FANDOM


Cebrî Zorla icra olunan, rızası olmadan zorla yaptırılan.

Cebriye fırkasından olan.

Cebir Zabtetmek. Zor. Kuvvet.

Bir şeyi ıslah ve tamir etmek, düzeltmek.

Bâtıl bir fırka.

Mat: Harflerle yapılan hesab.

Tıb: Fevkalâde ameliyat, kırık kemiği sarıp bütünlemek. Kırık veya çıkık uzva sarılan tahtalar.

CEBR

Cebr sözlükte "zorlama, düzeltme, tamir etme" anlamlarına gelmektedir. Fıkıhta cebr ise, hukukun tanıdığı bir yetki kullanılarak kişinin yapması gereken işe zorlanmasını ifade eder.

Mükelleflerin hukuk kurallarına uymalarını temin etmek amacıyla hukukun aslî kaideleri yanı sıra, insanları hukukun emir ve yasaklarına uymaya zorlayan birtakım tedbirler de tesis edilmiştir ki, bunlara müeyyide denilmektedir. Hukukta müeyyide, cebir ve zorlamadır.

Hukuk kaidelerinin en önemli özelliklerinden biri, ihlal edilmesi halinde, ihlal edene fiilî bir karşılığın gösterilmesidir. İhlal eden, sadece ayıplanmakla, hor görülmekle kalmaz, fiilî bir karşılığa da maruz kalır. Hukuk kurallarına riâyet edilmesini temin ve hukuku teyit için çeşitli icbar vasıtaları ihdas edilmiştir. Bazı gayri kanunî hareketler için doğrudan doğruya ceza tayin edilmiş, bazıları için kaideye uygun hareket etmesini sağlamak amacıyla cebrî icra usulü seçilmiş, bazen de zarar gören kişiye tazmînat ödetme yoluna gidilmiştir.

Hukuk kurallarına uygun hareket edilmesini sağlamak amacıyla, hukuka aykırı davranıştan sonra, böyle bir davranışta bulunan kişinin canına, malına, hürriyetine veya itibarına yönelik tatbik edilen cezalar; hukukî yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin, kamu gücü harekete geçirilerek cebrî icra vasıtalarıyla bu yükümlülüklerini zorla yerine getirmelerinin sağlanması veya başkasına verdiği zararın giderimi hukukun maddî müeyyidelerini oluşturmaktadır. (İ.P.)

Kelam ilminde ise kulun irade hürriyetini yok sayan ve onun bütün fiillerini ilâhî iradenin zorlaması altında işlediğini iddia eden görüş anlamına gelmektedir. Bu düşünce akımının taraftarlarına göre insan, Allah'ın emirleri karşısında hiçbir hareket kabiliyeti olmayan adeta kumanda ile çalışan bir robot konumundadır. Nitekim kalp atışları, solunum ve midenin sindirimi de zorunlu olup refleks hareketi gibi kudret ve irademiz dışında meydana gelmektedir. Cebr fikrini benimseyenlerin oluşturduğu akıma Cebriyye denmiştir. (bk. Cebriye) (F.K.)

CEBÎRE

Sözlükte "kırık kemiğe bağlanan tahta, sargı," alçı manasına gelmektedir.

Vücudun herhangi bir yerinde kırık, çıkık veya yaradan dolayı sargı bulunduğunda, abdest alırken veya guslederken bu sargı çözülerek altı yıkanır ve yaranın üstü meshedilir. Ancak sargının çözülmesinin zararlı olması halinde çözülmeyip üzerine meshedilebilir. Sargının çoğunluğunun sadece bir defa meshedilmesi yeterlidir. Yapılan bu mesh, o uzvun hükmen yıkanması sayılır. Hatta meshetmenin de zararlı olması halinde, bundan da vazgeçilebilir. Sargının abdestsiz veya cünüp iken sarılmış olması meshe engel olmadığı gibi belirli bir süresi de yoktur; yara veya kırık iyileşinceye kadar devam eder.

Sargıya meshettikten sonra bu sargı değiştirilirse veya sargı düşerse, mesh bozulmaz; iade edilmesi de gerekmez. Ancak, yaranın iyileşip sargının çıkarılması halinde, mesh bozulur. Yara iyileştiği halde, sargı olsa bile mesh bozulur. Bu durumda, yaraya zarar vermeden sargı çözülerek altının yıkanması gerekir. (İ.P.)

CEBRİYYE

Sözlükte "bir şeyi ıslah etmek, düzeltmek ve birine zor kullanarak iş yaptırmak" anlamlarındaki c-b-r kökünden türeyen cebriyye itikadî bir ekolün adıdır. İnsanların kendilerine has bir iradeye sahip olmadıklarını, zihnî ve amelî bütün fiillerinin ilâhî gücün zorlayıcı tesiriyle meydana geldiğini savunan grupların ortak adıdır. İnsanın bütün davranışlarını Allah'ın iradesine bağlayan ve beşerî iradeyi inkâr eden bu ekolün ilk kurucusu Cehm ibn Safvân'dır. Kurucusuna nispetle bu fırkaya Cehmiyye de denilmiştir.

Bu ekole göre, Kaderiyye taraftarlarının aksine, insan iradesinin mevcut olmadığı, kulun Allah tarafından önceden takdir edilmiş fiilleri yapmak zorunda bulunduğu ileri sürülmektedir. Allah'ın ezelî ilmi, kulların fiillerine, o fiiller meydana gelmeden önce taalluk etmiştir. Dolayısıyla o fiilin aynen yapılması gerekir. Aksi halde, Allah'ın ilminde değişiklik olması söz konusu olur ki bu muhaldir. Başka bir ifadeyle insan, Allah'ın iradesi karşısında rüzgârın önündeki bir yaprak gibidir. Bu yönüyle cebriyye determinist ve fatalist bir görüşe meyletmiştir. Ayrıca bunlara göre, Allah'dan başka failin olmasını kabul etmek tevhid inancına da aykırıdır. Bu ekol sahipleri, Allah'a ait sıfatları da nefyetmişler ve Kur'ân'ın mahluk olduğunu, Allah'ın ahirette görülemeyeceğini, cennet ve cehennemin içindekilerle birlikte yok olacaklarını ileri sürmüşlerdir. (F.K.)

Edit

Lupa Sıfat Edit

Ico libri Anlamlar

[1] (eskimiş) Zorla yapılan

Nuvola apps bookcase Köken

[1] Nuvola apps bookcase Köken


Edit

Lupa Sıfat Edit

Ico libri Anlamlar

[1] zoraki, zorla.

Write Yazılışlar

جبری

Nuvola apps bookcase Köken

[1] Nuvola apps bookcase Kökennl:cebrî
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.