FANDOM


Din günü, cezâ ve mükâfatın tahakkuk edeceği son gün, yani âhiret günü demektir. Fâtiha'nın başında "Öğmek, öğülmek yalnız Allâh'a mahsustur" denildikten sonra, Allâh'ın bu dört sıfatının böylece arka arkaya getirilmesi, en yüksek saygı ile tâzimin, en ciddî bir öğmenin neden dolayı Allâh'a has olduğunun hikmet ve mânâsını da açıkça göstermektedir. Şimdi mânâ şu demek olur: "En yüksek hürmet ve tâzim, öğmek ve öğülmek yalnız Allâh'ın hakkıdır. Çünkü O, Rabbû'l-âlemîndir. Çünkü O, Rahmân'dır, Rahîm'dir. Çünkü O, Din Günü'nün

"Yevmü'd-din" tabiri, 12 âyette geçmiştir. Bu tabirdeki "din" kelimesi ceza anlamındadır. "Ceza" kelimesi iyi veya kötü yapılan bir işin tatlı veya acı karşılığını vermek, sevap ve ikap; "yevm" kelimesi ise âhiret günü demektir. "Yevmü'd-din" (rûz-i ceza); her işin karşılığı verilip bitirileceği son gün, gelecekte mükâfat ve mücazatın tevzi olunacağı vakit demektir ki buna "el-yevmü'l-âhire" (ahiret günü, son gün) de denilir. Bunda kaza ve hüküm manası da mündemiçtir. Buradaki "gün" 24 saat demek değildir. Kur'ân'da dünya günlerine nispetle ahiret günlerinin uzunluğunu belirtmek için, çokluktan kinaye olarak "bin sene" (Hac, 22/47) veya "elli bin sene" (Secde, 32/5; Me'âric, 70/4) gibi ölçüler kullanılmıştır.

"Din günü" (yevmü'd-din) âhirete işarettir. Yoksa burada "din" kıyamet demek değildir. Yüce Allah, "yevmü'd-din"i Kur'ân'da şöyle tanıtmıştır: "Ve (kâfirler) yazık bize bu din (ceza=sevap veya ikap) günüdür dediler. Bu (din günü) yalanlamakta olduğunuz fasl (iyi ile kötünün ayrıldığı, hesap ve hüküm) günüdür." (Saffat, 37/20-21); "Sonra din gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin? (O gün) kimsenin kimseye yardım edemeyeceği bir gündür. O gün emir yalnız Allah'a aittir." (İnfitar, 82/18-19)

"Din günü"; alış-verişin, dostluğun ve kâfirlere şefaatin olmadığı (Bakara, 2/254), hesabın görüleceği, gözlerin dehşetten donup kalacağı (İbrahim, 14/41-42), "ne oğulların ne de malların fayda vermeyeceği, selîm bir kalp ile gelenin fayda göreceği" (Şu'arâ, 26/88-89) bir gündür.

"Din (mükafat ve mücazat) muhakkak vuku bulacaktır" (Zâriyât, 51/6). "O gün Allah onlara hak ettikleri cezalarını tam verir..." (Nûr, 24/25). Mâliki'dir." "Din Günü'nün Mâliki'dir = Mâliki yevmi'd-dîn" âyet-i celîlesi şunu da haber veriyor ki: Allâhu Teâlâ insanın yaptığı her iyi işi mutlaka âhirette mükâfatlandırır; fakat günâh işleyenlere de isterse adı ile muamele ederek cezâ verir, ister lûtfiyle muamele ederek cezâlandırmaz. Çünkü Allah mutlak Mâlik ve Hâkim'dir.

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.