Başbakan_Erdoğan_ilk_kez_açıkladı_Cadı_avı_yapacağız

Başbakan Erdoğan ilk kez açıkladı Cadı avı yapacağız

5 dk

Erdoğan'ın_cadı_avı_açıklaması

Erdoğan'ın cadı avı açıklaması

12 dak

The_Last_Witch_Hunter_(2015_Movie_-_Vin_Diesel)_Official_Trailer_–_"Live_Forever"

The Last Witch Hunter (2015 Movie - Vin Diesel) Official Trailer – "Live Forever"


Hasan Cemal in Zilli Kurt yazısı[düzenle | kaynağı değiştir]

http://m.t24.com.tr/yazarlar/hasan-cemal/zilli-kurt,13199

Hepimizin gözleri önünde bir cadı avı dalgası kabarıyor, gitgide büyüyor.

Ve elimizden bişey gelmiyor, yazı yazıp ‘vicdan temizlemek’ten başka...

Ne yazık ki öyle.

Cadı avı demek, özgürlük düşmanlığı demek.

Cadı avı demek, insanların işinden olması demek.

Cadı avı demek, geçim derdi demek.

Cadı avı demek, hukukun üstünlüğünü hiçe saymak demek.

Cadı avı demek, demokrasi düşmanlığı demek.

Türkiye’de bu dönemin cadı avı, paralelci diye yapılıyor.

Paralelci gazeteci...

Paralelci akademisyen...

Paralelci yazar...

Paralelci iş adamı...

Paralelci polis...

Paralelci yargıç...

Damgayı yedin mi, yandın.

Aş ve iş damarları kesiliyor.

Hapsi boyluyorsun.

Mahkeme kapılarını aşındırıyorsun.

Sürgün seni bekliyor.

Daha beteri, yalnızlaşıyorsun.

Cüzzamlı muamelesi uç veriyor. El etek çekiliyor etrafından.

Arayan soran her geçen gün azalıyor.

‘Cadı avı’ acısını yaşayanların bir bölümü derinleştiriyor ‘cadı avı’nı

Cadı avı dalgası kabarıyor. Cadı avı demek; özgürlük düşmanlığı, geçim derdi, hukukun üstünlüğünü hiçe saymak, demokrasi düşmanlığı demek

Bütün bu katmerli acıları 28 Şubat dönemini yaşayanlar gayet iyi bilir.

Şeriatçı diye, mürteci diye hayatları karartılmıştı 1990’ların sonlarında...

Şimdi o acıları yaşayanların bir bölümü, paralelci darbe safsatasına sarılarak derinleştiriyorlar bu ‘cadı avı’nı...

Onlar için gerçekten hazin bir durum.

Cadı avı yeni değil bu memlekette.

Özellikle soğuk savaş döneminde komünist damgasını yedin mi akan sular dururdu. İşsiz kalırdın.

Mahkemeden kurtulamazdın.

Cezaevleri, sürgünler seni beklerdi. Kimseler yanına uğramazdı.

Çünkü zilli kurt olurdun.

Zilli kurt hikâyesini rahmetli Yaşar Kemal’den, koca Yaşar Abi’den dinlemiştim 1990’larda, şöyle anlatmıştı:

'Fethullahçı terör örgütü / Paralel devlet yapılanması' iddiasıyla yürütülen operasyonlarda dün başörtülü kadınların da aralarında bulunduğu 21 kişi gözaltına alındı

Zilli kurt’un hikâyesi[düzenle | kaynağı değiştir]

Bu dönemin cadı avı ‘paralelci’ diye yapılıyor. Damgayı yedin mi, yandın. Aş ve iş damarları kesiliyor. Mahkeme kapılarını aşındırıyor, hapsi boyluyorsun

Zilli kurt adı şuradan geliyor:

Kurtlar Anadolu’da bir koyun damına girdi mi, bir tanesini yemez, hepsinin boğazını sıkar.

Kurdun ağzı değen koyun yaşamaz.

Bir gece bütün bir köyün koyununu yok edebilir.

Kurt çeker gider...

Köylüler atlara binip kurdun ardından giderler, silahsız, köpeklerle.

Köpekler öldürmesin diye, köpeklerin boynundaki dikenli tohtları çıkarırlar. Kurdu yakaladıktan sonra fiske vurmazlar.

Boğazına sağlam bir kirişle zil takarlar. Kurt ne koyuna yaklaşabilir, ne köye..

Acından ölür.

İşte bunu yaşamımla birleştirdim.

Çok iş yaptım ben.

Otuz kırk kadar...

Adana’da zilli kurt oldum, sosyalistlikten dolayı.

Türkiye dünyanın en ağır faşizmini yaşadı.

Herkes sanıyor ki iki parti oldu, demokrasi geldi...

Benim ‘zilli kurt’ta anlatacağım, hükûmete aykırı düşüncede olanların çektikleri...

Tam zilli kurt yaşamıydı.

O işe giriyorum.

On gün sonra polis geliyor, çıkarılıyorum. Öteki işe giriyorum.

Jandarma geliyor, çıkarılıyorum.

Bir de insanları öyle şartlıyorlar ki...

En korkuncu da o.

Beni işe almaya korkuyor herkes...

Bana düşüncelerimden dolayı çok çektirdiler.

Düşüncelerimden dolayı zilli kurt oldum.

Zilli kurt gerçeği sürüyor[düzenle | kaynağı değiştir]

Yaşar Kemal (1923-2015)1995 yılı Temmuz ayıydı.

Sevgili Yaşar Abi Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanıyordu, Kürt sorunu konusunda devleti eleştirdiği için.

Hakkında beş yıla kadar hapis cezası isteniyordu, düşüncelerinden dolayı...

O tarihlerde Yaşar Kemal’i savunan bir yazımı, artık zilli kurtlar olmasın, diye noktalamıştım.

Ama ne yazık ki bugün hâlâ zilli kurt gerçeği ülkemizde varlığını sürdürüyor.

Özgürlük düşmanlığı demek olan cadı avları sürek avı gibi devam edip gidiyor.

Acıklı bir durum.

Iç linkler[düzenle | kaynağı değiştir]

Hürriyet haberi[düzenle | kaynağı değiştir]

'Cadı avıysa cadı avı'

12/05/2014 - AFYONKARAHİSAR

Başbakan Erdoğan, partisinin Afyon kampında Gülen cemaatine yönelik Bu ülkeye ihanet edenlerin görevlerini değiştirmek cadı avıysa, biz bu cadı avını yapacağız, bunu da bilin. Nefes aldığım sürece unutmayacak ve affetmeyeceğim dedi. Henüz cumhurbaşkanlığı konusunda bir karar vermiş değilim. Kararımı verdiğimde bilahare açıklayacağım. Ama çıkarsam, yetkilerimi sonuna kadar kullanırım. Cumhurbaşkanının yetkileri Anayasa’nın 104’üncü maddesinde yer alıyor. Bu yetkileri sonuna kadar kullanırım. Cumhurbaşkanı bir kere yürütmenin başıdır.

BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanlığı için henüz karar vermediğini ancak çıkması halinde Çankaya’ya sıkışıp kalmayacağını söyledi. Partisinin Afyonkarahisar kampının dünkü son bölümünde cumhurbaşkanlığı sürecine ilişkin önemli mesajlar veren Erdoğan, “Formaliteden, sembolik bir cumhurbaşkanı olmam, yetkilerimi sonuna kadar kullanırım” dedi. Bakanlarıyla birlikte karşısına çıktığı milletvekillerinin görüşlerini alan Erdoğan, “Siz Çankaya’ya çıkarsanız ‘Akbulut modeli’ gibi bir Başbakanlık ile karşılaşır mıyız? ANAP’ın başına gelenler bizim de başımıza gelir mi?” endişelerini “Biz ANAP değiliz. ANAP’ın başına gelenler bizim başımıza gelmez. Çünkü bizim değer dünyamız da siyasal anlayışımız da tamamen farklı. Onun için bu tür değerlendirmeler doğru değil” diyerek yanıtladı.

CUMHURBAŞKANI YÜRÜTMENİN BAŞI

Söz alan vekillerin önemli bir bölümü, Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığına destek açıklaması yaparak, “Artık sizin Çankaya’ya çıkmanız zorunlu hale geldi. Halk kendi cumhurbaşkanını seçeceği için yeni dönem de farklı olacaktır. Artık eski tarz cumhurbaşkanlığı ve eski tarz başbakanlık modelleri olmaz. O dönem geride kaldı. Siz halkın seçtiği başkan olacaksınız” dedi. Erdoğan da bu yorumlar üzerine şu değerlendirmeyi yaptı: “Henüz cumhurbaşkanlığı konusunda bir karar vermiş değilim. Kararımı verdiğimde bilahare açıklayacağım. Ama çıkarsam, yetkilerimi sonuna kadar kullanırım. Cumhurbaşkanı’nın yetkileri Anayasa’nın 104’üncü maddesinde yer alıyor. Bu yetkileri sonuna kadar kullanırım. Cumhurbaşkanı bir kere yürütmenin başıdır.”

BELGE: DÖNEMİN DEVRİK BAŞBAKANI

Toplantıda, ‘paralel yapı’ diye nitelenen Gülen Cemaati de gündeme geldi. Milletvekilleri, Cemaat’e yönelik tepkilerini dile getirirken, İçişleri Bakanı Efkan Ala da bu yapıya yönelik hükümet olarak yürütülen mücadeleye ilişkin ayrıntılı bilgi verdi. Devletin bu yapıdan temizlenmesi için kararlı bir mücadele yürütüldüğünü vurgulayan Ala, bu konuda yasal bazı değişikliklerin gelebileceğinin de işaretini verdi. Sürpriz bir belgeyi milletvekilleriyle paylaşan Ala, “Son anda yakılmaktan kurtarılan belgelerden biri” diyerek 17 Aralık sürecinde Erdoğan hakkında hazırlanan iddianameye işaret etti. Ala, hazırlanan bu iddianamede Erdoğan için “Dönemin devrik Başbakanı” ifadesinin kullanıldığına özellikle dikkat çekti. Olayın hükümete yönelik bir darbe, yasadışı dinlemelerle birlikte de işin uluslararası casusluk faaliyetlerine kayan bölümleri olduğunu belirten Ala, yasadışı faaliyetlerin hesabının sorulacağını söyledi.

FEYZİOĞLU'NA AFYONKARAHİSAR YANITI: KİMSİN SEN YA

BAŞBAKAN Erdoğan, AK Parti’nin Afyonkarahisar’da düzenlenen 22’nci İstişare Toplantısı’nın kapanışında Danıştay’ın kuruluş yıldönümünde tepki gösterdiği Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu’na ‘Kimsin sen ya’ diye yüklendi. “Her yıldönümlerinde biz nezaketle kutlamalara katılıyoruz. Birileri bunu fırsat olarak görüp, fırça çekebileceği imkân olarak görüyor. Siz kimsiniz ya, siz kimsiniz?” diyen Erdoğan, özetle şunları söyledi:

TÖVBE TÖVBE...

Dün Danıştay’ın malum kuruluş yıldönümündeydik. Sayın Cumhurbaşkanımız da, Genelkurmay Başkanı orada. Bakanlar orada. Tabii tüm yargı camiasının mensupları orada. Baro Başkanı çıkıyor, Sayın Danıştay Başkanı’nın 25 dakika konuşma yaptığı yerde ki kendisine de 15-20 dakika konuşması söylenmiş, 1 saat konuşma yapıyor. Sen misafir olarak geliyorsun, konuşma hakkın yok. Çıkıyorsun orada zehir zemberek bir konuşma yapıyorsun. Seçilmişlere, işte o hücrelerine sinmiş kibirle parmak sallamaya yelteniyor. İnsanda en başta bir nezaket olur. Engelliler konusundan başlıyor. Ki anlattığı şeylerden görüyorum ki engellilerle ilgili ne yaptığımızdan adamın haberi yok. Oradan geçiyor basın özgürlüğüne, çevre meselesine çıkıyor sokak olaylarına. Van depreminden de bahsediyor. Van’da bir şey yapılmadığından bahsediyor.

Şimdi orada insan nasıl olacak da buna tahammül edecek. Avrupa Birliği’nden de bahsediyor. ASELSAN Roketsan’dan bahsediyor. Yahu sen kim Aselsan kim? Kimsin sen ya? HSYK yasasına da değiniyor, sanat hakkında da görüşlerini aktarıyor. Tövbe tövbe... Van’da deprem oldu, ben ve arkadaşlarım süratle Van’a hareket ettik. Ankara’dan Kızılay, AFAD ilgili kurumlarımız Van’a yola çıktılar.

ŞAKLABAN BİLGİSİ

Öyle bir yığılma oldu ki Van’da, biz araçlarımızla Van’da Erciş’te dolaşamadık. Orada ekiplerimizi kurduk. Bakan arkadaşlarımızı görevlendirdik. Başlarına da Beşir Bey’i getirdik. Çalışmaları koordine ettik. Toplam 29 bin 486 konteyneri depremzedelere sunduk. 175 bin 70 afetzede barındı. Türkiye’nin genelinde, nerede devletin sosyal tesisleri varsa, bu tesislere biz Van’daki depremzedelerimizden arzu edenleri otobüslerle taşıdık. Kalıcı konutların temelini depremden 39 gün sonra attık. İlk yıl bunların çoğu tamamlandı. Van, Edremit, Erciş’te 17 bin 489 konut inşa ettik. Evini yapana yardım yöntemiyle köylerde 6 bin 202 konut inşa edildi. Toplamda inşa edilen konut sayısı 23 bin 691’e ulaştık. Bunlar bir yılda oluyor.

Van’a depremden sonra bütün bu süre içerisinde yaptığımız yatırım 5 milyar. Eski rakamla 5 katrilyon. Bundan haberin var mı senin ya? Neymiş ona öyle bilgi verilmiş. Sen bilginin kaynağına inmemişsin ki. Senin gibi düşünenler, senin şaklabanların geliyor sana bu bilgiyi veriyor. Sen bu işin asıl sahibi karşısında bu doğru olmayan sözleri konuşuyorsun. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar ya. Sana yalan konuşmak yakışır mı? Güya önünde de profesör var. Şimdi bir konteyner kent istismarıdır gidiyor. Şu anda sadece 67 aile kalıyor. Bunlar da hak sahibi olan afetzedeler değil. Bizler orada hak sahibi olanlara yaptığımız konutlardan verirken, artakalan konutlardan da kiracı olanlara kura çekmek suretiyle verdik. Kiracı kiracıdır. Ama bir kısmına verebildik. Eğer diğer kiracılar da almak istiyorsa, ya kiracı olarak yerleşecek ya da toplu konut idaresi olarak, illa konut almak istiyorsa konuta girer alır.


67 AİLE İSTİSMARI

E sen nasıl hukukçusun ya? Hak sahibi olan kişi neyse, ona bizim önce çözüm bulmamızdır. Kiracı olana bizim al sana da ev deme mecburiyetimiz yok. Ama ona kiraya yer bulduğumuz gibi konteynerleri bulduk. Bunların dışında da devletin tüm sosyal tesislerinde onları misafir ettik. Artık konteyner kentler kaldırılıyor. Fakat 67 aile buraları boşaltmak istemiyor. BDP, CHP, MHP zihniyetindeki istismarcılar, fotoğrafın bütününü bir kenara bırakıyor bu 67 aileyi istismar ediyor.

İDAMLARDAKİ İMZA

Burada şimdi bir şey söyleyeceğim. Birçok arkadaşım belki bilmiyor. Bütün bu acıları çektiren kim biliyor musunuz? Bu idam kararlarını veren kim? Bu konuşanın dede-babası da bu imzayı atanların içinde. O 3 tane idamla (Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan) ilgili Turan Feyzioğlu’nun da orada ismi var. O zaman ki heyetin içinde o da var. Sen önce bunun hesabını ver ya. Bu makamda olduğum sürece bundan böyle bunların konuşacağı yere hiçbir zaman katılmam. Ne adli yıl açılışına ne diğerlerine. Bunların burada konuşma hakkı olmadığı halde bunlara söz veriyor. Bunların orada konuşma hakkı yok. O zat, CHP kurultayında yapacağı konuşmayla Danıştay konuşmasını karıştırmış.” Ümit CETİN / AFYONKARAHİSAR

Pensilvanya çatı adayı olsun

Birileri çıkmış çatı aday diyor. 30 Mart’ta milletin estirdiği rüzgâr bunların çatılarını uçurdu. Şimdi yeni çatı kurmaya çalışıyorlar. CHP genel müdürü ne diyor? Adayımız MHP’nin desteğini alacak diyor, Kürtlerin desteğini alacak diyor, sosyalistlerin desteğini alacak diyor. E haliyle, hem ulusalcı, hem milliyetçi, hem sosyalist, hem kucaklayıcı, hem faşist olacak. Gerek bozkurt işareti, gerektiğinde zafer işareti yapacak. Aslında Pensilvanya’daki hocaları bu tanıma uyuyor ama onun da üniversite mezuniyeti yok, sıkıntı burada.

CADI AVIYSA CADI AVI

Paralel yapıyla mücadelenin bir cadı avına dönüşmesini ikide bir konuşuyorlar. Bu ülkeye ihanet edenlerin görevlerini değiştirmek cadı avıysa, biz bu cadı avını yapacağız, bunu da bilin. Nefes aldığım sürece unutmayacak ve affetmeyeceğim. Oturdukları makamda her türlü, provokatif eylemleri sinsice yapanları bulup çıkardıkça gereğini yapacağız. Bu konuda nerede kim neler yapıyorsa bunları bize bildireceksiniz. Bütün vatandaşlarıma söylüyorum bildireceksiniz gereğini yapalım.

ŞEHİT ANNESİYLE ANNELER GÜNÜ


BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, partisinin istişare kampının yapıldığı Afyonkarahisar’daki NG Güral Otel’de Eşe Eğerci isimli bir şehit annesi ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın koruması altındaki 100 çocuğu kabul etti. Çocukevleri, yuva ve yurtlarında kalan 70 çocuk ile çevre illerden gelen 30 çocuğun katıldığı program sırasında Başbakan ve eşi Emine Erdoğan, 15 yıl önce Hakkari Yüksekova’da şehit olan oğlu Mustafa Eğerci için şehit aylıklarıyla yaşadığı Uşak’ta okul yaptıran Eşe Eğerci’ye üzerinde hat bulunan bir tablo hediye etti. Program sırasında yan yana oturduğu Eğerci’ye karanfil veren Erdoğan, çocuklarla da fotoğraf çektirdi. Tören sırasında Emine Erdoğan da oyun oynayan yüzü boyalı bir çocuğun burnunun aktığını görünce de yanına çağırdı ve burnunu sildi. Rıza ÖZEL / AFYON

Afyon desteği

DANIŞTAY'ın 146'ncı kuruluş yıldönümünde Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun sözlerine sinirlenerek salonu terk eden Başbakan Erdoğan'a Afyonkarahisar Sivil Toplum Kuruluşları Platformu üyelerinden destek geldi. Erdoğan'ın kaldığı ve AK Parti 22'nci İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın yapıldığı otelin önünde toplanan grup, “Haddini bil Feyzioğlu”, “Cübbeli vesayet istemiyoruz” ve “Dik dur eğilme, Afyon seninle” sloganları attı. Basın açıklamasını okuyan avukat Mehmet Akif Kurtulmuş, "TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, hukuksal hiçbir dayanağı olmayan ve sadece tüzükten, teamüllerden kaynaklanarak elde ettiği konuşma hakkını kötüye kullanmıştır. Feyzioğlu, günün anlam ve önemiyle hiçbir ilgisi olmayacak şekilde, adeta bir muhalefet partisinin sözcülüğünü yapmıştır" dedi.

Kose yazıları[düzenle | kaynağı değiştir]

Cadı avcıları Cüneyt Özdemir[düzenle | kaynağı değiştir]

cuneyt.ozdemir@radikal.com.tr

Cadı avcıları

13.05.2014

Bugüne kadar bu iki kelimeyi bu kadar açık ve net kullanan bir siyasi lideri sadece Türkiye'de değil dünyada da görmedik.

Başbakan Erdoğan’ın son demeci gerçekten bomba.

"Cadı avıysa cadı avı yapacağız" sözleri son zamanlarda sadece Türkiye siyasetine değil dünya literatürüne geçecek kadar önemli. Bugüne kadar bu iki kelimeyi bu kadar açık ve net kullanan bir siyasi lideri sadece Türkiye’de değil dünyada da görmedik. Başbakan Erdoğan’ın sözlerini okuyunca benim aklıma ilk gelen ‘Lost in Transtlation’ adındaki film oldu. Sofia Capolla’nın bu filminde bir film yıldızının Tokyo’da bambaşka bir dünyada bambaşka bir dilde kaybolup gidişini izleriz. Kavramlar, değerler, yaşam tarzları en az konuşulan dil kadar yabancıdır.


Başbakan’ın ağzından sıradan bir şekilde dökülen ‘cadı avı’nın o filmi hatırlatmasının nedeni artık bazı kavramların kendisine Japonca bir kelime kadar yabancılaştığından kaynaklanıyor.


Başbakan’a 'cadı avı’nın anlamını kim tercüme etti ve o konuşma metnine koymaya ikna etti bilmiyorum ama bu kelimenin Batı dünyasında hiç de masum olmayan bir anlamı olduğundan bihaber olduğu kesin. Başbakan "Cadı avıysa cadı avı yapacağız" diyor ya işte o kelimenin meali Batı dünyasında şuna karşılık geliyor. "Biz suçlu suçsuz bakmadan, kanıt aramadan, hislerimize ve önyargılarımıza dayanarak, korkularımızdan beslenerek, alelacele birilerini mimleyip, cezalarını kesip, infazlarını da gerçekleştireceğiz."


'Cadı avı’nın tarih içinden gelen ve Batı kültürüne yerleşen anlamı tam olarak bu. Hatta fazlası var azı yok!


Böylesine sözleri fütursuzca edebilen bir siyasinin Batı kulübünde nasıl algılanacağının biliyorum ki pek çok Ak Partili için artık bir önemi yok.


Ben yine de basit bir sorunun cevabını merak ediyorum: "Başbakan Erdoğan cemaat ile mücadelesini ne uğruna olursa olsun kazanıp, bu mücadeden bir ‘diktatör’ imajı ile çıkarsa gerçekten kazanmış mı olacak?"


Erdoğan’a yönelik ‘diktatör’ suçlamaları geliyor ya sıradan bir diktatörün ağzından bile "Cadı avıysa cadı avı yapacağız" cümlesini duymadık, duyamazsınız. Zira bu kendi meşruiyetini diktatör bile olsa sorgulamaya açmak, yıkmak demektir.


İsterseniz lafı dolandırmadan yazayım; ne uğruna yapılırsa yapılsın cadı avı iyi bir şey değildir.


Umalım sadece bu kavramın çeviri ‘anlamında’ kaybolmuşuzdur.


Yoksa gerçekten vay halimize

Ertuğrul Özkük - Vatan hainliği, cadı avı yapmak, sterilize etmek[düzenle | kaynağı değiştir]

Başbakan“cadı avı” lafını çok sevdi.

Herhalde bütün demokratik dünyada bu ifadeyi onun gibi seven ikinci bir siyasetçi yoktur.

Çünkü “cadı avı” dünya demokrasi ve hukuk lügatinde tek anlama sahipti:

“Şahsi duygularla, şahsi dava inançları ile hukukun ayaklar altına alınıp insanların öldürülmeleri...”

Başbakan Erdoğan şimdi “Paralel yapı” dediği ve henüz ne olduğu ortaya çıkarılmamış bir oluşumla savaşmaya hazırlanıyor ve bütün dünyaya “gerekirse bunu, cadı avı olarak nitelebilecek bir hukuksuzlukla yapacağını” ilan ediyor...

Bir siyasi parti platformunda söylenmiş ve belagat şehvetinin zenginliği olarak kabul ettiğiniz bu ifadeyi siz unutabilirsiniz.

Ama tarih unutmaz...

Bir de “vatan hainliği...”

Bazı insanları tamamen kendi kafanızdan “vatan haini” ilan edip, arkasından onları “sterilize etmek”ten söz ederseniz, hukukun bittiği hududa gelirsiniz.

“Sterilize etmek” de çok tehlikeli bir kavramdır. Aman dikkat...

Askeri diktatörlüklerin, Hitler ve Stalin’in en sevdiği şeyler bunlardı.

Bu şahısların replikası haline gelmek, ne siyasetçilere ne de ülkelere mutluluk getirir.

Ahmet Hakan - Cadı avı[düzenle | kaynağı değiştir]

Başbakan Erdoğan şöyle dedi:

“Eğer bu ülkeye ihanet edenlerin bir görevden alınıp bir başka yere atanması cadı avıysa, evet biz bu cadı avını yapacağız.”


Bu cümlede en az beş yanlış var:

- BİR: Bu ülkeye ihanet edenler varsa, yapılması gereken bu ihanetin kanıtlarının hukuk dairesi içinde ortaya konmasıdır.

- İKİ: İhanet suçunun cezası bir bürokratı oradan alıp buraya atamakla olmaz... İhanet suçunun cezası mahkemede verilir

- ÜÇ: Hukuken ihanet içinde oldukları kanıtlanmış insanlara ceza verilmesine “cadı avı” denmez.

- DÖRT: “Cadı avı” denilen şey, elde bilgi, belge ve kanıt olmadan önüne geleni peşinen suçlu ilan etmektir ki bu da insanlık suçudur.

- BEŞ: Hukukun suç saydığı eylemleri yapmış insanların üzerine gidilmesine hiç kimse “cadı avı” demiyor

ic linkler[düzenle | kaynağı değiştir]

Dis linkler[düzenle | kaynağı değiştir]

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.