyacak söz olursa,yatmaktı.Yatar mı hiç? O nasıl hisli bir yumurcaktı.
for Feride who is used to dozing during dinner.
Ferîde'nin yaşı beş yok;Cemîle'ninki yedi;Şu var ki, abla hanım pek hanım tavırlı idi.
Ferîde'nin yaşı beş yok;Cemîle'ninki yedi;Şu var ki, abla hanım pek hanım tavırlı idi.
Feride is not five yet.Cemile is seven.Whereas Lady sister had quite lady attitude.
Büyük kız oynadı bir parça,sonradan yattı; Küçük sabâha kadar hep bebeğini hoplattı.
Büyük kız oynadı bir parça,sonradan yattı; Küçük sabâha kadar hep bebeğini hoplattı.
The elder one played for some time and went to bed.Younger one played with her doll till the morning.
Ne ninniden alıyormuş,ne öyle hoppaladan... "Işıl ışıl bakıyor â! bebek değil, afacan!"
Ne ninniden alıyormuş,ne öyle hoppaladan... "Işıl ışıl bakıyor â! bebek değil, afacan!"
She doesn't know about lullaby or hugging.
Sabaha karşı tükenmiş mecâli yavrucuğun:Mışıl mışıl uyuyor... Değmeyin aman uyusun.
Sabaha karşı tükenmiş takati yavrucuğun:Mışıl mışıl uyuyor...Değmeyin aman uyusun.
In the morning.my little kiddy was exhausted:She was sleeping soundly.Let her sleep.
Benim bulunmadığım bir zamanda kız uyanır; Bebeği uyutmak için evde üç saat kapanır.
Benim bulunmadığım bir zamanda kız uyanır; Bebeği uyutmak için evde üç saat kapanır.
The girl will wake up when I am not at home.She will stay at home for hours in order to sleep the baby off at home.
-Aman da pek yaramaz, uyku sıçramış başına. Bakın beşik de getirdim, bakın yatar mı şuna?
-Aman da pek yaramaz, uyku sıçramış başına. Bakın beşik de getirdim, bakın yatar mı şuna?
She is so naughty and sleepless.Look I have brought acrib,will she lay in it?
Yatar mısın seni maymun? Kapar mısın gözünü? Acık da dinlesen olmaz mı annenin sözünü?
Yatar mısın seni maymun? Kapar mısın gözünü? Acık da dinlesen olmaz mı annenin sözünü?
Would you sleep in it, monkey?Would you close your eyes?Would you listen to your mom's words with eyes open?
Kapandı işte gözün...Oh, şimdi artık yat! Bebek ne yaptı bilinmez ki, sonradan, pat pat,
Kapandı işte gözün...Oh, şimdi artık yat! Bebek ne yaptı bilinmez ki, sonradan, pat pat,
Your eyes are closed now.Oh! lay now.What the baby has done isn't known yet.then put-put
Dayak sadâları akseylemiş öbür odaya,Güzel güzel uyumuş olsa kız da dövmez ya.
Dayak sadâları akseylemiş öbür odaya,Güzel güzel uyumuş olsa kız da dövmez ya.
Beating sound is coming from the next room.The girl wouldn't beat her if she had slept.
Gelince akşama, baktım, Ferîde pek düşkün. Durur mu, ablası? Ben sormadan atıldı:- Bugün
Gelince akşama, baktım, Ferîde pek düşkün. Durur mu, ablası? Ben sormadan atıldı:- Bugün
When I came back in the evening,I looked after her. She is so addictee.She replied before I asked.Today,
Ne yaptı, beybaba, bilsen... Zavallıcık bebeğe? - Ne yaptı?- Dövdü bir âlâ, sonunda kırdı.- Niye?-Bilir miyim, ona sor... Kız, getir bebeğini hadi!Ferîde kaçtı yanımdan, getirmek istemedi.
Ne yaptı, beybaba, bilsen... Zavallıcık bebeğe? - Ne yaptı?- Dövdü bir âlâ, sonunda kırdı.- Niye?-Bilir miyim, ona sor... Kız, getir bebeğini hadi!Ferîde kaçtı yanımdan, getirmek istemedi.
Do you know what she did?you don't..To the poor baby-What did she do?She beat her.She broke it at the end.-Why?-I don't know ask her...Girl bring your doll.come on.Feride ran away.she didn't want to bring.
Çiçek çıkarmışa dönmüş, getirdiler ki, yüzü; Birer kafes gibi kalmış o kuş bakışlı gözü.
Çiçek çıkarmışa dönmüş, getirdiler ki, yüzü; Birer kafes gibi kalmış o kuş bakışlı gözü.
She looked as if she had smallpox when they brought her.Her bird eye looking eyes bacame a cage
Başında saçtan eser yok, ayak topal, kollar Omuzdan oynamıyor, kim bilir, ne illeti var?
Başında saçtan eser yok, ayak topal, kollar Omuzdan oynamıyor, kim bilir, ne illeti var?
She became bald and lame.shoulders are not moving.Who knows what the matter is.
O kanlı canlı bebek şimdi işte bir kötürüm.. - Bu ölmüş artık ayol, göm, götür de, hem ne ölüm.
O kanlı canlı bebek şimdi işte bir kötürüm.. - Bu ölmüş artık ayol, göm, götür de, hem ne ölüm.
That live looking baby is paralyzed now.She is dead.Take and bury it.What a death.
Ferîde kaldı bebeksiz, Cemîle'ninki fakat, Güzel güzel duruyor, olmuyor ne kör, ne sakat.
Ferîde kaldı bebeksiz, Cemîle'ninki fakat, Güzel güzel duruyor, olmuyor ne kör, ne sakat.
Feride is babyless,However Cemile's looks nice ,.It is neither blind ,nor disabled.
Günün birinde berâberce oynuyorlarken, Alıp Ferîde hazin bir niyâz tavrı hemen
Günün birinde berâberce oynuyorlarken, Alıp Ferîde hazin bir niyâz tavrı hemen
One day ,while they are playing together, Feride asked for the doll to play.
- Bebeğ’ni ver, acıcık oynayım, kuzum abla... Demez mi? Kız ne diyor?.. Galibâ:- İnâyet ola!
- Bebeği’ni ver, acıcık oynayım, kuzum abla... Demez mi? Kız ne diyor?.. Galibâ:- İnâyet ola!
Give your baby, let me play, my lamb sister ... Didn't she say?What's the girl saying? I think: - It will be the last!
Verir miyim sana ben hiç bebeğ’mi, yağma mı var? - Hasislik etme kızım, ver!- Alırsa sonra kırar:
Verir miyim sana ben hiç bebeğ’mi, yağma mı var? - cimrilik etme kızım, ver!- Alırsa sonra kırar:
I won't give my doll to you.I won't.
Don't be mean girl,give it .
If she takes it ,she will break it.
- Nasıl kırar a canım? Etme oynasın, veriver! - Olur mu beybaba?- Elbet olur:- Kırarsa eğer?
- Nasıl kırar a canım? Etme oynasın, veriver! - Olur mu beybaba?- Elbet olur:- Kırarsa eğer?
She won't break it.Let her play.Give it to her.-Should I?- Yes sure.
- Yarın sabah sana ben başka bir bebek alırım. Bizim müdâhaleden sonra, "Oyna al bakalım!.. "
- Yarın sabah sana ben başka bir bebek alırım. Bizim müdâhaleden sonra, "Oyna al bakalım!.. "
I 'll get another doll for you tomorrow morning.After our intervention,Take it and play!..
Deyip Feride'ye kerhen uzattı kız bebeği. Ferîde'nin yüzü gülmüştü, baktım, iyiden iyi.
Deyip Feride'ye kerhen uzattı kız bebeği. Ferîde'nin yüzü gülmüştü, baktım, iyiden iyi.
She handed the baby to Feride.Feride
Sevindi, oynadı, fakat bu emanet sevinç Süreksiz oldu...-Ver artık!-Acık daha, ne olur!..
Sevindi, oynadı, fakat bu emanet sevinç Süreksiz oldu...-Ver artık!-Acık daha, ne olur!..
She got happy,she played.But this was instant.-Give it now.Some more time ,please
- Bakındı beybaba?- Kız, ver de sonradan yine al,Mal olmaz insana, âdet değil, emânet mal.
- Bakındı beybaba?- Kız, ver de sonradan yine al,Mal olmaz insana, âdet değil, emânet mal.
Father looked arround-Girl !Give itnow.You can get it back later It does not worth ,it is not customary.
Tekerrür etti birazdan şu yolda aynı niyâz: - Bebeğini ver yine olmaz mı? Oynayım.- Olmaz!...
Tekrarlandı birazdan şu yolda aynı niyâz: - Bebeğini ver yine olmaz mı? Oynayım.- Olmaz!...
It was repeated on the way soon, following the same supplication.Giver you doll back again .will you?Letme play with it-No you can't!
Ben iltimâsı dirîğ etmedim ikinci sefer:- Çok oldu beybaba, ya! Sonra her zaman ister!- Demin de aldı, hemen verdi, içlenir, yapma!Sen ablasın ne kadar olsa... -Başka vermem ama,
Ben kayırmayı önlemedim ikinci sefer:- Çok oldu beybaba, ya! Sonra her zaman ister!- Demin de aldı, hemen verdi, içlenir, yapma!Sen ablasın ne kadar olsa... -Başka vermem ama,
I didn't prevent the enlisitng as the second time. It is too long.She will get accustomed to asking for it.-She has just got it ,and gave it right back.She will feel sorry ,don't do it.You are her sister...,I won't give the next time but,
Çabuk verirsen eğer al da oyna kız, haydi... Feride'nin bu sefer keyfi pek yolundaydı...
Çabuk verirsen eğer al da oyna kız, haydi... Feride'nin bu sefer keyfi pek yolundaydı...
if you 2re going to give it back soon ,take and play with it,come on.This time Feride was having fun.
Epeyce dandiniler yaptı, hayli hoplattı; Bebek kolunda, hasırlarda bir zaman yattı.
Epeyce dandiniler yaptı, hayli hoplattı; Bebek kolunda, hasırlarda bir zaman yattı.
She sang some lullabies and hugged it.She laid on the wicker hugging the doll for some time.
Fakat ne çâre! Geri verme vakti gelip çattı, Kızın bakışları boş yere yardım aradı.
Fakat ne çâre! Geri verme vakti gelip çattı, Kızın bakışları boş yere yardım aradı.
But no cure.It is time to give the doll back.She looked for help for nothing.
Cemile istedi ısrar edip emanetini,Çocuk da verdi, fakat görmeliydi hiddetini!
Cemile istedi ısrar edip emanetini,Çocuk da verdi, fakat görmeliydi hiddetini!
Cemile insisted on asking for it.And the child gave it.but she should have seen the anger.
Büyük kızın eziyordu masum gururu,Bebek elinde gezerken, şu mahrum çocuğu.
Büyük kızın eziyordu masum gururu,Bebek elinde gezerken, şu mahrum çocuğu.
Elder girl's innocent pride was troubling the deprived kid wandering the doll in her hand.
Ağır gelir ona elbette karşıdan bakmak.
Sokuldu bak yine, hiç şüphe yok ki: Yalvaracak,
Ağır gelir ona elbette karşıdan bakmak. Sokuldu bak yine, hiç şüphe yok ki: Yalvaracak,
Of course to look at how heavy it is.See stung again.There is no doubt ,she is going to beg.
"Bebeğini ver" diye, fakat ben artık zorlamam. Hayır, değil bu eda, bir yalvarma edası:
"Bebeğini ver" diye, fakat ben artık zorlamam. Hayır, değil bu eda, bir yalvarma edası:
Give me her baby she says but I don't force anymore.No not this manner an attitude of entreaty.
"Bebeğimi ver!" demesin mi üçüncüsünde kıza?
Meğer hukuk da bilirmiş bakın şu saygısıza!.
"Bebeğimi ver!" demesin mi üçüncüsünde kıza? Meğer hukuk da bilirmiş bakın şu saygısıza!.

"Give me my baby!" saying the girl third times ?

We don't know unrespectfulperson who knows law
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.