FANDOM


CAHİLİYYET Cahil Cahiliye Cahilliğe âit.

  • İslâmiyet'ten önceki câhiliye devrine âit.

Cahiliyet sadece İslâmiyet öncesine ait değildir. Bu gün "tabiatçılık, maddecilik" gibi çeşitli adlarla eski puta tapıcılık daha da yobazlaşarak devam ediyor. Allah'ı inkâr ederken tabiatı ve maddeyi onun yerine koyarak kendilerine yeni putlar dikiyor ve kendi yaptıkları bu putlara kendileri tapıyor. (Bak: Yobaz.)

Cahil Tecrübesiz. Bilgisiz. Genç. Toy.

Allah'ı unutmuş olan. Gafil. (Dünya ve kâinatta Allah'ın bunca eserleri sergilenip dururken bunların sanatkârını ve yaratıcısını tanımamak cahilliğin en akılsızcasıdır.)

CÂHİL İlmi, bilgisi ve marifeti olmayan, kaba ve sert davranışlı, inanç, söz ve fiilleri kötü olan kimseye denir. Âlim ve halîm kavramlarının zıddıdır. Çoğulu; cehûl, cehele, cühhâl ve cühelâdır. Kur'ân'da kâfirler (Zümer, 39/64), müşrikler (A'râf, 7/199) ve günahkârlar (Yûsuf, 12/33) câhil vasfı ile nitelenmiştir. Kur'ân ve sünnete göre câhil, bilgisiz insandan daha ziyade şirk, küfür, nifak ve isyân gibi günah olan inanç, söz, fiil ve davranış sahiplerine denilmiştir. (bk. Cehâlet) (İ.K.)

CÂHİLİYYE

Arapların İslâm'dan önceki inanç, tutum ve davranışlarını İslâmî devirdekinden ayırt etmek için kullanılan bir kavramdır. Kabalık, görgüsüzlük ve gayr-ı medenîlik anlamına da gelen bu kavram; İslâm'a uymayan her türlü inanç, söz, fiil ve davranışı ifade eder. Günah olan söz ve fiiller, kaba ve çirkin davranışlar câhiliyye işidir. Kur'ân'da 4 çeşit "câhiliyye" zikredilmiştir: Bunlar, câhiliyye zannı (Âl-i İmrân, 3/154), gerçeği bilmeden ileri geri konuşmak ve Allah hakkında kötü zanda bulunmak; câhiliyye hükmü (Mâide, 5/50), Allah'ın hükmüne ters düşen hükümler; cahiliyye hamiyyeti / taassubu (Fetih, 48/26), ilahî gerçeklere karşı çıkmak, hiddet, öfke ve kızgınlık göstermek, kibir ve gurur sebebiyle Allah ve Rasûlü'nün emir ve yasaklarına uymamak; câhiliyye teberrücü (Ahzâb, 33/33), Allah ve peygamberin emirlerine uymayarak kadınların örtülmesi zorunlu olan yerlerini örtmemeleridir. (İ.K.)

CEHÂLET

Cehl ve cehâlet kelimeleri sözlükte "bilmemek, tanımamak, haberi olmamak; ahmak, akılsız, kaba, katı ve sert davranışlı olmak; bir şey şiddetli olmak; saldırmak, tecavüz etmek" anlamlarına gelir. İlim ve hilmin zıddıdır.

Cehâlet kavramı Kur'ân'da, iki yerde (Bakara, 2/273; Hucurât, 49/6) bilmeme ve tanımama anlamında; bunun dışında fert ve toplumların îlâhî iradeye uymayan yanlış ve hatalı inanç, söz, fiil ve davranışlarını ifade etmek için kullanılmıştır.

Kur'ân'da "cehâlet" olarak ifade edilen inanç ve davranışlar şunlardır: Şirke ve küfre dalmak (A'râf, 7/138), günah fiiller işlemek (Nisâ, 4/17), zina etmek (Yûsuf, 12/33), homoseksüellik yapmak (Neml, 27/55), alay etmek (Bakara, 2/67), sabredilecek yerde sızlanmak (En'âm, 6/35), fakirleri küçük görmek (Hûd, 11/29), emânetlere ihânet etmek ve dinî görevleri yapmamak (Ahzâb, 33/72), Allah hakkında kötü zanda bulunmak (Âl-i İmrân, 3/154) ve Allah'ın hükümlerinden başka hükümlerle hükmetmek (Mâide, 5/50). Görüldüğü üzere "cehâlet" kavramı Kur'ân'da bilgisizlikten ziyade Allah'a ve insanlara karşı olumsuz tutum ve davranışları ifade etmektedir.

Kur'ân'a göre cehâlet; insanın görünen eşya ve olayların arkasındaki ilâhî irâdeyi anlayamaması, Allah'ın âyetleri olan kâinatı Allah'ın âyetleri olarak görememesi, dinî gerçekleri anlayamaması, iradesini ve hâkimiyetini yitirmesi, şirk, küfür, nifak, isyân ve zulme dalması, Allah'a ve yaratıklarına karşı kötü, kaba ve çirkin davranmasıdır. Cehâlet; 1- a) İnsanı kâfir, müşrik ve münafık yapan cehalet; b) Âsî, fâsık ve zâlim yapan cehâlet; 2- a) Allah'a ve dinine karşı yapılan cehâlet, b) İnsanlara ve diğer varlıklara karşı yapılan cehâlet. 3- a) Basit cehâlet (bilgisizlik) b) Mürekkeb cehâlet (yanlış inanç, hatalı söz, fiil ve davranışlarda bulunmak ve bunları idrâk edememek) şeklinde kısımlara ayrılır.

Hadis usulünde cehâlet kavramı; hadis rivâyet eden râvînin halinin bilinmemesini ifade eder. (İ.K.)

Fıkıh terimi olarak, genellikle cehalet, varlık ve olaylar hakkındaki belirsizlik, bilinmezlik; cehl ise, kişinin kendisinin bilgisizliği anlamlarında kullanılmaktadır.

1. Belirsizlik - Bilinmezlik (cehalet); İslâm fıkhında, hukukî işlemlerde ve özellikle de iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, akdin konusunun biliniyor ve belirli olması gerekir. Akdin konusu ile ilgili belirsizlik garar, bilinmezlik ise cehalet kavramıyla ifade edildiği gibi, her iki kavramın birbirinin yerine kullanıldığı da görülmektedir.

Taraflar arasında çekişmeye yol açması kuvvetle muhtemel olan akdin konusundaki cehaletin, akdin sıhhatine engel olduğu konusunda âlimler ittifak etmişlerdir. Çekişmeye yol açmayacağı kuvvetle muhtemel olan durumlarda cehaletin, akdin sıhhatine engel teşkil etmeyeceğini ittifakla kabul etmişlerdir. Çekişmeye neden olması muhtemel durumlarda ise, akdin sıhhatine mani teşkil edip etmeyeceği hususunda ihtilaf etmişlerdir.

Hukukî tasarruflarda belli olması gereken hususlar şöyle sıralanabilir: Satım akdinde, akdin konusu mal, bedeli, vade ve taksit durumu; kira akdinde, kiralanan şey, kira bedeli; kefalette, kefil olunan; havalede, havale edilen miktar; ariyette, ariyetin konusu; hibede, bağışlanan mal; ortaklıkta, kârın ortaklar arasında ne şekilde bölüşüleceği; vekalette, vekaletin konusu; sulhta, sulhun konusu ve bedeli; ibrâda, ibrâ edilen; şüf'ada, şüf'a bedeli; ikrarda, lehine ikrarda bulunulan; davada, davalı ve dava konusu belli olmalıdır.

Bununla birlikte, başta Malikîler olmak üzere bazı İslâm hukukçuları, belirsizliğin ivazsız akitleri etkilemeyeceğini kabul etmişlerdir.

2. Bilgisizlik (cehl); İslâm'da kişinin sorumlu tutulması için yükümlülüğün kendisine bildirilmiş olması, ön şart olarak kabul edilmiştir. Kur'ân-ı Kerim'de, peygamber gönderilmedikçe kimseye azap edilmeyeceği belirtilmektedir (İsrâ, 17/15). Sorumluluğun temel şartı olan bilme, bilfiil bilgi sahibi olma anlamına gelmeyip, bilme imkânına sahip olma demektir. Bu nedenle fakihler, İslâm toplumunda bilgisizliği mazeret olarak kabul etmemişlerdir. Buna karşılık, yabancı bir ülkede Müslüman olup da dini hükümler konusunda bilgisi bulunmayan kişi, dinî emirleri yerine getirme ve yasaklardan kaçınma konusunda mazur görülmüştür.

Bilgisizliğin mazeret olarak kabul edilmesi için, davranışın yasak olduğunun bilinmemesi gerekir; davranışın yasaklığı bilindiği halde, buna bağlanan hukukî sonucun bilinmemesi özür olarak kabul edilmez. Ayrıca, bilgisizlik Allah hakları konusunda geçerli mazeret olmakla birlikte, kul haklarında verilen zararın tazmîni konusunda geçerli sayılmaz. (İ.P.)

Edit

Lupa Sıfat Edit

Ico libri Anlamlar

[1] bilgisiz.

Write Yazılışlar

جاهل

Nuvola apps bookcase Köken

[1] Nuvola apps bookcase Köken

Edit

Edit

Ico libri Anlamlar

[1] Cahil.

Edit

Lupa Sıfat Edit

Ico libri Anlamlar

[1] Öğrenim görmemiş, okumamış

Nuvola apps bookcase Köken

[1] Nuvola apps bookcase Köken

Honyakuaimai Türetilmiş Kavramlar

[1] cahil cühela, cahil cüheylan
<p style="margin-bottom: 0.5em;" title="Maddeyle ilgili atasözleri">Crystal Clear app Community Help Atasözleri
[1] Cahil adam meyve vermeyen ağaca benzer

Nuvola Turkish flag Türk Dilleri


|} | width=1% | |bgcolor="#FFFFE0" valign=top width=48%|

|} |}</div></div>

<p style="margin-bottom: 0.5em;" title="Diğer dillerdeki karşılıkları">Crystal Clear app internet Çeviriler

|} |} |}</div></div>

cahil

Cahiliye Dönemi, İslam tarihinde İslamiyet gelmeden önceki döneme verilen isimdir. Ya da İsa'dan sonra Muhammed'in gelmesine kadarki dönem.


Diş bağlantılar Edit

Şablon:İslam-taslak cahiliye dönemi hz isa dan sora hz muhammet (s.a.v) gelişine kadar gecen zamandır

Edit

Edit

Ico libri Anlamlar

[1] Araplarda Müslümanlıktan önceki çağ

Nuvola apps bookcase Köken

[1] (Arapça)


<p style="margin-bottom: 0.5em;" title="Maddenin düzenlenmesinde yararlanılan kaynaklar">Books-aj.svg aj ashton 01f Kaynaklar

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.