FANDOM


Şiirin günceli iyi ve kafiyeli türkçe değil. şiire sadık kalınmamış; Yaklaşık 10 beyit toparlandı gerisi kaldı. Yardım edelim, lütfen ...

...............................................
Eyvâh ıssız diyârdilber...

Her hatvesi bir mezâr-ı muğber!

Eyvah! ıssız sevgili diyar ...
Her adımı bir kırgın mezar!
Uçmuş da bakındığım terâne,

Kalmış sessiz bir âşiyâne.

Uçmuş da bakındığım sesler
Sessiz bir yuva halinde kalmış.
Yer yer medfun durur emeller...

Gûyâ ki kıyâm-ı haşri bekler!

Yer yer gömülü durur emeller...'
Güya ki haşirdeki kıyamı bekler!
Rab! Niye böyle bir yığın hâk
Olmuş yatıyor o buk'a-i pâk
Ya Rab! Niye böyle bir yığın toprak

Olmuş yatıyor o saha ki pak (temiz)

Rab, ne için o lem'a nâbûd?

Rab, ne için bu sâye memdûd?

Ya Rab, ne için o parıltı ortada yok?
Ya Rab, ne için uzamakta bu gölge?
Rab, ne demek harîm-i cânan,
Üstünde bu perde perde hicran?
Ya Rab, ne demek canların harimi,
Üstünde bu perde perde hicran?
Lâkin görünen kimin hayâli?

Cânan gibi tıpkı yâl ü bâli...

Fakat görünen kimin hayalidir?
Endamı tıpkı sevgilim gibidir
Keysû-yi siyâh-ı târumârı,

Altında cebîn-i lem'a-dârı,

Dağınık siyah saçları
Altında parıldayan alnı,
Zulmetler içinde subh-i mahmûr;

Yâ gözbebeğinde nazra-i nûr;

Mahmur bir sabah gibidir karanlıklar içinde.
Ya da nurlu bir bakıştır gözbebeğinde
ebr-i bahâr içinde cevvâl
Bârân şeklinde dürr-i seyyâl;
Yahut da hareketli bahar bulutundan düşen,
Bir inci tanesidir yağmur şeklinde.
sînede her zaman coşan yâd,

kayd-ı bedende rûh-i âzâd.

Yine o, yüreğimde her an coşan bir hatırayı,

Ya da beden bağında hür olan ruhu andırmakta.

Ey tayfnigeh-fırîbi yârin
Olmaz mı bir ân için karârın?
Ey sevgilinin gözleri aldatan hayali.
Bir an için bile olsa karar kılmaz mısın?
Heyhât, serâbşavka döndün...
Karşımda parıldamanla söndün!
Yazık, bir sevgi serabına döndün...
'Karşımda parıldamanla söndün!
Kimden sorayım ki nerde dilber?

Makber gibi samt içinde her yer.

Kimden sorayım ki nerde dilber?
Mezar gibi sessizlik içinde her yer.
Cânan! Cânan!.. dedim, arandım...

Bir aks-i nidâ dedikçe, yandım!.

Sevgili! Sevgili! dedim, arandım..."
Ünleyişime bir yankı dedikçe, yandım!
Rab, neye hem sağır, hem ebkem,

Dağlar, dereler, bütün şu âlem?

Ya Rab, niye hem sağır hem dilsiz',
Dağlar, dereler, bütün şu âlem?
Ey sevdiğimin sevimli yurdu,

Hâlin, bana şimdi pek dokundu!

Ey sevdiğimin sevimli yurdu,

Hâlin bana şimdi pek dokundu!

Bir şemmeye kâilim bugün ben.
Aç göğsünü, sendeki kokunun eserinden
Bir parçaya bile razıyım bugün ben.
Bir vakt o şemîm-i nâz-perver
subha kadar yanımda bekler,
Bir zaman o nazlı güzeli hatırlatan koku

Tâ sabaha kadar yanımda bekler,

- Ümmîde verip bekâ sabûhu-

Sermest-i safâ ederdi rûhu.

-Ümitlerime beka şarabı sunup-
Safasından sarhoş ederdi ruhu.
Heyhât o nesîm-i sâf şimdi

Nâzan, nâzan semâya gitti.

Yazık o saf bahar rüzgârı şimdi

Nazlı nazlı göklere gitti.

Ey lâne-i târumâr söyle,

Cânan sana artık inmiyor mu?

Ey dağılmış yuva söyle, 'Sevgili sana artık inmiyor mu?
Ey mâtem-i pâyidâr söyle,

Sâhandaki nevha dinmiyor mu?

Ey sonsuz matem söyle,

Çevrendeki feryat dinmiyor mu?

Ey ebr-i semâ-güzîn-i seyyâr,

Yâdında mıdır o nazlı reftâr?

Ey gökyüzünde seyredip giden bulut,
Hatırında mıdır onun nazlı yürüyüşü?
Ey darbe-i bâda karşı, ra'şân,

İnşâd-ı enîn eden nihâlân!

Ey rüzgârın darbesi karşısında inleyip,

Titreyerek şiir okuyan fidanlar!

Bir şi'r-i revân olup da cânan,
Geçmez mi bu gölgeden hırâmân?
Akıp giden bir şîir olup sevgili,

Salınarak bu gölgelerden geçmez mi?

Ey dilber-i mihriban, zuhûr et!

Ömrüm gibi ansızın mürur et!

Ey şefkatli sevgili ne olur bir görün!
Ömrün gibi geçip git ansızın!
Ya kalb-i fezaya bir hutur et:

Afakımı lem'a lem'a nur et.

Yahut da fezanın derinliklerinde kendini bir göster de,

Ufuklarımı parıl parıl aydınlat.

Bin nevha-i can içimde pür-cûş,

Geldim bu garib yurda, medhûş.

Yürekten kopan binlerce matemli feryat içimde coşarak,

Dehşete düşmüş bir halde geldim bu ıssız yurda.

Feryâdımı yok mu eyliyen gûş?

Rab, bu nasıl cihânhâmûş:

Feryadıma yok mu bir kulak verecek?
Ya Rab, bu nasıl suskun bir dünya?
Bir "yok!" diyecek sadâ da yokmuş!.
" Yok!" diyecek bir ses bile yokmuş!


Ezanlar Safahat Bayrak
Mehmet Akif Ersoy
Bir Mersiye
Safahat logo

Şablon:Düz liseler için safahat projesi
Şablon:Anadolu liseleri için safahat projesi
Şablon:Sosyal Bilimler Liseleri için safahat projesi
Şablon:Türki Dillerde Safahat Projesi
Şablon:Safahat İngilizceye Tercüme Projesi

Latin harflerine transkriptli metin Sadeleştirilmiş metin İngilizce Tercümesi

..

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.