FANDOM


HAYATI (1904-1985) Edit

Cemal Reşit Rey sarayla yakın ilişkileri olan, son Osmanlı ailelerinden birinin oğluydu. 25 Ekim 1904'te Kudüs'te doğdu. Babası Ahmet Reşit Bey, o dönemde Kudüs'e mutasarrıf olarak atanmıştı. Cemal Reşit'in müziğe yeteneği o yıllarda ortaya çıktı. Diğer çocuklar sokakta oynarken o bulduğu bir akordiyonu çalmaya ve ondan çıkan sesleri taklit etmeye çalışıyordu. Beş yaşındayken ailecek İstanbul'a geldiler. Burada bir yandan ilkokula giderken, bir yandan da piyano çalışmaya başlar. Galatasaray Lisesi'nde okumaya başladığı yıllarda babasının politik durumu nedeniyle 1913 yılında zorunlu olarak Paris'e taşınırlar. Burada özellikle Fransa Cumhurbaşkanı Raymond Poincare aileye sahip çıkar. Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasına çok az zaman vardır ve Ahmet Reşit Bey ve ailesi dünyanın kültür başkenti Paris'te yaşamaya başlarlar.Cemal Reşit Bey daha çocuk yaşlarında Mahler'i orkestra yönetirken görecek, konservatuvarda onu müdür ve ünlü besteci Gabriel Faure dinleyecektir. Faure onu dinledikten sonra ünlü pedagog Marguerite Long'a telefon açar ve "Madam size bir Türk çocuğu gönderiyorum ve hiçbir şey söylemiyorum, kendiniz göreceksiniz" der. Sonra babasına dönerek "Oğlunuz hayatta müzikten başka hiçbir şey yapamaz" diye onun müzik dehasını hemen keşfeder. Debussy'nin öğrencisi, Ravel'in en yakın dostlarından ve eserlerini en iyi yorumlayan piyanistlerden biri olan Marguerite Long, 19 yaşına kadar hiç para almadan Cemal Reşit'in eğitimi ile yakından ilgilenecektir. Ahmet Reşit Bey ve ailesi, savaş başlayınca Paris'te uzun süre kalamazlar. Cenevre'ye yerleşirler. Cemal Reşit eğitimine burada Cenevre Konservatuvarı'nda devam ederken, normal lise eğitimini de sürdürür. Konservatuvarın ustalık sınıfına kadar yükselir ancak 1919'da babası dahiliye nazırlığına atanınca İstanbul'a gelirler. Baba oğlunu hemen İstanbul'da bir piyano öğretmenine götürür. Ancak çocuğun piyano bilgisi öğretmeninkinden fazladır. Cemal Reşit bu kez tek başına Paris'e eğitime gönderilecek, tekrar Marguerite Long'la çalışmaya başlayacaktır. Konservatuvarda Gabriel Fauret'den müzik estetiği dersleri alır. Besteci, piyanist ve orkestra şefliği üzerinde eğitim görür. Daha okul yıllarında besteleriyle ilgi çekmeye başlar.

Cemal Reşit, cumhuriyetin ilanından iki ay önce Paris Konservatuvarından mezun olur. Bu arada İstanbul Belediyesi Darülelhan'a (ilk konservatuvar) batı müziği bölümü açılmasına karar verilir ve hoca olarak genç Cemal Reşit çağrılır. Bu onun için dünyanın en büyük mutluluğudur. Henüz 19 yaşındadır, onu Avrupa'da büyük bir kariyer beklemektedir ancak hocalarının tüm engellemelerine karşın İstanbul'a döner. Belki Batı'daki büyük kariyerini bırakmıştır ama, Cemal Reşit Rey Türkiye'de klasik müziğin kuruluşuna öncülük etmiş, pek çok öğrenci yetiştirmiş ve yaşamı boyunca müzik dünyasının hep bir numarasında yaşamıştır. Türkiye'ye döndükten sonra yaşamı boyunca artık kendi ülkesinden hiç ayrılmayacak, çeşitli orkestralar kurup, bunlarla yurt içi ve dışında konserler yönetecek, dünyanın en ünlü sanatçılarını şef olarak Türkiye'de ağarlayacak, Türkiye'de bir yandan klasik müziğin yaygınlaşması için çalışırken, öte yandan yazdığı operetlerle tiyatro dünyasında unutulmayacak eserlere imza atacaktır.

Cemal Reşit Rey'in yaşamı sürekli çalışarak, üreterek geçti. Ailesiyle birlikte oturdukları Nişantaşı'nda Şair Nigar Sokak'taki konukta anne babası, ağabeyi Ekrem Reşit, kız kardeşi Semine ve eşi Semih Argeşo ile birlikte yaşıyorlardı. Semih Argeşo Cemal Bey'in kurup yönettiği İstanbul Senfoni Orkestrası'nın baş kemancısıydı. Semine Hanım da orkestrada keman çalıyordu. Konakta hem ciddi klasik müzik çalışmaları yapılıyor, hem de ağabeyi Ekrem Reşit'le birlikte müzikaller üzerine çalışıyorlardı. Cemal Bey'in müzikalleri zevk almasının ötesinde yapacağı klasik müzik çalışmalarında özellikle yurt dışı konserlerinde değerlendirmek için para kazanmaya yönelik olarak da yaptığı oluyordu. Çünkü özellikle o yıllarda Türkiye'de klasik müzik yapmak bir misyoner gibi çalışmayı gerektiriyordu. Babasının ölümü, ardından Semine Hanım ve eşinin ayrı bir eve çıkarak konaktan ayrılmaları, Ekrem Reşit Bey'in ve 1962'de annesinin ölümü ile Cemal Bey'in konak yaşamı son buldu. Koca İstanbul'da tek başına kalmıştı. Yanında ağabeyine çok iyi baktığı için aile emektarı olan Rıfkı Ergün ve ailesiyle birlikte Serencebey'de bir apartman dairesine taşınır. Orkestradan emekli olan Cemal Bey, piyano dersleri vermekte, yine evi eski dostları ve öğrencileri ile dolup taşmaktadır ama artık o eski debdebeli günler geride kalmıştır. Bir zamanlar şık giysileri ile her yerde dikkat çeken Cemal Reşit Rey üzerinde eski kıyafetleri, mütevazı evi ile onu eskiden tanıyanların içlerini acıtmaktadır. Giderek Rıfkı Ergün'ün ailesini kendi ailesi gibi görmeye başlar. Hele içlerinde sağır dilsiz olan Melek'i özel bir ihtimamla büyütür.

1970'lerde Cemal Reşit Rey, Haldun Dormen'in sahneye koyacağı bir müzikalin siparişini alır. Ağabeyinin ölümünden sonra müzikal yazmamaya karar veren Rey, Erol Günaydın'ın yazacağı metinleri müzikleyebileceğini söyleyerek herkesi şaşırtır. Erol Günaydın'la kısa süre içinde çok iyi dost olurlar ve Yaygara 70 büyük başarı kazanır. Ardından Uy Balon Dünya isimli ikinci bir müzikal yapılır ama aynı başarıyı yakalayamaz. 1980'lerde Cemal Bey iyice kendi dünyasına çekilir. 1985'de Lüküs Hayat 51 yıl aradan sonra yine aynı sahnede İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda sahnelenecektir. Cemal Bey, gala gecesi için özel olarak hastaneden çıkarılır ve Harbiye Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu'na getirilir. Eser yıllar sonra yine büyük bir başarı kazanmıştır. Haldun Dormen ve Gencay Gürün onu alkışlar arasında sahneye çıkarırlar. Anlatılmaz derecede mutludur. Seyirci onu dakikalarca ayakta alkışlar. Bu onun son sahneye çıkışı olacaktır. Ertesi gün tekrar hastaneye yatırılır ve buradan ikinci çıkışında Edirnekapı'daki aile mezarlığına defnedilecektir.


ESERLERİ Edit

BİRİNCİ DÖNEM YAPITLARI (1926-1930)


12 Anadolu Türküsü (Şan ve orkestra için)

Türk Manzaraları (Orkestra için dört bölüm)

Bebek Efsanesi (Orkestra için senfonik şiir)

Anadolu İzlenimleri (Keman ve piyano sonatı)

Karagöz (Senfonik şiir)


İKİNCİ DÖNEM YAPITLARI (1931-1946)


Enstantaneler (Orkestra için)

Güneş Manzaraları (Piyano için bestelendi, daha sonra orkestrasyonu yapıldı)

Kromatik Konçerto (Piyano ve orkestra için)

Üfleme Çalgılar Kenteti

Üç Saat Opereti

Onuncu Yıl Marşı

Lüküs Hayat Opereti

Özyurt isimli sahne müziği

Deli Dolu Opereti

Adalar revü müziği

Yaylı Sazlar için poem

Macbeth için tiyatro müziği

Ertuğrul Muhsin'in Aysel film müziği

Saz-Caz Opereti

Denizciler Marşı

Başlayış (Senfonik şiir)

Yaylı Sazlar Kuvarteti

Piyano sonatı

Maskara Opereti

Hamlet için tiyatro müziği

Kral Lear için tiyatro müziği

Keman-piyano için kısa parça

A cappalla koro için iki yarca

Lafonten Baba isimli çocuk oyunu

Hava Civa Opereti

Kuvartet

Mevlana'nın Mesnevi Mukaddimesi (Şan ve orkestra için poem)

Keman Konçertosu

Şan ve Yaylı çalgılar kuvarteti (Şiirler Mevlana'dan alınmıştır)

1. Senfoni

Hatıradan İbaret Kalan Şehirde Gezintiler (piyano)

Alabanda revüsü

Yedek Subay Marşı

Çelebi Operası

Piyano Konçertosu


SON DÖNEM YAPITLARI

(1950-1983)


Çağrılış (Senfonik şiir)

Fatih (Senfonik şiir)

Konsertant parçalar

Sazların Sohbeti

Senfonik Scherzolar

Bir İstanbul Türküsü Üzerine Çeşitlemeler (piyano ve orkestra için)

İkinci senfoni

On Halk Türküsü

Andante-Allegro (Keman ve orkestra için)

Prelüd ve füg

Yaygara 70 Opereti

Uy Balon Dünya Opereti

Bir İstanbul Masalı Opereti

Türkiye (Senfonik rapsodiler biçiminde)

Ellinci Yıla Giriş (Senfonik prelüd)

Vokaliz Fantezi (şan ve orkestra için)

Üç Anadolu Türküsü (Şan ve Orkestra için)

Gitar Konçertosu (Katibim isimli eserden uyarlama)

Atatürk'ün 100. Yıl Marşı

İmpravizasyon-Piyano


ÖDÜLLERİ Edit

Cenevre Konservatuarı Solfej Birincilik Ödülü (1914-1915)

Cenevre Konservatuarı Piyano Birincilik Ödülü (1914-1915)

Cenevre Konservatuarı Solfej Birincilik Ödülü (1915-1916)

Cenevre Konservaturarı Piyano Birincilik Ödülü (1915-1916)

İspanyol Hükümeti’nin Alfonso el Sabio Nişanı (1953)

İtalyan Hükümeti’nin Stella Della Soliderieta Nişanı (1957)

Fransız Hükümeti’nin Chevalier de la Legion d’Honneur payesi

Fransız Hükümeti’nin Officier de la Legion d’Honneur payesi

TİSAV- Elli Yıl Sahnede Kalanlar Ödülü (1980)

İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Osman Hamdi Ödülü (1981)

Atatürk Sanat Armağanı (1981)

Devlet Sanatçısı Ünvanı (1981)

Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Profesörü (1984)

Sevda-Cenap And Vakfı Altın Onur Madalyası (1995) Bravoo


Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.