FANDOM



EÇS/1/106 Evliya Çelebi Seyahatnamesi 1.Cilt Evliya celebi
Evliya Çelebi
EÇS/1/108


den bütün fenleri öğrenmiş bir fenler sahibi muhaddis ve müfessir ve müverrih kimse idi.

«Kemal Paşanın hademeleri olmamız yüzünden Birinci Selim ile (Yavuz) Mısır fethinde yirmi beş yaşına varmış bir babayiğit idim» diye,

Sultan Selim’in Gavrî ile (Mısır Sultanı ) Mercidâbık ’da olan büyük cengi ve Kakon sahrâsında olan büyük muhabereyi ve o muhraebede Gavrî Sultan’ın ecel şerbetini içip lezzetinin gavrine (derliğine) erişip cenkte Gavrinin kaybolduğunu ve Mısır’da oğlu Sultan Mehmed Padişâh olup (çocuktur) diye Sultan Dumanbayın Mısır’a şah olup tâ Mısır fetholununcaya kadar adı geçen Sultan Selim ile yirmi üç yerde cenk edip Mısır’ın nasıl fetholunduğunu Mustafa Çelebi hikâye ettikte hakîr hayretler içinde kalırdım. Gayet imanlı, itikatlı kimse idi. Adı geçen Fransa Kralının kızının sergüzeştini onun doğru anlatışından işitip yazmışımdır.

Çünkü Sultan Mehmed Hân-ı Gazi, Fransa Kralının kızını ganimet malından alıp bütün gazilerin reyiyle Ak-şemsüddin Hazretlerine emanet koyup kendileri o ganimet malından İslâm askerine dağıtarak kalenin dört tarafını dolaşıp Müslüman gazilerine kuvvet verirdi.

Nihayet ellinci gün oldu. O anda kale içinden bir feryad ve figan duyulup kıyamet koptu. Hemen o an nice bin kuşatılmışlar, kıymetli eşyalarıyla burç ve duvarlar üzerine beyaz vire(şart ile teslim) bayrakları dikip:

«El’aman, ey Âl-i Osmanın seçkini !»

diye kaleyi vire (şart ile teslim ) ile teslim edip bütün kâfirler bir gün mühlet alıp, karadan ve denizden her biri bir ülkeye veya manastıra gittiler.

Meğer kale içinde bir zat vardı ki, Yâ Vedûd Sultandır, vefat edince kâfirlerin başına kıyamet kopup kaleyi aman ile verip, deryâlar gibi İslâm askeri ( Allah Allah ) sadası ile İstanbul şehrinin üç tarafından yürüyüş edip ganimet malı almağa başalayınca koca Fatih, kavuğu ile, ayağında gök çizmesiyle katıra binip elindeki Muhammed kılıcını kaldırıp:


Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.