CELAL:

(Celâlet) Nihâyet derecede büyüklük. Azamet. Hiddetlilik, hışım. * İlm-i Kelâm'da: Cenâb-ı Hakk'ın kahrının ve azametinin tecellisi, Cenâb-ı Hakk'ın nev'deki tecellisi. Cenâb-ı Hak, vahdaniyyetine delil olacak çok şeyler yarattığından veyâ ihâtadan âli ve celil olduğu veya hislerle idrâk edilmekten celil olduğundan Celâl denir.(Arkadaş! Cenâb-ı Hakk'ın sıfât-ı ezeliyye âleminde biri celâlî, diğeri cemâlî iki türlü tecellisi vardır. Celâl ile Cemâlin sıfât-ı ef'âl âleminde tecellisinden; lütuf ve kahr, hüsün ve heybet tezâhür eder. Ef'âl âlemine tecelli edince; tahliye $ ile tahliye $ (tezyin ile tenzih) doğar. Asar ve a'mal âleminden âlem-i âhirete intiba' edince; lütuf, cennet ve nur olarak; kahr da, cehennem ve nâr olarak tecelli eder. Sonra âlem-i zikre inikâs edince; biri hamd, diğeri tesbih olmak üzere iki kısma ayrılır. Sonra âlem-i kelâmda tecelli edince, kelâmın emir ve nehye taksimine sebep olur. Sonra âlem-i irşada intikal edince; irşadı tergib ve terhib, tebşir ve inzâra taksim eder. Sonra vicdana tecelli edince, recâ ve havf husule gelir. Sonra irşâdın iktizâsındandır ki, havf ile recâ arasındaki muvâzene devamla muhafaza edilsin ki, recâ ile doğru yollara sülûk edilsin, havf ile de eğri yollara gidilmesin. Ne Allah'ın (C.C.) rahmetinden me'yus, ne de azabından emin olunsun. İ.İ.)

CELÎL

Büyük, ulu, kuvvetli ve münezzeh olmak anlamındaki "c-l-l" kökünden türeyen celîl; ulu, kudretli, yüce olan demek olup Allah'ın sıfatlarından biridir. Tirmizî'nin el-esmâü'l-hüsnâ ile ilgili rivâyetinde geçmiştir (Deavat, 83).

Allah'ın sıfatı olarak celîl; zengin, mâlik, alîm, kadîr gibi yüce sıfatlarla muttasıf olan, azamet ve kibriya sahibi demektir. Peygamberimiz; "Allah'ım! Selam sensin, selamet sendendir. Ey celâl ve ikram sahibi (Rabbim!) Sen yücesin" diye duasında bu ismini zikretmiştir (Müslim, Mesavid, 135-136).

Allah'ın bu vasfı, Kur'ân'da "zü'l-celal-i ve'l-ikram" şeklinde geçmiştir. "Zü'l-celâli ve'l-ikram"; celal ve ikram sahibi demektir. Bu terkip, iki âyette geçmiştir (Rahmân, 55/27, 78). "zü'l-celâl" sıfatı, Allah'ın azamet ve ululuğunu, kadrinin ve şanının yüceliğini ve her şeyden üstün olduğunu, "zü'l-ikram" sıfatı ise, yaratıklarına karşılık beklemeksizin nimet veren, fazlı ve ihsanı tam, şerefli ve değerli olduğunu ifade eder.

"Zü'l-Celâli ve'l-İkram" sıfatı Yüce Allah'a mahsus olup, diğer varlıklar için kullanılmaz.

Kur'ân'da bu iki sıfatın geçtiği âyetlerin mealleri şöyledir; "Yalnız celâl ve ikram sahibi Rabb'inin yüzü (zatı) bâki kalacaktır." (Rahmân, 55/27); "Azamet ve ikram sahibi Rabb'inin adı ne yücedir." (Rahmân, 55/78) (İ.K.)

ZÛ'L-CELÂL

Allah'ın sıfatlarından biri olup, celal sahibi demektir. (bk. Celîl) (İ.K.)

Zü-l Celal Celal sâhibi.

Zü-l Celal Celâl sahibi, Allah (C.C.) Azamet, kibriyâ, izzet ve heybet sahibi Cenâb-ı Hak. (C.C.)


[düzenle | kaynağı değiştir]

[düzenle | kaynağı değiştir]

Ico libri.png Anlamlar

[1] (eskimiş) Büyüklük, ululuk, yücelik.

Nuvola apps bookcase.svg Köken

[1] Nuvola apps bookcase.svg Köken

ku:celal

[düzenle | kaynağı değiştir]

Lupa.png Sıfat[düzenle | kaynağı değiştir]

Ico libri.png Anlamlar

[1] celâl,azamet,büyüklük sahibi olan (ALLAH)

Nuvola apps bookcase.svg Köken

[1] (arapça)

Balance icon.svg Eş Anlamlılar

[1]
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.