FANDOM


SGK artık Sayıştay denetimine tabi tutulmayacak. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nde kurumun idari ve mali açıdan özerk ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu olduğu ifadeleri aynen korunurken, “Kurum Sayıştay’ın denetimine tabidir” bölümü çıkarıldı. Kurumla ilgili değişiklikler bununla sınırlı değil.


“Kurum Sayıştay’ın denetimine tabidir” bölümü çıkarıldı.

SGK ile ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde, kurumun idari ve mali açıdan özerk ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu olduğu ifadeleri aynen korunurken, “Kurum Sayıştay’ın denetimine tabidir” bölümü çıkarıldı.

Başka bir düzenleme yapılmaması durumunda SGK artık her yıl Sayıştay tarafından denetlenmeyecek ve oluşturulan rapor kamuoyu paylaşılmayacak.

SGK, tıpkı Merkez Bankası gibi hedefler belirleyecek ve bu hedeflere ilişkin 6 ayda bir açıklama yapacak. Ayrıca Meclis’e de rapor sunacak.

SGK, tıpkı Merkez Bankası gibi hedefler belirleyecek ve bu hedeflere ilişkin 6 ayda bir açıklama yapacak. Ayrıca Meclis’e de rapor sunacak.

SGK Başkanı belirlenen hedeflerin gerçekleşmesine yönelik alınan ve planlanan tedbirleri, elde edilen sonuçları ve diğer kamu idarelerinden yapılan önerileri ve sonuçlarını içeren bir raporu altı aylık dönemler halinde Cumhurbaşkanı ve TBMM’nin ilgili komisyonlarına sözlü ve yazılı olarak sunacak.

Ayrıca belirlenen hedeflere ilan edilen sürelerde ulaşılamaması ya da ulaşılamama olasılığının ortaya çıkması halinde nedenler ve alınması gereken önemler Çalışma Bakanlığı’na yazılı olarak bildirilecek ve kamuoyuna da açıklanacak.

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Yeniden Yapılandırıldı: SGK, Sayıştay Denetiminden Çıktı


Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri şimdiden yaz-boz tahtasıEdit

Bugün yayımlanan 4 sayılı CBK ile beş gün önce yayımlanan 1 ve 3 sayılı CBK’lerin birçok maddesi değiştirildi. Maddi yanlışlar, yazılması unutulan düzenlemeler, değişen görüşler… Daha bir hafta dolmadan ortaya çıkan yap-bozlar CBK’lerin yeterince düşünülmeden ve ehil olmayan kişilerce hazırlandığını gösteriyor. Yapılan düzeltmeler arasında unutulmuş birimlerin yeniden kurulması, kaldırılmış bölümlere yapılan atıfların düzeltilmesi gibi vahim hataların yanısıra rektör olmak için profesörlük şartının yeniden getirilmesi gibi düzenlemeler de bulunuyor.

15 Temmuz 2018 21:34

Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin ilk üçü 10 Temmuz günü yayımlandı. Aradan 5 gün geçtikten yayımlanan 4 sayılı CB Kararnamesiyle 1 ve 3 sayılı Kararnamenin birçok maddesi değiştirildi. Bunların kimileri, maddi yanlışların düzeltilmesi; kimileri, 1 sayılı CB Kararnamesinde yazılması unutulmuş olan düzenlemelerin eklenmesi amacını taşıyor. Kimileri ise hazırlayanların değişen görüşlerini yansıtıyor.

ÖZENSİZLİK BÜYÜK: KHK’Yİ KANUN SANMA, UNUTULANLAR…

Bütün bunlar CB Kararnamelerinin yeterince düşünülmeden ve konusunda yeterli donanıma sahip olmayanlarca hazırlandığını gösteriyor. Bu özensizlik bir yerlere yazılmalı.

Sözgelişi, kadrolar konusunda 375 sayılı KHK’ya atıf yapılırken “Kanun” denilmiş. 4 sayılı CB Kararnamesinde bu yanlışlık düzeltilmiş. Ancak 1 Sayılı CB Kararnamesinin 208. Maddesinde 375 sayılı KHK’nın Ek 25, Ek 26 ve Ek 27’nci maddelerine göndermeler yapılıyor. Başbakanlık mevzuat bilgi sisteminden indirilen 375 sayılı KHK’da yalnızca 22 Ek madde olduğu görülüyor. Bu durumda ya olmayan maddelere atıf yapılmış ya da 375 sayılı KHK Başbakanlık sitesine eksik konulmuş.

Özensizlik konusuna iki örnek daha verelim: 100. Madde düzenlenirken Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlanan yerel yönetimlerde mahalli idareler kontrolörlüğünün kaldırıldığı unutulmuş, istihdamlarına ve çalışma programlarına ilişkin kurallar öngörülmüş. Bu maddeyi de kaldırdılar.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında ise özel kalem müdürlüğü kurulmasının unutulduğu ve eksikliğin giderilmesi için 178/A maddesi eklendiği görülüyor.

‘YOK KANUN-YAP KANUN’

Yapılan kimi düzeltmeler ise bu kadar masum değil, vahim sonuçları olması kaçınılmaz görünüyor. Duruma göre ve sık sık görüş değiştirileceği ve derhal CB kararnamelerine yansıtılarak yürürlüğe konulacağı anlaşılıyor.

Bu duruma eskiden; “yok kanun-yap kanun” denilirdi. Demek ki o günlere döneceğiz.

Birkaç örnek de bu konudan verelim: Kararnamenin Adalet Bakanlığının teşkilat yapısını düzenleyen 40. maddesindeki “Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler” biriminin adı; “Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği” olarak değiştirilmiş.

Yeni kurulan Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığının 89.maddesine göre oluşturulan Çalışma Meclisi üyelerinin görev ve nitelikleri tek tek sayılıyordu, Yönetmelikle belirlenmesi öngörüldü.

Kaymakamlar ile Rektör atamalarında aranacak koşullar da değiştirildi:

TARİH, PSİKOLOJİ, HALKLA İLİŞKİLER MEZUNLARI KAYMAKAM OLABİLECEK

Kaymakam atanabilmek için Siyasal Bilgiler, Hukuk, İktisat, İşletme, İktisadi ve İdari Bilimler fakülteleri ile bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yurtdışındaki en az dört yıl süreli fakültelerden birini bitirmiş olmak koşulu aranıyordu.

4 sayılı CB Kararnamesiyle, 1 sayılı CB Kararnamesine 274/A maddesi eklendi. Buna göre üniversitelerin tarih, psikoloji, halkla ilişkiler ve mühendislik fakültelerinden mezun olanlar da kaymakam olarak atanabilecek.

REKTÖRLERİN PROFESÖR OLMA KOŞULU YENİDEN GETİRİLDİ

4 sayılı CB Kararnamesinin 800. Maddesiyle 3 sayılı Kararnamenin üst düzey yöneticilerin atanmasına ilişkin kuralları da değiştirildi.

3 Sayılı Kararnamede rektörlerin profesör olma koşulu kaldırılmıştı. Bu arada görüşleri değişmiş: Rektör atanabilmek için en az üç yıl profesörlük yapılması koşulu getirildi.

KAMUDA ÜST DÜZEY ATAMALARDA BEŞ YIL HİZMET KOŞULU KALKTI

3 sayılı CB kararnamesinde genel müdür yardımcıları, daire başkanlıkları düzeyindeki atamalarda kamuda en az 5 yıl hizmet yapmış olma koşulu aranıyordu. Bu koşul kaldırıldı ve “Mesleğe özel yarışma ile girilen kadro pozisyonları için bu kural uygulanmaz” denildi.

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.