Beriyim Berî

Berî (Berâet. den) Kurtulmuş.

Temiz. Kayıt ve hüküm altında olmayan.

Zimmeti bulunmayan adam. Hiçbir karışıklık, kusur ve noksanı olmayan.

Hastalıktan sâlim olan. (Bak: Ber')

[düzenle | kaynağı değiştir]

[düzenle | kaynağı değiştir]

Ico libri.png Anlamlar

[1] arınmış, temiz, uzak.

Write.svg Yazılışlar

بری

Nuvola apps bookcase.svg Köken

[1] Nuvola apps bookcase.svg Köken

BERÎ (Berî'ün Min'el-Müşrikîn)

Uzak olmak, uzaklaşmak, hasta iyileşmek ve yaratmak anlamındaki "b-r-e" kökünden türeyen berî uzak olan demektir. Allah'ın sıfatı olarak Kur'ân'da bir âyette geçmiştir: "...Şüphesiz Allah müşriklerden berî'dir, uzaktır..." (Tevbe 9/3).

Allah'ın berî olması, müşriklere yakın olmaması, onların inanç ve davranışlarını beğenmemesi, onlara yardım etmemesi demektir. Karîb sıfatının zıddıdır. (İ.K.)

Berî (Berâet. den) Kurtulmuş. Temiz.

Kayıt ve hüküm altında olmayan. Zimmeti bulunmayan adam.

Hiçbir karışıklık, kusur ve noksanı olmayan. Hastalıktan sâlim olan. (Bak: Ber')

Be'r Kuyu kazmak.

BER': (Berâ, Bur', Bürü') Yaratmak. Halketmek.

Bera' Her ayın ilk ve son günü.

Bur Hayırsız kişi. Ekine elverişli olmayan tarla. Bur Farsça

Fıstıkî renk. Sülün. Doru at. Bur' (Bak: Ber')

Bârû Farsça

Kale duvarı, tabyanın gezinti yeri, hisar burnu, sur. Sığınak, siper.


Hastanın iyileşmesi. Sağlamlık.


Ber Farsça

Üzere, üzerine, yukarı mânasına (ve Arabçadaki "Alâ" yerine edat-ı isti'lâdır)

Göğüs, sine, bağır, sadır. Fayda. Hamil. Hıfz.

Yan. Taraf. Nâkil. Götürücü. Meyve. Yaprak. Varak. Meme. Genç kadın. Evin kapısı.


Ber Farsça

(Burden) "Götürmek" mastarının emir köküdür. Kelimenin sonuna getirilerek terkipler yapılır. Emirber $: Emir dinleyen, emir götüren. Fermanber $: Emir veren. Emir dinleyen... gibi.

[düzenle | kaynağı değiştir]

[düzenle | kaynağı değiştir]

Ico libri.png Anlamlar

[1] arınmış, temiz, uzak.

Write.svg Yazılışlar

بری

Nuvola apps bookcase.svg Köken

[1] Nuvola apps bookcase.svg Köken

berî

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.