FANDOM


</table> <td colspan="2" align="center" style="width:100%; font-size: 1.25em; white-space: nowrap;">Burdur</td> </tr> <tr class="mergedrow"> <td colspan="2" align="center">Burdur'un Türkiye'deki konumu.

</td> </tr>


<tr class="mergedtoprow"> <th>Ülke

<th class="adr">
Bakınız

Şablon:Bayrak - d


Bayrak - Batrak - Flag

Liva, bayraktır ; Rayet, sancak'tır. Cevdet Paşa
Bayraktarların piri : Ebu Mirsed veya Mirsad dır.
Alem - Flama

Yıldız - Ildız -
Hilal - Hilâl -İlal
İlkay - Dolunay - Bedr - Yarımay
Hilalin özel ve derin anlamı
Hilal/VP
Hilal/Resim

Sancak -
Al sancak- Ertuğrul Gazi sancağı [1]
Ak sancak
Yeşil sancak

Rayet -Ra'yet
Ra'yete meyle ederiz, kamet-i dil-cu yerine
liva
livâ -
Tuğ -Tüy

Türk Bayrağı - Türk
Türk bayrakları

Türk Bayrağının Doğuşu
Türk bayrağının doğuşu ve ortaya çıkışı
I. Murad - Hüdavendiğar - Hüdavendigâr - Hüdavendigâr Gazi - Mestan GaziKosova
Türk Bayrağının derin anlamı
Mevzuat
Bayrak Kanunu
Bayrak Tüzüğü
Milli Eğitim Bakanlığı Bayrak Törenleri Yönergesi
Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun


Moldavia&#039;s coat of Arms of 1481

Moldavia's coat of Arms in 1481 under the rule of Stephen the Great and Holy--Ştefan cel Mare şi Sfân

Coat of arms of Moldavia.svg

Moldova arması

Stamp Moldavian Cap de bour 1858

The first Romanian post stamp in Moldavia issued in 1847, representing the head of the "zimbru"-- a rare species of bison now extinct from the Carpathian forests that is also depicted on the Coat of Arms of ancient Romania's province of Moldavia; the writing at the top of the stamp with cyrillic letters reads: "Porto scrisori"--Letter stamp.

Türkiye

</tr><tr class="mergedrow"> <th>Bölge <th>Akdeniz Bölgesi </tr><tr class="mergedrow"> <th>İl <th>Burdur </tr>


<tr class="mergedtoprow"> <td colspan="2">Yönetim </td> </tr> <tr class="mergedrow"> <th> - Belediye başkanı <td>Sebahattin Akkaya (AKP)</td> </tr><tr class="mergedrow"> <th> - Vali <td>İbrahim Özçimen </td> </tr>


<tr class="mergedtoprow"> <td colspan="2">Nüfus </td> </tr> <tr class="mergedrow"> <th> - Toplam</th> <td>100,000</td> </tr>


<tr class="mergedrow"> <th>Alan kodu</th> <td>(+90) 248</td> </tr>



Website: Burdur Küçükşehir Belediyesi


Burdur, Burdur ili'nin merkez ilçesidir. Burdur ili merkez ilçesi altı mahalleden oluşmaktadır. Akdeniz Bölgesi şehridir.

TarihEdit

İlin Tarih Öncesi Çağları

İlimizin tarihi; Neolotik Çağa kadar inmektedir.1957-1960 yılları arasında Prof.J.Mellaart tarafından Hacılar'da yapılan kazılarda Neolitik kültürün bütün ayrıntılarını ortaya çıkarmıştır. Bu bulgular M.Ö.7000 yıllarına inmektedir. Yine 1978-1988 yılları arasında Kuruçay Höyükte ve 1989-1992 yılları arasında Bucak Höyücek Höyükte Prof.Dr.Refik DURU tarafından yapılan kazılarda da Neolitik çağın kültürüne rastlanılmıştır. Bu çağın en önemli özelliği: İnsanların,hayvanları evcilleştirmesi,çanak-çömlek yapımını öğrenmiş bulunmasıdır. Anadolu'nun ilk heykelcikleri olarak bilinen ANA İLAHE'yi temsil eden pişmiş toprak figürünler ve süs eşyaları Neolitik Çağda Hacıların en önemli eserleridir.

Kalkolitik Çağ; Neolitik çağdan sonra gelen M:Ö.5400-3000 yılları arasındaki çağdır. Bu çağda taş,kemik ve ağaç aletlerin yanısıra,madenin de kullanılmaya başlamış olması en önemli özelliğidir. Kuruçay Höyükte bulunan madeni keskiler,ok uçları gibi aletler çağın özelliğini yansıtırlar. Ayrıca Uğurlu Höyük,Kızılkaya Höyük,Karamanlı Çamur Höyük,Tefenni Beyköy Höyükte bu çağı destekleyen malzemeler elde edilmiştir.M.Ö. 3000-2000 yılları arasına tarihlenen Eski Tunç Çağında,medeniyet daha gelişmiş,taş aletlerin yerini tunçtan yapılan aletler almıştır. Çağın özelliklerini yansıtan bir başka grup da,pişmiş toprak ve mermerden yapılmış keman tipi idollerdir. İlimizde Yassıgüme Höyük,Burdur Höyük,İncirdere Höyük,Tepecik Höyük gibi yerleşim yerlerinde eski tunç çağı malzemesi yaygın olarak tespit edilmiştir.İlimiz,Antik çağlarda. bugünkü sınırları ile Isparta ve Antalya illerini de içine alan antik PİSİDİA bölgesinde kalmaktadır. Bu bölge Pers döneminin ortalarına kadar karanlıkta kalmış,henüz aydınlatılamamıştır. Bölge, M.Ö. 2000 yıllarında ARZAVA konfederasyonunun siyasi merkezi olmuştur. Bu durum M:Ö. 1000 yılına kadar çeşitli toplumların yerleşmesiyle devam eder.M.Ö. 8.yy'da Pisidia'nın batı bölgesi Friglerin hakimiyetine girmiştir. Yarışlı Gölü'ndeki yerleşim yerinde Frig keramiklerinin bulunması bu tezi desteklemektedir. M.Ö. 696-676 Frig devletini yıkan Lidyalıların bölgeye hakim olduğunu görüyoruz.M.Ö. 546 yılında Lidyalıları yenen Persler,bölgeyi ele geçirmişlerdir. M.Ö. 334'te Büyük İskender,Biga Çayı kenarında Persleri mağlup eder ve Anadolu'ya yönelir. Önce Bodrum,Milet ve Phaselis'i alır. Daha sonra Perge,Side,Aspendos'u alır ve M.Ö.333'te de Sagalassos ve Kremna'yı da zapteder. Büyük İskenderin M.Ö. 323 yılında ölümü,imparatorluğun paylaşılmasına sebep olur.

Bölgeye, M.Ö. 321 yılında komutan Antigonos hakim olur.Fakat M.Ö.301 yılında İpsos Savaşında Selefkoslulara yenilince ülkesini kaybeder. Selefkoslardan sonra bölge,Bergama krallığına ve daha sonra da Roma'ya bağlanır. Bu durum,M.S. 395 yılına kadar devam eder. Bu yıl Roma İmparatorluğu ikiye bölünür;bölge Doğu Roma(Bizans) idaresine girer. Bu durum M.S. Xl yy sonlarına kadar devam eder ve bu tarihten itibaren Türk hakimiyeti başlar. Roma çağında Psidia'nın her tarafında kesif bir yerleşme vardır. Bir çok yeni şehir kurulmuş, eski merkezler yeniden onarılmıştır.

Burdur'un Türk Tarihi Dönemi

1071 Malazgirt Meydan Muharebesinden sonra ise bölge; sırasıyla Selçuklular, Hamitoğulları ve Osmanlıların hakimiyeti altına girmiştir.

Anadolu'ya yayılan Oğuz boyları muhtemelen 1075'lerde o zaman Psidia diye adlandırılan bölgeye ve Burdur'a yerleşmeye başladılar. İlk yerleşim yerleri Şekerpınarı-Hamam bendi mevkii olmuştur. Çoğunluğu Kınalı aşiretinden olan Türkmenler, en az 2000 çadırdan meydana gelen bir toplulukla yerleşim yerleri kurmaya başladılar. Başlangıçta kendi başlarına hiçbir devlete bağlı olmadan ve komşuları olan Bizanslılarla mücadele ederek varlıklarını sürdürdüler. Bu mücadelelerin en önemlisi Dinar yakınlarında Bizanslı Manüel Kommenos komutasındaki orduyu yenmeleridir.

Bilhassa Haçlı Seferleri döneminde Selçuklu Hükümdarı I. Mesut ve II. Kılıçarslan'ın Erle ovasında bu orduyu yenilgiye uğratması Selçuklu Hakimiyetini bu bölgede kolaylaştırdı. Selçuklu Hükümdarı II. İzzeddin Kılıçarslan Denizli, Uluborlu, Burdur ve Antalya'ya kadar olan bölgeyi ve Türkmen aşiretlerini idaresi altına aldı.

Fakat Türkmen aşiretleri üzerinde tam bir otorite sağlayamadı. Bölge; 1219 ve 1236 yıllarında tekrar I. Keykavus ve Alaaddin Keykubat tarafından alındı. Böylece, bölge kesinlikle Selçuklu hakimiyetine girmiş oldu. 1257 yılında Selçuklu Devleti üç kardeş arasında pay edildi. Fakat II. Alaaddin Keykubat ölünce, II.İzeddin ve IV. Rukneddin Kılıçarslan arasında paylaşıldı. Ama iki kardeş arasında çıkan şavaşta Rukneddin yenildi ve Burdur kalesine hapsedildi. 1259 tarihinde hapisten çıkarak Selçuklu tahtına oturdu. Rukneddin Kılıçarslan hapis dönemi olaylarının intikamını almaya başladı. Bu yüzden huzursuzluk arttı. Bu arada Baba İlyas ve Baba İshak isyanları da devletin otoritesini sarstı. Ve nihayet Selçuklu Devleti 1303 yılında tamamen ortadan kalktı.

Bu otorite boşluğundan istifade eden Selçukluya bağlı aşiret ve oymakların "Uç" Beyleri de kendi başlarına hükümet kurmaya başladılar.

Antalya ve Denizli'nin Türk hakimiyetine girmesinden sonra akın akın gelen aşiret ve oymaklar, bilhassa Kayı, Avşar, Bayındır, Büğdüz, Yazır, Yiva ve diğerlerinin toplamı 200 bin çadıra ulaşmıştı. Bu türkmen nüfusunun merkezi de Burdur olmuştur. Celaleddin Harzemşah'ın komutanlarından ve Yomut kabilesinden olan Hamit Bey, Selçukluların döneminde Burdur ve Çığralı'ya kadar olan bölgenin sınır beyiydi. Selçuklunun yıkılma dönemine denk gelen Hamitoğulları Beyliğinin esas kurucusu Hamit Bey'in torunu olan Felekeddin Dündar Beydir. Bir "Uç" beyi olan Dündar Bey, beyliğini Burdur'da ilan ederek, beyliğini dedesinin adına hürmeten "Hamitoğulları" olarak duyurdu. Hamitoğullarının en parlak dönemi Dündar Bey'in zamanıdır. Beyliğin sınırları genişlemiş, Antalya, Gölhisar ve Korkuteli beyliğe katılmıştır. Burdur ili, dönemin en önemli merkezi olmuştur. Sanat, ticaret ve nakliye gelişmiştir.

İlhanlılar Anadolu'ya geldiğinde diğer beylikler gibi Hamitoğulları da bağlılıklarını Başvezir Emirçoban'a bildirerek, İlhanlı fırtınasını kazasız atlatma yoluna gitmiştir. Emirçobanoğlu Timurtaş'ı (Demirtaş), Anadolu Valisi olarak atamıştır. Timurtaş Anadolu'daki beylikleri tek tek ortadan kaldırmaya başlamıştır. Hamitoğulları'nın da üzerine yürüdü. Dündar Beyi 1323 yılında Antalya'da öldürdü ve Hamitoğullarının toprağını ilhak etti. Bu durum karşısında Dündar Beyin oğulları memleketten kaçtılar. Bu hakimiyet 1327 yılına kadar devam etti. Oğlunun yaptıklarını tasvip etmeyen Emirçoban, Anadolu'ya gelerek oğlunu ortadan kaldırmak istedi.

Timurtaş Mısır'a kaçtı, fakat orada öldürüldü.

Dündar Beyin oğlu Hızır Bey Eğirdir'e gelerek Hamitoğulları'nın topraklarının bir kısmında hakimiyet kurdu.

Hızır Beyin ölümünden sonra yerine, Dündar Beyin diğer oğlu İshak Bey geçti. İshak Beyin Beyşehir ve Akşehir'e kadar beyliğin sınırlarını genişlettiğini görüyoruz.

İshak Beyin 1335'te ölümünden sonra yerine oğlu Muzafereddin Mustafa Bey geçti. Onun da yerine oğlu Hüsameddin İlyas Bey 1349'da başa geçti. İlyas Bey Karamanoğullarıyla savaştı fakat, topraklarını kaybetti. Germiyanoğullarının yardımıyla topraklarını geri aldı.

Yerine geçen Kemaleddin Hüseyin Bey, Karamanoğulları'nın saldırısına uğradı. Ama Osmanlılar ve Germiyanoğulları'nın yardımıyla kurtuldu.

Bu sırada Anadolu'nun Söğüt Bölgesinde gittikçe büyüyen ve kuvvetlenen ve Osmanoğulları tarafından kurulan Osmanlı Devleti dikkat çekiyordu. Osmanlı padişahı Murat Hüdavendigar Kosova'da şehit olunca yerine oğlu Yıldırım Beyazıt geçmişti. Yıldırım Beyazıt'ın hükümdarlığını başta Karamanoğulları olmak üzere diğer beylikler de tanımadılar. Yıldırım Beyazıt Anadolu'ya geçerek bu beylikleri teker teker ortadan kaldırdı. Hamitoğulları Beyliğini de ortadan kaldırarak Anadolu Beylerbeyliğinin merkezi olan Kütahya'ya bağladı. (1391) Böylece Hamitoğulları ve diğer beylikler ortadan kalkmış ve Anadolu'da Türk Birliği sağlanmıştır. Hamitoğullarının son beyi Kemaleddin Hüseyin Beyin oğlu Mustafa Bey, Osmanlı komutanı olarak görev almıştır. Böylece Burdur'un Osmanlı Dönemi başlamıştırOsmanlı Şehzadelerinden I. Beyazıt ve ll. Selim Kütahya'da Beylerbeyi olarak bulundular. ll. Beyazıt zamanında Şah Kulu ayaklanması ortaya çıkmıştır. Şah Kulu Şehzade Korkut'un Antalya'dan Manisa'ya giden hazinesini yağmalamış, Antalya, İstanos, Elmalı, Burdur ve Keçiborlu'yu basarak, buraların kadılarını ve bir çok insanı öldürmüştür. Şah Kulu sonunda İran'a sığınmış ve böylece tehlike ortadan kalkmıştır.

16. yüzyıla kadar Burdur'da önemli olaylar olmamıştır. 1522'de de Burdur Tirkemiş İlçesi merkezi durumundadır. Bu dönemde şehir eskiye nazaran daha gelişmiştir.

16. yüzyılın sonuna doğru şehir biraz daha büyümüştür. Ekonomi canlanmıştır. Bu bakımdan verilen vergiler fazlalaşmıştır.

1839 Tanzimat hareketinden sonra Burdur, Kütahya ilinden ayrılarak Konya ilinin Isparta kaymakamlığına bağlandı. 1850 yılına kadar bu bağımlılık sürdü.

Daha sonra başta Saden oğlu Hacı İsmail Ağa olmak üzere Burdur'un Sancak olması için uğraşmışlar ve 1872 yılında Burdur sancak olmuştur. Burdur'un ilk sancakbeyi Mehmet İzzet Paşadır.

Osmanlı Devleti 1914'de I. Dünya Savaşına katılınca bütün yurtta seferberlik ilan edilmiş ve aynı yıl Burdur'da şiddetli bir deprem olmuş, yaklaşık 4000 kişi ölmüş ve şehrin önemli dini yapıları bu depremde yıkılmıştır.

Her iki felaket birleşmiş ve Burdurlular birkaç yıl bu kötü şartlar altında yaşamışlardır. 1920 yılında müstakil mutasarrıflık olan Burdur, doğrudan hükümet merkezi olan İstanbul'a bağlanmıştır. 1.Dünya Savaşının yenilgi ile neticelenmesinden sonra İtalyanlar Antalya'ya asker çıkardılar. Burdur'a gelerek merkez komutanlığı kurdular. Burdur düşmanın yurttan atılmasından sonra kurulan yeni Türkiye Cumhuriyetinde 1923 yılında İl olarak yerini almıştır.

CoğrafyaEdit

Yeryüzü Şekilleri ve Engebeleri; İl bütünü ile bir plato manzarası göstermektedir. Bu yüzden İl topraklarını oluşturan platonun coğrafi karakterini üç bölümde incelemek mümkündür.

Çevre dağlar ve bunların arasında kalan göl ve ovalardır. Kuzey, kuzeybatı ve güneydeki dağlar, bu dağlar arasına sıkışmış verimli ovalar ile küçük tarım alanları, göllere dökülen akarsuların beslenme havzaları bu bölüme girer. Bu ilk bölüme “deprasyon bölge” diyebiliriz. İl merkezinin güney ve güneydoğusuna doğru gidildikçe yükselti fazlalaşır. Bu bölümde ova, yayla, plato ve dağlar yer almaktadır.

İl topraklarının güneybatı kesimlerini içine alır. Yüzey şekilleri bakımından bu bölüm yumuşak yapıdadır. Bu bölüm bütünüyle arızalı bir yayla görünümündedir.

DağlarıEdit

Yaklaşık olarak il topraklarının %61’ini kaplamaktadır. İlin en önemli dağları arasında Söğüt, Kestel ve Katrancık, Rahat, Koçaş ve Eşeler gösterilebilir.

OvalarıEdit

Burdur İli çevresinde sıralanan dağlar arasında geniş düzlükler bulunmaktadır. Ovalar birbirinden dar ve derin boğazlarla ayrılmaktadır. Bu durum ova tabanlarının eskiden bir göl yatağı olduğunu göstermektedir. Doğal Görünümleri bozkır karakterindedir. Ovalar İl topraklarının yaklaşık olarak %19’unu kaplar.

Bunlar;

Merkez İlçede; Burdur Ovası, Hacılar, Yazıköy, Yarıköy, Eğneş, Kozluca, Elmacık,Kılavuzlar, Çine, Kuzköy, Çeltikçi Ovaları.

Ağlasun’da; Ağlasun, Başköy, Öteyüz ovaları.

Bucak’da; Bucak, Kestel, Keçili, Ambahan, Ürkütlü, Kızılkaya, Yuva, Karapınar Ovaları.

Gölhisar’da; Gölhisar, Yamadı, Çavdır, Haravza, Söğüt Ovaları.

Tefenni’de; Tefenni, Hasanpaşa, Başpınar, Beyköy Ovaları.

Yeşilova’da; Akçaköy, Erle Ovaları.

Karamanlı’da; Karamanlı, Kağılcık Ovası.

YaylalarıEdit

İlimizdeki yaylalar daha çok dağlar üzerindedir. Başlıca yaylalar arasında Kocayayla, Başpınar Yaylası, Bayındır Yaylası, Menekşeli Düz ve Eğneş Yaylaları, Eşeler Yaylası gösterilebilir.

AkarsularıEdit

Burdur İlindeki gölleri besleyen ve ziraat sahalarının sulanmasında etkinliği olan bir çok akarsu vardır. Bunlar;

Merkez İlçe; Alakır, Burdur, Arvallı, Gıravgaz, Çeltikçi, Askeriye ve Çerçin Çayları,

Ağlasun İlçesi; Başköy Çayı,

Tefenni İlçesi; Karamusa, Hasanpaşa, Tefenni Çayları,

Gölhisar İlçesi; Horzum, Acel, Dalaman Çayları,

Yeşilova İlçesi; Salda, Ulupınar, Armut, Niyazlar, Doğanbaba, Köpek, Yarışlı, Düğer Çayları,

Bucak İlçesi; Kestel ve Aksu Çayları.

GölleriEdit

Burdur’da sularla dolu çöküntü çanakları, vadiler, mağaralar, inler ve dehlizler bölgenin doğal oluşumları arasındadır. Yöre, bu doğal oluşuma bağlı olarak aynı zamanda “GÖLLER BÖLGESİ” adını da almaktadır.

İlin belli başlı gölleri şu şekilde sıralanabilir.

Burdur Gölü, Pınarbaşı (Eğneş) Gölü, Karaevli Gölü, Bereket Gölü, Mamak Gölü, Salda Gölü, Karataş Gölü, Yazır (Gölçük) Gölü, Gölhisar Gölü, Söğüt Gölü.

Bölgenin en büyük gölleri Burdur Gölü ve Salda Gölüdür.

Burdur GölüEdit

Kendi adını taşıyan çöküntü alanının en çukur yerini kaplayan Burdur Gölü, oldukça geniş bir havzanın içinde bulunmaktadır. Yapısı bakımından tektonik bir göldür. Gölün kuzeydoğusu ve kuzeyi ovalarla çevrilidir. Doğusu ve kuzeybatısı ise hemen yükselen dağlarla sınırlanmıştır.

Göl havzaya düşen yağmur ve kar sularından başka, gölün içindeki ve çevresindeki kaynaklarla da beslenmektedir. Tuzlu göller türüne girmektedir. Göl; kış ve ilkbahar aylarında yükselmekte; yazın çekilmektedir.

Burdur Gölü şehre çok yakındır. Uzunluğunun 34 km, yüzölçümünün 186 km2 ve en derin yerinin 110 metreyi bulmakta olduğu dikkate alınırsa, ileride ufak tonajlı bir vapurun da çalıştırılması düşünülebilir. Böylece göl kenarında ya da yakınındaki köylerle kestirme yoldan bağlantı kurulmuş olacak; Göl kıyısı kumsallarının değerlendirilmesi yoluyla da Burdur’un ekonomik ve turistik cazibesi artırılmış olacaktır.

Salda GölüEdit

Yeşilova ilçe merkezine 4 km uzaklıktadır. Doğanbaba, Salda, Eşeler Dağları ve Kayadibi Köyü önünde oluşmuştur. Tektonik yapılıdır. 1193 metre yükseltisi olan göl, oldukça yuvarlak bir görünümdedir. İçinde balık yaşayan, suyu tatlı, derin göllerden biridir. 47 km2’lik bir alanı kaplar. Çevresi ormanlıktır.

Bitki örtüsüEdit

Burdur İli, arazi yönünden engebelidir. İlde ormanlar daha çok dağlık alanlar ve dik yamaçlarda yer almaktadır. Eşik kısımlarda ise, maki ve sert yapraklardan oluşan bir bitki örtüsü vardır.

Burdur ormanlarıEdit

Özellikle Karaçam, katran, akçam, ardıç ve meşe ağaçlarından oluşmaktadır. Bu ormanlardan başka ilin çeşitli yerlerinde kitre yetişmekte, bu yer fundalıklar halinde yayılmaktadır. Burdur İlinde ve kenarlarında kavak ağaçları ile çeşitli meyve ağaçları yetiştiren bahçeler bulunur.

İklimiEdit

İl toprakları Akdeniz iklimi etkisinden uzakta kaldığından ve il topraklarının güneybatı yönünde mevcut yükseltiler nedeniyle kışlar soğuk, yazlar da sıcak geçer. Yıllık yağışın büyük bir kısmı kış aylarında yağmur ve kar biçiminde olur.

Yıllık yağış ortalaması 398-804 mm arasında değişir. En yüksek sıcaklık 26 - 30 °C, en düşük sıcaklık –16 - -20 °C, yıllık ortalaması ise 11C 13C dolaylarındadır.

NüfusuEdit

Burdur ili sürekli bir artış göstermekle birlikte, Türkiye genelinde oldukça yavaş bir büyüme gözlenmektedir. İlin Nüfusu 1927’de yapılan ilk nüfus sayımında 83.000 iken; 1980’de 235.000’e, 1985 yılında ise 248.000’e ulaşmış bulunmaktadır. 1990 yılında yapılan sayıma göre ise Ülke geneliyle karşılaştırmalı olarak ilin nüfus yoğunluğuna bakıldığında; Burdur’un nüfus yoğunluğunun her zaman ülke ortalamasının altında kaldığı görülmektedir. 1960’dan itibaren doğurganlık düzeyinin düşüklüğü ve çevre illere göçlerin sonucunda nüfus artış hızında önemli bir azalma görülmüştür.

NüfusEdit

Şehrin nüfusu 2007 yılı genel nüfus sayımına göre 95,274'tır. Bunun 70,157'ü (% 73.63) ilçe merkezinde, 25.117'si (% 26.36) ise merkeze bağlı belde ve köylerde yaşamaktadır. Şehir merkezine bağlı; 2 belde, 47 köy ve 34 mahalle bulunmaktadır. Nüfus artış hızı yüzde 0.82'dir.

Yıllara göre ilçe nüfus verileri
Yıllar Merkez Köyler Toplam
2007 70,157 25,117 95,274
2000 63.363 26.697 90.060
1997 60.693
1990 56.432 28.381 84.813
1985 53.995
1980 44.630
1975
1970 32.746
1965 29.268
1960 25.271

EğitimEdit

2007, 2008, 2009 yıllarında OKS ve SBS'de 1'nci, 2007 yılında ÖSS'de 7'nci, 2008 yılında 5'nci olmuştur.

İlde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak 157 İlköğretim Okulu, 156 Anasınıfı, 8 Bağımsız Anaokulu, Ortaöğretimde; 17 Genel Lise, 26 Meslek Lisesi, 4 Anadolu Lisesi, 2 Anadolu Öğretmen lisesi ve 1 Fen Lisesi olmak üzere toplam 51 Lise, bulunmaktadır.

İldeki okullarda okul öncesinde 3495 öğrenci, 279 öğretmen, ilköğretim okullarında 28376 öğrenci, 1431 öğretmen, orta öğretimde 9919 öğrenci, 752 öğretmen, mevcuttur.

Sınıf başına düşen öğrenci sayısı: Okul öncesi 14, İlköğretim 17, Orta öğretim 18'dir.

İl'de okullaşma oranı: Okul öncesi % 49.33, ilköğretim % 99.20, ortaöğretim % 91.89, okur yazarlık oranı % 98'dir.

Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı: Okul öncesi 14, ilköğretim 20, orta öğretim 13 öğrencidir.

İl merkezine yatılı olmak kaydıyla 1 Sosyal Bilimler Lisesinin, 1 Anadolu Güzel Sanatlar Lisesinin ve 1 Fen Lisesinin Bakanlık yatırımı olarak yapılması sağlanmalıdır.

İlköğretimde taşımalı sistem çerçevesinde, il genelinde, 210 okuldan 49 okula 7660 öğrenci taşınmaktadır.

FAKÜLTE VE YÜKSEKOKULLAREdit

Burdur'da Mehmet Akif Ersoy Üniversitesine bağlı Eğitim Fakültesi, Veteriner Fakültesi, Burdur Ağlasun, Bucak (2) ve Gölhisar Meslek Yüksekokulları ile Sağlık Yüksekokulu, bulunmaktadır. Bu fakülte ve yüksekokullarda 204 akademik personel, 11818 öğrenci ve 88 idari personel bulunmaktadır.

Ekonomik ve sosyal yapıEdit

İdari yapıEdit

Yüzölçümü 6840 kilometrekare olan Burdur ilinin merkez ilçeden başka 10 ilçesi vardır. Bu ilçeler alfabetik olarak Ağlasun, Altınyayla, Bucak, Çavdır, Çeltikçi, Gölhisar, Karamanlı, Kemer, Tefenni ve Yeşilova şeklinde sıralanmaktadır. İlde 30 belediye, 182 köy ve 153 mahalle mevcuttur. 30 belediyeden 11' i merkez ilçe dahil olmak üzere ilçe belediyesidir.

KentleşmeEdit

1816 yılında Mutasarrıflık iken Burdur Belediye Teşkilatı kurulmuş, ilk defa 1886 yılında şehir haritası yapılarak mülkiyetler belirlenmiştir.

1914 depreminden iki yıl sonra ilk defa Yol ve İstikamet Haritaları yapılmış, kentin ilk imar planı 1947'de hazırlanarak 1948'de onaylanmış, 1950'lerde kentsel nüfus artışının hızlanması, ekonomik ve siyasal kararlara bağlı olarak; yetersiz bulunan plan, sürekli revizyon görmüştür. (1953, 1957, 1963, 1970)

1971 Depremi sonrasında 1972'de hazırlatılan imar planı onanmış, ancak; 1979 yılında revizyon gören plan, ilave mevzi planlamalar ile uygulanır duruma gelmiştir. 1985 yılında İller Bankasına emaneten yaptırılan imar planı, Belediye Meclisinde 1987-1989 yılları arasında parça parça onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

Burdur şehir merkezinde 26307 konut, 719 inşaat, 4083 özel işyeri, 282 kamu işyeri ve 5419 adet arsa bulunmaktadır. (2007 yılı sayımı)

Halen Organize Sanayi Bölgesinde şebeke çalışması tamamlanan doğal gazın Şeker Fabrikası ve Süt Sanayi altına yapılacak indirme merkezleri ile TOKİ konut alanı ve çevresi, Bahçelievler Mahallesi ve Burç Mahallesi çevresi, Burkent toplu konut alanı çevre yerleşimleri ilk kademe doğal gaz şebeke hattı döşenecek alanlardır. Böylece 2007-2008 yıllarında yaklaşık 8000 konut doğal gazdan yaralanır hale gelecektir.

Burdur kentinin içme suyu Çine ve Mandıra Ovasındaki rezervlerden karşılanmaktadır. Bu havzanın olası kirlenmelerden korunması için alınan tedbirler sürdürülmektedir. Yeni içme suyu Senir (Kurt İlyas) su kaynağından temin edilerek Burdur Gölü geçişi sağlanmış, su deposuna bağlanan isale hattı bitirilmiştir. Böylece kente yeni hat ile daha bol ve nitelikli içme suyu verilmeye başlanmıştır. Uzun yıllardır. Yeni içme suyu ve kanalizasyon hatlarının yapılamadığı Ulu Cami civarındaki tarihi dokuda alt yapı yenilenmiş, yine kenar mahallelerde kalan 18 km'lik hat çalışması yapım aşamasındadır.

2006 yılı İnşaat İskan programında bulunan İşlerden 31.12.2006 tarihi itibariyle 14 köyde kanalizasyon, 11 köyde Fosseptik inşaatı bitirilmiş olup; Toplam : 42.529 Mt.şebeke inşaatı tamamlanmıştır. Genel değerlendirme itibariyle Toplam 76 Köyümüz Fosseptik ve Kanalizasyon tesisine kavuşmuştur. Ayrıca 4 Adet Doğal Arıtma Projesi ve yapım inşaatı gerçekleştirilerek hizmete açılmıştır.

Burdur kentinin göle bıraktığı atık su , için yapılmakta olan arıtma tesisi yapımı %95 aşamasına gelmiş olup, tamamlanmalıdır. Böylece atık su arıtıldıktan sonra deşarj edilmelidir.

Burdur kent kanalizasyonunun kent ve çevresindeki mücavir alanlara hizmet verecek şekilde genişletilmesi, mevcut ve kurulması halinde 2. Organize Sanayi Bölgesi ön arıtma sistemi ile kent arıtma tesisinin bir an önce tamamlanması gerekmektedir.

Toplumsal yapıEdit

Burdur sosyal bakımdan oldukça homojen bir yapıya sahiptir. Burdur halkı devletine bağlı, kanunlara saygılıdır. Suç işleme oranı çok düşüktür. Halkın okur yazarlık oranı % 98'dir.

Nüfus durumuEdit

2000 yılında yapılan Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre ilin nüfusu 256.803'dür. Şehirli nüfusun toplam nüfus içerisindeki payı % 55'dir.

Burdur ilinin nüfusu, 1985-1990 yılları arasında % 2.7 artmıştır. Aynı dönemde, il ve ilçe merkezlerinde yaşayan nüfusun toplam nüfus içerisindeki payının % 30 artmış olması, buna karşın, köylerde yaşayan nüfusun % 15 azalmış olması geç de olsa ilin, kentleşme olgusunu yaşamaya başladığının en önemli kanıtıdır. 2000 yılında yapılan Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre Burdur ilinin 1990-2000 döneminde yıllık nüfus artış oranı % 1.158'dir ve bu oran Türkiye'nin yıllık nüfus artış oranı olan % 2.726'nın çok altındadır. Burdur'un yıllık nüfus artış hızının Türkiye ortalamasının altında kalmış olmasının sebebi, ilden diğer illere doğru olan nüfus hareketidir. Nüfus ile ilgili sayısal veriler aşağıda verilmiştir.

Kültür ve turizmEdit

Batı Akdeniz, Ege ve Orta Anadolu Bölgeleri arasında iklim,jeolojik yapı bakımından bir geçit alanı olan Burdur İl'i; tarihi hadiselerde de, bilhassa Pisidia, Roma ve Selçuklular devrinde de bir geçit alanı olmuştur. Mevcut antik şehirler ve hanlar, daha çok yerleşimden ziyade, Ege kıyılarında bulunan Efes ve Bergama gibi büyük tarihi yerleşim yerleri ile, Side, Aspendos gibi Batı Akdeniz sahilinde bulunan büyük ve tarihi yerleşim yerleri arasında gerek savaşlar, gerek idari yönden ve gerekse o zamanın sportif temasları yönünden de bir geçit alanıdır.

Selçuklular devrinde de ilin, bilhassa Bucak İlçesi civarı, Akdeniz'de bulunan Alanya ve Antalya'nın, Konya ile bağlantısı bakımından bir geçit alanı olmuştur. Bundan dolayıdır ki, Burdur İli; folklorunda, kültüründe, sosyal yaşantısında, hatta ekonomisinde olduğu gibi, bugün de önemli bir transit merkezidir. Batıdan, Orta Anadolu'dan,Akdeniz'e, hatta Fethiye gibi güney Ege sahillerine giden bütün yollar Burdur İlinden geçer.

Doğal ve tarihi zenginlikler, iklim, folklor, tarım, tabiat gibi turizm unsurları, Burdur'a bir çok bölgemizden daha fazla avantaj sağlamaktadır. Türkiye turizminde önemli bir yeri olan Akdeniz, Ege ve Orta Anadolu bölgeleri arasında tabiat güzellikleri, tarihi zenginlikleri ve folklor olmak üzere üç önemli turizm unsuru burayı bir turistik cazibe merkezi haline getirmektedir.Burdur, Göller Bölgesi'nin karakteristiğini en güzel şekilde aksettiren ilimizdir.

Kış aylarında Eşeler Dağında kayak yapmaya, yaz aylarında ise bilhassa Burdur, Salda, Yarışlı, Karataş ve Gölhisar Gölleri ile, Yapraklı ve Karacaören Baraj Gölleri; yüzmek, avlanmak ve su sporları yapmaya son derece elverişli yelerdir. Bu göllerin etrafında bulunan dağ ve tepeler ormanlarla kaplıdır. Bu ormanlar içerisinde çoban çeşmeleri, en eski medeniyet kalıntıları, göl kıyılırında temiz kumsallar, bozulmamış doğa, en leziz Türk yemekleri, Türk motifleri ile işlenmiş kilim ve halılar, şifalı sular, kıvrak Teke Yöresi musikisi ve Burdur folkloru ile, tabiat harikası İnsuyu Mağarası gibi tabiatın Burdur iline turizm yönünden bağışladığı güzelliklerdir. Salda gölü yurt içi ve yurt dışından gelen gençlere ucuz tatil imkanı sağlayan tesis ve kamp merkezlerine sahiptir.

UlaşımEdit

KARAYOLLARI

İlimizin girişinde bulunan otobüs terminalinden ülkemizin nerdeyse ülkemizin tüm illerine seferler yapılmaktadır.

DEMİRYOLLARI

Burdur demiryolu ulaşımında bir uç nokta durumundadır.Yaz ve kış aylarında hareket saatleri düzenlenerek seferler yapılmaktadır.

HAVAYOLLARI

İlimizde havaalanı olmadığı için ulaşım en yakın Süleyman Demirel Hava alanı 25 km mesafede ve 130 km mesafede bulunan Antalya hava alanları ile yapılmaktadır.

Hava Limanı Tel: (+90-248) 233 35 90

DENİZYOLLARI

En yakın deniz ulaşımı 120 km mesafedeki Antalya Limanından yapılmaktadır.

SporEdit

Burdur, spor alanında önemli derecede ilerleyen iller arasında ilk sıralarda gelmektedir. İlk bayan güreşi Burdur'da kurulmuş ve ilk sporcuları da dünyada dereceler yapmıştır. Hâlen daha Burdur'daki bayan güreşi yapan kızlar çok başarılı hepsinin hersene Türkiye dereceleri olmakta ve herbiri de millli takımda yer almaktadır.

Dış bağlantılarEdit

Şablon:Burdur ilçeler

Şablon:Burdur-taslak

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.