FANDOM


Olmaz ya... tabii... biri insan, biri hayvan Hakkın Sesleri (3.Kitap) Mehmet akif ersoy
Mehmet Akif Ersoy
Bir yığın kundakçıdan yangın görenler milleti

3'lü Tablo Sunumu Edit

Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz
Güncel Türkçesi
İngilizce Tercüme
Siz iyiliği emr eyler, kötülükten nehy eder,

Allah?a inanır olduğunuzdan, insanların hayrı için meydana çıkarılmış hayırlı bir milletsiniz.

"Siz iyiliği emr eyler, kötülükten nehyeder,Allah'a inanır olduğunuzdan, insanların hayrı için

meydana çıkarılmış en hayırlı bir milletsiniz." (1)

"You command the good of the people and trying to keep them away from evil, That you believe in God, for the good of the people unveiled the most auspicious of a nation. "(1)
Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz

Gelmişiz, dünyaya milliyet nedir öğretmişiz!

Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz:

Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz!

Once upon a time we are also the nation, and how a nation What nationality ever taught to the world!

Kapkaranlıkkken bütün afakı insaniyyetin,

Nur olup fışkırmışız ta sinesinden zulmetin,

İnsanlığın bütün ufukları kapkaranlıkken,

Işık olup fışkırmışız ta karanlığın koynundan;

When there is no light at all the horizons of humanity,
Light and darkness in the bosom of ;

Yarmışız edvar-ı fetretten kalan yeldaları;

Fikr-i ferda doğmadan yağdırmışız ferdaları!

Yarmışız anarşi dönemlerinden kalma en uzun geceleri;

Yarın fikri doğmadan yağdırmışız yarınları!

Split the remaining periods, the longest night of anarchy;
Tomorrow is tomorrow thrown the idea was born!

Öyle ferdalar ki: Kaldırmış serapa alemi;

Dideler bir cavidani fecrin olmuş mahremi.

Öyle yarınlar ki: Alemi baştan başa kaldırmış;

Gözler daimî sabah aydınlığı nedir yakından tanımış.

Tomorrows so that: Humanity completely removed;
What is the enduring light of morning recognized the eyes closely.

Yirmi beş yıl, yirmi beş bin yıl kadar feyyaz imiş!

Bak ne ani bir tekamül! Bak ki: Hala mündehiş

Yirmi beş yıl (2), yirmi beş bin yıl kadar bereketli imiş!

Bak ne ânî bir gelişme!

Twenty-five years (2), twenty-five thousand years or so fertile!
Look at what moment of development!

Yad-ı fevka?l-ı i?tiyadından onun tarihler;

Görmemiş benzer o müdhiş seyre, hem görmez beşer,

Bak ki tarihler Onun olağanüstü hatırasından hâlâ şaşkınlığa düşmekteler;
O müthiş ilerlemenin benzerini görmemiş, hem görmez insanlık.
See that the dates His extraordinary memory of astonishment was still falling;
Similar to that seen great progress, and humanity will not see.

Bir taraftan dinimiz, ahlakımız, irfanımız;

Bir taraftan seyfe makrun adlimiz, ihsanımız;

Bir taraftan dinimiz, ahlâkımız, irfanımız;

Bir taraftan kılıçla desteklenen adaletimiz, cömertliğimiz;

On the one hand religion, morality, our culture;
On the one hand supported by the sword our justice, our generosity;

Yükselip akvamı almış fevc fevc ağuşuna;

Hepsi dalmış vahdetin aheng-i cuşucuşuna,

Yükselip akın akın gelen kavimleri kucaklamış;

Hepsi birliğin coşup giden âhengine dalmış.

Flock to rise from the tribes embraced;
They all lost in the harmony of the union to be successful.

Emr-i bi?l ma?ruf imiş ihvan-ı İslam?ın işi;

Nehy edermiş, bir fenalık görse, kardeş kardeşi.

İyiliğe yöneltmek imiş müslüman kardeşlerin görevi;

Engellermiş, bir kötülük görse, kardeş kardeşi.

Favor direct role Muslim brothers;
When he sees an evil brother the other obstacles,

Kimse haksızlıktan etmezmiş tegafül ihtiyar;

Ferde raci? sadmeden efrad olurmuş lerzedar.

Kimse haksızlığa göz yummayı düşünmezmiş;

Bir kişiye gelen herkesi fertleri sarsarmış.

No one thinks of condone injustice;
Affects the whole community from the evil on eper person.
Biz, neyiz? Seyreyle artık; bir de fikr et, neymişiz?

Din de kürkün aynı olmuş: Ters çevirmiş giymişiz!

Şimdi bir bak biz neyiz; bir de düşün ki ne imişiz?

Din de kürkün aynı olmuş: Ters çevirmiş giymişiz. (*)

What are we now taking a look, what a dream that?
Religion in the fur coat was the same:putting on reverse turned.

Nehy-i ma´rûf emr-i münkerdir gezen meydanda bak!

En metîn ahlâkımız, yâhud, görüp aldırmamak!

Bak şimdi ortada görünen, iyiliğe engel olmak, kötülüğe yöneltmek

Yahut da en sağlam ahlâkımız:Görüp de görmezlikten gelmek!

Look, now appears in the middle, to prevent goodness, evil aim or the morality of the firm:
For those in the ignore!

Yıktı bin mel´un kalem nâmûsu, bizler uymadık:

"Susmak evlâdır´" deyip sustuk... Sanırsın duymadık!

Bin mel'un kalem namusu yıktı, bizler uzak durduk;

"Susmak en iyisidir" deyip sustuk... Sanırsın duymadık!

A thousand of inferiority pen destroyed the honor, we've been talking away;
"Silence is the best" he trailed off ...
You expect we didn’t hear!

Kustu bin murdar ağız şer´in bütün ahkâmına;

Âh, bir ses bâri yükselseydi nefret nâmına!

Kustu yüzlerce pis ağız şeriatın bütün hükümlerine;

Ah, bir ses bari yükselseydi nefret namına!

Hundreds of filthy mouth vomited all the provisions of the Sharia;
Oh, at least a sound heard reporting to hate!

Altı yüz bin can gider; milyonla îmân eksilir;

Kimseler görmez! Gören sersem de Allah´tan bilir!

Altı yüz bin can gider, milyonla iman eksilir;

Kimseler görmez! Gören sersem de Allah'tan bilir!

Six hundred thousand lives go, faith decreases million; People will not see!
Thinks that it is destiny that saw idiot!

Sonra, şâyet,sahsının incinse, hattâ, bir tüyü:

Yer yıkılmış zanneder seyr eyleyen gümbürtüyü!

Sonra, şayet kendinin incinse, hattâ, bir tüyü:

Yer yıkılmış zanneder seyreyleyen gümbürtüyü!

Then, if he receive damaged feathers:
Finds at the ruined who heard the fracas!

Kırkın aylıktan biraz, yâhud geciksin vermeyin;

Fodla çiy kalsın, ´pilâv bitmiş" deyin, göstermeyin,

Kırpın aylıktan biraz, yahut geciksin vermeyin;

Ekmek çiğ kalsın, "pilav bitmiş" deyin, göstermeyin,

Months to trim a little, or not delayed;
Keep raw bread, rice, finished, "say, not show,

Fes, külâh, kalpak, sarık vermiş bakarsın el ele;

Mi´delerden fışkırır tâ Arş´a aç bir velvele!

Fes, külah, kalpak, sarık vermiş bakarsın el ele;

Midelerden fışkırır ta göğe aç bir yaygara!

Fes, cone, cap, provided you look at your turban, hand in hand;
Open to the sky in bloom in the stomach of a fuss!

Ortalık altüst olurken ses çıkarmazdım, hani,

Öyle bir dernekte seyret gel de artık sen beni!

Ortalık alt üst olurken ses çıkarmazdım, hani,

Öyle bir toplantıda seyret gel de artık sen beni!

When it upside down while the sound not made, you know, So now you come to a meeting, watch me!
When it upside down while the sound not made, you know, So now you come to a meeting, watch me!

Göster, Allah?ım, bu millet kurtulur, tek mu?cize:

Bir "utanmak hissi" ver gâib hazînenden bize!

Bu millet kurtulur, Allah'ım, göster bir tek mucize:

Göster de bir "utanma duygusu" ver gizli hazinenden bize!

Get rid of this nation, God, the only miracle of a show:
Show a "sense of shame," Give us the hidden treasure!
Safahat logo

Şablon:Düz liseler için safahat projesi
Şablon:Anadolu liseleri için safahat projesi
Şablon:Sosyal Bilimler Liseleri için safahat projesi
Şablon:Türki Dillerde Safahat Projesi
Şablon:Safahat İngilizceye Tercüme Projesi

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.