FANDOM


[66]Kehf18/11... Yani (kulakların) üzerine duymalarını engelleyecek bir perde gerdik.

  • Seslerin kendilerini uyandır (a) mayacağı ağır bir uykuyla uyuttuk.
  • Bildiğin gibi "uykusu ağır" birine bağırıldığı zaman o bunu ne duyar ne de uyanır. [67]Zemahşeri, Keşşaf, 1997, c. 2 s. 659.
  • ... Zeccac (şöyle diyor): işitmelerine engel olduk.

Anlamı:

  • Onları uyuttuk ve işitmelerine engel olduk.
  • Çünkü uyuyan, işittiğinde uyanır (işitiyorsa uyanıktır).
  • Bunun aslı: Uyuyan uykudayken işitmez (şeklindedir).

Hadiste de (şu şekildedir):

  • Allah onların işitme kanallarını kapattı/tıkadı, yani uyudular ve uyanmadılar.
  • Yine hadiste "Duribe ala azanihim" şeklinde geçer: Bu uykudan kinayedir [68]Manzur, L. Arab, 1994, c. 1 s. 550.
  • Birini kısıtladığında, (lafzen) "onun ellerine vurdum" demen gibidir. [69]Nisaburi, Burhan, 1996, c. 2.s.24.
  • ... Yani onları uyuttuk.
  • Özellikle kulakların zikredilmesinin sebebi, uykunun daha çok bu kanallarla kaçmasındandır.
  • Uyuyanın uykusu nadiren kulakların dışındaki bir sebep ve yolla bozulur.
  • Uyku, kulaklar işlevini yitirmeyinceye kadar ağırlaşmaz, derinleşmez.[70]Kurtubi, Camiu's-sahih, 10/363; Mülekkin, Garib, 1987,s.227.
  • ... İşitmelerini engelledik. [71]Firuzabadi, Kamus, 1995, s. 100.
  • "Darebna ala azanihim" cümlesinde, istiare-i tebeiyye vardır. Burada ağır bir uyku vermek, kulaklara perde çekmeye benzetilmiştir. [72]Sabuni, Safvet, 1995, c. 3 s. 432.
  • Tefsir ve sözlüklerde Kehf18/11. ayetin bu bölümü daha çok

a- uyuttuk

b- derin bir uykuya daldırdık

c- işitmelerine engel olduk gibi mecazi anlamlarıyla yer almaktadır.

Meallerde ise durum farklılık arzediyor.

  • Elmalı: ... kulakları üzerine vurduk (yatırdık, uyuttuk)...
  • Çantay: ... onların kulaklarına (perde) vurduk.
  • Yani yıllarca tam bir sükûn içinde uyuttuk [73]Beyzavi.
  • D.İ.B.: Mağaranın içinde onları yıllarca uyuttuk.
  • Bilmen: Onların kulakları üzerine perde vurmuş olduk.
  • Yavuz: ... üzerlerine uyku bıraktık ...
  • Davudoğlu: ... onların kulakları üzerine (engel) vurduk.
  • Ateş: ... onların kulaklarına ağırlık vurduk (onları hiç uyandırmadan uyuttuk).
  • Bulaç: ... kulaklarına (ağır bir uyku) vurduk.
  • T.D.V: ... onların kulaklarına perde koyduk (uykuya daldırdık).
  • Y. Öztürk: ... kulakları üzerine ağırlık vurduk.
  • Atay: ... derin bir uykuya daldırdık.
  • A. Öztürk: ... kulaklarına perde çektik (uyuttuk).
  • Koçyiğit: Kulaklarına perde vurup ... uyuttuk ...
  • Hizmetli: ... onları uyuttuk ...
  • Varol: ... onları ağır bir uykuya daldırdık.
  • Piriş: ... onları uyuttuk ...
  • Kanaatimizce, "kulaklarına perde vurduk", "kulakları üzerine vurduk", üzerlerine uyku bıraktık", "kulaklarına engel vurduk", "kulaklarına perde koyduk", "kulaklarına ağırlık vurduk", "kulaklarına uyku vurduk" gibi ifadeler ayetin anlamını güzel bir şekilde ifade etmekten uzaktır.
  • Halk arasında da bu tür ifadelere rastlanmaz.
  • Bazen lafza bağlı kalma endişesi, insanı yanlış anlamaya sürükleyebiliyor.
  • "Darebna ala azanihim" ifadesini hiçbir Arap, Türkçe'deki lafzi çevirisiyle "kulaklarının üzerine vurduk", "kulaklarına vurduk" veya "kulaklarına uyku vurduk" şeklinde anlamaz.
  • Aksine bundan kastedilenin "uykuya daldırmak, uyutmak" gibi durumlar olduğunu çok iyi bilir.
  • Dolayısıyla çeviride de bu gibi literal anlamı dışında kullanılan ifadelere dikkat etmek ve lafza bağlı kalma endişesi uğruna, Kur'an'ın yanlış anlaşılmasına meydan vermemek gerekir.
  • İlle de ifadenin lafzi karşılığında ısrar edilecekse bu durumda parantez içi açıklamalarla veya dipnotlarla konu mutlaka aydınlığa kavuşturulmalıdır.
  • Bu ifadenin tercümesinde ElmalıÇantayT.D.V.Ateş ve A. Öztürk'ün meallerindeki ilgili dipnot ve parantez içi ifadeler doğru anlama ulaşmaya katkı sağlamaktadır.
  • Koçyiğit'in tercümesi anlaşılır olmakla beraber gereksiz bir tekrar söz konusudur.
  • Ancak bizce AtayD.İ.B., VarolHizmetli ve Piriş'in tercümeleri daha doğru ve güzeldir.
  • Y. Öztürk'ün "kulakları üzerine ağırlık vurduk" şeklindeki ifadesinin ise, bizce ayetin anlamı ile pek bir ilgisi yoktur.
  • Türkçe konuşan hiçbir anne "çocuğumu uyuttum" diyeceğine "çocuğumun kulakları üzerine ağırlık vurdum" demez.

Sonuç olarak; ibarenin aşağıdaki şekillerdeki tercümelerinin daha doğru olacağı düşüncesindeyiz:

- Derin bir uykuya daldırdık. (Atay)

- Ağır bir uykuya daldırdık. (Varol)

- Onları uyuttuk, vs.

Örnek:

  • Mağarada onları yıllarca derin bir uykuya daldırdık.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.